# Anne Saati Geldi mi? - Banu Yaşar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Anne Saati Geldi mi? kimin eseri? Anne Saati Geldi mi? kitabının yazarı kimdir? Anne Saati Geldi mi? konusu ve anafikri nedir? Anne Saati Geldi mi? kitabı ne anlatıyor? Anne Saati Geldi mi? PDF indirme linki var mı?  Anne Saati Geldi mi? kitabının yazarı Banu Yaşar kimdir? İşte Anne Saati Geldi mi? kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/anne-saati-geldi-mi-banu-yasar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-25T05:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-09-25T05:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/25/banu-yasar-kimdir-banu-yasar-kitaplari-ve-sozleri-319805.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Banu Yaşar 
 Yayın Evi: Zafer Yayınları 
 İSBN: 9789752611788 
 Sayfa Sayısı: 120 
--reklam--
Anne Saati Geldi mi? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çocukların hayatımıza girişiyle dünyamız renklenirken, her şeyin tadı da değişir. Çocuk aynasında kendimizle yüzleşme fırsatını yakalamış oluruz. 

Bu yüzleşmeyle kendimizi tanımaya ve anne baba olmanın eşsiz deneyimini yaşamaya başlarız. 

Bu deneyim, sağlıklı bir süreçte yaşanmış olursa, aile yapısı sağlam temellere oturmuş olur. 

Böylece hayat yolculuğu 'ben' ve 'sen'in merkezinden uzaklaşır, 'biz'liğe ulaşır.
Bu kitap, 'biz' olma yolculuğunda önemli ipuçları içeriyor. 

Kitabın sayfaları arasında, çocuklarımızla birlikte sağlıklı büyümenin keyif veren taraflarını bulacaksınız. 

Onlarla ilişkilerimizde dikte edici ve dayatmacı yaklaşımlardan ziyade; şefkatli, onarıcı ve sevgi dolu yolların varlığını keşfedeceksiniz...

--reklam--
Anne Saati Geldi mi? Alıntıları - Sözleri
ÇOCUKLAR her yaş döneminde farklı şeylere ilgi duyarlar. Bir yaş önce hiç ilgilerini çekmeyen bir konu, bir yaş sonra çok fazla dikkat çekici olabilir. Özellikle de okul öncesi dönemde bu durum çok belirgindir. Anneler çocuklarındaki bu hızlı değişime alışmakta güçlük çekerler.
“Bu çocuğa ne oldu anlamıyorum, geçen sene böyle huyları yoktu” diye şikâyet ederler. İşte bu yüzden her yaşa ait gelişim özelliklerini bilmek oldukça kolaylık sağlayacaktır.
çocuklarda özellikle dört yaş civarında görülen, argo ve küfürlü kelimelere ilginin artması da gelişimle ilgili bir durumdur. Dört yaş civarında çocukların kelimelere ilgisi oldukça artar. Özellikle de yeni duydukları kelimelere karşı özel bir merak duyarlar. Anlamını bilmeseler bile bunları tekrarlamak çok hoşlarına gider.
Karşımızdaki ister çocuk, ister eş ya da arkadaş olsun, kullandığımız dil ve nasıl söylediğimiz çok önemlidir. Ne söylediğimizden çok, onu nasıl ve hangi kelimelerle söylediğimiz daha önemlidir.
Çocuk bir yaramazlık yapar, annesi ya da babası, “Sen ne yaramaz bir çocuksun, ne kadar sorumsuzsun! Senden adam olmaz, ne zaman akıllı bir çocuk olacaksın...” diye söylenmeye başlar.
Bu şekilde yetiştirilen bir çocuk ciddi özgüven sorunları yaşar ya da vurdumduymaz bir kişilik yapısı geliştirir. Sürekli eleştirilen, kişiliği aşağılanarak büyütülen çocuklar küçücük yüreklerinde öfke büyütürler.
Söylenmesine izin verilmeyen, üstü örtülen masum duygular, zamanla gereksiz öfkeli tepkilere yol açabilir. Kendini ifade edebilen,
duygularını güzel bir dille söylemeyi öğrenen bir çocuk, öfkeyi yüreğinde büyütmemeyi de öğrenir.
Çocuk resmi çocuk hakkında bilgi verdiği gibi, aynı zamanda tedavi edici olarak da kullanılmaktadır. Çocuklar günlük hayat içinde karşılaştıkları sorunları ve ailelerinde yaşanan olumsuzlukları resim yaparak ve oyun oynayarak aşmaya ve onarmaya çalışırlar. Onlar kelime ve cümleleri kullanarak anlatamadıklarını resmin diliyle ifade etmeye çalışırlar.
Çocuğun duyduğu farklı kelimelere ilgisinin arttığı dört ve beş yaşlarında ona tekerlemeler, kelime oyunları öğretilebilir. Sayışma tekerlemeleri (portakalı soydum, başucuma koydum ya da komşu komşu hu hu gibi..) çok hoşlarına gidecektir. Ayrıca çocuğa yatmadan önce kitap okumak, kitabın resimleri üzerinde onunla konuşmak kelime hazinesi açısından faydalı bir yönlendirme olacaktır. Çocukla kurulacak sağlıklı iletişim ve birlikte oyun oynamak bazı olumsuz davranışların aşılmasında çok yardımcı olacaktır.
Çocuğun tarafı olmaz, çocuğun tarafında olunur
İnsan ne garip bir sonuçtur. Ne bilinmez bir sebeptir...
--reklam--
Anne Saati Geldi mi? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bazı şeyler tesadüftür...Bu kitabı nerden getirdim.Neden okudum cidden bir fikrim yok ama güzelliği ile geleceğin anne adayı olarak çok şey öğrenmeme vesile oldu.
Bir bebeğin anne rahmine düştüğü andan gençliğine kadar olan süreçte neler yaşayacağına evlatlarımıza nasıl davranacağımıza annesi,babası olmayan çocukların psikolojisi ve yaşantısını kısacası mutlu bir yuvanın olmadığı ailelerde çocuğu anlatıyor.
Kitabın son iki sayfasın da anlatılan hikaye ağlamama sebebiyet verdi birazını aktarıp bitirmek istiyorum incelememi

Babası ile silahçılık oynuyan bir erkek çocuğunun hikayesi daha ilk okula giden şen şakrak bir çocuğun hüzünlü hikayesi anlatılıyor babası gözlerinin önünde ölüyor ne acı :(
Bu süreçten sonra içine kapanıyor herkese donuk ifadeler ile bakıyor en sevdiği aktivite olan resim çizmeyi bile yapmıyor fakat öğretmeni onun hayattına dokunuyor kalbine dokunuyor ne mutlu böyle eğitmencilerimizin olması bu vesile ile tüm öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyor ve yüreklere dokunmalarını temmeni ediyorum .

~~İyi okumalar~~ (Merve) 
Cok güzel.ozellikle yeni annelerin okumasi gereken hem annelikte yol gosterici hemde kişinin kendi çocukluğuna dair izler bulabileceği bir kitap. Severek okudum. (Çağla Güçlü) 
--reklam--
Anne Saati Geldi mi? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Banu Yaşar - Anne Saati Geldi mi? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Anne Saati Geldi mi? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Banu Yaşar Kimdir?
1972 yılında Amasya’da doğdu. İlkokulu Samsun’da, ortaokul ve liseyi İstanbul’da bitirdi. 1990’da İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümüne girdi. Okuldayken ağırlıklı olarak klinik psikoloji üzerine dersler aldı. Stajlarını klinik psikoloji ve psikoterapi üzerine yaptı. Çocuk psikolojisi, bireysel psikoterapi, evlilik danışmanlığı, kognitif terapi, psikolojik test ve teknikler konusunda süpervizyonlar aldı. 1994 yılında mezun olduktan sonra özel bir kolejde psikolojik danışmanlık yaptı. Bu süreçte çeşitli kurum ve kuruluşlarda aile içi iletişim ve çocuk psikolojisine yönelik seminerler vermeye başladı. 

Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü çeken çocuklarla dikkat eğitimi üzerine çalışmalar yaptı. 2002 yılından beri özel okul öncesi kurumlarda psikolog olarak görev yapmanın yanında aile danışmanlığı, evlilik terapisi, bireysel psikoterapi ve çocuk ruh sağlığı üzerinde de çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleki konuların ele alındığı radyo programları hazırlayıp sunmaktadır. Ulusal ve yerel olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazı çalışmalarına düzenli olarak devam etmektedir. 

Duygu Keşifleri, Aşk Biter, İnsan Yorulur ve Anne Saati Geldi mi? ismiyle yayınlanmış kitaplarının yanı sıra yeni kitap çalışmaları da devam etmektedir. Evli ve bir kız annesidir.
--reklam--
Banu Yaşar Kitapları - Eserleri
Benim Sessiz Arkadaşım
Duygu Keşifleri
Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek
Aşk Biter İnsan Yorulur
Anneme Soramadığım Sorular
Anne Saati Geldi mi?
--reklam--
Banu Yaşar Alıntıları - Sözleri
Sevgiye, sevginin kalıcılığına ve verdiği güvene olan inancımız gitgide azaldı. İnsan, sahip olduklarına rağmen, daha da yalnızlaştı. Ne kadar isterdi hiç değişmeden onu seven, onu bekleyen birilerinin olmasını... (Duygu Keşifleri)
Çocuğa karşı işlenen cinsel suçların en sık görüldüğü durumlar genellikle aile içi ve akrabalar arasında oluyor. Dışarıdan yabancı biri tarafından yapılan taciz olayları aile içinde yaşananlara oranla istatistiki olarak daha az. (Anneme Soramadığım Sorular)
"Sıkıntı ve sızlanma ile başlamak işi zorlaştırır." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Her şeyi genetiğe bağlama çabası, insanı sorumluluk alan ve davranışlarının sorumluluğunu taşıyan bir varlık olma boyutundan çıkarmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Dayağın öğretici bir yanı yoktur. Cezanı ödersin ve biter. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
"İnsan tüketmeden sevgiyi üretebilmeyi öğrendiğinde, dünyayı değiştirmeyi de başaracaktır" (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Karşımızdaki ister çocuk, ister eş ya da arkadaş olsun, kullandığımız dil ve nasıl söylediğimiz çok önemlidir. Ne söylediğimizden çok, onu nasıl ve hangi kelimelerle söylediğimiz daha önemlidir. (Anne Saati Geldi mi?)
Kız çocuğu için baba, bir dağın eteğinde özgürce oynamak gibidir. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
“Çocuk anne ya da babasıyla özdeşim kurarak onlara benzemeye çalışır. Bilinç dışı yapılan bu özenme ve taklitler sayesinde çocuğun cinsel kimliği olgunlaşır. Erkek çocuk babasına, kız çocuk annesine benzemek için çaba sarf eder.” (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Çocuk bir yaramazlık yapar, annesi ya da babası, “Sen ne yaramaz bir çocuksun, ne kadar sorumsuzsun! Senden adam olmaz, ne zaman akıllı bir çocuk olacaksın...” diye söylenmeye başlar.
Bu şekilde yetiştirilen bir çocuk ciddi özgüven sorunları yaşar ya da vurdumduymaz bir kişilik yapısı geliştirir. Sürekli eleştirilen, kişiliği aşağılanarak büyütülen çocuklar küçücük yüreklerinde öfke büyütürler. (Anne Saati Geldi mi?)
Çoğu zaman, niye ben bunu yaşadım ki diye sorarız ve anlayamayız neler olduğunu. Bize kalan, onları nasıl karşıladığımızdır ve nasıl uğurladığımızdır aslında. Her gelen, bir misafir niyetiyle gelir, görevini yapar ve gider. Aşırı sahiplenmek, tutkuyla bağlanmak, onsuz yaşayamayacağımızı düşünmek, hayatı zorlaştırır yüreğimize. Sürekli şikayet etmek ve sızlanmak da sadece zaman kaybettirir insana. (Duygu Keşifleri)
İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların kaynağında; emperyalizmin ekonomik, siyasal ve varoluşsal boyutlarında sömürüsü bulunmaktadır. Sömürü dengesizliklere neden olmakta, yabancılaşma sorununu beslemekte, yabancılaşma insanı insan olarak tanımlayan alt argümanlarda tahribatlara yol açmakta, bencil ve hırslı insan tipini ön plana çıkartmaktadır. (Kızları Kız Gibi Erkekleri Erkek Gibi Yetiştirmek)
Bağlanalım sevdiğimiz insanlara, ama onlara bağımlı olmayalım, her duygumuzu onlara endekslemeyelim.
(Gerçek özgürlük, kaybetme korkusuna rağmen, sevmeye devam edebilmektir.) (Duygu Keşifleri)
Ümit etmek güzel şey. En kötüsü ümit edecek bir şey bulamamak sanırım. (Benim Sessiz Arkadaşım)
Bitse de bir gün, yine de yaşamak isterdim,gelen ve gelecek olan,biten ve bitecek olan her şeyi.Görmek isterdim tüm gördüklerimi ve göreceklerimi,yine sevmek isterdim,tüm sevdiklerimi... (Duygu Keşifleri)
"Nefsini bilen, kendini bilir, kendini bilen, haddini bilir, haddini bilen Rabbini bilir, Rabbini bilen huzuru ve emniyeti yaşar." (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Anne ne kadar kolay öfkeleniyorsun farkında mısın? Hemen bağırmaya ve vurmaya başlıyorsun, yaptığım şeyin cezası bu kadar ağır mı olmalıydı? Ne zaman kızsan dövüyorsun beni... Dayağın sanki hiç sonu gelmeyecek gibi oluyor. Benden bu kadar mı nefret ediyorsun? Öfken bana olan sevginden daha mı çok? Vurduğun zamanlarda da beni hala seviyor musun anne? Biliyorum ben uyuduğum zaman başucumda ağlıyorsun, pişman oluyorsun. Sen benim uyuduğumu sanıyorsun ama ben seni duyuyorum. Pişman oluyorsun ama ertesi gün yine dövüyorsun. Bana vururken "Bu sana ders olsun!" diye bağırıyorsun ama bana hiç ders olmuyor. Beni daha çok öfkelendiriyor, kızgınlığımı, inadımı artırıyor...
Keşke bana vurmasan anne. (Anneme Soramadığım Sorular)
Hayatı iyi niyet ve hevesle okumak, parçaları eksiksiz olduğuna inanarak aramak ve bulmak duasıyla... (Aşk Biter İnsan Yorulur)
Bir gün arkadaşın bize gelmişti. Onunla konuşurken bana istemeden hamile kaldığını anlatıyordun. Hamile olduğunu öğrenince çok mutsuz olmuşsun, çok üzülmüşsün.
Sen benim duymadığımı zannettin ama ben hepsini duydum anne...
Gerçekten beni istemedin mi?
O yüzden mi bazen bana bu kadar çok bağırıyorsun? (Anneme Soramadığım Sorular)
İnsan oğlu çoğunlukla sevgi konusunda bencildir. Olduğu gibi sevmek istemez. İstediğim, hayal ettiğim gibi olursan severim, şartlı refleksini dayatır karşısındakine. Bana benim istediğim gibi davranırsan ve istediğimi verirsen seni severim, şeklinde bir sevmektir bu. Sen olduğun, öyle olduğun için değil... (Duygu Keşifleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/anne-saati-geldi-mi-banu-yasar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)