# Arayanların Bahçesi - İmam Gazali Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Arayanların Bahçesi kimin eseri? Arayanların Bahçesi kitabının yazarı kimdir? Arayanların Bahçesi konusu ve anafikri nedir? Arayanların Bahçesi kitabı ne anlatıyor? Arayanların Bahçesi PDF indirme linki var mı?  Arayanların Bahçesi kitabının yazarı İmam Gazali kimdir? İşte Arayanların Bahçesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/arayanlarin-bahcesi-imam-gazali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T00:00:39+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T00:00:39+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/imam-gazali-kimdir-imam-gazali-kitaplari-ve-sozleri-177127.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İmam Gazali 
 Çevirmen: Abdulhalık Duran 
 Yayın Evi: Hikmet Neşriyat 
 İSBN: 9789752906273 
 Sayfa Sayısı: 311 
--reklam--
Arayanların Bahçesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

--reklam--
Arayanların Bahçesi Alıntıları - Sözleri
Ahireti için çalışan kimsenin, bu yolda engellerle karşılaşmamak için uzlet yapması lâzımdır. Uzlet, hüküm yönünden biri farz, biri de fazilet olmak üzere iki türlüdür. Farz olan uzlet, şerden ve şer ehlinden ayrılmak ve onlardan uzak durmaktır. Fazilet olan uzlet ise, fuzulî (gereksiz ve faydasuz) şeylerden ve bu şeylerle uğraşan kimselerden uzaklaşmaktır.
Bir zat şöyle demiştir:
"Ben on iki sene nefsimi demirci tokmağıyla vurdum. O yumuşayınca, bu sefer beş sene kalbimin ay­nasını parlattım. Bunu da bitirince, belimde zünnar bulunduğunu fark ettim. Beş sene de bu zünnarı açmaya çalıştım. Bunu da yaptık­tan sonra, Hakkın nuru güneş gibi parladı. Onun ışı­ğıyla bakınca, kendisinden başka bütün varlıkların ölü olduklarını gördüm ve üzerlerinde dört tekbir ge­tirip cenaze namazını kıldım."
Ölü­mü ve ondan sonraki çürümeyi hatırlayın ve bilin ki, âhirete tâlip olan bir kimse, dünya hayatının ziynetini terk eder.
Mideyi korumak önemli görevlerdendir. Çünkü mide, vücudun kazanıdır. Hayır ve şer enerjisi ve gü­cü mideden vücuda yayılır. Onun için, Allah teâlâ'ya ibadet ve kulluk etmek istiyorsan, mideni haramdan, şüpheli gıdadan ve fuzulî (gereksiz ve ihtiyaçtan faz­la olan) helâlden koru. Bunu yaparsan ibadet etmeye muvaffak olur ve cehennem ateşinden korunursun. İbadet etmeye muvaffak olman şundandır ki, Allah teâlâ, kendi ibadetine ancak temiz olanları muvaffak eder. Temiz olmak ise, mide temizliğiyle başlar ve kalp temizliğiyle tamamlanır. Bilmez misin, Allah te­âlâ, cünüp ve abdestsiz olan bir kimseyi ibadet et­mekten (ve özellikle namaz kılmaktan) menetmiştir. Halbuki, cünüplük ve abdestsizlik haram şeyler de değildirler. O, buna rağmen bunu yaparken, mide ve vücudunda haram bulunan bir kimseye ibadet etme izni ve muvaffakiyeti verir mi? Bunu anlamak ister­sen, haramla beslenenlere bak. Bunlar ya hiç ibadet etmezler, ya da onu münafıklar gibi, gönülsüz, isteksiz ve eksik bir şekilde yaparlar.
Bir adam, sahâbi Muâz ibni Cebel'e gelip şöyle dedi:
"Bana iki adamın durumunu söyle. Adamlardan birisi çokça amel eder, fakat yakîni zayıftır. Bu sebeple, şüphelere kapılır. Diğeri ise bunun kadar amel et­mez, fakat akidesi kuvvetlidir. Ondan dolayı da şüphelere yer vermez." Muâz radıyallahu anh şu cevabı verdi:
"Birinci adamın şüpheciliği onun amelini bozar. İkinci adamın yakîni de onun için amel yerine geçer."
(Şüphe taşımamak, Allah ve Resûlunun söyledikleri ve haber verdikleri her şeye tereddütsüz bir şekilde inanmak ve onları kabul ve tasdik etmek demektir. Bunu bir misâl üzerinde gösterelim: Allah Resûlu
Aleyhissalatu vesselâm İsrâ ve Mirac'a çıktığı gecenin sabahında olayı anlattı.10 Anlatması da gerekliydi. Çünkü bu olayda, Allah teâlâ'nm büyük bir kudreti ve mucizesi sergilenmişti. O, sevdiği bir kulunu bir melek vasıtasıyla Mekke'den almış, göz açıp kapayana kadar iki aylık mesafedeki Kudüs'e götürmüş, oradan da alıp aynı sür'atle elli bin sene yükseklikteki göklere çıkarmış, ona melekût (mülk ve madde ötesi) âlemdeki acayiplikleri seyrettirmiş, cenneti gezdirmiş, cehennemi göstermiş ve bu uzun seyahati bir gecede tamamlayıp onu tekrar evine ulaştırmıştı. Kendisi olayı anlatınca, duyan müşrikler şemata çıkararak şöyle dediler: "Böyle bir şey olamaz. Biz Kudüs'e ancak iki ayda gidebiliriz. Gökler ise zaten ulaşılmazdır. Muhammed ise bir gecede buralara gidip geldiğini söylüyor. Zahir, hayal görmüştür." dediler. İman ile küfür arasında gidip gelen ve ne münkir, ne de
mü'min olmakta karar kılmayan, zayıf iman sahibi bazı kimseler de, "Muhammed, böyle olmayacak şeyler söylüyorsa, demek ki, gerçek dışı konuşuyor." dediler. Gerçek mü'minler ve onların da önünde olan Ebu Bekir radıyallahu anh ise şöyle dediler:
"Bunu Muhammed söylemişse, doğru söylemiştir. O haber vermişse, biz iman ettik." Taraflar böylece süsgeçten/geçer gibi birbirinden ayrılınca, Peygamberimize hitap eden şu âyet-i kerime indirildi:
"Biz sana yaptırdığımız rüya gibi yolculukla insanları denemek ve (hem kudretimize, hem de senin verdiğin habere) inanıp inanmadıklarını ortaya çıkarmak istedik." ¹¹
Ehli sünnet, irade ve rızayı birbi­rinden ayırmışlardır. Onlara göre, Allah teâlâ günah ve kötülükleri de irade eder ve bunların yapılması için izin, fırsat ve güç verir. Fakat bu O'nun kötülük­leri sevmesinden ve bunların yapılmasına râzı olma­sından dolayı değildir. Çünkü "O, kullarının küfre düşmelerine ve kötülük yapmalarına rıza göster­mez. Ancak imtihan bunlara da fırsat verilmesini gerektirir. Çünkü imtihan edilen bir kimseye yanlış yapma imkân ve fırsatının da verilmesi lâzımdır.
Şu gerçeği de bilmek lâzımdır ki, kul, bu yüksek derece ve makamlara ulaşırken de, Allah teâlâ'ya gi­den yolda henüz yolculuğun başında sayılır. Çünkü Allah teâlâ'ya giden nihayetsiz yolda bütün adımlar ilk adımdır ve her zaman Allah teâlâ uluhiyetin ula­şılmaz zirvesinde, kul da kulluğun aşılmaz sınırlılığı
ve mahdudiyeti içindedir.
İhlâs, "Ben ihlâs sahibiyim." demek değildir. O, riya ve gösterişe karşı kalbinde tepki, alerji ve rahat­sızlık duymaktır.
"Ünsiyet, eşyanın kalpteki izlerinin silinmesi ve kalbin Allah teâlâ'nın varlığıyla sükûnet, hafiflik ve huzur bulmasıdır." Bu hali yaşayanlar, "Allah var, gam ve keder yok.", "Allah her şeye bedel." der, mo­ral ve güç bulurlar.
Allah teâlâ ile ünsiyet bulabilmek için, eşyanın kalpten çıkarılması şarttır. Çünkü eşya, kul ile Allah teâlâ arasına giren perdelerdir.
Tevbe etmek bir çok âyet-i kerimelerle emredildiği için, önemli farzlardandır.
"Kulum vera' sahibi olursa (haramlardan sakınır­sa) beni tanır."
Bu İlâhî söze göre, kulun Allah teâlâ'yı tanıması­na ve O'nu anlamasına engel olan şey haramlardır. (Bundan dolayıdır ki, nice çok zekî ve bilgili kimseler, günah işledikleri ve haramdan beslendikleri için Al­lah teâlâ'yı bir türlü tanıma kabiliyetini gösteremez­ler.)
Cafer es-Sâdık'a sormuşlar:
"Allah teâlâ'yı görmüş müsün?"
Kendisi şöyle demiş: "Görmediğim bir ilâha kulluk etmem."
Sormuşlar: "Onu nasıl görebilirsin ki, Kur'ân-ı Kerim'de, "Gözler O'nu görmezler." buyurulmuştur?"
Şöyle demiş: "Baştaki gözler O'nu görmezler, fakat O'nun marifetiyle aydınlanan kalpler O'nu görürler."
Tasavvufun başı ilim, ortası amel, sonu Allah teâlâ vergisidir
"Allah insanlara hiç zulmetmez. Fakat onlar, kendilerine zulmederler."*
--reklam--
Arayanların Bahçesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her işe besmele ile başlamak gibi her yazısına besmele ile başlamayı da ihmal etmiyor yazar. Bu kitabın orijinali Arayanların Bahçesi öncesinde Yol Gidenlerin Kılavuzu. Gerçekten öyle mi? Öyle. Bir hedef belirledik, hedefe giden ana yol ve alternatif yolları belirledik. Artık yola çıkması bize kalmış. Sağlıklı bir vücut isteyip sadece spor yapanları seyredersek, olur mu? Olmaz. Spora başlamalı. Önemli olan bu ve yazar da besmelenizi çekip başlayın diyor.

İman, edep, ihlas, tasavvuf, tevhid, ilim, kalp, ruh, kitapta sıklıkla üstünde durulan ve en büyük düşman denilen nefs, akıl, kalp, muhabbet, sevgi, şeytan, dil, mide, sabır, korku, ümit, şükür, günah, namaz... İçerik epey çokça, birazını paylaşmak istedim.

Ayetler, hadisler ve verilen tavsiyeler de epey güzeldi diyebiliriz. Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak) 
Ramazân ayını İmam Gazali ile bereketlendirmeye devam... :) Cidden adı gibi bir kitaptı. Arayanlara meyvesini verebilecek bir kitap... Yeter ki aramasını bilin, samimice, içten, gönülden isteyin. Aradığımız her şey İslamda!!!

Kitabın sayfaları adeta, anlatılanların, okuyucuya vermiş olduğu huzurla dolu.
Tabii ki gene ayet ve hadislerin yer aldığı güçlü örneklendirmeler mevcut.
Anladığım o ki : İmam Gazali'nin okuduğum her kitabı bir diğerini tamamlar nitelikte; çünkü kitabı okurken birçok cümle bana durup daha önce okumuş olduğum kitabındaki farklı bir cümleyi anımsatıp, ikisi arasında kıyaslama yapıp düşünmemi sağladı.

Sayfaların alt kısmında ayet ve hadislerin açıklamasına dip not şeklinde yer verilmiş.

Kitapta, Peygamber efendimizin bir savaş dönüşünde, nefis, şeytan ve kötü şehvetler için, yanındakilere söylemiş olduğu bir söz beni çok etkiledi. "Küçük cihad'tan büyük cihada döndük." Bu sözü ile, çok iyi anlıyoruz ki ; bizlerin en büyük cihadı nefsimize karşı olandır. Ve bu savaşı kazanmanın yolu ise, ne silah ne de kavgadır. Bu savaşta bizi zafere ulaştıracak yegane silahlarımız : sabr, ilm, ve imandır!

Rabbim bizleri nefisleri ile mücadele yolunda bahtiyar olup kurtuluşa erenlerden eylesin inşaAllah...
Keyifli, bereketli okumalarınız olsun. :) (Elif) 
Okumak üç türlüdür: dilin okuması kıraat, aklın okuması tefekkür, kalbin okuması hayattır.
(İmam Gazali)

İmam Gazali'nin de dediği gibi inşAllah kalbin okumasını görenlerden oluruz.

Gazzali 1058 yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuş, buhranlı dönemlerinden sonra tasavvufa yönelmiştir.

Bu nedenle İmam Gazali
'Şüphe duymayan hakikati bulamaz.'
der şüphenin hakikati bulduran bir araç olduğunu düşünür.
Ve yine aynı şekide bu imam 1111 yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde gerçek hayata gözlerini açmıştır.

İmam Gazali'nin ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen dili gayet akıcı ve anlaşılır.
Kitabın tam adı'Yola Gidenlerin Klavuzu ve Arayanların Bahçesi'.

Ayrıca yazılmış bir eser de olabilir çünkü yazara ait 500 eser(Ancak günümüze sadece 75 eser ulaşabilmiştir) var veya İhya-u Ulumi'd-din'in bir parçası da olabilir.

Kitap bu konu hakkında pek bilgi verilmemiş.
Sadece üçüncü risale olduğu belirtimiş.

Kitap önsözünden sonra 39 fasıldan oluşuyor.Fasılların her biri ayetlerle, güçlü hadislerle desteklenmiş ve yıllar öncesinde yazılmasına rağmen yaşadığımız sorunların,işlediğimiz günahların,aklımızdaki sorunların birebir cevabını veriyor.

İmanın temellerinden, 'Vusul,Visal,Kalp,Ruh,Nefes' gibi
ramazan programlarında veya "sorularla bilmem ne" gibi entrasan soruların sorulduğu platformlara benzemiyor.

Beni en çok etkileyen bölüm 'Dil Afetleri' oldu.

İmam Gazali'de bir zamanlar şüpheye düşmüş, hakikatı aramak için yollara düşmüş,felseye göz kırpan eserleri de okuyan biri olarak çoğu insanın inanmadığı veya aklında şüphe duyduğu soruları 'samanlıkta iğne arar gibi' incelemiş ama yazıya dökerken gayet de 'halk dilinde' anlaşılır bir eser ortaya koymuş.

Hatta bir sözünde şöyle söylemiş:

'Gençliğimden itibaren 50 yaşımı aştığım bu ana gelinceye kadar, bu engin denizlerin derinliklerine dalmaktan hiç geri durmadım.

Coşkulu denizlere çekingen korkaklar gibi değil, cesur kimselerin dalışı gibi daldım, gördüğüm her meselenin üzerine atladım. Her fırkanın inanış ve fikirlerini inceliyor, her grubun tuttuğu yolun inceliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyordum.

Araştırdığım fırkaların hak veya batıl, sünnete uygun veya bidat sahibi olmaları konusunda ayrım yapmıyordum.
Felsefe yolunu tutmuş olanların, sahip oldukları felsefeyi bütün esaslarıyla öğrenmeye özen gösterdim.
Hiçbir kelâm âlimini dışarıda bırakmadan kelamdaki yöntemini ve mücadelesini öğrenmeye çaba gösterdim.
Bütün gücümle ne kadar sufi var ise onun sufiliğindeki sırları öğrenmeye, ne kadar abid var ise bu ibadetleriyle neler kazandığını araştırmaya çalıştım.

Bütün zındıkların, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin, bu inanış veya inkarlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım. Her şeyin hakikatini öğrenmeye karşı duyduğum susamışlık; baştan ve gençliğimden beri tuttuğum yol ve benim bir hasletim olmuştur.

Bunun sonucunda çocukluğumun coşkulu çağlarından itibaren taklit bağlarından sıyrıldım ve büyüklerimizden miras kalan sırf taklide dayalı inanç esaslarından koptum.

Çünkü Hristiyan çocuklarının hepsi bu din üzere yetiştiklerini, Yahudi çocuklarının sürekli bu dinin esaslarına göre büyüdüklerini, Müslüman çocuklarında istisnasız İslam dini üzere yetişmekte olduklarını görmekteydim.
Yaratılıştan gelen asli hakikati ve ana baba ile hocalar aracılığıyla kazanılan sonraki inanç esasları ve taklit unsurlarının hakikatini öğrenme konusunda içimde büyük
bir istek oluştu. Taklit, başlangıçta birtakım telkinlere dayanmaktaydı. Bunların da hangilerinin hak ve batıl olduğu konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı.

Kendime şöyle dedim: Benim istediğim, her şeyin gerçek yüzünü öğrenmektir. Öyleyse önce bilginin gerçek yüzünün ne olduğunu öğrenmekle işe başlamam gerekir.'

demiş ne kadar da güzel anlatmış hakikati bulmanın özetini...

İslamiyet, bizim önümüze altın tepsiyle geldiği için çoğu kez araştırmıyoruz araştıranlar ise ilk şüphesinde 'ateist' olmak daha kolaylarına geldiği için veya hakikate ulaşmanın veya ulaşamanın iki-üç tane saçma temeller üzerine yazılmış tez veya kitap okuyarak her şeyi çözdüğünü sanarak yoldan çıkıyorlar.

Kısacası:

'Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür.' diyor yine Gazali yani inkar etmek ne o kadar 'dil' ile kolaysa da 'kalp' ile bu kadar kolay olmamalı.

Hiçbir şey diyemem 'kalpler Allah'ın elinde' ama İmam Gazali gerçekleri ölünceye kadar araştırmış bu işe ömrünü vermiş

 'Allah da yok Kuran da, müslümanlar böyleyse dinleri nasıldır?'gibi bir sürü mazeret cümleleri kurabilecekken bize 500 tane muhteşem eser yazmayı tercih etmiş.Lakin günümüze 75 eser kalmış.

Allah ondan ebeden razı olsun.

Kısacası eğer şüpheleriniz varsa kolaya kaçmak istemiyorsanız,hakikate gerçekten merak duyup gerçekleri ayetlerle,hadislerle, muhteşem örneklerle görmek istiyorsanız,
veya unuttuklarınızı hatırlamak,imanınızı güçlendirmek istiyorsanız,

mutlaka bu kitabı ve diğer 75 eseri okuyun. (Meri) 
--reklam--
Arayanların Bahçesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İmam Gazali - Arayanların Bahçesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Arayanların Bahçesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İmam Gazali Kimdir?
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.

Hayatı ve yaşadığı dönem

Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.

Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.

Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.

İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.

Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.
--reklam--
İmam Gazali Kitapları - Eserleri
Ahiret Hayatı: Ölüm, Kabir, Kıyamet
Ahlak Kitabı
Kudsi Hadisler
Ölüm ve Ötesi
Kalplerin Keşfi
El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete
İhyâ-u Ulumi'd-Din
Kimyâ-i Saâdet
Yöneticilere Altın Öğütler
Aldananlar
İlahi Nizam
Abidler Yolu
Namazın Sırları ve Fazileti
Tevhid ve Ledün Risaleleri
Helaller ve Haramlar
Bana Arkadaşını Söyle
İbadetlerin Ruhu
Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
Kıyamet ve Ahiret
Kalp Risalesi
Filozofların Tutarsızlığı
Fatihatü'l- Ulum
Tefekkür
Müslümanca Bir Hayat
Dünyanın Aldatmasından Korunmak
Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması
Ahiret Aleminin Sırları
Gıybet
İslam'da Dostluk ve Kardeşlik Adabı
Oruç / Sırları ve Fazileti
Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülük
Uzlet - Yalnızlığın Faziletleri
Mü'minler İçin Yükselme Basamakları
Yaratılış Hikmetleri
İlme Teşvik
Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine
Minhacü'l Arifin - Ariflerin Yolu (Cep boy)
Meva'ız-i Kudsiyye
Hak Yolunun Esasları
Afetler Kitabı
Hakikatler Kitabı
Kalbin İlacı
Kendini Bulmak
Müslümanlığın Rükunları
Nefis Terbiyesi
Niyet ve İhlas
Tevekkül ve Tevhid
Gerçeği Arayanların Yolu
Ledün Risalesi
Öğrencinin Rehberi / Minhacü'l Müteallim
Dil Belası
Adab Kitabı
Her Durumda Adaletli Olma
Cehennem ve Cehennemlikler
İnançların Esasları / Kavâidi'l Akâid
Cennet ve Cennetlikler
Arayışlar Kitabı
İnsanın Aldanışı
İlmin Fazileti
İslam'da Müsamaha
İmam-ı Gazali'den Kulluğun Haritası
Tevbe Risalesi
El-Mürşidü'l Emin 'ila Mev'izeti'l-Mü'minin
İlim Kapısı
Sabredenler ve Şükredenler
Tevbe Kitabı
İman Kitabı
Akaid Esasları
Tevhid Akidesinin Esasları
Hikmetler Kitabı
İnançta Hassas Ölçüler İlcamü'l Avam An İlmi'l-Kelam
Zâdü'l-Âhire - Yolculuk Azığı
Kur'an Okumanın Adâbı ve Fazileti
Adaletin Esasları
Öğütler Kitabı
Belalar ve Musibetler
İslam Ahlakı
Felsefenin Temel İlkeleri
Nefsimi Nasıl Dizginleyebilirim?
Batınilerin Belini Kıran Deliller / Te'vilin Temel İlkeleri
Cimrilik ve Mal Tutkusundan Korunmak
Hakikat Bilgisine Yükseliş
Müslümanlık Bilgileri
İslam'da Evlilik ve Aile Hayatı
Arayanların Bahçesi
Müslümanın Edepleri
İlâhî Muhabbet
Dinde Kırk Prensip
Ey Oğul
Alemlerin Sırrı
İhya Dersleri İbadetlerimiz
Gazali'den Vaazlar
Yol, Bilgi ve Varlık
İki Risale
Temizlik Usulleri
Vasiyetname
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 2
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 3
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 4
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 5
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 6
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 7
İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 8
İtikadda Orta Yol
El-Kıstasü'l-Müstakim
İlahi Saadet
Faziletler Kitabı
Kavaidü`l Akaid (Akidenin Esasları)
Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik
Hıristiyanlık Üzerine Değerlendirmeler
Salihler Bahçesi
Câh ve Riya - İnsanı Helâka Götüren Hâl ve Davranışlar
İlahi Sır
Nasıl İyi Bir Kul Olunur?
Dua'nın Edepleri
Dua ve Zikir
Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti
Marifetullah
Esmaül Hüsna Şerhi
Kur'an'ın Cevherleri
Muhabbet Kitabı
İyiliği Emretmek ve Kötülükten Menetmek
Hüccetü'l İslam
Haccın Sırları
Yeme İçme Adabı
Zekat Sırları ve Fazileti
Tevhid Risalesi
İhyau Ulûm'id-Di'den Seçmeler
Hakikat Yolcusuna Notlar
Evliliğin Hüküm ve Hikmetleri
Kurtuluş Vesilesi
Misbahü’l Necah: Terbiye
Halkların Dostluk ve Kardeşliği
Ey Nefsim
Kazanç Yolları
İtikatta Sözün Özü
Tasavvufun Esasları
Batıniliğin İçyüzü
Günahtan Korunmak
Mustasfa
Günlük Vazifeler
Gazali Külliyatı
Tasavvuf Külliyatı
Kur'an'ı Okumak ve Anlamak
Cahillikten Nasıl Korunabilirim 1
Minhacül Abidin ilal Cenneti Rabbil Alemin 1. Cilt
Mi'yâru'l-İlm
Aşk İle
Kelam ve Halk
Kırk Kudsi Hadis
Parlayan Nurlar
Çocuk Nasıl Yetiştirilir
Ahiret Halleri
İslâm'ın Sınırları
İman ve Küfür Çizgisi
Hakikat Çağrısı
Ecel - Kıyamet (Ölüm ve Ötesi)
Kardeşlik Hukuku
Amellerde İlahi Terazi
Kalplere Şifa
Selefi Salihinin Mezhebi
İbadetle Arınmanın Sırları
Kimyâ-yı Saâdet - 2. Cilt
Kimyâ-yı Saâdet - 3. Cilt
Kimyâ-yı Saâdet - 4. Cilt
Mekasıdü’l-Felasife
İlahi Nur'lar
Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı
İki Madnun
Fakr ve Zühd
Uzletin Edepleri
Yolculuk Edepleri
İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 5
İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6
Namazın Faziletleri
Aşkın Hâlleri
Düşünmede Doğru Yöntem
Müslümanın Şahsiyeti
İhyâu Ulumi'd-Dîn Tercümesi Cilt - 7
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme
El Afak (Murada Giden Yol)
Mizanü'l Amel
Ehli İçin
Mustasfâ - Cilt 1
Mustasfâ - Cilt 2
Kalplerin Tesellisi
Ölüm ve Sonrası
Açıklamalı Dua Mecmuası
Ölüm Korkusu ve Şiddeti
Kabir Azabı ve Şiddeti
Kendini Bilmek
Tasavvufun Prensipleri
İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 8
Allah Teala'nın Yarattıklarında Tefekkür Etmek
Evlilik ve Nikah Adabı
İmam-ı Gazzalî’den Üç Risale Güzel Ahlakın Ölçüsü - Dostluk ve Muhabbet Terazisi - Zafer Meşalesi
Korku ve Ümit
Tevhid ve Tevekkül
Cevahirul Kuran (Kuran Cevherleri)
Namazın Önemi ve Sırları
İyilik Erleri
Nefs ve Gurur
İslam Kardeşliği
İslam'da Eğitim
Kur'an'ın Cevherleri ve İncileri
Müslümanın Günlük Edepleri
Yalan Dünya - Dünyanın Zemmi
Peygamberimizin (Sav) Edeb ve Ahlakı
Esâsü'l-Kıyâs
Kalbin Halleri
İlim Kitabı
İrfan Ordusu
Helaller Ve Haramlar
İyiliği Emretme Ve Kötülükten Alıkoyma
Tefekkür Kitabı
İki Şehveti Dizginlemek - Mide ve Cinsellik
Ölüm ve Ötesi
Filozofların Maksatları
Nefsin Hileleri ve Terbiye Yolları
Niyet ve İhlas
Kalbin Sırları
Allah İçin Sevmek
--reklam--
İmam Gazali Alıntıları - Sözleri
Uykudan sonraki uyanıklık gibi, uyanıkken öyle bir hâle geçiverirsin ki uyanıklığın da o hâle nispetle uyku gibi olur ve o hâle geçtiğinde aklınla kurguladığın şeylerin tamamen hayal ürünü olduğunu anlarsın. (Arayışlar Kitabı)
"Yüceliklere ucuza ermek istersin,
Hiç arı olmadan bal olur mu?
Sen cahilken, benim senden razı olmamı istersin,
O cahil halinle sevgililer senden hoşnut olur mu?." (Alemlerin Sırrı)
"Kişi, dostunun dini (yolu ve gidişatı) üzeredir; öyleyse sizden biri kiminle dostluk yaptığına baksın." (Uzletin Edepleri)
Nikâhta beş türlü fayda vardır:
Çocuk sahibi olmak,
Şehvetin teskin edilmesi,
Ev işlerinin yönetilmesi,
Sülâlenin çoğalması,
Nefis mücâdelesinin yapılması. (Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması)
"Akıl, insanın bir sıkıntıya düştüğü zaman ondan nasıl güzellikle kurtulurum diye gayret etmesi değildir; gerçek akıl, kurtuluş arayacağı bir tehlike ve sıkıntıya düşmemektir." (Yöneticilere Altın Öğütler)
Zira sebebe vâkıf olmak, kaderin sırrına vâkif olmak demektir. (Korku ve Ümit)
"Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında huşû içindedirler" (Mü'minûn 23/1-2). (Namazın Sırları ve Fazileti)
قال صلى الله ... : وهل ينفع القرآن إلا بالعلم؟ ...
 (İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1)
Ey oğul, diğer aylarda da oruç tut. Çünkü Resûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki:

Kim ki, ayların perşembe, pazartesi günleri oruç tutarsa Allah Teâlâ ona yediyüz yıllık sevap ihsan eder. (Hüccetü'l İslam)
Hazreti Enes'in bir hizmetçisi vardı; son günlerinde Enes ona öğretti. Dua "Bismillahirrahmanirrahim. şudur:

Bismillahillezi lâ yedurru mea ismihi şey'ün filarzı hüvessemîul alîm."

Sabah akşam bu duayı okursan bütün belalardan emin olursun. (Hüccetü'l İslam)
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Cennet bahçelerinden geçtiğiniz zaman, oralardan faydalanın!” buyurdu.
Kendisine “Ey Allah'ın Rasûlü! Cennet bahçeleri ile neyi murad ediyorsunuz?” diye sorulduğunda cevaben:

 « “Zikir meclisleri...” » buyurdu... (İlme Teşvik)
"Amelsiz, cenneti istemek, günahlardan bir günahtır." (Hüccetü'l İslam)
Bilmiş ol ki seni bugün günahlardan uzaklaştırmayan ve ibadete yönlendirmeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden korumayacaktır. Bugün ilminle amel etmez, geçmiş günleri telafi etmezsen yarın kıyamet gününde: "Bizi (dünyaya) geri gönder de salih ameller işleyelim" dersin; sana şöyle cevap ve rirler: "Ey akılsız! Zaten oradan geliyorsun!" (Hakikat Çağrısı)
Bakara Sûresi'nin son iki âyeti'ni (Âmenerresûlü) okumak, geceyi ihyâ etmeye ve kötülüklerden korunmaya kâfi (yeterli)'dir.

İmâm-ı Nevevi

 . (İbadetlerin Ruhu)
Sizlerden biriniz dünyâda bildiğiniz bir ölmüş kimsenin kabrine uğrayıp da, selâm verince, o mü'min sizi tanır ve selâmınıza cevâb verir. (Kıyamet ve Ahiret)
"Biz müslümanlar, nedense kendimizi aciz ve çaresiz konumunda görüp kötü gelişmeler karşısında tepki olarak yalnızca sizlanmak ve şikayette bulunmaktan zevk alırız ." (İtikadda Orta Yol)
Efendimiz Aleyhisselâm şöyle buyurdu:

"Sizden sonra öyle insanlar gelecek ki, türlü ve zevkli yemekler yiyecek renkli ve rahat binitlere binecek, rengârenk ve güzel kadınlarla evlenecek, kat kat ve nefis kumaşlar giyecektir. Onların bir mîdeleri var ki az ile doymaz, onların bir istekleri var ki çoğa da kanaat etmez. Dünyaya bağlanmışlar. Akşam-sabah düşündükleri ve taptıkları dünyaları. Onu Allahu Teâlâ'nın dışında ilâh ve Rablerinden başka rab kabul ederler. Bütün çabaları dünya içindir. Yalnız hevâ ve heveslerinin peşinde koşarlar. Abdullah'’ın oğlu Muhammed'in katî sözü şudur ki, sizin veyâ onların peşinden, sizden sonra veyâ onlardan da sonra gelenlerden o güne yetişenler, bunlara selâm vermesin, nastatarını ziyaret etmesin, cenâzelerine gitmesin ve büyüklerine hürmet göstermesinler. Zira bunları yapanlar, İslamiyet'in yıkılmasına yedim etmiş olurlar." (İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6)
'Müziğin,kalbin berraklaşmasını sağlayan bir etkisi vardır.' (Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı)
Beden kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askerleri vardır. Kalp, ahiret için yaratılmıştır. Allah'ı tanımak ise onun yarattıklarını bilmekten geçer. (Kalp Risalesi)
Oku Rabbin en büyük lütuf sahibidir. (Tevhid ve Tevekkül)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/arayanlarin-bahcesi-imam-gazali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)