# Ares - Robert Krugmann Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ares kimin eseri? Ares kitabının yazarı kimdir? Ares konusu ve anafikri nedir? Ares kitabı ne anlatıyor? Ares PDF indirme linki var mı?  Ares kitabının yazarı Robert Krugmann kimdir? İşte Ares kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ares-robert-krugmann-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T12:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T12:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/robert-krugmann-kimdir-robert-krugmann-kitaplari-ve-sozleri-264554.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Robert Krugmann 
 Yayın Evi: Yurt Kitap Yayın 
 İSBN: 9789757076698 
 Sayfa Sayısı: 64 
--reklam--
Ares Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tunç Zırhları Işıl Işıl Parlayan, Kılıcıyla Ölüm Saçan, İnsanların Baş Belası, Savaş Tanrısı Ares

Ares, ovaya hakim bir tepenin üzerinde yerini almıştı. Pırıl pırıl bir savaş arabasının üzerine binmişti. Arabaya koşulu olan atların ağızlarından ve burunlarından alevler fışkırıyordu. Tanrı’nın üzerinde korkunç Gorgo başı olan tunç bir zırh, şakaklarını ve burnunu örten bir miğfer, uzun bir mızrak ve belinde sallanan kılıç, ona gerçekte olduğundan da heybetli bir hava veriyordu.Savaş tanrısının yanında yardımcılarından oluşan kalabalık bir grup vardı. "Korku" anlamına gelen Phobos ile "dehşet" anlamına gelen Daimos, ellerindeki keskin orakları yavaşça sallıyorlardı. Üzerlerindeki cüppelerin kukuletaları nedeniyle yüz hatları seçilmiyordu; ancak bir iskeletinkini andıran kemikli elleri onların ne türden yaratıklar olduğunu en açık şekliyle ortaya koyuyordu... Ares, vaktin geldiğine kanaat getirince belindeki kılıcı çekti, havaya kaldırdı ve korkunç bir nara attı
--reklam--
Ares Alıntıları - Sözleri
"Ovanın sağ yanında toplanmış olan Amazonlar, tunç miğferleri ve kimsenin bilmediği metalden yapılmış çifte ağızlı savaş baltalarıyla saldırıya hazırdılar. Hemen hepsi ata binmiş, ok ve yaylarıyla silahlanmışlardı. Pek çoğunun belden üstü çıplaktı; yay çekerken kendilerine engel ol mamaları için sağ göğüslerini kesmişlerdi. Bu kadın savaşçıların saflarında bir tek erkek bile yoktu. Amazonlar erkekleri hor görür, onlardan ancak köle olarak faydalanırlardı. Bu kölelerden doğurdukları çocukları eğer erkekse ya öldürür, ya da ileride baş kaldırmaması için vücudunu sakatlayarak köle olmak üzere büyütürlerdi. Kız çocukları ise iyi bir eğitime tabi tutulur, müthiş bir savaşçı olarak yetiştirilirdi."
İnsanların baş belası, eli kanlı Ares'e dur demek için bir kez daha Hera ile Athena'nın işe karışmasını mı beklemeliyiz, yoksa onların yerini biz mi almalıyız?
Anlaşılan zekanız, boyunuza oranla fazla gelişmemiş.
Tanrılar böyleydi işte! Günü gelir birbirleriyle kıyasıya mücadele eder ama sonra aralarındaki dargınlıkları unutur, eskiden olduğu gibi birlik ve beraberlik içerisinde ölümlülerin çok üstünde yaşayıp giderlerdi.
Öldürmekten daha büyük cezalar olduğunu anlamıştı.
Çağımızda Ares belki de en güçlü dönemini yaşıyor. Elinde ışıl ışıl silahlarıyla insanları birbirine saldırmaları için kışkırtıyor, güçlünün yanında savaşıp zayıfı yok ediyor, sonra aynı silahla kendisini vuruyor.
--reklam--
Ares İncelemesi - Şahsi Yorumlar
SAVAŞ TANRISI ARES

Aşağıdaki alıntı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Antik Yunan isimli kitabın 389.sayfasındandır:

"Öfkeli ve kızıl saçlı savaş tanrısı Ares'i, ebeveyni Hera ve Zeus dahi sevmiyordu. Diğer Olymposlular da genelde Ares'ten uzak dururlardı. Ares, oğulları Phobis (dehşet) ve Deiomos (korku) ile birlikte savaş arabasıyla harp meydanlarını dolaşır ve zevk için öldürürdü"

Robert Krugmann'ın Yurt Yayın Kitap tarafından yayımlanan mitoloji serisini bir kere daha hatırlatmak ve bu kitapları okumanın son derece keyifli olduğunu belirtmek isterim.

#mitolojikhikayeler #savaştanrısı #ares #yurtkitapyayın #kitaptavsiyesi #okumaönerisi #robertkrugmann (Seda Ediz) 
Ares, yani Savaş Tanrısı.
Roma Mitolojisi'nde Mars olarak geçer. Mars.. Altar'ın oğlu Tarkan'ın peşinden koştuğu kılıcın sahibi hani :))

Ares'in sevdiği kadın Afrodit, Hephaistos ile evlenince Ares öfkelenir. Afrodit de bu evliliğe rıza göstermemiştir. Ancak evlenme buyruğunu veren Zeus olduğu için boyun eğmek durumunda kalmıştı. Yine de Afrodit, evliliğin ikinci gününden itibaren Ares'le ilişki kuruyordu. Ancak bu yasak aşk, uzun süre gizlenemedi. Zira her şeyi gören Helios'un ihbarıyla Hephaistos durumun farkına varır ve Ares ile Afrodit'i hapseder. Ardından devreye giren Poseidon'un sayesinde hapislikten çıkarılır ve olaylar silsilesi başlar.
65 Sayfalık kısa ancak efsanevi hikayeyi okumak, ilgili de olduğum için beni fazlasıyla memnun etti. Bu kitabı ve serinin diğer kitaplarını tavsiye ederim.
(Seri bu ara %40 indirime girmiş, linkini bırakıyorum;
https://www.kirmizikedi.com/kitap/urun/adff08463a4a4f0db85c71f5c2d51517 ) (yy) 
--reklam--
Ares PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Robert Krugmann - Ares kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ares PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Robert Krugmann Kimdir?

--reklam--
Robert Krugmann Kitapları - Eserleri
İlyada
Zeus
Odysseia
Hera
Afrodit
Poseidon
Hades
Artemis
Athena
Apollon
Hermes
Dionysos
Demeter
Ares
Ateşin Topal Efendisi Hephaistos
Herkül
Uruk'un Ölümsüz Kralı Gılgameş
İki Dünyanın Savaşı Labirent
Sonsuz Savaş İlyada
--reklam--
Robert Krugmann Alıntıları - Sözleri
" Böyle dedi, yığdı bulutları üst üste
Bir anda allak bullak etti denizi,
Üçlü yabasını tutuyordu elinde,
Salıverdi çeşitli yellerin kasırgasını tekmil,
Toprağı, denizi kapladı bulutlarla,
Karanlık boşandı göklerden... " (Poseidon)
Dalgalı denize atar atmaz onları.
Gittiler engine doğru uzun zaman,
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal uzuvdan.
Bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten,
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız.
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti,
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve İnsanlar,
Bir köpükten doğmuş olduğu için. (Afrodit)
"SENİN GİBİ GÜÇLÜ BİR VARLIK, KÂİNATIN EFENDİSİ, NASIL OLUR DA KENDİ ÇOCUKLARINDAN KORKAR!" (Zeus)
Belki de,alçakgönüllü olmak Athenadan kaçmanın en iyi yoludur. (Athena)
Tanrı nedir? Sabit ya da değişmez İyi'dir. İnsan nedir? Değişmeyen bir Kötü'dür. (Hermes)
"Yeryüzünün tek efendisi olduğunu düşünen insanoglu doğayı tahrip edip, diğer canlıların yaşam alanlarını yok ettikçe, Artemis'in öfkesiyle her an karşı karşıya kalabilirler.

 Bu tehlikeyi göze almaya değer mi?

 Hiç sanmıyorum. " (Artemis)
İNSANOĞLU, ONLARIN GÖZÜNDE YERYÜZÜNÜ DOLDURAN MİLYONLARCA TÜR YARATIKTAN SADECE BİRİYDİ. GELİP GEÇİCİYDİLER. SIRADAN BİRER ÖLÜMLÜYDÜLER. BUGÜN YAŞAYANLAR YARIN ÖLÜP GİDECEK, ETLERİ ÇÜRÜYECEK, KEMİKLERİ BİLE ZAMANLA TOZA TOPRAĞA KARIŞACAK, YERİNE YENİLERİ GELECEKTİ. (Zeus)
İnsanoğluna yazıklar olsun. Demek onlara verdiğimiz nimetlerin hiç birine layik değillermiş. Artık onları bu dünya üzerinden kaldırmanın ve sonsuzadek yok etmenin vakti geldi. (Zeus)
Hem insanlardan çok çektik, hem de bir-birimize çok çektirtik. (Afrodit)
Öfke duymak istiyordum ama ona sadece acıyordum. Yaşadığı gibi, tek başına ve sevgiyi bilmeden ölmüştü. (Hades)
Onların acılarının nöbetçisi olmak bize büyük keyif verecek! (Zeus)
Bu kargaşa içinde sürünüp durmaktan bıktım! (İlyada)
İnsanoğlu bozulmuş, yoldan çıkmış. (Zeus)
İşte yine aynı şey! Ölümlüler bir kez daha bizden şikayet ediyor, başlarına gelen tüm felaketlerin sorumluluğunu biz tanrıların üzerine yıkmak istiyorlar! Oysa bunun kaderle ne ilgisi var ki? Kendi aptallıkları yüzünden başlarını belaya sokmaları bizim suçumuz mu? (Odysseia)
Keşke benliğinin ötesine geçsen de rüyasında hayali suretleri görenler gibi değil uyanmış kimseler gibi görebilsen. (Hermes)
Tanrılar insanların işine bir kez karıştı mı, o işten bir daha hayır gelmez. (Artemis)
Tanrılar böyledir işte! Gelecek kuşaklara destan konusu olsun diye, insanların arasına nifak ve kıyım sokarlar. (Odysseia)
Uy aklın dediklerine,
kapılma gurura ve derin düşüncelere;
inan en basit halkın inandığına
onun yaşadığı gibi yaşa. (Dionysos)
"...Dikkat et, o kadar öfkelisin ki, suçsuz bir adamı suçluyorsun!" (İlyada)
Sisyphusun hekayəsi də burdan gəlir. Kral Sisyphus Zeusun yenə bir arvadbazlığını görür ki bu dəfə Zeus gölün qızını qaçırır, bunu gedib gölə deyir. Deməyindəki məqsəd göldən ölkəsi üçün daim axan su xahiş eləməsi idi. Su gəlir. Zeus hadesə bunu bildirir və yuxunun qardaşı ölüm(thanathos) Sisyphusun izinə düşür. Getdiyi yerlərdə heç kəs ölümü görmür, lakin soyuqluğunu ənsələrində hiss edirlər. Thanathos artıq kralı tapanda kral yeyib içməyində olur, ölümü sadəcə ölən insan gördüyü üçün kral qədəh qaldırır şərəfinə. Thanathos indiyə qədər özü ilə apardığı bütün insanların qorxuya düşdüyünə alışdığı üçün kralın belə etməsi maraqlı gəlir və onunla qədəh toqquşdurur. Bütün tanrıların şəraba qarşı zəifliyi olduğunu kral yaxşı bilir. Ölüm tanrısını bayılacaq qədər içirib qollarını qandallayır və həbs edir. Bir müddət sonra Hades Zeusa artıq ora heç bir ruhun gəlmədiyini məruzə edir. Zeus şəxsi işverəni olan Hermesə gedib ölüm tanrısını tapmağı əmr edir. Hermes (əvvəlki kitablarda)Apollondan təbiət işarələrini oxumağı öyrəndiyi üçün o saat yerini tapır. Ancaq ona köməkçi kimi Ares də yardım edir. Beləliklə ölüm tanrısı Sisyphusu götürüb yeraltına qayıdır. Sisyphusu tutmadan əvvəl kral yoldaşına heç bir cənazə mərasimi keçirməməyi, hətta toy bayram etməyi əmr edir. Yeraltında sızlanan kral persephonesin(hadesin yoldaşı) diqqətini çəkir. Sisyphus ağlayaraq göstərir ki, əgər bir ruhun ardıca yas mərasimi layiqincə keçirilməzsə, o zaman ruh arafda qalacaq. Beləliklə geri dönüb təkrardan intiqamını alıb qayıdacaq. Lakin sisyphus çox ağıllıdır. Bunu eləmək onun planı idi. 20 ildən çox keçir və sonunda Sisyphus öz əcəli ilə ölür. Bu zaman Hades onu çox dostcanlısı qarşılayır, fəqət ona bir iş buyurur. Bir yuvarlaq qayanı dağın başına çıxarmaq. Sisyphus çıxarır, dayanıb dincəldiyi an qaya aşağı doğru yuvarlanır, tam təpəyə yaxınlaşmışkən Hades lənətini oxuyur: “bu qayanı dağın təpəsinə çıxaracaqsan, tam təpəyə çatdıqda qaya yenidən yerə doğru yuvarlanacaq və iç səsin səni heç vaxt rahat buraxmayacaq, hər dəfə yenidən başlamağın üçün beyninin ətini yeyəcək” (Hades)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ares-robert-krugmann-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)