# Aşık Şair ve Padişahlar - Reşad Ekrem Koçu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aşık Şair ve Padişahlar kimin eseri? Aşık Şair ve Padişahlar kitabının yazarı kimdir? Aşık Şair ve Padişahlar konusu ve anafikri nedir? Aşık Şair ve Padişahlar kitabı ne anlatıyor? Aşık Şair ve Padişahlar PDF indirme linki var mı?  Aşık Şair ve Padişahlar kitabının yazarı Reşad Ekrem Koçu kimdir? İşte Aşık Şair ve Padişahlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/asik-sair-ve-padisahlar-resad-ekrem-kocu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-26T05:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-10-26T05:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/26/resad-ekrem-kocu-kimdir-resad-ekrem-kocu-kitaplari-ve-sozleri-341486.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Reşad Ekrem Koçu 
 Yayın Evi: Doğan Kitap Yayınları 
 İSBN: 9786050936704 
 Sayfa Sayısı: 168 
--reklam--
Aşık Şair ve Padişahlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Reşad Ekrem'in dilinde tarih gerçek hayattan daha canlı, daha güzel, daha büyülü… Osmanlı padişahlarının hepsi şairdi, üstelik içlerinden bazıları gerçekten iyi şairdi. Aşk olmayınca meşk olmaz: Şairlerin temel besin kaynağı aşktır. Osmanlı padişahları da aşktan yana zengin hayatlar sürdüler. Kiminin adı tek kadınla anıldı, kiminin devrinde sarayda her gece onlarca beşik sallandı. Birden fazla eşi, pek çok cariyesi olanların bile çoğu zaman efsaneleşmiş bir tek aşkı oldu. Kanuni Hürrem Sultan'a "emperyal aşk şiirleri" yazıyordu; I. Abdülhamid ise "başının tacı, gözünün nuru, gönlünün süruru" Hümaşah Sultan'a bir gecelik vuslat uğruna "Kuşça canım, efendim yoluna kurban olsun" diye yalvarıyordu. Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahlarının aşklarını ve şiirlerini anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Aşık Şair ve Padişahlar Alıntıları - Sözleri
"Yıkılubdur bu cihân sanma ki bizde düzele
Devleti çarh-ı denî virdi kamu mübtezele
Şimdi ebvâb-ı sa'âdetde gezen hep hazele
İşimiz kaldı hemân merhamet-i Lem-yezel’e."

[III. Mustafa (1756-1774)]
Osmanlı Sarayı geleneğine göre, padişah Harem-i Hümayun'daki kızlardan dilediğiyle yatardı, tek şart, o kızın padişah koynuna ilk girişinde bakire olmasıydı.
Bir güneş yüzlü melek gördüm ki âlem mâhıdır.
Ol kara sünbülleri âşıklarının âhıdır.
--reklam--
Aşık Şair ve Padişahlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Aşık Şair ve Padişahlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Reşad Ekrem Koçu - Aşık Şair ve Padişahlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşık Şair ve Padişahlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Reşad Ekrem Koçu Kimdir?
Tarihi konularda yazdığı fıkra, roman, hikâye ve incelemeleriyle ve en önemli yapıtı İstanbul Ansiklopedisi'yle tanınmaktadır. 1905'te İstanbul'da doğan Koçu, Bursa Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nü 1931 tarihinde bitirdi. Aynı fakültede asistan oldu, ancak, 1933 Üniversite Reformunda hocası Ahmet Refik Altınay'la beraber üniversiteden ayrıldı. Alman, Kuleli, Pertevniyal ve Vefa liselerinde tarih öğretmenliği yaptı. Reşad Ekrem Koçu 6 Temmuz 1975'te İstanbul'da öldü.

Öğretmenliği sırasında Tarihten Sesler gibi çeşitli dergi ve gazetelerde şiir, hikâye ve çocuk romanları, Osmanlı döneminin ilginç olaylarını ve kişilerini öyküleştirdiği Forsa Halil (1962), Patrona Halil (1967), Erkek Kızlar (1962) ve Haşmetli Yosmalar (1962) gibi kitaplar yazdı. Evliya Çelebi Seyahatnamesinin (1943-1967, 6 cilt) bazı bölümlerini bugünkü dile aktardı. Türk Giyim, Kuşam ve Süsleme Sözlüğü (1967) ise alanında yapılmış ilk önemli çalışmadır. Reşad Ekrem Koçu'nun en önemli ve büyük yapıtı, İstanbul'u her yönüyle ayrıntılı biçimde anlatan İstanbul Ansiklopedisi olarak kabul edilir. Bu ansiklopedinin ilk baskısı 1944-1951 Aba-Bahadir Sokağı maddeleri ve ikinci baskısı 1958-1971 yayımlandı ve 11'inci ciltte 7076 sayfaya ulaşarak "Gökçınar" makalesinde yarım kaldı. Koçu'nun diğer kitapları arasında Osmanlı Padişahları (1960) ile Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri (1947) ve 2 ciltlik Kösem Sultan sayılabilir.
--reklam--
Reşad Ekrem Koçu Kitapları - Eserleri
Tarihimizde Garip Vakalar
Yeniçeriler
Kızlarağasının Piçi
Kösem Sultan
Fatih Sultan Mehmed
Osmanlı Padişahları
Aşk Yolunda İstanbul'da Neler Olmuş
Eski İstanbul'da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri
Tarihimizde Kahramanlar
Topkapı Sarayı
Patrona Halil
Kabakçı Mustafa
Forsa Halil
Erkek Kızlar
Osmanlı Tarihinin Panoraması
Haşmetli Yosmalar Osmanlı Tarihinde Yasaklar
Esircibaşı
Kafes Arkası Günahkarları
Cevahirli Hanım Sultan
Aşık Şair ve Padişahlar
Tarihte İstanbul Esnafı
Dağ Padişahları
Hatice Sultan ile Ressam Melling
Haydut Aşkları
Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü
Türk Zaferleri
İstanbul Tulumbacıları
Taçlı Fahişeler
Selçuk Tarihi
Ahmed Rasim - Ahmed Refik
--reklam--
Reşad Ekrem Koçu Alıntıları - Sözleri
Bir kere bir akıl çelindi mi üst yanı kolaydır. (Kafes Arkası Günahkarları)
Alemdar Mustafa Paşa'nın İstanbul'a girdikten sonra yaptığı işler Vaka-yi Selimiye denilen 1807 Mayıs İhtilali'ne kuvvetle bağlıdır. (Kabakçı Mustafa)
Bir gün yeni harp hazırlığının nereye karşı olduğunu soran bir ordu kadısına;
"Efendi! Eğer sakalımın tellerinden bir tanesi tasavvurlarımı bilseydi onu koparır ve yakardır!" demişti.. (Fatih Sultan Mehmed)
Mayaları aynı çamurdan insanlar çabuk anlaşırlar, ilk tanıştıkları gün kırk yıllık dost kadar yaklaşırlar. (Cevahirli Hanım Sultan)
Bütün tebaasının malı ve canı iki dudağı arasında çıkacak emre bağlı padişahlar, askeri ihtilallerde öyle bir acze düşmüşlerdir ki, yüzlerine karşı pervasızca hitaptan ve hatta hakaretten çekinilmemiştir. (Topkapı Sarayı)
Abdülaziz'in horoz ve koç dövüştürme merakı ve galip gelen hayvanların boyunlarına elmas nişanlar taktığı rivayetleri saltanatının bu sonuncu devrine yakıştırılan şeylerdir. (Osmanlı Padişahları)
Gidenler devlet hazinesini soymuştu, gelenler hazinede bir şey bulamadıkları için gidenlerin terekesini yağmaladılar. (Yeniçeriler)
Eski berberler aynı zamanda sünnetçi, dişçi ve hacamatçıydı;kellik, uyuz, sıraca, egzama gibi cilt hastalıklarına da ilaçlar, merhemler yapardı,çeşitli ihtisas sahibi mütetabbiptiler. (Tarihte İstanbul Esnafı)
“Bir yeniçeriye de bir gün,
- Nizamıcedid olur musun? diye sormuşlar.
- Vallah billah Moskof olurum, Nizamıcedid olmam!.. demiş.” (Yeniçeriler)
"Şimâlden, cenuptan, şarktan ve garptan, İstanbul'a esen bütün rüzgârlar, fitne ve fesat tohumları saçıyordu." (Esircibaşı)
Sarayın odun ambarı 16. asırda bir cinayete sahne olmuştu. 17. asır ortasında ise tarihi bir idam fermanının tatbik edildiği yer oldu. Sultan IV. Murad zamanında asrın büyük şairi, Türk hiciv edebiyatının büyük üstadı Nef'î, bu padişahın gazabına uğrayarak burada idam olundu. ... Şairin cesedi Saray-ı Hümayun'un deniz kenarındaki Balıkhane Kapısı önünden denize atıldı. (Topkapı Sarayı)
Bütün bu suları, merhemleri, tozları hazırlamak için bazen 14 yaşında bir erkek çocuğu beyni, bir küçük kızcağızın kalbi lazım geliyordu.
Evinin fırınında ve bahçesinin muhtelif yerlerinde, 2.000'den fazla yakılarak öldürülmüş çocuk iskeleti buldular!.. (Haşmetli Yosmalar Osmanlı Tarihinde Yasaklar)
Büyük İtalyan edibi Edmondo de Amicis de (1846-1908) İstanbul Seyahatnamesi'nde İstanbul esnafından bahsederken şunları yazıyor :
Türklerle pazarlık etmeyin
"Rum, müşteriyi seslenip çağırır, eliyle koluyla işaretler yaparak davet eder ;Ermeni, biraz daha temkinlidir;Yahudi, malının fiyatını kulağa fısıldayarak arz eder;Türk'e gelince, sessiz, müşterisini sadece bakışlarıyla çağırır. Bir Türk'e söylediği fiyat için, sakın, 'Biraz aşağı olmaz mı?' diye pazarlığa girişmeyin, bunu kendisine bir hakaret sayar ve 'Ben hırsız mıyım ki önce sizden hakkım olmayan fahiş bir para isteyeyim ve sonra pazarlığa girişeyim!..' der. " (Tarihte İstanbul Esnafı)
Halk denilen esrarengiz kitlenin içinde kulakların asla duyamayacağı ve gözlerin hiç göremeyeceği kim bilir ne garip ve acayip şeyler oluyordu? (Erkek Kızlar)
Sultan İbrahim'in devrinde hakikat olan yolsuzluk, makam temini için rüşvet toplama, hısım ve akrabayı bir mansıpa kaydırmada dalkavuk kadınların devlet işlerine karışmasıdır; sancakbeyleri, valiler ve kadılar dama taşları gibi durmadan değiştirilmiş, herkes makamından emin olmadığı için verdiği rüşveti gittiği yerde halktan fazlasıyla çıkarmaya çalışmış, bu suretle memleketi zulüm kaplamıştır. (Osmanlı Padişahları)
"Şu dünyada garip kaldım. " (Kafes Arkası Günahkarları)
"Bencillik gütme, *müstebit olma. Adalet tarlasını bilgi sapanı ile sür ve **meşveret tohumunu ek. Bir an evvel bitip yeşermesi içinde durmadan gözyaşlarınla sula"

*zorba, baskıcı
**danışma, istişare, görüş paylaşımı (Dağ Padişahları)
Abbasi halifelerinden Filozof Memun, "İnsan üç çeşittir" diyor, "Bir kısmı gıda gibi her zaman ve her yerde lazımdır. Bir kısmı deva gibidir, yerinde ve zamamnda lazımdır, bir kısmı da illet gibidir, Allah bizi onlardan korusun!.." (Patrona Halil)
Bu hezele guruhunun (Patrona Halil ve peşinden giden ayaktaşlar) kıyamını, Lale Devri'nde İbrahim Paşa ve yâranının sefahat ve lüksüne karşı toplum ıstırabından doğmuş bir hareket gibi göstermek, bizce çok hatalıdır. Patrona ile ayaktaşlarının acı hayat hikâyesini yazar ve onların hakiki simalarını göstermeye çalışırken yukarıdaki satırları, işte bunun için yazdık Halkın ve esnafın bin türlü şikâyeti, vergiler, para ayarsızlığı, toplumu kızdıran himayeler de, lale merakı ve helva sohbeti gibi, Lale Devri'nden evvel de vardı, sonra da devam etti. Kaldı ki, karşısında hırslı muhalifleri ve düşmanları bulunamayan bir iktidar, Türkiye tarihinde değil, cihan tarihinde görülmez. (Patrona Halil)
Oğullar ataya yürek yağıdır.
Oğulun iyisi gamı dağıtır,
Oğlu kim atanın hemsazı olsa
Safalı bağı, bostan bağıdır.
Oğlu kim dua alup makbul olsa
Atanın devleti, yüzü akıdır. (Fatih Sultan Mehmed)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/asik-sair-ve-padisahlar-resad-ekrem-kocu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)