# Aşk Sarhoşluğunun Sabahı - Fettane Hacc Seyyid Cevadi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kimin eseri? Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kitabının yazarı kimdir? Aşk Sarhoşluğunun Sabahı konusu ve anafikri nedir? Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kitabı ne anlatıyor? Aşk Sarhoşluğunun Sabahı PDF indirme linki var mı?  Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kitabının yazarı Fettane Hacc Seyyid Cevadi kimdir? İşte Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ask-sarhoslugunun-sabahi-fettane-hacc-seyyid-cevadi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-07T16:00:12+03:00
- Güncelleme: 2023-07-07T16:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/07/fettane-hacc-seyyid-cevadi-kimdir-fettane-hacc-seyyid-cevadi-kitaplari-ve-sozleri-436143.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fettane Hacc Seyyid Cevadi 
 Çevirmen: Saliha Aydoğan 
 Yayın Evi: Kaknüs Yayınları 
 İSBN: 9789752562813 
 Sayfa Sayısı: 496 
--reklam--
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
90'lı yaşlarındaki Mahbube, henüz 20'li yaşlarındaki yeğenine, acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır. Tıpkı genç yeğeni gibi, varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube, 15'indeyken marangoz çırağı Rahim'e âşık olur. O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen, sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar. Fakat aşkının sarhoşluğu, yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez… Yoksulluktan çok, evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan.

İran'da ve Almanya'da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap, hangi kültürde olursa olsun, eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor. Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce, durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor.

Romanın kahramanı Mahbube'yle beraber gülüp ağlıyorsunuz. Acı çekiyor, ümide kapılıyorsunuz. Okurken, “Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran'da mıyım?” diye kendi kendime sorduğum anlar oldu. Olayların içindeymişim gibi hissettim. Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim. “Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım” dediğim oldu. Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor. Aşkın kör ettiği gözlerin açılması, insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor. Kitap bittiğinde, odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti. Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum, derin düşüncelere dalıp gittim. Uzun süre Mahbube'yi düşündüm. Ne diyebilirim, müthiş bir kitap. Kalbinizi açarsanız, gözlerinizin açıldığını göreceksiniz. Ve annenizle babanızın, sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini…
(Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit'ın bir okuyucusu.)

Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi. “Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın, mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür?” sorusuna cevap aranıyor.

Bu roman, Nizâmî'nin Leylâ ile Mecnûn'unda ve Hâfız'ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor. Özellikle, ulaşılamayan aşkın, aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici.

Binbir Gece Masalları'ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı, aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin. Elinizden bırakamayacağınız, bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman.
(Frankfurter Allgemeine Zeitung, “Rezension: Belleristik”, 15 Kasım 2000.)
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı Alıntıları - Sözleri
Hayatın anlamını yeni yeni kavrıyordum. Anlıyordum ki hayatla dalga geçilemez. Hayat oyuncak değil. Heva, heves değil. İçine düşmüş olduğum varta, balıklama atladığım cehennem beni pişirmişti.
Beni görenler suç onda diyor ama aslında suçun büyüğü bende ne yaptıysam ben kendime yaptım.
Gören göz, isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı.
Bir parça taştı yüreğim. Sevinç ve keder, ruhu olan insanlar içindi. Yaşayan ve bu yaşamda bir ümidi, bir hedefi olan insanlar içindi.
Fakat yine de ihanete uğramış bir kadın sönük, tehlikeli bir yanardağ gibidir; becerir de patlarsa, kuru yaş ne varsa yakar. Kendisi de o ateşle kül olmuş, çok mu? Bir ateştir ki yürekten çıkıp tüm vücudu yutar.
Hâfız'ın şiiriyle, Leylâ ile Mecnûn'la, kamer'in makamıyla âşık olmaz insan. Önce âşık olur, sonra bu şeylere ilgi duyar. Sonra Leylâ ile Mecnûn'a, şarkılara heves eder.
Ne de olsa insan hayalini anlatırken, olmuş kadar keyifleniyor
Fakat onu isteyen gönlüm değildi yalnız. Damla damla kanımdı. Lime lime vücudumdu. Tek tek hücrelerimdi ve tüm bedenimde buna muhalefet eden yalnız biçare beynimdi; ne kadar çabalasa da bir yere varamayan beynim...
Gözlerinin içine baktım. Yılana esir olmuş bir tavşan gibi... Hangimiz yılandık? Bilmiyorum. Her ikimiz de tabiat oyununun esiri...
Gören göz ,isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı...
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu romanı çok uzun bir zaman önce can sıkıntısından dolayı okumuştum.İyiki okumuşum.Bazı sayfalarda bir kızın başına daha ne gelebilir diye düşünmüştüm.Sarsıcı bir aşk romanı.Kitabı okurken davul bile dengi dengine atasözünü daha iyi anlayıp ayrıca da İran kültürünü de tanımış oluyorsunuz.Tavsiye ederim. (Kadir KARTAL) 
Öncelikle yazarı Fettane Hacc Seyyid Cevadi'ye şükranlarımı sunuyorum böyle güzel bir eser yazdığı için...
 Kesinlikle her genç kız bu kitabı okumalı ve yazılanları kulağına küpe etmeli. Tüm olaylar gerçeklerle yazılmış okurken adeta yaşıyorsunuz. Kendimi İran'da Mahbube'yi karşıdan izliyen bir seyirci gibi hissettim. Bazı yerlerde gözyaşlarımı tutamadım, kimi yerde kederden boğazım düğümlendi kitabın kapağını kapadım devam edemedim. Hiçbir zaman unutmayacağım bir eser oldu.
Gençlere eş seçiminde, anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütleyen ve bütün yaşamını etkileyen bu kararı alırken bir kez daha düşünmeye davet eden bir roman.

İnşallah daha çok tanınır ve okunur... (Yaren Sevde) 
Burada bu kitabı okuyan kişisi sayısı az olabilir. Ümit ediyorum ki Türkiye'de bu kitabı okuyan kişi sayısı fazla olur.... kitaba bakınca bu nasıl kitap dedim ? İsme baktım bu kim dedim ? Çok kalın dedim, adı çekmedi bir kez dedim. Çok güzel önyargısı ile beraber kitaba geç başladım. Ama neyse ki okudum. Her genç kızın ve sevgilisi olan her genç kızın okumasını şiddetli tavsiye ediyorum. Şu kitabı okurken karakter siz oluyorsunuz. Sürekli kendinize soruyorsunuz acaba ben ne derdim, acaba gerçekten de aşk kör yapar mı ? Ya yine mantık YÖK mü akıl YÖK mü gibi cümleler sarfedeceksiniz ve o kadar sürükleyici ki.. çok merak ediyorsunuz çok. Soluksuz okuyacağınız kitap. Kitaptan çok güzel ders aldım. Önemli olan şu ki aldığım dersi hayata geçirmem dileğiyle.. (Benim bitirmem uzun sürdü, iki gün boyunca evde olmayınca elime alamadım. 2 günde okudum diyebilirim.) hoşçakalın :) (D.Ö) 
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fettane Hacc Seyyid Cevadi - Aşk Sarhoşluğunun Sabahı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aşk Sarhoşluğunun Sabahı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fettane Hacc Seyyid Cevadi Kimdir?
1945'te Şiraz'da doğdu; hâlen İsfahan'da yaşıyor. Tahran ve İsfahan'daki yüksek okullarda edebiyat ve yabancı dil alanında yüksek öğrenim gördü. Uzun yıllar öğretmen olarak çalıştı. İngilizce edebî eserleri Farsçaya çevirdi. 1995'te yayımlanan "Aşk Sarhoşluğunun Sabahı (Bâmdâd-ı Humâr)" İran'da kısa sürede en beğenilen romanlardan biri oldu. 2000 yılında Alman "Suhrkamp" yayınevi tarafından "Der Morgen der Trunkenheit" adıyla Almanca olarak yayınlandı ve bu ülkede de en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Yazarın hikâyelerinden oluşan ikinci eseri "Uykunun Kuytusunda (Der Halvet-i Hâb" ise "In der Abgeschiedenheit des Schlafs" adıyla Almancaya çevirildi.
--reklam--
Fettane Hacc Seyyid Cevadi Kitapları - Eserleri
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı
--reklam--
Fettane Hacc Seyyid Cevadi Alıntıları - Sözleri
Fakat onu isteyen gönlüm değildi yalnız. Damla damla kanımdı. Lime lime vücudumdu. Tek tek hücrelerimdi ve tüm bedenimde buna muhalefet eden yalnız biçare beynimdi; ne kadar çabalasa da bir yere varamayan beynim... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Hâfız'ın şiiriyle, Leylâ ile Mecnûn'la, kamer'in makamıyla âşık olmaz insan. Önce âşık olur, sonra bu şeylere ilgi duyar. Sonra Leylâ ile Mecnûn'a, şarkılara heves eder. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Beni görenler suç onda diyor ama aslında suçun büyüğü bende ne yaptıysam ben kendime yaptım. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Fakat yine de ihanete uğramış bir kadın sönük, tehlikeli bir yanardağ gibidir; becerir de patlarsa, kuru yaş ne varsa yakar. Kendisi de o ateşle kül olmuş, çok mu? Bir ateştir ki yürekten çıkıp tüm vücudu yutar. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Bir parça taştı yüreğim. Sevinç ve keder, ruhu olan insanlar içindi. Yaşayan ve bu yaşamda bir ümidi, bir hedefi olan insanlar içindi. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Gören göz ,isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Hayatın anlamını yeni yeni kavrıyordum. Anlıyordum ki hayatla dalga geçilemez. Hayat oyuncak değil. Heva, heves değil. İçine düşmüş olduğum varta, balıklama atladığım cehennem beni pişirmişti. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Gören göz, isteyen gönül için ne ağır bir cezaydı. (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Ne de olsa insan hayalini anlatırken, olmuş kadar keyifleniyor (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)
Gözlerinin içine baktım. Yılana esir olmuş bir tavşan gibi... Hangimiz yılandık? Bilmiyorum. Her ikimiz de tabiat oyununun esiri... (Aşk Sarhoşluğunun Sabahı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ask-sarhoslugunun-sabahi-fettane-hacc-seyyid-cevadi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)