# Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol - Ali Ece Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kimin eseri? Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kitabının yazarı kimdir? Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol konusu ve anafikri nedir? Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kitabı ne anlatıyor? Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol PDF indirme linki var mı?  Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kitabının yazarı Ali Ece kimdir? İşte Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ayak-oyunlarindan-akil-oyunlarina-futbol-ali-ece-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-03T22:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-04-03T22:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/03/ali-ece-kimdir-ali-ece-kitaplari-ve-sozleri-192611.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Ece 
 Editör: Münir Üstün 
 Tasarımcı: Davut Köse 
 Yayın Evi: Profil Yayıncılık 
 İSBN: 9789759968441 
 Sayfa Sayısı: 192 
--reklam--
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına...

Dünyada ve Türkiye’de futbolun sosyo-ekonomik ve kültürel dinamiklerini serinkanlı bir dille anlatıyor Ali Ece. Şahsi gözlem ve yorumlarını esirgemese de asla duygusallığa ve tarafgirliğe düşmüyor.

Futbolla müzik ve başka sanatlar arasındaki bağlardan tutun da dünya futbolunun efsane oyuncu, teknik adam ve takımlarının bilinmeyen öykülerine kadar futbola dair ne varsa yeniden yorumluyor. Futbolun finansal gerçeklerini ve özellikle pazarlama teknikleri ile oluşturulan algıları gözler önüne sermekten de çekinmiyor.

Ali Ece’den, en az onun kadar renkli ve derin bir futbol kitabı.
--reklam--
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol Alıntıları - Sözleri
David Beckham bu kadar pazarlanabilir bir stil sahibi, bu kadar güzel yüzlü, yakışıklı olmasaydı ve Baharat Kızlar’dan birisi yerine ilk aşkı Deana ile evlenseydi futboldan bu kadar devasa paralar kazanamaz, onu pazarlayanlara da kazandıramazdı.
Ragnick ne demişti: “Taktikler, yeteneklerinizi, güçlü yönlerinizi maksimum seviyede kullanmak ve eksik yönlerinizi örtmek için vardır.”
Bir maçta hiç oyuncu değişikliği olmasa ve 22 oyuncu 90 dk boyunca topa eşit sürede değse her biri 4,09 dk topa değmiş olur. Bu sayıyı yuvarlayıp 4 yapıp 90'dan çıkaralım. Yani her oyuncu takımına maçı kazandırabilmek için 86 dk boyunca da topsuz oyunda doğruları yapmak zorundadır...
Yani yabancı sınırı olsa da olmasa da kulüpleri futbola yabancı insanlar yönettikçe, Türk futbolu en büyük sorunlarından birisi olan astronomik borçlardan asla kurtulamaz.
Tarihte İngiltere ya da Britanya denince hemen müthiş bir klişe akıllara gelir: “Üzerinde güneşin hiç batmadığı ülke”. Tabii güneş hiç açmazsa, batmaz değil mi?
1992-1993 sezonunda başlayan İngiltere Premier Lig’de çalıştırdığı takımı şampiyon yapmayı başaran tek bir İngiliz teknik direktör yok!
Leicester ilk kez Premier Lig’de liderliğe yükseldiğinde takım kaptanının stoper Wes Morgan olduğunu ve sadece 1 milyon Pound’a transfer edildiğini de not edelim!
Thomas Müller ise Ballack'ın olağanüstü pas verme ya da liderlik özelliklerine sahip değildi. Halen de Müller için hiçbir dalda ( şut, pas, top kesme, koşu vs. ) faal oyuncular arasında dünyanın en iyisi değil, ancak her özelliği neredeyse 20 üzerinde 15, yani tam bir ideal takım oyuncusu.
İngilizler pazarlama kültürüyle kültürü pazarlıyorlar.
Futbolda para gereklidir, ancak o para akıllıca kullanılmıyorsa borç yaratmaktan başka bir işe yaramaz.
Arsene Wenger de Fabregas’ı 16 yaşındayken Arsenal’e alacaktı. Daha sonra Barcelona, Fabregas’ı Arsene Wenger’den geri almak için 35 milyon+bonuslar ödemek zorunda kaldı.
Yeni çok kültürlü Almanya Toplumu’nun Yeni Futbol’unda yedi göbek Bavyeralı mı yoksa Afrika kökenli mi olduğunuzun hiçbir önemi yok. Bütün mesele yeteri kadar iyi misiniz, değil misiniz?
Bu satırları yazdığım 2016’nın ilk haftasında ise ligdeki son bütçe durumları aynen şöyle: 1. ve 2. Bundesliga’daki 36 kulüp, kulüp gelirlerinin sadece %36.8’ini oyuncu maaşlarına harcıyorlar. Neden mi “sadece” yazdım, çünkü Avrupa’nın kalanında bu gelir-maaş ortalaması %65!
Gerçekten de artık en fazla gol atma şansına sahip olduğunuz süre, topu rakipten kaptığınızdan sonraki 10 saniyedir! Topu rakipten kapma ihtimalinizin en yüksek olduğu süre ise topu rakibe kaptırdığınızdan sonraki 8 saniyedir!
Futbolda para gereklidir, ancak o para akıllıca kullanılmıyorsa borç yaratmaktan başka hiçbir işe yaramaz.
--reklam--
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ali Ece gerek üslubu gerekse yorumlarıyla futbol dünyasındaki en sevdiğim, en saygı duyduğum insanların başında gelir. O samimi havası sizi alır, "Saatlerce sohbet etsem asla sıkılmam!" net düşünceniz olur. Geçmişte böyle bir kitap fikri olduğunda cidden sevinmiştim; çünkü futbola gönül vermiş biri olarak en çok onun yazmayı hak ettiğini düşünüyorum. Kitabı okumaya başlayınca da ne kadar doğru düşündüğümü bir kez daha anladım. Çünkü televizyondaki Ali Ece neyse, kitaptaki Ali Ece de o! Aynı samimiyet, aynı insanı içine çeken o sıcak havası...

Bu kitabı ilk imza gününde alışım ve ona imzalatışım da benim için paha biçilemez bir anı oldu. Oturdum yanına, zaten Beşiktaş forması ve Liverpool rozetiyle gitmişim, 15 dakika dünya futbolundan ve kitabından konuştuk. Mükemmel bir deneyimdi. Kitabında anlattıklarında, direkt teorik futbol bilgisi olmaması da önemliydi. Futbol, daha çok bir kültür gibi, kitleleri evrensel bir bütünde birleştiren bir araç gibi görülmüş. Ece, kitaptaki başlıkları hep bu doğrultuda açmış. Yalın ve samimi dili de sizi hemen kitabın içine sokuyor zaten... (Batuhan Babaoğlu) 
Futbol "oyunu" üzerine düşünmeye iten ve içerisinde alanla ilgili güzel bir literatür taramasıyla karşılaştığınız bir kitap. Avrupa futbolunun gelişimine etki eden faktörlerin incelenmesi ve yer verilen karşılaştırmalar oldukça ilgi çekici. Aralarda verilen bonus bilgi ve hatırlatmalar da kitap içeriğini zenginleştiriyor. Günümüz futbol "oyununu" yorumlayabilmek için okunması gereken kitaplar arasında yer aldığını düşünüyorum. (Can Kasapgil) 
Kitaba on puan verdim. Çünkü bir futbol kitabı ne kadar iyi olabilirse kanaatimce o kadar iyi olmuş. Öncelikle futbolcu, teknik direktör ve futbol yorumcularının kitaplarını okumayı seviyorum ve buna da mecburum. Çünkü futbol muhabiri olmak istiyorum ve bu işe girmeden önce de kendimi geliştirebildiğim kadar geliştireceğim. İşte böyle şeylerde kitaplar çok işe yarıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm: Almanya altyapısının sürdürebilir başarısını, ikinci bölüm: İngiltere üst yapısı: bir pazarlama harikası ve üçüncü bölüm: Başarı ve gölgesi: transferin iki yüzü, şeklinde ayrılmış.

Kitap Ali Ece’nin alışık olduğumuz samimiyetiyle başlıyor. İlk birkaç sayfada sanki karşımızda Ali Ece var da sohbet ediyormuşuz hissi oluşuyor okuyucuda. Daha sonra sayfalar ilerledikçe eğer benim gibi henüz futbolla birkaç yıldır ilgileniyorsanız bilmediğiniz isimler ve anlatılanlar biraz ortayı karıştırıyor ve zorluyor. Ama hemen küçük araştırmalarla üstesinden gelebilirsiniz.

Benim için kitap otuzlu sayfalarından sonra kolaylaştı ve keyif almaya başladım. Çünkü bundan sonra geçen isimlerin çoğunu tanıyor ve az çok bilgi sahibi olduğum şeyler anlatılmaya başlanıyor. İnanılmaz keyif aldığım bir bölüm oldu. Özellikle Bayern Münih’in “Mia San Mia” parolasına ve kültürüne bayıldım. Zaten Bundesliga takip ettiğim bir lig ve gerçekten Bayern Münih’i severdim ama bu kitapta öğrendiklerimden sonra daha da sevdim. Ve Almanya altyapısını okudukça bizim ne kadar bu konuda geri olduğumuzu bir kez daha anladım. Çünkü altyapılar gerçekten ilgimi çeken bir konu olmuştur hep. İlk bölümü İngiltere ve Türkiye basını eleştirisiyle kapatıyoruz ve ben son sayfada kahkahayı basıyorum.

Kitabın ikinci kısmında: Premier ligin nasıl metotlar, örnekler kullanarak ligi, futbolu markalaştırarak ederinden fazla gösteriyor onu okuyorsunuz. Çok ilginç bilgiler, hikayeler öğreniyorsunuz.

Kitabın üçüncü kısmı en çok dikkatimi çeken ve okumayan keyif aldığım bölüm oldu. Transferleri anlatıyor. Burda yaşlı diye adlandırma hatasına düştüğümüz oyuncuların nasıl uzun yıllar oynayabildiğine yaşın anlamsızlaştığını görüyorsanız, genç literatürüsüne koyup güvenmediğiniz futbolcuların nasıl büyük paralara satıldığını şaşkınlıkla okuyorsunuz. Özellikle bu bölümde verilen Türk spor kulüplerinin hataları ve yanlışlarını da karşılaştırmalı okuyorsunuz. Gerçekten Ali Ece’nin dediği gibi yönetemiyoruz. Her şeyde olduğu gibi futbolu da yönetemiyoruz

Kitap dolu dolu bir kitap. Özellikle kitapta verilen birkaç kitap önerisini de listeme ekledim. Ali Ece’nin ismine yakışır doyuruculuk ve keyifte. İş hayatımda işe yarayacak çok bilgler edindim. İlgisi olan herkese öneririm.

Umarım günün birinde Ali Ece’yle karşılıklı program yapma şansım olur... :) (GK) 
--reklam--
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ali Ece - Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ali Ece Kimdir?
20 Ocak 1977 tarihinde, İstanbul'da doğdu. En az herkesinki kadar harika bir çocukluk geçirdi. 5 yaşında okula başlatılınca hayatı alt üst oldu. 1987 yılında Saint-Joseph Erkek Lisesi'ni kazandı, orada geçirdiği 8 yıl hayatının en güzel zamanı oldu. Edebiyat hocası Mişel Tagan'dan Fransız şiiri ve Albert Camus'u sınıf arkadaşı Orçun Türkay'dan Rus, dedesindende Türk edebiyatını öğrendi. Bu arada Efes Pilsen, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ta basketbol oynadı ama hep futbolcu olmak istedi.
Okuduklarını hayatta uygulamaya çalışınca başı sürekli derde girdi. 1995 yılında Galatasaray Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünü kazandı. Kısa bir süre sonra "devlet" kavramıyla arasındaki uçurum onu geri dönülmez biçimde sanatın bulanık sularına itti. Birçok müzik grubu kurdu. Daha fazla yaşamak için uyumadı. Kendini resim ve tiyatroya verdi. 2000 yılında hayata atılmamak için aynı üniversitenin Uluslararası İlişkiler Anabilimdalı'nda yükseklisans yapmaya başladı. Yapı Kredi Yayınları'nda editör olarak çalıştı. Cogito, Sanat Dünyamız ve daha birçok dergide yazıları yayınlandı. Bir süre çevirmenlik yaptı. Ayın En Güzel Hali yayınlanan ilk romanı olan Ece; halen Dinar Bandosu grubunda gitar, org ve bas çalmaktadır.
--reklam--
Ali Ece Kitapları - Eserleri
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol
12 Azize'ye On İki Ağıt
Ayın En Güzel Hali
--reklam--
Ali Ece Alıntıları - Sözleri
Futbolda para gereklidir, ancak o para akıllıca kullanılmıyorsa borç yaratmaktan başka bir işe yaramaz. (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
Zamanın gönüllü kölesiydim. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Leicester ilk kez Premier Lig’de liderliğe yükseldiğinde takım kaptanının stoper Wes Morgan olduğunu ve sadece 1 milyon Pound’a transfer edildiğini de not edelim! (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
İş olsun diye yazmayan her şair lanetlidir. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Yani yabancı sınırı olsa da olmasa da kulüpleri futbola yabancı insanlar yönettikçe, Türk futbolu en büyük sorunlarından birisi olan astronomik borçlardan asla kurtulamaz. (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
Kimse hiç kimseye hiçbir şey hissedemiyor artık. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
"Babaannemle nasıl anlaşıyorsun 40 yıldır?" diye sordum.
"Sevdiğin insanları salt akılla kavramaya çalışma, onlara inanmakla yetin." dedi. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Rüyalarım, gözleri gibiydi:Tek renk ama en güzeli. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
1992-1993 sezonunda başlayan İngiltere Premier Lig’de çalıştırdığı takımı şampiyon yapmayı başaran tek bir İngiliz teknik direktör yok! (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
Hiç şüpheniz olmasın, her şey en az rüya kadar gerçek ya da gerçek kadar rüya... (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Tarihte İngiltere ya da Britanya denince hemen müthiş bir klişe akıllara gelir: “Üzerinde güneşin hiç batmadığı ülke”. Tabii güneş hiç açmazsa, batmaz değil mi? (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
İngilizler pazarlama kültürüyle kültürü pazarlıyorlar. (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
Beni kaybettiğinde aramaya çalışma, sen bir yoldan giderken ben diğerinden geliyor olabilirim belki. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Gökyüzü herkesindi ve herkesin olan bir şey aslında hiç kimsenindi. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Yeni çok kültürlü Almanya Toplumu’nun Yeni Futbol’unda yedi göbek Bavyeralı mı yoksa Afrika kökenli mi olduğunuzun hiçbir önemi yok. Bütün mesele yeteri kadar iyi misiniz, değil misiniz? (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
"Cümleye dönüşmeyen düşüncelerin, insan sesine indirgenemeyen duyguların ne kadar asil ve bir o kadar da ışıltılı olduğunu sana anlatamam. Artık sen dahil hiç kimseye bir şeyler anlatmaya çalışmayacağım. Hepsinden önemlisi, hiç kimseyle hiçbir şey üzerine tartışmayacağım. Tartışmak, konuşmaktan bile daha anlamsız bir şey. Söylesene hangi tartışmadan sonra biri diğerinin savunduğunu kabul etmiştir ki?" (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Gerçekten de artık en fazla gol atma şansına sahip olduğunuz süre, topu rakipten kaptığınızdan sonraki 10 saniyedir! Topu rakipten kapma ihtimalinizin en yüksek olduğu süre ise topu rakibe kaptırdığınızdan sonraki 8 saniyedir! (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)
"Yalnızlık, bizim için beğenilmemekle, fark edilmemekle hatta sevilmemekle eş anlamlıdır. Gerçekten de insanın kendi kendine yetememesi çok acıklı bir güldürü, ama iki ayrı cinsin sırf yalnızlıklarını paylaşmak için bir araya gelmeleri daha da acıklı bir güldürü. Neden mi? Belki de yalnızlık paylaştıkça katlanarak büyüyor da ondan..." (12 Azize'ye On İki Ağıt)
Yalnızlık, bizim için beğenilmemekle, fark edilmemekle hatta sevilmemekle eş anlamlıdır. Gerçekten de insanın kendi kendine yetememesi çok acıklı bir güldürü, ama iki ayrı cinsin sırf yalnızlıklarını paylaşmak için bir araya gelmeleri daha da acıklı bir güldürü. Neden mi? Belki de yalnızlık paylaştıkça katlanarak büyüyor da ondan. (12 Azize'ye On İki Ağıt)
David Beckham bu kadar pazarlanabilir bir stil sahibi, bu kadar güzel yüzlü, yakışıklı olmasaydı ve Baharat Kızlar’dan birisi yerine ilk aşkı Deana ile evlenseydi futboldan bu kadar devasa paralar kazanamaz, onu pazarlayanlara da kazandıramazdı. (Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ayak-oyunlarindan-akil-oyunlarina-futbol-ali-ece-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)