# Aziz Ayyaşın Efsanesi - Joseph Roth Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aziz Ayyaşın Efsanesi kimin eseri? Aziz Ayyaşın Efsanesi kitabının yazarı kimdir? Aziz Ayyaşın Efsanesi konusu ve anafikri nedir? Aziz Ayyaşın Efsanesi kitabı ne anlatıyor? Aziz Ayyaşın Efsanesi PDF indirme linki var mı?  Aziz Ayyaşın Efsanesi kitabının yazarı Joseph Roth kimdir? İşte Aziz Ayyaşın Efsanesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-ayyasin-efsanesi-joseph-roth-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-05T18:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-05-05T18:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/05/joseph-roth-kimdir-joseph-roth-kitaplari-ve-sozleri-215436.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Joseph Roth 
 Çevirmen: Vedat Çorlu 
 Orijinal Adı: Die Legende vom Neiligen Trinker 
 Yayın Evi: Dost Kitabevi 
 İSBN: 9758457241005 
 Sayfa Sayısı: 50 
--reklam--
Aziz Ayyaşın Efsanesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ünlü Avusturyalı yazar Joseph Roth 1939 yılında kaleme aldığı Aziz Ayyaşın Efsanesi için "benim vasiyetnamem" der. Bu anlatı onun üzerindeki büyük baskıyı hissettirmeyen örtük bir ironiyle doludur.
--reklam--
Aziz Ayyaşın Efsanesi Alıntıları - Sözleri
Kendini bildi bileli uzak bir ülkenin özlemini duymuştu.
"Onca zaman nerelerdeydin?" diye sordu kadın. "Her yerde, hiçbir yerde," dedi adam. "İşe başlayalı henüz iki gün oldu. Birbirimizi son gördüğümüzden beri sürekli içtim ve köprü altlarında yattım, diğer benzerlerim gibi; senin herhalde daha iyi bir yaşamın oldu. - Erkeklerle" diye ekledi bir vakit sonra.
...insanoğlu hiç1şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele ki 1, 2, 3 kez başına geldiyse. Evet! İnsanlar öyle 1mizaca sahiptir ki, kendilerine
rastlantısal ve geçici 1talibin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar...
evet! insanlar öyle bir mizaca sahiptir ki, kendilerine rastlantısal ve geçici bir talihin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar.
..."Onurum var ama adresim yok. Bu köprülerden 1inin altında yatıyorum."...
Çünkü insanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele bir, iki, üç kez başına geldiyse. Evet! İnsanlar öyle bir mizaca sahiptir ki, kendilerine rastlantısal ve geçici bir talihin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar.
Hatta 1çöp sepetinden 1de gazete
devşirdi kendisine. Ama okumak için değil, üzerini örtmek için. Çünkü gazeteler insanı sıcak tutar, bunu bütün evsizler bilir...
Çünkü gazeteler insanı sıcak tutar, bunu bütün evsizler bilir.
... son yıllarda aynalardan neden korktuğunu anladı.
~Çünkü, insanın perişanlığını kendi gözleriyle görmesi hoş 1şey değildi.~
Ve yüzüne bakmak zorunda olmadığı sürece, ya yüzü yokmuş ya da eskisine, sefalete düşmeden öncekine sahipmiş gibiydi...
“Çünkü insanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz.”
Her şeye rağmen, ona geçen seferki gibi, bir kez daha, yine bu kahvede, şişman, bıyıklı, çocuk yüzlü ve yeni para kazanma olanağı yaratacak bir adam göndermeyen kadere bir nebze küskündü. Çünkü insanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele ki bir, iki, üç kez başına geldiyse. Evet! İnsanlar öyle bir mizaca sahiptir ki, kendilerine rastlantısal ve geçici bir talihin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar. İnsanlar böyledir.
“Onca zamandır nerelerdeydin?” diye sordu kadın.

“Her yerde, hiçbir yerde,” dedi adam.
Ben namuslu bir adamım. Dürüst bir işçi. Ellerime bakın!" -ve ellerini gösterdi- "Kirli, nasırlı, ama dürüst bir işçinin elleri.
insanlar öyle bir yapıya sahiptir ki
kendilerine tesadüfen ve geçici bir şansın kazandırdığı şeylere sürekli sahip olmazlarsa her şeye öfke duyarlar ..
--reklam--
Aziz Ayyaşın Efsanesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
1.Dunya savaşına katılan ve karısı şizofren olduğu için naziler tarafından öldürülen Avusturyali yazar Joseph Roth'tan güzel bir hikaye...Mucizelerle dolu...Bu sefer de sokakta, köprü altlarında yaşayan ayaşlarin sofrasına konuk oldum. İyi ağirlandim, güzel hayalleri için yazara teşekkür ediyoruz. Kahramanımız aslında bir kömür işçisi, bir kadın uğruna cezaevine girmiş, adresi olmayan, orada burada yaşayan bir kişi... (İlhan ucuk) 
Öncelikle herkese hayırlı bayramlar.

Pdf olarak okuduğum altıncı kitap oldu. Kitap Andreas'ın başından geçen mucizevari bir olay ile başlıyor.

Yaşlı ve iyi giyimli bir adam baş kahramanımızın yolunu kesiyor. Ayyaş ve hırpani kılıklı Andreas'ın paraya ihtiyacı olduğunu görüyor ve ona para teklif ediyor. Andreas oldukça şaşırıyor. Önce kabul etmek istemese de bu durumu garip bulsa da borcunu ödeyeceğini söyler.

Fakat hemen değil sadece Pazar günü kiliseye gidip rahibe 200 frank olan borcunu vereceğini söyler.

Kitap Andreas'in borcunu her seferinde unutması ve verilen parayı harcamasıyla sonuçlanıyor.

Tüm bu engellenmeler ışığında bir kaç mucize ile karşılaşacak ama her seferinde nefsinin kölesi haline gelir.
Peki borcunu ödeyebilecek midir? Bu sorunun cevabını da en son bölümde görüyoruz.

Joseph Roth "Aziz Ayyaşın Efsanesi" için "benim vasiyetnamem" der. Yazarın dili basit geldi bana. Yinede okuduğuma pişman olmadım. Eğer bu sıcaklarda bir çırpıda sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap arayışındaysanız bu kitabı tercih edebilirsiniz. Herkese keyifli okumalar dilerim.

#kitapalıntıları :

*İnsanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz...

*Evet! İnsanlar öyle bir mizaca sahiptir ki, kendilerine rastlantısal ve geçici bir talihin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar. İnsanlar böyledir... (Sessiz Okur) 
Ayyaş... denilince akla neler gelir? Her şeyi yapabilecek gücü kendinde bulan mı? Ardındaki kimseyi düşünmeyen mi? Duygusuz, gamsız, huzuru başka şeylerde arayan mı? Ayyaş nedir, kime denir? Kime göre neye göre ayyaştır biri?

Joseph Roth' un bahsettiği ayyaş, Andreas... aldığı bir borcun peşinde koşan, borcum namus borcudur diyen, her gece içki içmeye giden, mutluluğu, huzuru, zenginliği kendine çok gören, köprü altında yaşanan bir adam...

Borcunu ödedi mi? Önüne çıkan engellerde yaptığı hataları hiç düşündü mü? Sevdiği kadın için yaptığı hata hayatını mahvetmeye değer miydi? O aşık mıydı yoksa yıkık mıydı?
Sonunda ne kazandı, ne kaybetti...

Kimine göre bir AZİZ kimine göre sıradan bir AYYAŞ... Bana göre o vazgeçilmiş bir hayat... (Tülay) 
--reklam--
Aziz Ayyaşın Efsanesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Joseph Roth - Aziz Ayyaşın Efsanesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aziz Ayyaşın Efsanesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Joseph Roth Kimdir?
Joseph Roth, Avusturya-Macaristan Monarşisine bağlı ve nüfusunun ağırlığı Yahudi olan Galiçya'da Lemberg yakınlarındaki Brody kasabasında doğdu.

Viyana ve Lemberg'de edebiyat ve felsefe öğrenimi gördü.

I. Dünya Savaşı'na katıldı. Avusturya-Macaristan'ın çöküşü Roth'un hayatında belirleyici bir rol oynadı.

1918 yılından itibaren Viyana'da, sonra Berlin'de muhabirlik yaptı. Neue Berliner Zeitung, Berliner Börsen-Courier Frankfurter Zeitung gibi gazetelerde çalıştı. 1928'de karısı şizofreniye yakalandı ve hem maddi hem psikolojik bir kriz yaşadı.

Joseph Roth, önce Viyana'ya gitti, sonra bütün Avrupa'yı dolaştı. 1933 yılında Fransa'ya yerleşti. 1936-1938 arasında yine yazar olan Irmgard Keun ile birlikte yaşadı. 1939'da Paris'te yoksulluk ve borç içinde öldü.

Mezarı Güney Fransa'da Delirium Tremens'dedir.
--reklam--
Joseph Roth Kitapları - Eserleri
Aziz Ayyaşın Efsanesi
İsyan
Bir Katilin İtirafları
Savoy Otel
Örümcek Ağı
Eyüp
Sonsuz Kaçış
Radetzky Marşı
Hileli Tartı
İmparator Mezarlığı
1002. Gece Öyküsü
Hayat Bir Bekleme Salonu
Yahudiler Yollarda
Kör Ayna
Toplu Hikayeler
--reklam--
Joseph Roth Alıntıları - Sözleri
insanlar öyle bir yapıya sahiptir ki
kendilerine tesadüfen ve geçici bir şansın kazandırdığı şeylere sürekli sahip olmazlarsa her şeye öfke duyarlar .. (Aziz Ayyaşın Efsanesi)
...insanoğlu hiç1şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele ki 1, 2, 3 kez başına geldiyse. Evet! İnsanlar öyle 1mizaca sahiptir ki, kendilerine
rastlantısal ve geçici 1talibin vaat ettiği şeylere sürekli sahip olamazlarsa öfke duyarlar... (Aziz Ayyaşın Efsanesi)
Bir dünyanın batmakta olduğunu görüyordu ve bu onun dünyasıydı. (Radetzky Marşı)
Şüphesiz yazarın malzemesi ‘hayat’, fakat dilde tomurcuklanan ve filizlenen hayat. (Hayat Bir Bekleme Salonu)
... son yıllarda aynalardan neden korktuğunu anladı.
~Çünkü, insanın perişanlığını kendi gözleriyle görmesi hoş 1şey değildi.~
Ve yüzüne bakmak zorunda olmadığı sürece, ya yüzü yokmuş ya da eskisine, sefalete düşmeden öncekine sahipmiş gibiydi... (Aziz Ayyaşın Efsanesi)
Yahudiler Rusya'da da bir 'ulusal azınlık'tı, ancak kendilerine kötü davranılan, yaşamları zorlaştırılan bir azınlık. (Yahudiler Yollarda)
İnsanların durumu hiç de iyi değil. Tanrı yazgısı, diye düşünüyorlar. Fakat bu durumlarından onlar da sorumlu. Yüzlerce yılın gelenekleriyle yaşadılar bugüne dek. Çevrelerini saran örümcek ağını elleriyle kendileri ördü. (Savoy Otel)
‘…gençliğin kız kardeşi, hazzın habercisi merak.’ (Eyüp)
İnsanlar unutur. Korkuyu ve endişeyi unuturlar; yaşamak isterler, her şeye alışırlar, yaşamak isterler! Çok basit! Muhteşem olan şeyleri de unuturlar, olağanüstü şeyleri de sıradan şeyleri de unuttukları kadar hızlı unuturlar! (Hayat Bir Bekleme Salonu)
...Özel 1eyleme imza atması için seçmişti onu kader... (Radetzky Marşı)
Ulus düşü Avrupa'nın doğusunda yaşayan Yahudiler arasında çok yaygındır. Atalarının diline ve kültürüne olan bağlılıkları çok güçlü olmasa da kan bağlantıları ve irade güçleri onların 'Yahudi ulusu' düşünün peşinden gitmeleri için yeterlidir. (Yahudiler Yollarda)
Gazeteler nankördür. Unuturlar.Unuttururlar. (Örümcek Ağı)
İstasyondaysan dünyanın hiçbir yeri artık uzak değildir. (Hayat Bir Bekleme Salonu)
"Normal geri zekâlıların yaşadığı bir dünyadan ziyade akıl hastalarının yaşadığı bir dünyayı yeğlerim ben." (s.52) (Hayat Bir Bekleme Salonu)
...Hayat düşüncelerden daha hızlı gelip geçiyor gibiydi. Henüz 1karar veremeden, yaşlı 1adam olmuştu... (Radetzky Marşı)
Hümanizm kelimesi hâlâ mevcut. Şu anlama geliyor: ‘İnsaniyet’. Ama sadece ansiklopedide mevcut. (Hayat Bir Bekleme Salonu)
İyileştirilmeyecek insanları tedavi edemezsiniz. Kendi kendini mutlaka öldürmek isteyen birini de kurtaramazsınız. (Kör Ayna)
"İnsanın bir amacının olması lazım değil mi?" (Sonsuz Kaçış)
Bir belediyeye dilekçe yazmak ona acı veriyordu. (Hileli Tartı)
Kimileri kendilerindeki ufacık bir hakikati fark etmeden ölüp gidiyor. Belki öteki dünyada fark edecekler bu hakikati. Bazılarına ise aslında ne olduklarını kavramak bu dünyada henüz bahşedilmiş bir şey. Birdenbire farkına varıyorlar ve şiddetle irkiliyorlar. (Hayat Bir Bekleme Salonu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-ayyasin-efsanesi-joseph-roth-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)