# Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez kimin eseri? Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez kitabının yazarı kimdir? Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez konusu ve anafikri nedir? Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez kitabı ne anlatıyor? Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-nesinin-anilari-boyle-gelmis-boyle-gitmez-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:39+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:39+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayınevi 
 İSBN: 9786054883837 
 Sayfa Sayısı: 840 

Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nesin Yayınevi'nden Aziz Nesin'in Anıları... 3'ü 1 arada özel basım tek cilt.
Aziz Nesin deyince akla hemen gülmece gelir... bir de aptallık yüzdesi üzerine ünlü cümlesi. Oysa Aziz Nesin'i hakkında kıyametler koparılan bir cümlenin çok ötesinde doruğa tırmandığı gülmece edebiyatının sınırları içerisinde değerlendirmek bile yetersiz kalır. romanları, öyküleri, oyunları, anı ve günceleri, şiirleri, denemeleri, mektupları, gazete yazılarıyla geniş yaratıcılık yelpazesini gözler önüne seren Aziz Nesin, başlattığı veya parçası olduğu pek çok toplumsal etkinlikle seçkin bir aydın kişilik olarak da öne çıkmıştır. Kurduğu Nesin Vakfı benzersiz özelliklerinin bir simgesi olarak varlığını sürdürmektedir. Aziz Nesin'in anı ve günceleri, başka hiç bir eser vermeseydi onu dünya çapında bir yazar olarak selamlamamıza yetecek düzeydedir. Okuyun, göreceksiniz.

Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez Alıntıları - Sözleri
Ama iki kuru lokma da yense, sonunda «Yarabbi çok şükür!» dedin mi, karnın öyle doyarmış ki...
Çoğumuz kendi suçumuzmuş gibi yoksulluğumuzdan utanırız. Ben de yıllarca yoksulluk ayıbımdan utandım, taa yazar olana dek...Çoğunluğun yoksul olduğu ülkede, yoksulluğun değil varsıllığın daha utanılası olduğunu yazarlığa başlayınca anladım.
...
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya
Yirmialtı yaşındayken
Yaşamadan öldün...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
"Çıkacağız bu yokuşu, çıkacağız. Çünkü sorumlarımız oranında özgür olabiliyoruz; kaçış kurtuluş değildir"
Bir gece uyanmak istemedim..
- Kalkmayacağım... dedim.
Babam,
- Ama baklava var! dedi.

Oysa, "Bakla var!" demiş, ben uyku sersemi "Baklava var!" anlamışım. Yataktan fırladım. Pilav, yoğurtlu bakla, pestil hoşafı...

 - Hani baklava?
- Ne baklavası?
"Müslüman doğmuşum Neden? Müslümanlık bir üstünlükse, neden başka bir çocuk Hıristiyan doğuyor da ben Müslüman doğuyorum? O çocuğun suçu ne? Benim üstünlüğüm ne? Müslüman ana babanın çocuğu değil diye, Hıristiyan çocuğu ölünce neden cehennemde yansın?"
"Aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun, medeni hali şerefsizdir."
Büyük adam yeleği giyince büyüdüğümü sanmıştım.
Yeryüzünde söylenmiş en güzel kıskançlık şiiri, Türk halk şi­irindeki şu iki dizedir:

Yüzünde göz izi var,
Sana kim baktı yarim?
Bizim anılarımızın okurlar için gerçekten önemi yoktur. Yaşamımız geçim sıkıntıları içinde, cezaevlerinde, sürgünlerde, mahkemelerde, adliye koridorlarında, sorgularda, kovuşturmalarda, polis kafasıyla boğuşmakla geçti. Bunun anlatılacak okurları ilgilendirecek nesi var? Bizim yaşamımız, herhangibir yaşam... Ama biz bu zor yaşamdan ancak şeref duyarız. Acaba iktidarlar da yaptıklarından şeref duyacaklar mı?
Sanat da bir bakıma dalga geçmektir; kişinin özleminin dışa vuruluşu...
Yemeğimi rahat yemek istiyorum, rahat ısınmak, rahat uyumak istiyorum, bu benim hakkım değil mi? İşte ben bu hakkı istiyorum. Bu hakkı insanların, çoğunluğun elinden alan mutlu azınlığın sonuna dek, yaşadığım sürece hep karşısındayım. karşısında olacağım...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
Çanakkale Anıtı dikilirken, "Ele güne borç almak için avuç açmış yoksul Türkiye'nin şehitleri için anıt değil, şehitler adına yoksul çocuklar için okullar açılması gerekir," diye yazdığım için ne çok eleştiriye, hatta saldırıya uğramıştım. ***Türkiye'de insanın yurdunu sevdikçe yurt haini olarak ilanı da kolaylaşabilir.***
Bazen insan oyle bir özlenir ki...
Özlenen bilse yokluğundan utanir.

Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazık bize! Bana da yazık! Bu yaşıma gelmişim Aziz Nesin'le yeni tanışıyorum. Şu kitabı 110 kişi okumuş koskoca sitede. Kendimden utandım..
Bunu mazeret diye söylemiyorum ama, bizim kuşak oldukça garip, arada sıkışmış, modern çağa adım atmaya çalışan, ama bir taraftan da "aman ha adım atmayın, ahlâk elden gider, din elden gider, vatan elden gider, kâfir olursun, komünist olursun, anarşik olursun!" diyenler tarafından yaka paça çekiştirilen bir nesildir.
Aziz Nesin yasaklı, tehlikeli yazarlardandı bizim için. Eğitim hayatım boyunca bir kere bile kendisinden ya da eserlerinden bahseden bir öğretmenim olmadı. Şiirlerle uyutulduk, suya sabuna dokunmayan yazarlarla uyuşturulduk. Aziz Nesin'ler, Nazım Hikmet'ler, Sabahattin Ali'ler ya ateistti ya da vatan haini. Evet Aziz Nesin ateistti, ama misyoner falan değildi. Gençleri dinden çıkarmak gibi bir derdi yoktu, kitaplarını okuduğunuzda böyle bir uğraş içinde olmadığını da göreceksiniz. Yani adam kendine kadar ateist, millete dağıtmaya niyeti yok. O ve arkadaşlarını yakmaya çalışanların iddia ettiği gibi kadınlarımızın ve kızlarımızın namusunda gözü yok. Kendi sözleri ile şöyle açıklıyor durumu: "Evet ben bir ateistim. İnananlara, inançlara saygı duyuyorum. ''Ben genelde 400 yıl önce ne olursa olsun, en doğru sözler olsun, bugün aynen onların yürürlükte kalmasından yana değilim. 700 yıl önce, 750 yıl önceki Mevlana da öyle, tabii bunların içinde ölümsüz değerde sözler elbette vardır. Ama o felsefe bütünüyle bugüne ait uygulanamaz ve o yüzden ben Müslüman değilim, yoksa Kuran’da da güzel sözler var. 1300-1400 yıl önceki sözlerin, kimin sözü olursa olsun, eskimeyeceğine inanmıyorum. Eskimiştir."
8 Yaşında hafız olmuş, yıllarca her türlü dinî eğitimi almış, müslüman doğmuş bir adamı da bu açıklamayı yapmak durumunda bırakmışlar. Vallahi bravo! Size ne ulan! 2 Temmuz 1993'te gördük çok müslümanları! Ateist diye beğenmediğiniz adam kimseyi incitmemiş, minicik bir çocukken bile sevgiyle ışıldamış, güzel ahlâkla ahlâklanmış bir insan. Kendisini eve su taşırken her gün durduk yere döven zengin kızına, terbiyesinden karşılık bile vermemiş. "Vur ulan vur!" dedim. "O şımarık zengin kızının ağzını burnunu kır!" dedim içimden bağıra bağıra. Yapmadı, vurmadı. Bir kıza nasıl vurabilirdi? Cebine zorla sigara koyup, sonra da annesine "sigara içiyor" diye şikayet eden çocuğun ismini vermekten, onu şikayet etmekten bile imtina eden küçücük bir çocuk.. "Arkadaşıma bunu yapamam" diyen güzel kalpli bir çocuk Aziz Nesin. O küçük, akıllı, masum, terbiyeli, sağduyulu çocuğa sarılıp öpesim; o acılardan, mutsuzluktan tutup çıkarasım geldi. Ağlamaktan şiştim.

"Kanımca Nesin'in otobiyografisi, Türkiye, Türk edebiyatı, modern Türkiye tarihi ve sosyolojisiyle ilgili herkes tarafından okunmalıdır ve bu biraz da sizin yapacağınız reklama bağlı olacaktır. Örneğin bir Dede Korkut'tan çok daha geniş bir ilgi toplayacağı, çok daha geniş bir ilgi kaynağı olduğu kesindir." Bu sözler, kitabın ingilizce çevirisini inceleyen Amerika'lı bir uzmana ait. Gerçekten de kitabı masal okur gibi okudum. Uzuuun uzun betimlemeleri, sayfalarca süren tasvirleri hiç haz etmem. Sahneyi hayal edicem derken daha çok kafam karışır. Kitabı okurken bu konuda hiç zorluk çekmedim. Fasikül fasikül betimleme yapmadan her şeyi canlandırabilmiş Aziz Nesin. Kitabı film izler gibi okudum.

Aziz Nesin demişken meşhur %60 konusunu anmadan geçemeyeceğim. Buyrun işin aslını öğrenelim: "Aziz Nesin’in yaklaşık 20 yıldır tartışılan... “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” çıkışı da... Yine 1982 Anayasa Referandumu’na dayanır. Tıpkı Müjdat Gezen’in yıllar sonra anlattığı gibi:

“İzmir Torba’da şenlik vardı, İlhan Selçuk ve Aziz Nesin’le birlikte bir panele katılmıştık. Panelin konusu mizahtı. Birisi kalktı ‘Nasrettin Hoca’nın torunları olarak zeki insanlarız değil mi?” diye sordu Aziz Nesin’e. O da ‘Yüzde 60’ı aptaldır’ dedi. Herkes alkışladı. Sonra kuliste kendisine sordum neden böyle bir şey söylediğini. O da ‘Evladım, yüzde 92 diyecektim dilim varmadı’ dedi. O zaman referandum yapılmıştı ve oy verenlerin yüzde 92’si Kenan Evren’e oy vermişti. Bu söz oradan kaldı.” İnsaf etmiş Aziz Bey. Ama onu bile hak etmiyoruz.

Bir Aziz Nesin külliyatı yapmaya karar verdim. Kitaplarını toplamaya başladım bile. Aziz Nesin 'i tanıyınca bunu yapmamak imkansız bence. Vesile olan Nordavind 'ya teşekkürümü edip incelemeyi bitiriyorum.

KENDİNİZE BİR İYİLİK YAPIN: AZİZ NESİN OKUYUN ARKADAŞLAR. (Melike) 
Kapra Felsefe Seti 10TL!: (Kitapyurdu.com) 
Aziz Nesin'den Böyle Gelmiş Böyle Gitmez: Utanıyorum Halimden!

Keşke hepimiz birer Aziz Nesin olabilsek.

Kitabı 18 günde bitirdim. Çok uzun bir süre. Bunun sebebi bazen 10, bazen 20, 50, 60 sayfa okumuş olmam. Bazı günler ise hiç okumamış olmam. Kitabı bir roman okur gibi okuyamadığımdan ötürü beynim belli bir sayfa sayısına ulaştıktan sonra "doydum, sonra devam ederiz" dedi. Bu yüzden kitabı okumam uzun sürdü.

İyi ki Aziz Nesin'i okumaya karar vermişim. Bu kitapla beraber önyargılarımın bir balyozla paramparça edilişini yaşadım. Hayatımı etkileyen insanlar arasına bir kişiyi daha eklemiş oldum. Çok duygulandığım zamanlar oldu. "Ah be Aziz Ağabey!" dediğim zamanlar...

Aziz Nesin gibi ülkesini seven bu adam sadece var olan etik kurallarına, geleneklere ters düştüğü için yadırgandı. Yanlışa yanlış dedi, haksızlığa boyun eğmedi. Halkına karşı kendini borçlu hissetti. Çünkü onu yaşatan halkıydı. Ayağındaki postallardan, yediği yemeğe kadar her şeyin halktan geldiğini bildiği için toplumcu oldu. Aziz Nesin şu ülkedeki, belki de dünyadaki en vefakar insanlardan biridir. Anti-militarist olmasına karşın askerliğin kendisine kattıklarını yadırgamayacak kadar vefalı, yıllar geçse bile öğretmenlerini saygıyla anacak kadar, gözlerinden yaş akıtacak kadar çok sevdi.

Kitap Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk zamanlarındaki toplum hakkında bilgi sahibi olmak için harika bir eser. Bunun yanında Mina Urgan'ın Bir Dinozorun Anıları'nı da okumalısınız. Aziz Nesin'in bu kadar yozlaşmış geleneklere sahip bir toplum içerisinde bir şeylerin farkına varmaması imkansızdı. Kadınların eşleri tarafından dövüldüğü ve bunun doğal karşılandığı bir toplumda nasıl etkilenilmez? Aziz Nesin'in bulunduğu çevreden gelen erkeklerin karşı cinse ne gözle baktığı, hayata nasıl baktığı, yoksulluğun ne olduğunu, cahilliğin ne olduğunu bu kitapta okuyacaksınız.

Aziz Nesin annesi Hanife'yi adının ses uyumundan ötürü kadifeye benzetiyor. Kadife gibi kadınmış :) Çok naif bir benzetme değil mi? Ne yazık ki hayat daha 26 yaşındaki annesini verem illetinden ötürü elinden almış. Kız kardeşini yoksulluğun getirdiği iyi beslenememe yüzünden raşitizm hastalığına kaptırmış, neticesinde onu da kaybetmiş. Maalesef bazılarımız daha çocukken yoksulluğun babasını yaşıyor. Bu yoksulluğun onun geleceği için iyi mi yoksa kötü mü bir etken olduğuna siz karar verin. Benim gibi ne yazık ki yoksulluk yaşamamış ya da ailesi tarafından pek hissettirilmemiş biri için bir tokat gibiydi.

Bu kitapta Aziz Nesin'in hayatının dönüm noktalarını, minnettar olduğu Kambur Saatçi'den Fatma Teyze'ye kadar herkesi tanıyacaksınız. Belki yer yer benim gibi duygulanacak, utanacaksınız. Bu kitap benim gibi bir insan için, yani korkak, uğradığı haksızlık karşısında genellikle susan, başkalarının uğradığı haksızlıklara sesini çıkaramayınca aylar boyu uykusu kaçan biri için vicdan azabıydı. Kendimi çokça sorguladım: "Aziz Nesin bunca olay içinde bile haykırabiliyor, sen neden susuyorsun?"

Eğer kendinizi sorguya çekmek istemiyorsanız, kendinize "Nesin?" sorusunu sormak istemiyorsanız dokunmayın bile, ama bilincine vardığım bu şeylerden sonra ne yapmalıyım?

Korkak olmak sadece bireye değil, topluma da zarar veriyor.

Kitabı 7'den 70'e herkese tavsiye ediyorum. Aynen benim yaptığım gibi Aziz Nesin'i bu kitaptan tanımaya başlayın demek istiyorum.

Kitabı bitirdikten sonra merak ettiğim 2 şey var. Bunları bilmemek, bilememek içimde bir giz bıraktı. Münire'ye ne oldu? Feride'ye ne oldu? Hayatlarında neler olup bitti?

Buraya kadar okuduğunuz için de teşekkür ederim. İyi okumalar! (Ömer) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-nesinin-anilari-boyle-gelmis-boyle-gitmez-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)