# Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala kimin eseri? Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala kitabının yazarı kimdir? Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala konusu ve anafikri nedir? Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala kitabı ne anlatıyor? Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-nesinin-guncesi-mum-hala-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:38+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:38+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayınları 
 İSBN: 9786054883899 
 Sayfa Sayısı: 824 

Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aziz Nesin deyince akla hemen gülmece gelir... bir de aptallık yüzdemiz üstüne ünlü cümlesi. Oysa Aziz Nesin'i, hakkında kıyametler koparılan bir cümlenin çok ötesinde doruğuna tırmandığı gülmece edebiyatının sınırları içinde değerlendirmek bile yetersiz kalır. Romanları, öyküleri, oyunları, anı ve günceleri, şiirleri, denemeleri, mektupları, gazete yazılarıyla geniş yaratıcılık yelpazesini gözler önüne seren Aziz Nesin, başlattığı veya parçası olduğu pek çok toplumsal etkinlikle seçkin bir aydın kişilik olarak da öne çıkmıştır. Kurduğu Nesin Vakfı benzersiz özelliklerinin bir simgesi olarak varlığını sürdürmektedir.

Aziz Nesin'in anı ve günceleri, başka hiçbir eser vermeseydi onu dünya çapında bir yazar olarak selamlamamıza yetecek düzeydedir.
Okuyun, göreceksiniz.

Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala Alıntıları - Sözleri
Bir gün de şöyle demişti:
-Sen ne kadar bencilsin... Kendini mutlu etmek için başkalarına iyilik ediyorsun.
Bir insan kötüyse ona yaptığınız iyilik oranında kötülüğünü arttırıyorsunuz
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!..
Kuru ekmeği suya banar yerim mutlulukla, yeter ki yoksul soframda bir çiçek olsun...
Kadınlar, binlerce, binlerce yıldanberi toplumda ezilmektedirler. Onları ezen erkeklerdir. Bu kadın ezilmişliği, geri kalmış toplumlarda çok daha artar. Binlerce, binlerce yıldanberi, ezilen bitek kadın değil, yüzbinlerce, yüzbinlerce kadındır.
Bir gün de şöyle demişti:
-Sen ne kadar bencilsin... Kendini mutlu etmek için başkalarına iyilik ediyorsun.
Üç şeyden iğrenirim: Aptallık, bayağılık, çirkinlik....
Gülünç olarak yaşamak, hiç yaşamadan ölmekten daha iyidir.
Yaşamını geriye dönülemez uçlara taşımamış olan insanlar bu şiirden ne anlar? Hiç!
1958 yılı ilk aylarında bigün, Kemal Tahir'le birlikte otomobille İzmit'e gidiyorduk. Yeni yapılmış olan yol çok güzeldi.
- Ne düşünüyorum biliyor musun, dedim, bir zaman sonra bu yol beton döşenecek, daha güzel olacak.
Kemal,
- Ben de şimdi onu düşünüyordum, dedi.
- Biz o zaman ölmüş bulunacağız belki... Onu da düşünüyordum, dedim.
Kemal Tahir,
- Ne tuhaf, dedi, ben de o zaman kendi otomobilimiz olacak, otomobilimizde gideceğiz, diye düşünüyordum.

Ben de gerçekçiyim, Kemal Tahir de... Kemal Tahir de iyimser, ben de... Ben hep ölümü düşünerek iyimser oluyorum, benimki böyle bir gerçekçilik. Kemal Tahir, hiç ölümü, kötü şeyleri aklına getirmeden, düşünmeden iyimser...
İnsanların yarattığı tanrı, kendisini yaratan insanları kendi adaletsizliğinden korusun. Amin!
Mezar taşıma
Bütün yaşamımca huzuru araya araya, sonunda buraya dek geldim.
Yeryüzünde insan için en zor şey kendini sevmesidir...
Kendini sevmeyen insan, hayatı da sevmez. Sevemediği hayatın isteklerini yerine getiremez Rahat, huzur içinde yaşamak olanağını bulamaz...
İnsanın budalalığını, kabalığını, bencilliğini mazur göstermek isteyen, sözüm ona halkçılar, yani halkçılığı halk dalkavukluğu sananlar. "Ne yapsın bu zavallılar, onlar okutulmamış, eğitilmemiş, onlara bişey gösterilmemiş ki..." diyorlar.
Doğru...Ama bu onları sevmem için yeterli değil. Bok'un da bok olmasını gerçekleştiren gerekçeleri vardır. O gerekçeler olmasaydı bok da bok olmaz, insanın bağırsağına girmezdi. Böyledir diye boku mazur görüp, yüzümüze gözümüze sürmüyoruz...

Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala İncelemesi - Şahsi Yorumlar
hişt hişt, yaşasanıza, öleceksiniz!: İlk olarak Böyle Gelmiş Böyle Gitmez ile başlayıp, Mart ayında devamını Zübük, Surname, Tek Yol, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kitaplarıyla yaptığım okuma başlangıcımda son durağım Mum Hala oldu. Kitap az da olsa birçok kişinin radarına girmiştir, bunu fark edip sevinsem de kesinlikle hem daha çok kişi tarafından okunmayı hem de üzerine uzun uzun konuşulmayı hak ediyor. Bu sebeple bir şeyler yazmak istedim Mum Hala için.

Aziz Nesin’in Güncelerini okuma işini ben çok sevdim. Hatta romanlarından öykülerinden daha çok sevdim diyebilirim onun güncelerini. Çünkü kendi deyimiyle “kendi kendine konuşurken karaladıkları” bize bilmediğimiz bir Aziz Nesin’i gösteriyor.

Bakalım Aziz Nesin 583.sayfada Mum Hala’nın içeriğini kendi kaleminden nasıl tanımlıyor:
“Mum Hala'dakiler ne tür yazılardır? Deneme mi? Tam değil, Günce mi? Pek değil. Anı mı? Hiç değil. Gelecekte (yarın, gelecek hafta yada ayda) yapılacak işler dizelgesi mi? Ama tam o da değil... Belki bunların hepsi. Belki de kendi kendimle konuşmalarım. Evet, daha çok kendimle konuşmalarımdır bu yazılar. Yollarda kendi kendilerine yüksek sesle konuşan insanlar görür, onlara deli diye bakarız. Kimileyin kararsız ve ikircimli konuşanlar, "Yüksek sesle düşünüyorum," derler. Bunlara girebilir Mum Hala'daki yazılarım. Kendi kendimle konuşmalarımdır daha çok, ama sözlü değil de yazılı konuşmalar. Öyleyse Mum Hala'ya kendimle mektuplaşmalarım diyebilirim. Insan kendi kendine mektup yazar mı? Yazar. Kimileyin insan iki kişi olup kendisiyle konuşur.”
s,583

Kendi tabiriyle ne deneme, ne anı, ne de tam bir adlandırma yapmak doğru olmaz, belki düşün yazısı diyebiliriz. Şiirleriyle, anılarıyla, öyküleri, hatta kısa piyes notlarıyla, dostlarına yazdığı mektuplarla, eleştirileri, övgüleri, kitap incelemeleri, şurdan burdan konuşmalarıyla, hepsiyle bir bütün, daha önce hiç görmediğim[evet aslında ilk olarak böyle gelmiş böyle gitmez anılarında bu kadar yakından tanımakla, kendi açımdan onu ilk okuyuşum olarak hafızama kaydetmiştim galiba.. ama sonra bir de arayı açmadan bu iki kitabı peşpeşe okumak çok iyi oldu:)] iç dünyasıyla, güzel bir çerçeve oluşturuyor Mum Hala.

Günceleriyle kendi iç dünyasını açıp tüm yalınlığı ve içtenliğiyle karşısına aldığı biz okurlara, hatta bizden sonraki gelecek kuşaklara bıraktığı sağlam edebi ve kültürel mirasının yanı sıra, okudukça gördüm ki kendisi yalnız bir mizah yazarı ve romancı/yazar değil, tam anlamıyla bir kültür insanı. İçerikte kendi okuduğu ve incelediği kitaplar ve yazılar bunun en güzel örneği. (piyesler,şarkılar şiirler vb. de...)

Bu kitap edebi bir yazın mıdır diye bakacak olursak?? Belki öyledir? ya da değildir, bu sorunun cevabını veremiyorum. Ama söz konusu edebi türün sınırlarına dair yazarken bu zorlukların farkında olmak, metni bir kategorinin içine yerleştirirken hayli dikkatli davranmak gerektiğini biliyorum. Sınırları belirleme sorunları bir yana bırakıldığında, türleri "kurmaca" ya da "kurmaca dışı” olarak ayırma eğilimindeyiz. Bunu romanlarda çok yapıyoruz. Roman, öykü, tiyatro oyunu gibi türler kurmaca evet bu konuda tamamız, ama anı, mektup, biyografi, otobiyografi, eleştiri, şiir, belki akla aniden “bir köpeği ağaçlıklara doğru koşarken görünce” gelen bir piyes yazmak gibi türler nasıl kabul edilir?. Günümüzde edebiyat yaratıcı/imgeleme dayanan (imaginative) yazı olarak tanımlandığı için “yaratıcı yazı türleri" edebiyatın merkezini oluşturur ve kurmaca dışı türler çeperde kalır. Anılar, mektuplar ya da günlükler çoğu zaman en sonda akla geliyor. Hatta umursanmıyor veya okunmuyor, okunsa da az okunuyor. Oysa Mum Hala’nın okunmasını çok isterim.

Hayata ve kendi içine bakarak yazdığı notlarından oluşan Mum Hala, olaydan çok doku üzerinde yoğunlaşıyor bizimle. Nesin, tuttuğu birçok not dahilinde kendisi üzerinden bireyi, içinde yaşadığı sosyal ortam ile birlikte ele alıyor aslında, zaten Nesin’i her okuyan bilir olayların toplumun sosyolojik yapısı ile bağını her daim göz önünde tutttuğunu.

“Roman okumak bir anahtar deliğinden, daha doğrusu biçok anahtar deliğinden bir evin içini ayrı ayrı odalarını gözlemek, dikizlemek demektir. Kimi roman vardır, bir anahtar deliğinden bitek odanın içinde olanları seyrettirir. Kimi roman da biçok kapının anahtar deliğinden bir evin, bir apartmanın biçok odalarında geçen olayları seyrettirir.”
Bir de bu konuda hiç haksız değil, okuduğum toplum eleştirisi olan kimi romanlarında hep çevremden başkalarının hayatına bakıyor gibi hissettim.
Daldan dala konudan konuya atlayarak bir şeyler yazmaya çalışıyorum, çünkü iki cilt halindeki bu sekizyüz küsür sayfalık kitap bende olmadık ne düşünceleri ortaya çıkardı[minicik not ettiği barok müzik ve barok mimarisi hakkında bile bizimkilerle beni tartışmaya düşürecek kadar diyorum size anlayın artık gerisini:)] ve aklımı karıştırdı ki tam olarak ne demek istediğimi anlatamıyormuşum gibi hissediyorum.

“Yaşarken değer verilmesi gereken insanlara ölümlerinden sonra önem verilmesine öyle canım sıkılıyor ki...” diyor kitabın bir yerinde, buna benzer öyle çok serzenişi var ki, hakkın var diyorum içimden. Hatta öldükten sonra cenaze töreni bile istemiyor, Sizin Memlekette Eşek Yok Mu? kitabından; “Vasiyetime yazacağım en önemli şey, şu cenaze töreni denilen rezillik, ikiyüzlülük... Tek sözcükle tiksiniyorum, iğreniyorum şu cenaze töreni sahteciliğinden...” ....
Mum Hala bu konuda gerçekten birebir hislerine tercüman olmuş sanırım, aman aziz yetiş demişler yetişmiş, herkesin derdine koşmuş, iyi günde kötü günde yanında olduğu dostları çok haksızlık etmiş ona, hep bu kırıklıkla yaşamış, çok hakkı yenmiş. Mum Hala’da kitabın bir yerinde “insanı mezara koyanlar ölümüne sebep olanlar en çok ağlayanlardır, onu öldürüp daha fazla eziyet edemedikleri için” gibi bir anlatımı var.. “beni hayattayken öldürenler, mezarıma gelipte ağlamasınlar bu yüzden bir mezar istemiyorum” diyor. “Biz o görkemli gömütleri, o çiçekli gömüt ziyaretlerini ölmüşler için değil, kendimiz, kendi bencilliğimiz için yapıyoruz...”
Buna sebep olmak, bunu yaşamak ne acı, hakkın var Aziz Nesin, daha ne diyebiliriz ki...

Günün birinde bir yerlerde sessizce sürüp giden yaşamlarımızdaki yalnızlıkla, yaşlılığa adım adım yaklaşırken bu duygularla sorguluyor hayatı. Parlayan ve sönen olaylar yerine, 'kök' kavramlarla karşılaşıyoruz, bu kederli hayat yolunda yalnız, baş başa kalıyoruz. Sayamayacağım kadar çok uzun edebiyat ve yazın yılları geçen yaşamında, yapıtlarına, dergilerde yayımlanan/yayımlanmayan söyleşi ve metinlerine, toplumsal olaylar karşısındaki duruşuna bakınca ben son derece tutarlı şeyler görüyorum, ve iyi ki okumuşum, son da olmayacak diyorum.

Mart ayında etkinlik de vesile oldu elimdeki Nesin kitaplarını okuyabildim, teşekkürler black ve Nordavind sayenizde mart ayı benim için verimli bir okuma listesi oldu.

herkese iyi okumalar :) (Demet) 
Bir Başucu Kitabı Okumanın Hazzı!: Aziz Nesin'i bilen, okuyan, dinleyen bir nesiliz. Peki ne kadar tanıyoruz?
Nordavind tarafından paylaşılan bir iletide Nesin Yayınevinin büyük bir kampanya ile kitaplarının çoğunun indirime gireceğini gördüm ve hem destek olmak hem de Aziz Nesin okumak için liste yapmaya başladım. Listeyi oluştururken Nordavind Aziz Nesin'in güncesi olan Mum Hala (2 kitap bir arada) kitabını mutlaka almamı önerdi.
İyi ki önermiş, iyi ki öğüdüne uyup almışım.
Şunu anladım ki yazarları tanımak için tabi ki yazarların kitaplarını okumak gerekiyor ama varsa şayet güncelerini mutlaka okumalıyız.
Aziz Nesin'in hayatının bir bölümünü okumak, yazdığı yazıları oluştururken neler düşündüğünü görmek, eleştirilerini, övgülerini, kıskançlıklarını, ilişkilerini, bakış açısını, zamanla değişikliğe uğrayan düşüncelerini, pişmanlıklarını, sevinçlerini, korkularını, başına gelen suikastları, sivas katliamından sonra yazmış olduğu tecrübelerini... okumak öyle çok zevk verdi ki.
Kitabı bitirmem uzun sürdü. Ama bu bitirmek istemediğim içindi. Yavaş yavaş okudum, hazzı uzatmak istedim. Sanki her gün Aziz Nesin'in evine uğruyormuşum da sohbet ediyormuşum, çayını, kahvesini içiyormuşum gibi hissediyordum. Vedalaşmak zor geldi anlayacağınız. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır. Ve kitabı 2021'in ilk kitabı olarak bitirmiş bulundum.
Nordavind Sayesinde bir tane daha başucu kitabım oldu. Buradan da kendisine tekrar tekrar teşekkür ederim. Herkese de mutlaka tavsiye ederim. (Son Ay) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/aziz-nesinin-guncesi-mum-hala-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)