# Azizname - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Azizname kimin eseri? Azizname kitabının yazarı kimdir? Azizname konusu ve anafikri nedir? Azizname kitabı ne anlatıyor? Azizname kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Azizname kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/azizname-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:44+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:44+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Adam Yayınları 
 İSBN: 9789754182132 
 Sayfa Sayısı: 199 

Azizname Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Onlara
zannetme ki dâim bi şekecesine,
Siz her anırdıkça huu çeker Milet
Alkış beklerken siz eşşekcesine,
Verir hakkınızı, yuu çeker millet!
...

Aziz Nesin, ilk Azizname'sinde, 1948 yılında CHP, 1956 yılında da DP dönemi Türkiye'sini hicvetti.
Aziznâme'nin III. cildinde, "Aziznâme I'i 1948'de yayımlamıştım. Aziznâme I'deki taşlamalarda 'Hükümetin manevî şahsiyetine hakaret' ve 'Komünizm propagandası' olduğu iddiasıyla bu suçlardan sanık olarak tutuklandım. Sultanahmet Cezaevi'nde dörtbuçuk ay tutuklu kaldıktan sonra, İstanbul 2nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla beraat ettim. 1960 yılında Aziznâme II'yi yayımladım. Aziznâme III'de ise, tek parti iktidarı olan Millî Şef'lik döneminde, on yıllık Demokrat Parti iktidarı döneminde, Millî Birlik ve sonraki Koalisyon iktidarları dönemlerinde ve en son AP iktidarı döneminde, 1944-1970 arası yazıp dergilerde yayınladığım ve önceki Aziznâme'lerde olan taşlamalardan seçmeler derlenmiştir." diye yazdı.

Azizname Alıntıları - Sözleri
Ben özel sermaye evlâdıyımdır,
Babayasa gibi yasam olmalı.
Sam amca denilen herif dayımdır.
Mangırla dolu kasam olmalı!

Sığamam her yere göbekliyimdir,
Çok geniş koltuğum, masam olmalı!
Giden ağam ise gelen beyimdir,
Gelenden gidenden parsam olmalı!

Her dine girerim, dindarım gayet,
Denizden aşırtan Musa’m olmalı!
Dar yerde sıkışıp kalırsam şayet,
Göklere uçurtan İsa’m olmalı!

Sırat köprüsünden geçerken sırtta,
Elimde de altın asâm olmalı!
Cennet dedikleri o güzel yurtta,
Birkaç yüzbin dönüm arsam olmalı!

Çalışan herkesin alınterinden,
Benim aslan payım, hissem olmalı!
Solcu aydınların aman şerrinden,
Bankalarda saklı kesem olmalı!

Ne çıkar yoksa da işleyen kafam,
Direk gibi sağlam ensem olmalı!
Sâyelerindedir sürdüğüm safam,
Sömürdüklerim sersem olmalı!

İşim alıp satmaktır... Yüzde bin kârım,
Satmasam olmalı, satsam olmalı!
Siyaset denilen pazarda varım,
Namus üzerine borsam olmalı!

Yüzüme tükürsen yağmurdur derim,
Utanmamak gibi hassam olmalı!
Başıma edilse uğurdur derim,
Ancak çıkarlarım tasam olmalı!
Bu zamanda insanın mutlu olması için,
Ya beyni veyahut da âsabı olmıyacak...

Ne adamlar görmüşüm, ekâbirden sayılır,
Vallahi ayağımın türabı olmıyacak...

Anladım en sonunda başarabilmek için,
İnsan hangi işteyse erbabı olmıyacak...

Yükselmek istiyenin her birşeyi olacak,
Yalnız birşey istemez, hicabı olmıyacak...

Yaptığı kötülüğü bilmiyecek birtürlü,
Vicdanı olacak da, azabı olmıyacak...

İki kere ikinin sorsan kaç ettiğini,
Sınıf geçecek kadar cevabı olmıyacak...

Hangi rüzgâr eserse dönecek fırıl fırıl,
Prensip denen köhne mihrabı olmıyacak...

Abdestsiz namaz kılar, dini bütündür amma,
Cennet va’di olmasa sevabı olmıyacak...
İnsan oğlu naziktir, ağır sözü kaldırmaz, Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz !
İnsanoğlu nâziktir, ağır sözü kaldırmaz,
Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz!
Dershanesiz, okulsuz, öğretmensiz kitleyiz,
Biz koltuğa alıştık, gitmeyiz de gitmeyiz!...
İnsanoğlu naziktir, ağır sözü kaldırmaz,
Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz
Bu zamanda insanın mutlu olması için,
Ya beyni veyahut da asabı olmayacak.
Özlemimiz, yutulamıyacak acı şeylerin ağza alınmaması için, bozuk düzenin sağdüzene dönüşmesi, mutlu bir topluma kavuşmamızdır.
Usandık dinlemekten, o söyler usanmaz ki,
«Artık yeter!» desek de, bizi adam sanmaz ki,
«Az daha dayanın!» der, biz dayandık diyelim,
Bu kadar dayanmaya pantolon dayanmaz ki...

Zam üstüne zamlarla şap gibi yansak bile,
Bugün dünden iyiyiz diyerek kansak bile,
Ucuzluk müjdesine bizler inansak bile,
Evdeki çoluk çocuk vallahi inanmaz ki...
Doğru söz acı olur, tatlı gelir martaval
Avrupa’da ne varsa bizler de yapmaktayız.
Her boyaya boyandık, fıstıkî kaldı yalnız!
İnsanoğlu nâziktir, ağır sözü kaldırmaz,
Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz!
Vatan, millet diye doldurdun cebi...
Ama delindi bak geminin dibi.
Şimdi düşünürsün dut yemiş gibi,
Aday olsan da bir, olmasan da bir...
Başka kavga yok, kavgamız: sen-ben...
Bizde gideni aratır gelen,
Kim gelecekse belli önceden...
Sakın sanma ki bir bîkes gelir,
Bir teres gider, bir teres gelir!

Önce olanı son gelen bozar,
Plânını buz üstüne yazar.
Yaz-boz tahtası, değmesin nazar...
Nevheves gider pürheves gelir,
Bir teres gider, bir teres gelir!

Yapılmış şeyi yenisi söker,
Sonra da kalkar geçmişe söğer;
Yapar eder de bir de tüy diker...
Gider, ardından bir de ses gelir,
Bir teres gider, bir teres gelir!

Model Almandır, sonra Fransız...
Ondan da döner, cayar imansız.
Amerika’ya benzer amansız;
«Vıy mösyö» geçer, «olrayt, yes» gelir,
Bir teres gider, bir teres gelir!

Bir koltuk için bu ne emektir!
Bilinmez, nasıl nane yemektir...
Maksat bizleri kafeslemektir;
Bir kafes gider, bir kafes gelir,
Bir teres gider, bir teres gelir!

Önce geçmişi etmeli inkâr,
Demokraside yoktur ihtikâr,
Din ticareti, bire beşbin kâr:
İnkılâp diye başta fes gelir...
Bir teres gider, bir teres gelir!

Her taraf harap, bir taraf gülşen...
Her zaman böyle, birkaç kişi şen...
Nutuklar aynı, yalnız değişen:
Tiz sesli gider, sesi pes gelir...
Bir teres gider, bir teres gelir...

Tam sözün şimdi geldi sırası:
Sızlar içimin derin yarası,
Görüp âlemde bu ihtirası,
Dostlar, aklıma son nefes gelir...
Bir teres gider, bir teres gelir!
Deve boynuz ararken olmuş kulaklarından

Azizname İncelemesi - Şahsi Yorumlar
BU ÜLKENİN YÜZDE ALTMIŞI APTALDIR: https://youtu.be/qWocQ0HCgF8
İncelememe başlamadan önce,2 Temmuz 1993'te,Siyasal İslamcılarının,''bu ateş,Allah'ın ateşidir,cehennem ateşidir'' naralarıyla,değerli şairlerimizi,aydınlarımızı diri diri yaktıkları elem verici ve hafızalardan silinemez Madımak olayının videosunu attım ki,kininiz diri kalsın,sizin kalmasa da benim kalsın ve bu incelemeyi daha güçlü ve iradeli yazabilme olanağım olsun!

https://youtu.be/aMTcjUknKMY
Bu videoyu da,''Aziz Nesin müslümanlara hakaret etti,tabiki yakılacaktı'' diyip hedef saptırmaya çalışan,Nesin'in ifadesiyle ''ülkenin yüzde altmışlık salak kesimine dahil olan'' insanların tezlerini çürütmek için koydum.
Videoda Nesin,ailesinde birçok farklı dine mensup insan olduğunu ve herkesin birbirine saygı duyması gerektiğini öğütlüyor ve ekliyor;
"Ben insan yetiştiriyorum.
Dinsiz yada dinli değil adam olsun adam!''
Ne diyelim; seni yakmaya çalışan,Metin Altıok'u,Asım Bezirci'yi,Hasret Gültekin'i,Nesimi Çimen'i yakanların hepsini toplasak,sizin bir satırınız kadar değerleri yoktu yoldaşım Nesin,sen benden de iyi bilirsin,bu ülkede doğruları söylemek ve aydın kimliği taşımak,ölümle cezalandırılır.
Ülkenin salak olan yüzde altmışlık kesiminden sakallı,yobaz militanlar çıkar,yakarlar.
Daha fazla bu konuya dair konuşmak istemiyorum,elim titriyor sinirden!

Şimdi de değerli yazarımız Aziz Nesin'in ''Nesin Vakfına ''dair konuşmak istiyorum.Çünkü kurucusu olduğu ilerici vakfın,kitap incelemesinde yer alacak taşlamaları kadar konuşulmayı hak ettiğini düşünüyorum!
Kitabın arka kapak bülten yazısından : ''Nesin Vakfı'nın özgün eğitim ilkeleri vardır.Örneğin bu ilkelerden biri,her ne olursa olsun,her ne yaparsa yapsın çocuğu cezalandırmamaktır.
Çünkü bize göre eğitimin amacı cezalandırmak değil,cezalandırmamaktır.Nesin Vakfı çocukları,küçük yaştan başlayarak,dünyaya,olaylara ve kişilere eleştirel gözle bakmaya alıştırılmaktadır;bir ilkemiz de budur.Bir başka eğitim ilkemiz,çocuklarımızın üretmen olarak yetişmelerine çalışmaktır.Şunu itiraf etmek zorundayız ki,bu ve bunlar gibi daha başka eğitim ilkelerimizi,bizim dışımızdaki nedenlerle tam olarak uygulayamıyoruz.Ama amacımız ve hedefimiz bu doğrultudadır.
(Kitabın arka bülten yazısı bu biçimde.)

Şimdi isterseniz Nesin Vakfına yönelik ön bülten yazısını değerlendirelim ve sonrasında müthiş bir hiciv timsali olan kitabı değerlendirmeye çalışalım.

''BU KİTABIN TELİF HAKKI,NESİN VAKFININDIR.
Aziz Nesin,Türkiye'de ve başka ülkelerde yayınlanacak kitaplarının,sahnelenecek oyunlarının,filme alınacak eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle NESİN VAKFI'na bağışlamıştır.Nesin Vakfı'nın amacı,vakfın yurduna her yıl alınacak dört kimsesiz ve yoksul çocuğu,ilkokukuldan başlatarak yüksek okulu,meslek okulunu bitirinceye yada bir meslek edininceye dek,her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak,yetiştirmektir.
NESİN VAKFI'NIN senedi gereğince,bu vakfın amacına uygun olmak koşuluyla,her dileyen her türlü yardım,katkı ve bağışta bulunabilir.İsteyenlere şu adresten Nesin Vakfı broşürü gönderilir.
NESİN VAKFI
P.K 5-ÇATALCA/İSTANBUL
Evet,yoksul ve kimsesiz çocukların en temel özgürlüklerinden biri olan eğitim hakkını layıkıyla sağlayabilmek için Vakıf kurmuş bir aydını yakma teşebbüsü ancak yobaz ve gerici zihniyetinin ürünü kimseler tarafından tasarlanabilirdi,dünyanın tarihine kara bir leke olarak düşen bu vahim vakayla tanınmak Türkiye'ye düştü.
Ne söyleyelim tekrar ve yeniden yazıklar olsun!

Evet,kitaba dönmemiz gerekirse; kitabın türü olan taşlamayı,Aziz Nesin'in gözünden değerlendirelim.
Taşlama nedir?
''Edebiyatın bir manzum türü olan taşlamayı,sanat değeri taşımasından çok,edebiyat yoluyla bir politik ve sosyal mücadele silahı olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Taşlamaların sanat ve estetik değerleri yoktur demek istemiyorum,ama taşlamayı biçim benzerliğinden ötürü şiir sanmamak gerektiğini anlatmak istiyorum.
Taşlama,kendi ölçüleriyle değerlendirilmelidir.
Önce öz bakımından taşlama,şiir sayılmamalıdır.Çünkü taşlamada,mizahın en acısı olan yergi vardır;yergi ise sanatçının duygusal değil,zihinsel bir ürünüdür.Taşlamalarda zihinsellik önde gelir,daha ağır basar.
Taşlama,mizahın en acı,en düşünülerek,tasarlanarak yapılan türüdür.Politik ve sosyal bir mücadele silahı olarak kullanılan taşlamalar,satir tiyatroları,kabare tiyatroları,kimi eylemci tiyatrolar,müzikal politik tiyatrolar gibi,tiyatronun yergi türlerinde şarkı olarak kullanılmaya çok elverişlidir.Nitekim bu kitaptaki taşlamaların pek çoğu bestelenmiş,tiyatrolarda şarkı olarak söylenmiştir.
Taşlamayı değerlendirdiğimiz göre ''AZİZNAME'' kitabını tanıyalım.
Azizname 1,1948 de yayınlandı.Komünizm propandasıyla Nesin'i tutuklattı!(arkadaş ne komünizm korkusu bu,fikirlerimle bir kez daha gurur duydum!)

Azizname 2,1960'da yayımlandı.

Şu an incelemesini yapmakta olduğum Azizname 3 ise,Nesin'in 1944-1970 arası yazıp dergilerde yayınlanan ve önceki Azizname taşlamalarından seçmelerle derlenmiştir!
Kitabın genel hatlarıyla özeti budur!

İncelememe son verirken,kitaptan çok beğendiğim(aslında hepsini çok beğendim ama yazmakla bitmez,onun için seçici olacağım)birkaç şiirden alıntılar yapıp yazıma son vereceğim!

SARI ÇİZMELİ MEHMET'E MEKTUP

Sarı Çizmeli Memet,suçu bulma kimseye!
Sen eğdikçe başını,şaplak iner enseye...
Her Zübük söz verdikçe tutulursun ökseye,
Bunca yıl beslediğin umuda günah olur.
Körler memleketinde şaşı apdişah olur.

AMAN SÜLÜMAN

Bunca yıl oku,kafanı çürüt,
Sonra aylığın altı yüz bürüt...
Halimiz çoktan duman Sülüman.
Ben yürütemem,gel de sen yürüt,
BUu arabayı aman Sülüman!

TOPAL EŞŞEKLE

Bunca umutlardan ne artakaldı?
Millet işsizlikten hep yatakaldı...
İşimiz dört nala,bir ata kaldı.
Çüş ulan,çüş oğlum,patlama bekle!
Katıldık keravna topal eşşekle!

AĞANIN DESTANI
(Tayyip Erdoğan'dan bahsediyor)

Hazineyi,halkı soyan eşkiya,
Oldu bugün başımıza evliya...
Güç mü yeter karşısında durmaya?
Kendi sözü,Başka buyruk beğenmez!

PADİŞAHIM ÇOK YAŞA

El etek öpmek için kullar gelmiş saraya
Hepsinin paçasından sızıyor cıvık riya
İshal olmuş kulların nutuk verdin öyle ya...
Çık saray balkonundan et bendeler temaşa
Yırtılmış anırmaktan padişahım çok yaşaaaaaa!

İNCELEMEME SON VERİRKEN SON DİLEĞİM ŞUDUR: KRALA ÇIPLAK DİYENLER ARTIK ÖLMESİN,ZİNDANLARDA ÇÜRÜMESİN! (Furkan Güreci) 
Azizname (Taşlamalar): İnsan oğlu naziktir, ağır sözü kaldırmaz,
Eşek dersin kızar da, bin sırtına aldırmaz!

Zam üstüne zamlarla şap gibi yansak bile,
Bugün dünden iyiyiz, diyerek kansak bile,
Ucuzluk müjdesine bizler inansak bile,
Evdeki çoluk çocuk, vallâhi inanmaz ki... (Vacip Örger) 
Edebiyatın bir manzum türü olan taşlama’yı, sanat değeri taşımasından çok, edebiyat yoluyla bir politik ve sosyal mücadele olarak değerlendirmek daha doğru olur. Taşlamala-
rın sanat ve estetik değerleri yoktur, demek istemiyorum, ama
taşlamayı biçim benzerliğinden ötürü şiir sanmamak gerektiğini
anlatmak istiyorum. Taşlama, kendi ölçüleriyle değerlendirilmelidir. Önce öz bakımından taşlama, şiir sayılmamalıdır. Çünkü, taşlamada mizahın en acısı olan yergi vardır; yergi ise sa-
natçının duygusal değil, zihinsel bir ürünüdür. Taşlamalarda zihinsellik önde gelir, daha ağır basar. Aziz Nesin'in anlatımıyla..
...
Kesinlikle tavsiye bir kitap. (Eda) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/azizname-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)