# Bacaksız Okulda - Rıfat Ilgaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bacaksız Okulda kimin eseri? Bacaksız Okulda kitabının yazarı kimdir? Bacaksız Okulda konusu ve anafikri nedir? Bacaksız Okulda kitabı ne anlatıyor? Bacaksız Okulda kitabının yazarı Rıfat Ilgaz kimdir? İşte Bacaksız Okulda kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bacaksiz-okulda-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T04:00:52+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T04:00:52+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/rifat-ilgaz-kimdir-rifat-ilgaz-kitaplari-ve-sozleri-154601.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Rıfat Ilgaz 
 Yayın Evi: Çınar Yayınları 
 İSBN: 9789753482585 
 Sayfa Sayısı: 96 

Bacaksız Okulda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fesleğen Sokağı çocukları tatlı bir telaş içinde çünkü okullar açılıyor. Bacaksız Bahri ve arkadaşları da bu yıl okula başlayacak. Mahallede büyük küçük herkes o ilk günü sabırsızlıkla beklerken birbirinden güzel defterler, kalemler alınıp çantalara yerleştirilir. Bacaksız ve arkadaşlarını çizilecek yüzlerce düz çizgi ve yepyeni bir dünya bekliyor.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Paralı Atlet ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.

Bacaksız Okulda Alıntıları - Sözleri
"Bütün gökler bizimdir."
✒Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı.
Bilgisinin üstüne yeni bilgiler koyamayan öğretmenler, yaşlanır, çağ dışı oluverirlerdi bir gün. Emeklilik bir kurtuluş değil, temize çıkış olurdu bu gibiler için. Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı.
Bilgisinin üstüne yeni bilgiler koyamayan öğretmenler,yaşlanır, çağdışı oluverirlerdi bir gün. Emeklilik bir kurtuluş değil, temize çıkış olurdu bu gibiler için. Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı.
Sağ el ters olmuyordu da, sol el ters oluyordu. Ayak­lar da böyle miydi? Sol ayakla topa vurmak ya­sak mıydı? Sol gözle bakmak, sol kulakla işit­mek? Terslik mutlaka öğretmendeydi. Bir de kendisine ters adam diyordu.
Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı
"Bilgisinin üstüne yeni bilgiler koyamayan öğretmenler; yaşlanır, çağ dışı oluverirlerdi bir gün. Emeklilik bir kurtuluş değil, temize çıkış olurdu bu gibiler için. Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı."
Kalem gene sol eline geçmiş, bir boyda biçimli biçimli çizgiler döktürüyordu ki, küttt!.. Bir cetvel! Hem de kenarı demirli bir cetvel tahtası, elinin üstünde kütledi. Açıktı anlamı! Kalem sol elden sağ ele geçsin, demek istiyordu. Sıkı bir bildiriydi bu! Okul buydu işte!
Bilgisinin üstüne yeni bilgiler koyamayan öğretmenler, yaşlanır, çağ dışı oluverirlerdi bir gün. Emeklilik bir kurtuluş değil, temize çıkış olurdu bu gibiler için. Oysa öğretmenin iyisi hiç yaşlanmazdı.
İyi ama, şu sokakta, şu mahallede, İstanbul denen kocaman kentte nasıl önemli kişi olurdu. Bildikleri hep kendinde kalırsa, açığa çıkmazsa?
Bacaksız gibi okulu yük görüpte okuldan sogursak okulda bizden küser okulun gölgesine hasret kalırız umarım ki öyle olmaz umarımmm

Bacaksız Okulda İncelemesi - Şahsi Yorumlar
MUTLU AKŞAMLAR!
Bahri (bacaksız) okula başlıyor. Macerayı sevenler ve kaçırmak istemeyenler gelsin. Aslında toplumsal mesajlar da kendine iyi yer buluyor ama nasıl? Öncelikle bizim Bahri biraz şanssız biraz da çocukluk etkisiyle çok yaramaz. Biraz da inatçı. Tabi laftan anlamıyor ama özellikle o dönem çok popüler olduğuna inandığımız dayakçı öğretmenler ve sessiz sakin yetişip başarısız bireyler daimi gözlemimizdir. Tabii yine aynı dönem Kemal Sunal’ın öğretmen olarak köyden İstanbul’a geldiği bir filmde de dikkatimizi çeken farklı mesajları vardı. Dolarla markla kira istiyorlar, kendi ülkemizde mülteci olduk diye. Sorunlara bakmayı ve yönetimi bilmek önemli.

İşte burada da dayakçı bir öğretmen ve yaramaz bir öğrenci karşımıza çıkıyor. Yok sağ elini kullanacaksın, yok ben sol elimi kullanıyorum. Mesajlar çok. Rıfat Ilgaz’ı tanıdığım (bildiğim, düşündüğüm, öğrendiğim) için Merhaba bile boşa demeyeceğini biliyorum çünkü.

Bir öğretmenin yaklaşımının ne kadar önemli olduğunu, meslekleri kadar kutsal olan bu insanların her hareketinin, bir çay içişlerinin bile öğrencilerinin üzerindeki etkisinden dem vuruyor Ilgaz. Ve çok haklı. Çocukluğumun en iyi dönemi olarak ben LİSE dönemimi görürüm ve o dönem ne gördümse onunlayım, o dönemden kalan pek çok eğitmenimle halen görüşmeyi de sürdürürüm. Bana bir şeyler kattıklarına inanırım çünkü. Hepsine teşekkür etmek gerek. İsim verelim: Hilal T, Mehmet K, Sadık T, Ali A, Ercan M, Musa K... Böyle uzar gider bu liste.

Benim bildiğim hepi topu 5 kitap ki 2 tanesi de geride kaldı zaten. Kalanlar Bacaksız - Sigara Kaçakçısı, Bacaksız - Paralı Atlet, Bacaksız - Tatil Köyünde.

Yine beğeneceğini, mesajlarını seveceğinizi düşünüyor, iyi okumalar diliyorum.. (Sadık Kocak) 
Çok güzel bir kitap. Bacaksız lakaplı Bahri adında bir çocuğun başından geçen bir olay anlatılmış. Ne güzel anlatılmış. Rıfat Ilgaz'ın okuduğum ilk kitabı ve çok hoşuma gitti. Kullandığı kelimeler gayet sıradan kelimeler olmasına rağmen yüreğime küçük dokunuşlar yaptı. Okuyup okutulsun efendim vesellam. (ecitah) 
Bacaksız Bahri ve arkadaşlarının başından geçen olayları anlatıyor kitap. Biraz yaramaz bizim bu Bahri ve öğretmeninden şiddet görüyor. Sırf öğretmenin istediği gibi sağ elini değil sol elini kullanıyor diye Şiddetin her türlüsünü kınıyorum

Çocuk kitaplarını okumayı seviyorum. Okuyalım ve okutalım çocuklarımıza (Figen ÖÇAL SAKARYA) 

Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.

Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.

1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.

Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri
Karartma Geceleri
Halime Kaptan
Hababam Sınıfı
Sarı Yazma
Hababam Sınıfı Uyanıyor
Apartıman Çocukları

Şeker Kutusu
Nerde O Eski Usturalar
Meşrutiyet Kıraathanesi
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
Pijamalılar
Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
Garibin Horozu

Hababam Sınıfı Baskında
Karadeniz'in Kıyıcığında
Don Kişot İstanbul'da
Yıldız Karayel
Bacaksız Okulda
Sınıf
Bacaksız Paralı Atlet

Bacaksız Kamyon Sürücüsü
Bütün Şiirleri 1927-1991
Dördüncü Bölük
Yokuş Yukarı
Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
Bacaksız Tatil Köyünde
Sosyal Kadınlar Partisi

Bacaksız Sigara Kaçakçısı
Kumdan Betona
Yaşadıkça
Hoca Nasrettin ve Çömezleri
Çalış Osman Çiftlik Senin
Radarın Anahtarı
Öksüz Civciv

Yarenlik
Rüşvetin Alamancası
Nerede Kalmıştık
Cankurtaran Yılmaz
Devam - Şiirler 1953
Cart Curt
Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler

Satılmışlar
Ocak Katırı Alagöz
Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
Kulağımız Kirişte
Güvercinim Uyur mu
Üsküdar’da Sabah Oldu
Küçükçekmece Okyanusu

Haydi Yolunuz Açık Olsun
Uzak Değil
Durmak Yok
Bunadı Bu Adam
Fedailer Mangası
Krallar ve Kurallar
Şevket Ustanın Kedisi

Çocuk Bahçesi
Altın Ekicisi
Bütün Şiirleri 1937-1983
Çok Küçüğüm Daha Ben
Kesmeli Bunları

Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri
Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
Topladığımız gönül çiçekleri
Kucağımızda sararıp solar
Utanır da veremeyiz
Sunamayız dilimiz dolaşır
Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
"Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
Ben ölmedim
Beni öldürmediler de
Yaşıyorum yaşıyorum işte
At kıçında sinek gibi
Tööbe töbe (Uzak Değil)

Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
Doğru! Dünyanın parası var İsviç­re'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
"...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları."
"Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?"
"Kime kestireyim ya?"
"Yenmez kadının kestiği tavuk."
"Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?"
"Asla yenmez."
"Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
Gel, değmeden birbirine ellerimiz,
sen günlük işlerinden konuş,
ben sana masallar anlatayım
gelecek günlere dair. (Yarenlik)
"-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz?
-Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)

Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
Ne demiş en büyük ozanımız
Neden kulak vermiyorsunuz sesine
Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi,
Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
"Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bacaksiz-okulda-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)