# Bahar Buselik - Nurullah Genç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bahar Buselik kimin eseri? Bahar Buselik kitabının yazarı kimdir? Bahar Buselik konusu ve anafikri nedir? Bahar Buselik kitabı ne anlatıyor? Bahar Buselik PDF indirme linki var mı?  Bahar Buselik kitabının yazarı Nurullah Genç kimdir? İşte Bahar Buselik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bahar-buselik-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-19T14:00:23+03:00
- Güncelleme: 2022-06-19T14:00:23+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/19/nurullah-genc-kimdir-nurullah-genc-kitaplari-ve-sozleri-250267.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nurullah Genç 
 Yayın Evi: Muhit Kitap 
 İSBN: 9786254431838 
 Sayfa Sayısı: 104 
--reklam--
Bahar Buselik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Muhit Kitap, usta şair Nurullah Genç’in son eseri Bahar Bûselik’i okuyucuyla buluşturuyor. Kalıcı şiirlere imza atan ödüllü şairin bu kitabı da hak ettiği karşılığı bulacaktır.
Köklü bir geleneğe yaslanan ve titiz bir dil işçiliğiyle sanatını kuran Nurullah Genç, Bahar Bûselik kitabında yakaladığı dille şiirin ruhuna dokunmaya devam ediyor:

Gökyüzüne bak ki sana geleyim
Ben ki bir abdalım viranelerde
Kalenderî sevdalardan anlamam
Hayalimi gözlerinden sessizce
Bırak bulutların tenhalarına
Görürsün nerede camgüzelleri
Nerede ölmeyi bilen bahçıvan
Sen beni bırak ki sana geleyim
--reklam--
Bahar Buselik Alıntıları - Sözleri
Neden hep gidenleri gösteriyor yalnızlık
Bu kadar mı çaresiz yeryüzünde aynalar
Ben beni bilirim, nerdeyim, neyim
Sen beni bilmezsin, neden böyleyim
Bir lahzalık yürüyüştür yaşamak
Adım adım nefes almak ve susmak
An içinde andır, yen içinde yen
Birkaç kasımpatı bulmak inceden
Bahar nedir bilmedim,
Varım yoğum sonbahar...
Ah benim değilmiş meğer bu devran
Bu ağıt, bu kırık hava, dardağan
Ben bir yaban türküsünde mülayim
Bir güvercinmişim karanlıklarda
Yüreği secdeye varan ruhların,
Camdan bir minare olur tenleri..
Bir adamın kirpiklerine meftun...
Öyle ya, hakkım yok dağlara doğru,
Ferhat'ın kalbiyle bakmaya benim.
--reklam--
Bahar Buselik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu eserin yanına çay alıp; bahçe de ve yahut sahil kenarına gidip oralarda okunulmalı..
Nurullah Genç'in herzaman ki gibi şiirleri o kadar güzel ki gündelik hayattan bahseden şair bazen iç alemine, bazen kalbine, bazen aklına, bazen arkadaşına, bazen çevrene hitap ediyor..
Şiir severlere tavsiye edilir (: (Ayfer Akdeniz) 
Bahar Buselik

Nurullah Genç'in son şiir kitabı, 2 ay önce çıkmış dumanı üstünde bir kitap. İsmi gibi bahar çiçekleri ve makam isimleri ile süslenmiş şiirler. Beğendin mi derseniz; şiir nimettir, nimete çirkin denmez. Uslup açısından genel olarak benim damak tadıma pek uymadı diyerek beğendiğim mısraları sizlere de arz edeyim.

Ben ağı örümceğe öğretenin adıyla
Açarım kapıları
.
Sen hangi  mesafenin sahibisin ki, her gün
Eteğinde taşıyıp oyalı mendilini
Bin bir çiçek özüyle seni beklesin dağlar

İncitme canı bahar
.
Sen yine tenha
Duyulmuyor ötenin çığlıkları
Gazaba uğramış yüzlerden değil
Vehimlerden değil, hazlardan değil
Gaybdan alırız düşlerimizi
.
Neden hep gidenleri gösteriyor yalnızlık
Bu kadar mı çaresiz yeryüzünde aynalar
.
Kelam içimden dökülsün benim
Bir şiire tahtırevan olalım
.
Rüyaların hüsranıdır unutmak
.
Bir buselik ömrü vardır sevdanın
.
Gök yüzüne bak ki sana geleyim
Ben ki bir abdalım viranelerde
.
Çeşme başında bekleyen umut
Bazen bir dervişin avuçlarında dua
Bazen deniz oluyor
.
Kitaplardan buluyorsun dağları
Bırakıyorsun omuzlarıma
.
Çiğdemler açarken dallar eğilir
Hasretinden susanların yüzünden
.
Avuçlarında unutma beni
.
Sen bu havaları bilmezdin oysa
Bir yerden bir yere göçerdin her gün
.
Sevda bilmeyene su-izan olur
.
Yüreği secdeye varan ruhların
Camdan bir minare olur tenleri
.
Dediler durursan kapanmaz yara
Ben ve gölgem yine düştük yollara
.
Beni bir ten beşiğine koydular
Yokluğuna hayır dedi gözlerim
.
Ben yarasaların
Kadife çiçeğine yukarıdan baktığını
Bu şiiri yazdığımda anladım
.
Durmak istiyorum durmak ve görmek
Hangi meleklerin dünyaya inip
Kimin mezarında ağladığını
.
Ben seni el ele
Sonsuz bir ışığa çağırıyorum
Yıldızların saçlarına dokunup
Gülümseyeceği bir uzay boşluğuna
.
Hiç bir şey vezinsiz değildir bahar
Ahenksiz, tutkusuz, renksiz, pervasız
Kanatlanmıyorsa bir şiir, dünya
Kurak bir alemin civarındadır
. (Feyza Atasayar) 
Her şiirden küçük de olsa satırlar paylaştım sizinle. Baharı,baharda böyle okumak çok güzel. Nurullah Genç, kainat kitabını güzel okumuş ve aktarmış. Şiirlerdeki güzellikler inşaAllah bize de bulaşmıştır.
Farklı alemlere götürdü, yaşattı, ardıma baka baka geri getirdi beni bu kitap. (Hicaz Makamında) 
--reklam--
Bahar Buselik PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nurullah Genç - Bahar Buselik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bahar Buselik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nurullah Genç Kimdir?
09.09.1960 yılında Erzurum'un Horasan ilçesinde doğdu. İlkokulu, köyünde okul olmadığı için, akrabalarının yanında iki ayrı köyde iki yıl üç ay okuyarak bitirdi. Ortaokul birinci sınıf için Kars'a gitti; teyzesinin yanında Merkez Ortaokuluna devam etti. Amcası köyden Horasan'a evini taşıyınca, ortaokul 2 ve 3. sınıfları onun yanında okudu ve Horasan Ortaokulundan diploma aldı. Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı.

Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dört yıl böyle devam etti.

Lise yılları boyunca derslerin dışında çok sayıda kitap okudu. Gözlük takmaya başladı. Şiir çalışmaları yaptı ve ödüller aldı. Tarım ve Orman Bakanlığının şiir yarışmasında Türkiye ikincisi oldu. Milli Türk Talebe Birliği Hicri 1400 konulu şiir yarışmasında Hicret isimli şiiriyle Türkiye birincisi oldu ve bu şiir Nesil dergisinde yayınlandı. Tiyatroya ilgi duydu. Her yıl takdirname aldı ve 1978-1979 eğitim-öğretim yılı sonunda Erzurum İmam – Hatip Lisesini birinci olarak bitirdi. Boyacılıktan kazandığı paralarla 10 tane koyun alıp köyüne, babasının ahırına götürdü ve lise süreci böylece tamamlanmış oldu.

O yıl yapılan üniversite sınavları sonucunda Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni kazandı ve okul hayatına orada devam etti. Üniversite yurtlarında kalmaya başladı. İlk yıl yurt kantininde boyacılık yapmayı sürdürdü. Siyasi bir kavganın ortasında kalıp boya sandığı kırılıp dağıtılınca, bunu yapmaktan vazgeçti. İnşaatlarda ve fırınlarda çalıştı. İşten geç çıkıp yetişemediği için kapısı kapanan yurtlara giremediği zamanlar, daha sonra Siyah Gözlerine beni de Götür şiirinin yazılacağı Erzurum tren garında, bankların üzerinde uyudu. Üniversite yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başladı. Aylık derginin daimi kadrosunda yer aldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Genç Kuşak dergisini çıkardı ve orada şiirleri yayınlandı. Yeni Devir Gazetesi Genç Kalemler Makale yarışmasında Yaşar Garip Koyuncu mahlasıyla Türkiye ikincisi oldu.

İlk stratejik planını üniversitenin birinci sınıfında yaptı. Vizyonunu ve misyonunu belirleyerek dolabının kapağına, "20 yıl sonra yönetim ve organizasyon profesörü ve Türkiye'nin tanıdığı bir şair olacağım" diye yazdı. Bu durum arkadaşları tarafından garip karşılansa da, düşüncesinden ve kararından vazgeçmedi. Çalışmalarını, gelecek için oluşturduğu bu zihni tasarıma göre yürüttü.

Üniversite yıllarında edebi çalışmalarının yanında tiyatro ve satranç çalışmaları da yaptı. Yurt-Kur Bölge tiyatrosu adına Moliere'in Cimri isimli oyununu sergiledi. Harpagon adlı cimri karakterini oynayıp büyük beğeni kazandı. Erzurumda bulunan ve oyunu izleyen devlet tiyatroları yönetmeni, kendisine profesyonel tiyatro yapma teklifinde bulundu. Fakat şartlar dolayısıyla kabul edemedi. Yine aynı yıllarda satranç oynamaya başladı. Ve daha sonra Erzurum satranç şampiyonu olarak Türkiye Satranç liginde yer aldı.

1983 yılında fakülteyi bitirdi. 1984 yılında aynı fakülteye araştırma görevlisi olarak girdi. Yönetim ve Organizasyon alanında yüksek lisans yaptı. İki yıl doktora programı açılmasını bekledi. 1990'da doktor, 1995'te doçent, 2001 yılında profesör oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesine geçti ve orada yedi yıl çalıştı.

1994-2013 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Çok sayıda işletmenin reorganizasyonunu gerçekleştirdi ve stratejik planını yaptı. Aile işletmelerine ortaklık bilinci ve yapısı hususunda hizmet verdi, aile anayasaları hazırladı. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planlama çalışmalarında bulundu. Bologna Eşgüdüm Komisyonunda yer aldı. 2010 yılında emekli oldu ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde çalışmaya başladı. Bölüm başkanlığı ve dekanlık görevlerinde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesinin 2012-2017 Stratejik Planı'nı hazırlama kuruluna başkanlık etti.

31 Aralık 2012 de Sermaye Piyasası Kurulu'na Üye olarak atandı. 10 Şubat 2015 tarihine kadar Sermaye Piyasası Kurulu üyesi ve Başkan vekili olarak görev yaptı. 1 Mayıs 2015 tarihinde Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir.

1990 Türkiye Diyanet Vakfı N'at-ı Şerif Büyük Ödülü Sahibi (Yağmur şiiri ile).
1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü sahibi (Tutkular Keder Oldu romanı ile).
1996 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Kültür Hizmet Ödülü sahibi.
1998 Tuzla Belediyesi Gül Şiirleri Armağanı Ödülü sahibi(Gül ve Ben isimli eseri ile ile).
1999 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü sahibi(Hüznün Lalesidir Dünya eseriyle).

Yıllardır işletme yönetimi kapsamında pek çok işletmeye danışmanlık yapan ve eğitimler gerçekleştiren Genç, proje uygulama ve stratejik planlama alanlarında da hizmet vermektedir.

 
--reklam--
Nurullah Genç Kitapları - Eserleri
Rüveyda
Yağmur
İntizar
Söyle Bana Hindiba
Siyah Beyaz Tabletler
Omuzlarımda Dünya
Çiçekler Üşümesin
Hüznün Lalesidir Dünya
Mahrem ve Münzevi
Harflerin Simyası
Siyah Gözlerine Beni de Götür
Nuyageva
Aşkım İsyandır Benim
Yankı ve Hüzün
Gül ve Ben
Bilardo Telmihleri
Aşk Ölümcül Bir Hülyadır
Çanakkale - Her Şey Yanıp Gül Oldu
Bahar Buselik
Tutkular Keder Oldu
Denizin Son Martıları
Yürüyelim Seninle İstanbul'da
Yollar Dönüşe Gider
Ateş Semazenleri
Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime
Yanılgı Saatleri
Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim
Birkaç Deli Güvercin
Zirveye Götüren Yol: Yönetim
Omuzlarımda Dünya
Başarı Bedel ister
Hüznün Lalesidir Dünya
Çiçekler Üşümesin
Birkaç Deli Güvercin
--reklam--
Nurullah Genç Alıntıları - Sözleri
“Hep aynı kelime dalgalanır sessizce
 Tahammül” (Nuyageva)
Nasıl gülümsüyor gözlerin bilsen (Harflerin Simyası)
Neye yanıyorum, biliyor musun
Birleştiremedik kalplerimizi... (Denizin Son Martıları)
Bir ben varım dünyada
Sanki bir de yalnızlık (Aşkım İsyandır Benim)
Simsiyah bir dünya ortasındayım.. (Yankı ve Hüzün)
Her defasında şunu öğrendim: Bir hayale, bir hedefe doğru gidiyorsan asla pes etmeyeceksin. Engel çıktığında vazgeçmek yok, devam edeceksin. Bütün kapıları zorlayacaksın. Bütün kapıları zorladın, açılmadı mı? "Benden bu kadar Rabbim," diyeceksin ve yakarışta bulunacaksın. "Gideceğim başka kapı yok; senin ikramın ve lütfun tek kapımdır benim. Çünkü ben, verdiğin irade ile vazifemi yaptım. İrademin dışında kalanlar sana ait. Hayrı da şerri de sen bilirsin. Hayırlı olanı ver Rabbim." (Omuzlarımda Dünya)
“Alaca bir at koşar içimde
Zamansız mekansız nefese doğru...” (Omuzlarımda Dünya)
Sabır dedikleri, her başa gelene katlanmak mıdır? O zaman bir taş par­çasıyla ne farkımız olur? O da, her şeye ağızsız, dilsiz katlanır. (Tutkular Keder Oldu)
Gülümsedin; kalmadı kederim, burukluğum (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)
Neden hep gidenleri gösteriyor yalnızlık
Bu kadar mı çaresiz yeryüzünde aynalar (Bahar Buselik)
Bir de, bana geldiğin hayaller kuruyorum (Hüznün Lalesidir Dünya)
iyiki kitaplar var... (Siyah Beyaz Tabletler)
“Tarçın koksun saçların ki, şâd olam
Göğü sarsın hayalin, âbâd olam...” (Söyle Bana Hindiba)
“Bir gün insanlar bizi taşlar kadar anlasa” (Nuyageva)
Bilemezsin, içimde bir denizdir yaşamak… (Denizin Son Martıları)
.
Çalışacaksınız ve okuyacaksınız.
Dua edeceksiniz ve kendinizi yetiştireceksiniz.
. (Omuzlarımda Dünya)
.
Allah’ım onu bir gül gibi baharımda tut.
. (İntizar)
Unutulursa şair, sen de unutulursun (Hüznün Lalesidir Dünya)
insanlığı arıyorum her sabah
başım dönüyor (Siyah Beyaz Tabletler)
Her kuş bir tüy bırakıp giderken kanadından
Avcı hep yüreğime savururdu kendini Sen yokken ne ay vardı göğümde ne yıldızlar. (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bahar-buselik-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)