# Balkan Yolcusu - Füruzan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Balkan Yolcusu kimin eseri? Balkan Yolcusu kitabının yazarı kimdir? Balkan Yolcusu konusu ve anafikri nedir? Balkan Yolcusu kitabı ne anlatıyor? Balkan Yolcusu PDF indirme linki var mı?  Balkan Yolcusu kitabının yazarı Füruzan kimdir? İşte Balkan Yolcusu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/balkan-yolcusu-furuzan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-14T13:00:12+03:00
- Güncelleme: 2022-05-14T13:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/14/furuzan-kimdir-furuzan-kitaplari-ve-sozleri-222151.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Füruzan 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750801598 
 Sayfa Sayısı: 216 
--reklam--
Balkan Yolcusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Füruzan'ın "Balkan Yolcusu" (1994'te ilk yayımlandığındaki adıyla İşte Bizim Rumeli), bir gezi-röportaj demeti. Dört bölümden oluşuyor: Bosna-Hersek, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan.
Tarihe tanıklık açısından önemi bugün daha da artmış olan "Balkan Yolcusu", edebi bir tat taşıyan, şiirlerle bezeli, zaman zaman öykü kokan, yazarın Balkan izlenimlerini kendine has diliyle yansıtan bir çalışma.
(Arka Kapak)
--reklam--
Balkan Yolcusu Alıntıları - Sözleri
İnsanların tarih boyunca aptal olduğunu gösteriyor. Akıllıların sayısı az, aptalların ki çok.
Türk vatanında Bizans ve Latin kitabelerini asla yerlerinden kaldırmasınlar. Dünyada her milletin vatanı diğer bir milletin mirasıdır.
 Yahya Kemal
Hangi ulusun, hele imparatorluğun tarihinde savaş yok.
- Kendi milletini sevmek, suç mu?
+ Herkesi sevmek daha iyidir...
Çadırımız mavi beyaz
Bu sene gelmedi yaz
Aman kâtip haller yaman
Beni başka deftere yaz ...
"İnsanları eskisi kadar sevememek. İnsanları ve eşyayı. Galiba ölmek de bu."
Cemil MERİÇ
Türkiye'de Harf İnkılâbı olunca buraya kaçan Şeyhülislam Mustafa Sabri bir gazetede, “Ben Pomak olsam, Atatürk'ü ve ve Türklerin kabul ettiği bu alfabeyi kabul etmem, Bulgar alfabesini kabul ederim,” diye yazmış.
İnsanların anıları hep kişisel olmaz ya. Tarihin yarattığı değerlerde en etkili anılar değil midir?
'Gavurdu, Müslümandı diye adam mı tartılır a kızanım? İnsanın iyisi vardır kötüsü vardır, buna bakmalı asıl.'
...Türk vatanında Bizans ve Latin kitabelerini asla yerlerinden kaldırmasınlar. Dünyada her milletin vatanı diğer bir milletin mirasıdır...
Mehmet Akif Ersoy diyor ki,

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı cananı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ

Ne kadar güzel satırlar. Hakikaten buna bakarak kendi vatanımızı gözbebeğimiz gibi korumak lazımdır.
Mimar Sinan gibi, çağlar boyu başmimar niteliğine sahip olabilecek Le Corbusier, 20 yaşlarına doğru ilk gezisini, İstanbul’a yapıyor ve bu kenti “dünyadaki silueti olan tek kent,” diye niteliyordu.
Çocukluğumdaki dinlerinin gereklerini yerine getiren, güleç, sakin yaşlıları hatırlıyorum. Kendileri gibi olmayanlara yargılayıcı ve suçlayıcı davranmayan o insanları…
(…)
Tanrı ile kul arasında başka bir elçi tanımayan, o Müslümanları, sevgiyle geçiriyorum içimden.
Bir milletin aydınlarına, fikir adamlarına o milletin “seçkinleri” adı verilir. Seçkinler, yüksek bir eğitim ve öğretim görmüş olmakla, halktan ayrılmış olanlardır. İşte, halka doğru gitmesi lazım gelenler bunlardır.

Ziya Gökalp
– Yaşam yalnız dinle oluşmuyor. Ekonomik alanları var, siyasi alanları var, kültür sanat alanları var. Mesela entelektüel bazı insanlar vardır, dinsizdirler. Hatta dinsiz olduklarını söylerler, olabilir. Kimileri de dinsizdir, fakat topluma faydalı olarak geçmiştir hayatları. Şimdi onları itelim mi kenara? Hakkı dine mi verelim ve Allah’la kul arasındadır o hesap… biz hoşgörüden yanayız, ben o hoşgörüden yanayım.
--reklam--
Balkan Yolcusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hem anne, hem de baba tarafından ataları Balkanlardan gelen bir ailenin çocuğu olarak çok severek okuduğum bir kitaptı. Balkan kelimesi bile Türkçe'den geliyorken (anlamı dağ), o güzel topraklardan kopmak ne acı. Bir zamanlar, özellikle Tito'nun Yugoslavya'sında herkesin barış içinde yaşadığı günlere artık ancak hasretle bakıyoruz. Füruzan, Balkanlara yaptığı yolculukta bizi geçmişe götürürken, okurlara barışın, kardeşliğin güzelliğini hissettiriyor. (Çağrı) 
Füruzan'ın Şubat-Mayıs 1993 döneminde Makedonya, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Yunanistan ve Bulgaristan'a yaptığı seyahatlerin kitaplaştırılmış hali. Benim gibi bir Balkan meraklısı için ilgi çekici bir eserdi.

Füruzan'ın 1993 yılındaki hallerini anlattığı Üsküp, Manastır, Mostar, Sofya, Filibe, Selanik, Kavala, Gümülcine gibi yerleri ben de yakın tarihlerde dolaştığım için ayrıca ilgi çekiciydi. Ancak bu coğrafyaları görmeyenler için bu kadar iyi bir kitap olabilir mi? Emin değilim. Kitapta eski Yugoslavya kısımlarında çok bariz Tito güzellemeleri var. Tabii yazıldığı dönem ve Bosna katliamlarının devam ettiği de göz önünde tutulmalı. Füruzan'ın meselelere insani bir pencereden baktığını söylemem lazım. Balkan coğrafyasıyla ilgilenenler için okunası bir gezi kitabı...

Bu arada altını çizmem gereken pek çok cümle vardı. Ama ben en çok şunu sevdim; Bir gün barış olacak. Sizi misafir edeceğiz, Saraybosna'yı görmeniz için. İnsana öylesine huzur veren bir yerdir ki, görmeden anlayamazsınız. Evet, görmeden olmaz...

Evet, Saraybosna'yı, hele de Başçarşı'yı çok özlüyorum. Görmeden anlayamazsınız... (Mehmet Y.) 
Yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Yazar savaş zamanı gittiği Bosna Hersek, Makedonya ve Karadağ'da izlenimlerini, röportajlarını anlatmış. Yine savaşın ne kadar kötü ve acı olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Çok akıcı ve yalın bir dille yazılmış. Ben kitabı çok beğendim. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar. (Kitaplar arasında yolculuk) 
--reklam--
Balkan Yolcusu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Füruzan - Balkan Yolcusu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Balkan Yolcusu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Füruzan Kimdir?
Feruze Çerçi veya tanınan adıyla Füruzan (d. 29 Ekim 1932, İstanbul), Türk yazar.

Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde genellikle "küçük insanlar" diye adlandırılan toplumun ezilmiş, hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Öykünün yanı sıra şiirden, romana, gezi yazısından, denemeye, şiire ve çocuk kitabına kadar edebiyatın farklı türlerinde eserler vermiş, öykülerinin bazıları tiyatro sahnesine ve sinema perdesine taşınmıştır. 1970'li yıllarda en çok dikkat çeken üç kadın yazardan biri olarak Sevgi Soysal ve Adalet Ağaoğlu’yla birlikte anılır. 

Gülsün Karamustafa ile birlikte yönettiği Benim Sinemalarım filmi, Türk sinema tarihinin en başarılı eserleri arasında sayılır.

Hayatı

29 Ekim 1932'de İstanbul'da doğdu. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. 1946 yılında Yalova Demir Köyü İlkokulu'ndan mezun oldu. Ailesinin kısıtlı ekonomik imkanları nedeniyle ortaöğrenimi tamamlayamadı.

1950'li yıllarda tiyatrocu olmaya karar verdi. Bir süre Küçük Sahne’de tiyatro oyunculuğu yaptı. Uzun bir süre resim ile ilgili çalışmalar yaptıktan sonra tamamen edebiyatla ilgilenmeye karar vererek çalışmalarını bu alana yöneltti. İlk öyküsü Olumsuz Hikâye, 1956’da Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayınlandı. 1956’dan 1958'e dek öykülerini Türk Dili, Yenilik ve Pazar Postası’nda yayımladı. 4 Temmuz 1958'de karikatürist Turhan Selçuk ile evlendi. Boşanma ile sona eren bu evliliğinden kızı Aslı dünyaya geldi. Eserlerinde evlenmeden önce Füruzan Yerdelen, evlendikten sonra Füruzan Selçuk, eşinden ayrıldıktan sonra Füruzan imzalarını kullandı.

Yazarlığının ilk dönemini “gençlik hevesi” olarak tanımlayan Füruzan, asıl eserlerini 1960’lı yıllarda vermeye başladı. 1964-1972 arasında Dost, Yeni Dergi ve Papirüs’te yayınlanan öyküleriyle dikkat çekti.

İlk kitabı Parasız Yatılı ile 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanınca ünlendi. Bu ödülü kazanan ilk kadın yazar ünvanını aldı. Parasız Yatılı'yı Kuşatma (1971) ve Benim Sinemalarım (1973) adlı öykü kitapları izledi. Öykülerinde kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, tek silahları sevgi olan yalnız kalmış kadınların, çocukların dramlarına sevecen bir bakışla eğildi. Benim Sinemalarımkitabının ardından öyküye 9 yıl ara verdi.

1973'te ilk romanı Kırkyedililer 'i yayımladı. Türkiye tarihine '68'liler olarak geçmiş, devrim ve isyancı bir kuşak olan 1947 doğumluların hikayesini anlatan eser, geniş bir kitle tarafından sevildi, 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldı.

1975 yılında Alman Akademik Değişim Servisi (A.A.D.D) adlı bir sanatçı programı kapsamında davet edildiği Berlin'e gitti ve bir yıl kaldı. Bu şehirde Türk işçilerle röportajlar yaptı. Röportajlarını Yeni Konuklar adlı kitabında topladı (1977). Dokuz Çağdaş Türk Öykücüsü (1982) adlı antolojisini ve Türkiye Çocukları (1979) adlı çocuk kitabını da Berlin'de hazırladı. Füruzan, daha sonraki yıllarda da göçmen ve gurbetçi işçi soranları üzerinde durmuştur. 1988'de yayımlanan ve belge niteliğinde bir kitap olan Ev Sahipleri 'nde Almanya'nın önde gelen aydınları ile göçmenleri konuşturdu. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği 'nde de Almanya'daki göçmenlerin hayatını işledi.

Ah Güzel İstanbul öyküsünden uyarlanan aynı isimdeki filmi 1981’de Ömer Kavur ile birlikte yönetti. Film, hiçbir filmin birinciliğe değer görülmediği Antalya Film Festivalindeikincilik ödülü aldı.

1982'de yayımladığı Gecenin Öteki Yüzü kitabında yer alan ve kitapla aynı adı taşıyan öykü, 1986'da TRT tarafından dizi olarak çekildi. Dizi, TRT ve Modern Gazeteciler Kurumu tarafından en iyi dizi olarak seçildi.[5] Bütün çekimlerde sette bulunan Füruzan,[3] bu deneyimden sonra kendisi film yapmak üzere cesaret buldu. 1988-1989’da "Benim Sinemalarım" adlı öyküsünü senaryolaştırdı ve 1989’da Gülsün Karamustafa ile birlikte aynı adla sinema filmi olarak çekti. Film, uluslararası festivallerde büyük ilgi gördü.

Yazar, Redife'ye Güzelleme, Kış Gelmeden ve Sevda Dolu Bir Yaz adlı öykülerini ise oyunlaştırmıştır. "Kış Gelmeden" ve "Sevda Dolu Bir Yaz" Ankara Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi.

1991'de Lodoslar Kenti adlı şiir kitabını yayımladı.

Bosna Savaşı esnasında Balkanlar'ı kapsayan yolculuğunun izlenimleriniİşte Bizim Rumeli (1994) ve yeni baskısı Balkan Yolcusu (1996) kitaplarında paylaştı.

Yapıtları başta Almanca olmak üzere İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Boşnakça, Bulgarca, Farsça gibi çeşitli dillere çevrilmiştir.

2006 yılında Ankara Öykü Günleri Onur Ödülü alan yazar[7], 2008 yılında 27. İstanbul Kitap Fuarı'nın Onur yazarı olarak seçilmiş[8] ve hakkında Füruzan Diye Bir Öykü adlı kitap hazırlanmıştır.
--reklam--
Füruzan Kitapları - Eserleri
Parasız Yatılı
Kırk Yedi'liler
Gül Mevsimidir
Sevda Dolu Bir Yaz
Benim Sinemalarım
Yaz Geldi
Kuşatma
Gecenin Öteki Yüzü
Berlin'in Nar Çiçeği
Balkan Yolcusu
Haraç
Lodoslar Kenti
Kış Gelmeden Sevda Dolu Bir Yaz
Ev Sahipleri
Redife'ye Güzelleme
Toplu Öyküler - Toplu Romanlar
Yeni Konuklar
İşte Bizim Rumeli
Yedi Öykü
--reklam--
Füruzan Alıntıları - Sözleri
Çocukken yaşananlara önem verilmeli.
Çünkü insan o yaşlarda sevinmeye öyle hazırdır ki, o sevinçlerin benzerliklerini bile yaşayamayabilir bir daha...
Ne yazık, ne yazık... (Kış Gelmeden Sevda Dolu Bir Yaz)
Çocukluk, bir ak kitaptır; her şey derin yazılır. (Yaz Geldi)
Mehmet Akif Ersoy diyor ki,

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı cananı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ

Ne kadar güzel satırlar. Hakikaten buna bakarak kendi vatanımızı gözbebeğimiz gibi korumak lazımdır. (Balkan Yolcusu)
Duygularımızdan, sevgimizden utanır olduk. Sevgisizliği savunmayı aklı yüceltmek sandık. (Parasız Yatılı)
..öylesine konuşmak, ne olduğunu açıkça bilmesem bile söylemek istediğim şeyler vardı ki o sabah. (Benim Sinemalarım)
Büyüdüğünde ancak saptayabileceği bir durum olacaktı bu, anlatılası şeylerin niçin hep yazlara rastladığı. (Yaz Geldi)
İnsanoğlunu ölümsüz kılan tek şey sevgidir değil mi? Sevgiyi tanımamışsak onurlu olmayı da bilemeyiz. Sevginin olmadığı yerde onur diye tanıtılanlar cimrilik, bencillik, hatta kindir. (Berlin'in Nar Çiçeği)
Hayat
sabrın caymaz büyük simyacısıdır.
Yetiştirme yurtları iyi yürekliliğin artıklarını kuşanırlar. (Lodoslar Kenti)
Türkiye'de Harf İnkılâbı olunca buraya kaçan Şeyhülislam Mustafa Sabri bir gazetede, “Ben Pomak olsam, Atatürk'ü ve ve Türklerin kabul ettiği bu alfabeyi kabul etmem, Bulgar alfabesini kabul ederim,” diye yazmış. (Balkan Yolcusu)
‘Ne olursa gidene’ derler ya ben inanmam bu söze. Ne olursa kalana olur. (Kuşatma)
İnsanların anıları hep kişisel olmaz ya. Tarihin yarattığı değerlerde en etkili anılar değil midir? (Balkan Yolcusu)
Öylesine uzun yaşadım ki ,yaşamak bir oyunmuş gibi oldu şimdi... (Gül Mevsimidir)
Ne umutlardı, ne beyhude hevesli bekleyişlerdi, geçti gitti, geçti hepsi. Neyse.. (Toplu Öyküler - Toplu Romanlar)
“Bizde rüştüne ermek aile kurmakla olur. Ne on altı yaşıyla, ne üniversite okumakla... Hiçbir çabanız sizi erişkin göstermez çevrenize. Alman toplumu ise başkadır. Orada rüşte ermenin biçimi de başkadır. Yolu yurttaş olmaktan geçer. “Yurttaş olmak” ise bireyin kendi bireyliğini ayrımsaması, onun toplum içindeki konumunu kimlik vererek belirleyen devlet karşısındaki yerini almasıyla olur.” (Ev Sahipleri)
"Aklı savunuyoruz,ama güzellikten yanayız." (Parasız Yatılı)
Bekle,
bahar hep karların altındadır.... (Lodoslar Kenti)
Nasıl olsa buralar bıraktığımız gibi duruyor. Sen de gördün ya, hiç değişmiyor. Değişse de aynı onmazlıklar daha başa çıkılmaz oluyor sonunda. Dönerim de, belki döndüğüm fark edilmez bile... (Kış Gelmeden Sevda Dolu Bir Yaz)
Bizde her pazar tatilinden önce bir papaz fabrikaya gelip 1 saat konuşur. Bütün makineleri durdururuz. O vaazına başlar azizleri anlatır. Biz işçiler Allah’ın en sevgili kullarıymışız anlatır, Allah için yapabileceğimiz en iyi
 İbadetin çalışmamız olduğunu anlatır… Papazın dediğine bakılırsa büyük arabalarıyla, bütün lüksleriyle zenginler cennete gitmeyecek anlaşılan. Sonra papaz efendi bu tatil öncesi ziyaret için para toplar. Ve biliyor musunuz bir gün ne oldu? Vaazlardan birini bitirip papaz fabrikadan çıktı avluda kocaman bir Amerikan arabası bekliyordu onu. Zavallı yoksul papaz çıktı binip gitti arabayla. (Yeni Konuklar)
Bir fransız düşünür ne demiş: " Gençlik bilebilse, ihtiyarlık yapabilse." (Gül Mevsimidir)
''Bana, güzel olmak gerek, demişlerdi. Çirkinin gençliği tuzsuz yemektir. Anca aç olanlar el atar.'' (Haraç)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/balkan-yolcusu-furuzan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)