# Barışın Şikayeti - Desiderius Erasmus Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Barışın Şikayeti kimin eseri? Barışın Şikayeti kitabının yazarı kimdir? Barışın Şikayeti konusu ve anafikri nedir? Barışın Şikayeti kitabı ne anlatıyor? Barışın Şikayeti PDF indirme linki var mı?  Barışın Şikayeti kitabının yazarı Desiderius Erasmus kimdir? İşte Barışın Şikayeti kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/barisin-sikayeti-desiderius-erasmus-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-04T23:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-04T23:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/04/desiderius-erasmus-kimdir-desiderius-erasmus-kitaplari-ve-sozleri-238821.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Desiderius Erasmus 
 Çevirmen: Celal Yeşilçayır 
 Yayın Evi: Dedalus Yayınları 
 İSBN: 9786059203708 
 Sayfa Sayısı: 84 
--reklam--
Barışın Şikayeti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

Hristiyanların birbirlerini silahlarla delik deşik etmesine tanıklık ettikten sonra, doğrusu Türklere bundan daha eğlenceli bir gösteri sunulamazdı. Türkler, şeytanları kurban ediyorlar.

Türkçeye ilk defa çevrilen Barışın Şikâyeti, Desiderius Erasmus'un çağına yaptığı bir şahitlik.

Savaşların ortasında kalmış Avrupa'ya yöneltilen bir "Durun!" ihtarı âdeta.

Erasmus bu eserinde Avrupalı devletlere, devlet adamlarına, yetkililere karşı barışı konuşturuyor. Savaşların, kıyımların ve katliamların mantıksızlığını ortaya koyuyor. Barış, insanların savaşarak, birbirlerini öldürerek aslına bakılırsa vahşi hayvanlardan daha aşağıda bir davranışta bulunduklarını haykırıyor.

Deliliğe Övgü'deki alegorik yapının aksine Barışın Şikâyeti tüm açıklığı ile insanları aklın hükümran olduğu bir yapıya davet ediyor, hepsini bağlayan ortak değerlerde buluşarak savaşmayı bir kenara bırakmaları gerektiğini söylüyor.
--reklam--
Barışın Şikayeti Alıntıları - Sözleri
Şu ölümlü insanlık ..
Nasıl ki iyileşmeye ilk adımın atılması için, öncelikle insanın kendi hastalığının ciddiyetini tanıması gerekiyorsa, onların içinde oldukları duruma üzülebilmeleri için de, önce kendi talihsizliklerinin farkına varmaları gerekir.
"İnsanın onu seven kişiyi terk etmesi insafsızlık, ona iyilik yapana yüzünü dönmesi nankörlük ve onu meydana getirip ayakta tutana kötü davranması ise vicdansızlıktır."
Bir atasözüne göre, bir kötülük başka kötülüklere yol açarmış...
Barışı gerçekten kalbinde taşıyan kişiler onu her fırsatta iki elleriyle tutmak isterler.
Nasıl ki iyileşmeye ilk adımın atılması için, öncelikle insanın kendi hastalığının ciddiyetini tanıması gerekiyorsa, onların içinde oldukları duruma üzülebilmeleri için de, önce kendi talihsizliklerinin farkına varmaları gerekir.
Öteki canlı türlerine kendilerini korumaları için özel silahlar ve savunma teknikleri sunan doğa; insanı sadece karşılıklı yakın ilişkiler ve birlik kurarak güvende olmanın dışında savunmasız ve zayıf yaratmıştır.
Hiçbir sözleşme karşılıklı olarak birbirlerini yok etmek için kavga eden bu dövüş horozlarını ayıracak derecede kutsal değildir. İnsanların bir arada iyi yaşabilmeleri için, ortak bir ad olan "insan" başka bir katkıya ihtiyaç duymaksızın yeterli olmalıydı.
... "İnsan" sözcüğünü duyduğumda benim için doğmuş bir canlı varlık gibi, huzur duyacağımdan emin olarak hemen oraya koşuyorum...
Şunu burada söylemem gerekir, bölünmüşlük her yere yayıldığı için, bir kaç gün barınbileceğim bir ev bulmam bile oldukça zor görünmekte.

---

edit: kitapta BARIŞ kavramı konuşmakta.
Bir okul diğeri ile kavgalı, sanki hakikat bölgeye göre değişiyormuşcasına.
Şu ana kadar nefret duygularının ve kavgaların içinde zehirlenmeyen hiç kimseyi bulamadım.
--reklam--
Barışın Şikayeti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın ilk sayfalarında, hayvan ve insanı ayıranin akıl olduğunu, hayvanlar akıl yoksunu olarak birlik içinde olabilirken insanlar erdemli akılları ile ve isa'nin barış idolu varken nasıl düşmanca yaşarlar. Konu ilerledikçe farkettigim hayvan olan biz #türkler (barbarlar) ve diğer topluluklar bile beraberliği kutsal sayarken bizler nasıl olurda birbirimize kılıç çekeriz, ritüeli!!! Ben böyle algıladım. Bilinçli bir saldırı ve barıştan bahseder !?
.
.
. Bütün kitap bundan ibaret, kutsal bir din var ve yozlaşmayla hristiyan kardeşler birbirine giriyor, şimdiki avrupa birliği ülkeleri. Bunun tek çaresi; Barış, isa'nin üstün öğretisini benimsemek ve benimsetmek. Avrupa birliğinin temeli Erasmusun bu söylevleriyle oluşmuştur, temel taşı budur.
.
.
. Ben tavsiye ediyorum der miyim..? bana kattığı bisey var mı? var o da şu, hümanist söylevler bir din üzerinden yapılıyorsa eğer bir olguya muahkak saldırı var!!! .
.
. #erasmus un bu düşünceleri ortaçağ düşünürü/teoloğu #augustinus a dayanmaktadır. Leibniz ve Kant kendi yazıtlarında bu eserden konulara değinmiş.
.
.
. #stefanzweig onun için soyle der; "gözlerini hıristiyanlığın cennetine çevirdiğinde inancı, şükranla dolu bakışlarını olympos dağına diktiği zamankinden daha güçsüz değildir." (Sinan Afşar) 
"Barış konuşur" diye başlar kitaba Erasmus. Barışın ağzından 'Savaş' kavramına yönelik bir başkaldırı niteliğindedir kitap. Aslında Desiderius Erasmus, 1517 'de Fransa da düzenlenen Barış Kongresi için hazırlamış bu konuşmasını. Kongre gerçekleşmeyince yazılarını kitap haline getirmiş. İlk kez Türkçeye Dedalus Yayınları aracılığıyla Celal Yeşilçayır tarafından çevriliyor.
Yaşadığı dönemde Hümanist olarak nitelendirilmiş Erasmus, fakat ben Erasmus 'un barış ile ilgili düşüncelerinin Hümanizm ile bağdaşmadığını düşünüyorum. Zira Erasmus, savaşın sadece İsa' ya inananların, yani Hristiyan toplulukların arasında olmasına karşıdır. Özellikle Türkler ve Yahudilerle ilgili keskin görüşleri vardır. Örneğin Hristiyanların kendi dindaşları ile savaşmalarını Barbar Türkler'in yararlanacağı bir seyir zevki olarak tanımlamış ve illa ki savaş gerekliyse bu savaşın Türklerle ya da Yahudilerle yapılması gerektiğini savunmuştur. Kitabın 'Barış' kavramını yanlı olarak ele aldığını belirtmeliyim. Ortaçağ 'da yaşamış olan Erasmus' un dönemin şartlarına göre Hümanist olarak tanımlanmasını anlayabilirim; fakat daha yakın bir dönemde yaşamış olsaydı kesinlikle bu sıfatla anılmayacağından eminim. Benim için farklı görüşler okumak, felsefecilerle tanışmak bakımından faydalı bir okuma oldu. (Ecem İspir) 
Barış konuşur;
İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özellik akıllı olmalarıdır, ancak hiçbir vahşi hayan grubu insanlar gibi karşı karşıya gelerek diğer grubu yok etmeye kalkışmaz. Kitap boyunca insanların savaşa karşı duyduğu anlaşılmaz istekten yakınılır. Ben konuştum.. (Dursun Yener) 
--reklam--
Barışın Şikayeti PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Desiderius Erasmus - Barışın Şikayeti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Barışın Şikayeti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Desiderius Erasmus Kimdir?
Günümüzde, Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Rotterdamlı Erasmus, 1465 yılında Hollanda'nın Rotterdam kentinde doğdu. Bugünkü ortaöğrenimi karşılayan bir öğrenim döneminin ardından Augustin tarikatına girerek rahip oldu. Ancak hiçbir zaman geleneksel anlamda bir rahip olarak etkinlik gösteremedi; kendini daha çok bilime adamak istediği gerekçesiyle, dini makamlardan "cüppe giymeme" iznini aldı. Paris Üniversitesi'ne devam etti. 1499'da İngiltere'ye gittiğinde, john Colet, Thomas More(Morus) gibi aydınlarla tanıştı ve bu dostluklarla ufku daha da genişledi.

Papalığın düşünceler üzerinde kurduğu hegemonyaya karşı çıkarak, gerçek Hıristiyanlık ruhunu antik çağın yalınlığında aradı. Güzel sanatların ve bilimlerin yayılmasını, Avrupa'nın ortak bir sanat ve bilim anlayışının çatısı altında birleşmesini, hümanizmin birinci koşulu saydı. Özgün yapıtlarıyla ve çevirileriyle antik çağ düşüncesinin Avrupa'da yayılmasına çok büyük katkılarda bulundu. Martin Luther'in reformları başladığında, kilisenin yenilenmesi görüşüne katılmakla birlikte, Hıristiyan dünyasının kargaşaya, parçalanmaya sürüklenmesine şiddetle karşı çıktı.

1536'da Basel'de öldüğünde Avrupa'nın düşünce yaşamında papaların bile ziyaretine geldikleri bir kişi olacak kadar saygın bir yer edinmişti.

Bütün yaşamı boyunca Latince konuşup yazan Erasmus ölmeden önceki son sözlerini ana dilinde söylemişti: "lieve God"

Deliliğe Övgü (özgün adıyla: Morias enkomion seu laus stultitiae),Erasmus'un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze değin değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Bu küçük kitabın taslağını 1509 yazında, İtalya'dan İngiltere'ye yaptığı yolculuk sırasında çıkaran Erasmus, yazma işini İngiltere'de, dostu Thomas More'nin evine vardıktan kısa süre sonra gerçekleştirdi; kitabı da Thomas More'a adadı. Yapıtını birkaç gün gibi kısacık bir sürede tamamlayan Erasmus, bu arada hiçbir kitaptan yararlanmadı.

Düşünce yapısı ve eserleri

Gülmece türündeki yapıta egemen olan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir. İnsana yeryüzünde yaşama gücü kazandıran şey, gerçek bilge olma niteliğiyle doğrudan doğruya deliliğin kendisidir. Kitapta delilik (stultitia) , kendi kendisine övgüler düzer; bu arada çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, evlilikte ve dostlukta, politikada ve savaşta, yazında ve bilimde deliliğin nasıl her zaman egemen olduğu gösterilir.

Tüm uğraş alanları, bu arada özellikle din kurumu ve din adamları bu panorama çerçevesinde sergilenir. Deliliği konuşturma kisvesi altında Erasmus, çağının kilisesine ve o kilisenin mensuplarına en acımasız eleştirileri yöneltir. Bu niteliğiyle “Deliliğe Övgü” çağlar boyunca bağnazlığa karşı kaleme alınmış en yetkin düzeydeki başyapıtlardan biri olmuştur. Yapıtın yazılışını izleyen sonraki yüzyıllarda -haklı olarak- düşünce düzeyindeki bağnazlığın her türlüsüne yönelen bir eleştiri diye yorumlanması, belki de bugüne değin koruduğu kalıcılığın baş nedenidir.

Yazınsal açıdan Deliliğe Övgü, Latin ozanı Horatius'un "hakikati gülerek söylemek" ilkesinin belki de en yetkin örneğidir. Biçim açısından Erasmus, yapıtını kaleme alırken daha önce yapıtlarını çevirdiği Lukianos ve Libanios'tan da esinlenmiştir.
--reklam--
Desiderius Erasmus Kitapları - Eserleri
Deliliğe Övgü
Barışın Şikayeti
Çocuklar için Adabımuaşeret
Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi
Adagia
Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş
--reklam--
Desiderius Erasmus Alıntıları - Sözleri
Seçkin bir bilgelik yoksa ,altın neyi ifade eder; pırlantaların ışıl ışıl parlamaları, olağandışı erdemler yoksa olağanlığın ötesine ne kadar geçebilir. (Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi)
Bırak başkaları armalarına aslanlar, kartallar, boğalar, leoparlar çizdirsin. Armalarını nüfuz ettikleri sosyal bilim dalları kadar amblemle süsleyebilenler, işte onlar gerçek asalete sahip olanlardır. (Çocuklar için Adabımuaşeret)
"Çocukların karakterinin en iyi oyun esnasında belli olduğunu söylerler. Hile yapmaya, yalan söylemeye, dövüşmeye, şiddete, öfkeye, kibre meyilli çocuk, oyun sırasında doğasındaki bütün bu kusurları açıkça dışa vurur." (Çocuklar için Adabımuaşeret)
- " (…) Arada bir, her şeyden elini eteğini çekemiyorsan, özgür değilsin..." (Adagia)
"Gerçek adap hem doğayı hem de aklı tatmin etmekten geçer.
... Bir çocukta en hoşa giden şey, iyi ahlakın yoldaşı ve bekçisi olan edeptir." (Çocuklar için Adabımuaşeret)
Çünkü daha uzun süre yaşayan değil, yaşamı daha değerli olan insan en talihli olandır; yaşamın büyüklüğü yılların sayısıyla değil doğru hareketlerin sayısıyla ölçülmelidir. (Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi)
Her delilik sürekli zararlı değildir. (Deliliğe Övgü)
Bu hayat, ölümden başka hiçbir şey değildir. (Deliliğe Övgü)
Bir okul diğeri ile kavgalı, sanki hakikat bölgeye göre değişiyormuşcasına. (Barışın Şikayeti)
Duos insequens lepores, neutrum capit:

İki tavşanın peşinde koşan, ikisini de avlayamaz (Adagia)
"İnsanın onu seven kişiyi terk etmesi insafsızlık, ona iyilik yapana yüzünü dönmesi nankörlük ve onu meydana getirip ayakta tutana kötü davranması ise vicdansızlıktır." (Barışın Şikayeti)
Din adamlarının Kutsal Kitap, yumuşak balmumu gibi çıkarlarına göre durmadan şekil değiştirdiğinde duydukları haz!

Ya insan ırkının eleştirileri olarak ortaya çıkıp kendi gizli yahut açık fikirlerinden azıcık olsun aykırı düşünceler ileri sürmek bahtsızlığında olanları herkesin gözü önünde tövbeler etmeye mecbur bıraktıkları zamanki zaferleri! (Deliliğe Övgü)
“Seni öven yoksa, sen de kendini öv.” (Deliliğe Övgü)
Kuşların kralı kartalın, böceklerin en mütevazısı tarafından neredeyse tamamıyla harap edilmesiyle düştüğü duruma gülerek eğlendiğinde, öğretmen yine bunun anlamını işaret etmelidir: En güçlü prens dahi en mütevazı düşmanını öfkelendirmeyi ya da küçümsemeyi göze almamalıdır. Çoğu zaman için fiziksel olarak hiçbir zarar veremeyenler,bunu hile yoluyla gerçekleştirirler. (Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi)
Barışı gerçekten kalbinde taşıyan kişiler onu her fırsatta iki elleriyle tutmak isterler. (Barışın Şikayeti)
Bende ne maske, ne de yalan olabilir, kalbimde bulunmayan bir hissin görüntüsü de hiçbir zaman yüzümde görünmez. Ben sadece kendime benzerim. (Deliliğe Övgü)
"Tevazu, işte çocuklara, özellikle de soylu çocuklara en çok yakışan duruş budur. Ruhunu edebiyatla besleyen herkesi soylu olarak görmek icap eder.

Bırak başkaları armalarına aslanlar, kartallar, boğalar, leoparlar çizdirsin. Armalarını nüfuz ettikleri sosyal bilim dalları kadar amblemle süsleyebilenler, işte onlar gerçek asalete sahip olanlardır." (Çocuklar için Adabımuaşeret)
Gerçek bir Hristiyan kimdir? Yanlızca vaftiz edilmiş ya da kiliseye kabul edilmiş ya da ayinlere giden bir insan değildir : Daha çok, İsa'yı kalbinin derinliklerinde yaşatan ve bunu bir Hristiyan ruhuna yaraşır biçimde hareket ederek ifade eden kişidir. (Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi)
Şu ölümlü insanlık .. (Barışın Şikayeti)
Genellikle, en fazla özeni dalgalar tarafından en ciddi biçimde dövülen kıyılara gösteririz... (Bir Hıristiyan Prensin Eğitimi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/barisin-sikayeti-desiderius-erasmus-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)