# Başbuğ Velilerden 33 - Necip Fazıl Kısakürek Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Başbuğ Velilerden 33 kimin eseri? Başbuğ Velilerden 33 kitabının yazarı kimdir? Başbuğ Velilerden 33 konusu ve anafikri nedir? Başbuğ Velilerden 33 kitabı ne anlatıyor? Başbuğ Velilerden 33 PDF indirme linki var mı?  Başbuğ Velilerden 33 kitabının yazarı Necip Fazıl Kısakürek kimdir? İşte Başbuğ Velilerden 33 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/basbug-velilerden-33-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T02:00:26+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T02:00:26+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/necip-fazil-kisakurek-kimdir-necip-fazil-kisakurek-kitaplari-ve-sozleri-177258.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Necip Fazıl Kısakürek 
 Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları 
 İSBN: 9789758180452 
 Sayfa Sayısı: 368 
--reklam--
Başbuğ Velilerden 33 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ezelle ebed arası Allah'a doğru giden evliya kervanları arasında en şanlısına ait 33 kolbaşılı "Altun Halka - Silsile-i Zeheb" çerçevesidir ki, keyfiyet ölçüsüyle temel sayısını, bütün kainat gibi O'ndan alır.
--reklam--
Başbuğ Velilerden 33 Alıntıları - Sözleri
En küçük toz zerresinden en büyük insana kadar, Allah, neyin neyi ve kimin kimi bulmasını isterse, o onu bulur.
Gözlerini koru; harama bakmaktan ve başkalarının kötülüklerini görmekten... Dilini koru ; Allah'ın zikrinden başka işle uğraşmaktan... Nefsini murakabe ve muhasebe et! İlme yapış ve eşyanın hakikatini ara! Edebi muhafaza et ve hadleri gözet! Dünyadan uzak dur ve ona kapılma! Halktan kaç, ibadetten ayrılma! Sünneti bırakma! Hilm ve merhamet sahibi ol! Ahlâkı tamamla!
Varlığın Nuru buyurdular:
-Güneş, peygamberlerden sonra, Ebubekir'den üstün bir baş üzerinden doğup batmadı.
"Sevilenden bir şey gelmeyince, seven sevemez!"
"İdrakin aczini idrak,idrakin tâ kendisidir."
Abdullah Dehlevî Hazretleri, Baş Halifesini ata bindiriyor ve üzengisini mübarek eliyle tutuyor.

- Aman efendim, ne yapıyorsunuz?

– Başlangıçta sana, helâlar için su taşıtmaya memurduk; şimdi de atının üzengisini tutmaya memuruz! Mevlânâ Halid Hazretleri at sırtında... Büyük mürşid, büyük mürşide hitaplarında devam ediyorlar:

- Şimdi git ve iklimleri irşad et!.. Ruhları aç ve susuz insanlar seni bekliyor!.. Artık hepimizden üstünsün!.. İklim iklim dolaş ve Allah isteklilerine yol göster!..

Mevlânâ Halid Hazretleri, helâ temizlemeye memur edildiği ân emre ne kadar bağlıysa, şimdi yine o kadar bağlı, iklimleri irşad etmek, ruh iklimlerini feyizlendirmek üzere, Bağdad istikametinde, atının üstünde ilerliyor.

Geride Abdullah Dehlevî Hazretleri, üstün mürşid, mübarek gözlerinde bir çift gözyaşı damlası, büyük kahramanın arkasından bakmakta...
Hak ölçüsü dışında hakkı yerine getirmek bizim hakkımız değildi.
«Allahın bu âlemde evliyasına kahrı açık, kahrında ise lütfu gizlidir. Gizli lütuf odur ki, açık kahr yüzünden velisî beşerî kayıtlarından sıyrılsın ve bâtınını pâk ve sâf kılsın. Allah'ın düşmanlarına da, lütfu açık ve kahrı gizlidir. Gizli kahır odur ki, lûtuf yüzünden düşmanı madde ålemine büsbütün bağlansın ve üstün hakikat âlemini görmekten ve rûhânî lezzeti tatmaktan mahrum kalsın...»
Dedi:
- Ben sohbetteyim... Sohbetlerde... İlk sohbetimde evi gördüm... İkincisinde evin sahibini... Üçüncüsünde ne evi, ne de evin sahibini...
- Allah'ım; yarın ahirette vücudumu o kadar büyüt ki, cehennemi ben doldurayım; başkasına yer kalmasın, bütün kulların hesabına ben yanayım!
Bayezid anlatıyor:

- Benim zamanımda binlerce velî vardı. Hepsi de, ibadet, riyazet, keşif ve keramet sahibi. Fakat asrın kutupluğu, bir demircinin, basit ve ümmî bir demircinin üzerindeydi. Ben bu işin sır ve hikmetine karşı hayretler içindeydim. Çoluk çocuğunun nafakası için geceli gündüzlü örs başından ayrılmayan demirciyi göreyim dedim bir gün... Dükkânına gittim. Selâm verdim. Beni görünce çocuklar gibi sevindi... Ellerime sarıldı, uzun uzun öptü. Ve benden dua rica etti. Henüz keşif âlemine girmemiş olduğu için makamından habersizdi. Benden dua isteyene dedim ki: «Ben senin ayaklarından öpeyim de sen bana dua et!» Dedi: «Benim sana dua etmemle içimdeki derd hafiflemez ki!» Sordum: «Derdin ne, söyle bir çare arayalım?» Cevap verdi: «Acaba kıyamet gününde bunca insanın hâli ne olur? Bunu düşünmekten, buna yanmaktan başka derdim yok!» Demirci bunu söyledi ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Beni de ağlattı. O vakit içimde bir nida duydum: «Bunlar, nefsim nefsim diyen hodbinlerden değildir; bunlar, ümmetim, ümmetim diyenlerdendir.... Hemen içimdeki hayret silindi. Kutupluk makamının bu demirciye niçin verildiğini sezer gibi oldum. Anladım ki, böyleleri, Ezeller ve Ebedler Peygamberi
nin kalbine doğrudurlar; ve onun hakikatine mazhardırlar . Demirciye sordum: «İnsanların azap çekmesinden sana ne?. Cevap verdi: «Bana mı ne? Benim fıtratımın mayası, şefkat suyuyla yuğurulmuştur. Cehennem ehlinin bütün azabını bana yükleseler de onları bağışlasalar ben saâdete ererim ve derdimden kurtulurum!»... Demircinin dükkânında saatlerce oturdum. Sohbet ettik. O, namazda okunmak için farz miktarından fazla sûre ve âyet bilmiyordu. Onları öğrettim. Ve ben, evet, ben kırk yıldır elde edemediğim manevî derecelere yükseldim. İçim, Allahın feyziyle doldu. O vakit büsbütün anladım ki, kutupluk sırrı başka bir mâna... Faziletle, ilimle, ibadetle elde edilen iş değil... Sadece Allah vergisi...
Elbette o âlem bu dünyadan âlâdır.
Hoca Hazretlerinin eşiğini aşındıran bir kadı vardı ki, biricik emeli, kendilerinden tarikat yollarını öğrenmek ve Hâcegân kütüğüne kaydedilmekti. Fakat Hoca Hazretleri bu adama yüz vermiyorlar ve onun suratına tarikat kapılarını kapatıyorlardı. Adamcağız melûl ve mahzun gidip geliyor ve hiç bir şey elde edemiyordu. Bir gün, Hoca Hazretlerinin neşeli bir anında, yakınlarından biri mevzuu kendilerine açtı ve «Kadı, boynu bükük, inayetinizi bekliyor ve mahrum kalmaktan çok üzülüyor» diye Hoca Hazretlerinin maksatlarını anlamaya davrandı. Hemen cevap verdiler: «Ben her kimin bâtınında büyüklük ve üstünlük arzusundan bir mâna sezsem, bu mâna on yıl sonra gerçekleşecek bir şey bile olsa ona Hâcegân yolundan bahsedemem!»

Bazı müridler Hoca Hazretlerinin bu sözü söyledikleri tarihi kaydediyorlar. Aradan on yıl geçiyor ve Hoca Hazretleri de dünyadan göç etmiş bulunuyorlar. O kadı, kendi memleketinde hâkim ve reis makamındadır. Bu mevkiiyle gayet mesuttur ve kalbinde zerrece tarikat zevk ve dileğine yer kalmamıştır. O zaman müridler, Hoca Hazretlerinin niçin bu adama iltifat buyurmadıklarını anlıyorlar.
--reklam--
Başbuğ Velilerden 33 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dördüncü Söz;

Emâneti teslîm ettikleri baş halîfeleri Alâeddîn Attar Hazretleri anlatıyor:

Şâh-ı Nakşibend Hazretlerini tanıdıktan sonra sevgileri bende öyle yer etti ki, karar ve irâde diye hiç bir sermâyem kalmadı.

Sohbetlerinden ayrı düşmek, benim için ölüm gibi bir şey oldu. Bir gün ben bu tesîr içindeyken bana döndüler:

''Sen mi beni dost edindin, ben mi seni?''

Cevab verdim:

''Sizden bana ancak iltifat ve teveccüh gelebilir; benden de size bağlılık ve muhabbet...'' Yani, ''dostluk ve muhabbet bendendir'' demeğe getirdim.

Dediler: ''Biraz bekle, anlarsın!''

Bir saat kadar bekledim. Ne göreyim?..

Ruhumda Şâh-ı Nakşibend'e âid aşktan eser kalmamış... Buyurdular:

''Gördünmü, dostluk sendenmiymiş, benden mi?

Sevilenden bir şey gelmeyince seven sevemez.''

Rahmetle Necip Fazıl Kısakürek,
Başbuğ Velilerden 33, sayfa:88 (Hamza) 
okuduğum kitaplar arasında en etkileyici olanlardan
tasavvuf büyüklerinin yaşantısı güzel bir şekilde anlatmış
hayata dair rehber olabilecek bir kitap (mecdbrs) 
Üstad Necip Fazıl'ın kendisine has üslubuyla " Hz.Ebu Bekir ( ra ) 'dan - Seyyid Abdülhakim Arvasi'ye kadar yaşamış olan otuz üç velinin hayatlarından örnekler sunuyor.Tasavvuf ağırlıklı olan bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim. (Ekrem Özkara) 
--reklam--
Başbuğ Velilerden 33 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Başbuğ Velilerden 33 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başbuğ Velilerden 33 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
Çile
Çöle İnen Nur
Bir Adam Yaratmak
O ve Ben
Reis Bey
Aynadaki Yalan
İmân ve Aksiyon
Son Devrin Din Mazlumları
Kafa Kağıdı
Hikayelerim
Tohum
İdeolocya Örgüsü
Sabır Taşı
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Doğru Yolun Sapık Kolları
Yunus Emre
Cinnet Mustatili
Ahşap Konak
Mümin - Kâfir
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
Sahte Kahramanlar
Hazreti Ali
Abdülhamid Han
Bâbıâli
Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
İbrahim Ethem
Ulu Hakan
Esselam
Peygamber Halkası
Para
Siyah Pelerinli Adam
Tasavvuf Bahçeleri
Kanlı Sarık
Canım İstanbul
Parmaksız Salih
Mukaddes Emanet
İman ve İslâm Atlası
Püf Noktası
Hesaplaşma
Müdafaalarım
Yeniçeri
Bediüzzaman Said Nursi
Künye
Nur Harmanı
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
İstanbula Hasret
Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
Türkiye'nin Manzarası
Öfke ve Hiciv
Deprem
Veliler Ordusundan 333
Rabıta-i Şerife
At'a Senfoni
Ufuk çizgisi
Başbuğ Velilerden 33
Dininizi Öğreniniz
Hac
Reşahat
İhtilal
Benim Gözümde Menderes
Moskof
Mektubat
Hitabeler
Konuşmalar
Vatan Şairi Namık Kemal
Katibim
En Kötü Patron
Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
Gönül Nimetleri
Edebiyat Mahkemeleri
Villa Semer
Hücum ve Polemik
Rapor 1/2
Nasreddin Hoca
Çerçeve 1
Şiirlerim
Namık Kemal
Başmakalelerim 1
Cinnet Mustatili
Tiyatro ve Tesiri
Büyük Doğu Cemiyeti
Rapor 5/6
Çerçeve 2
Rapor 3/4
Rapor 11/13
Rapor 7/8
Dil ve Edebiyat
Rapor 9/10
Çerçeve 3
Vesikalar Konuşuyor
Hadiselerin Muhasebesi 1
Başmakalelerim 2
Senaryo Romanlarım (kod38)
Büyük Kapı
Necip Fazıl Bibliyografyası
Savaş Yazıları 1
Rapor 7/9
Çerçeve 4
Başmakalelerim 3
Rapor 4/6
Savaş Yazıları 2
Çerçeve 6
Hadiselerin Muhasebesi 3
Hadiselerin Muhasebesi 2
Rapor 1/3
Çerçeve 5
Ruh Burkuntularından Hikayeler
101 Hadis
Aynadaki Yalan
Para
İki Hitabe
Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
Ben ve Ötesi
Necip Fazıl Kısakürek
Altun Halka
Tiyatro Eserleri 1-2-3
Yolumuz Halimiz Çaremiz
Hikayelerim
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
Seçilmiş Əsərləri
Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın
İki gözün iki çeşmeymiş
Saçına ak düşmüş,
Kahırdan elin yüzün buruşmuş,
Gözlerin yolda kalmış
Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim,
Bugün yaşıyanlardanım,
Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Mekanı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
"Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir."
Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan.
İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri...
Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
“Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
“Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- Ne o Selma, ağlıyor musun?
- Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola!

Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş:
Sağ elimde Adnan var!..
Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı...
Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın...
Elveda Adnan Bey!
İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!..
Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/basbug-velilerden-33-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)