# Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir - İsmet Özel Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kimin eseri? Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kitabının yazarı kimdir? Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir konusu ve anafikri nedir? Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kitabı ne anlatıyor? Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir PDF indirme linki var mı?  Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kitabının yazarı İsmet Özel kimdir? İşte Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/basini-orten-kizlar-felsefe-bilmelidir-ismet-ozel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-08T03:00:37+03:00
- Güncelleme: 2022-05-08T03:00:37+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/08/ismet-ozel-kimdir-ismet-ozel-kitaplari-ve-sozleri-216973.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: İsmet Özel 
 Yayın Evi: Tiyo Yayınları 
 İSBN: 9786054893300 
 Sayfa Sayısı: 352 
--reklam--
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir” İsmet Özel’in Türk yazısı ile neşrolunan çift kapaklı beşinci kitabıdır.

Türk istiklâli sözüne bir mânâ atfetmek için başını örten kızların felsefe bildiği günü beklemekten başka çare yok. Varsa ben bilmiyorum. Bu arada gönlümüzü karartmamak için zihnimizi meşgul edecek bir şeyler bulmamız lâzım. Köprülerinin altından çok suların aktığı söylenen, küreselleşmenin hallaç pamuğu gibi attığını sinir gerginliğiyle gözlemlediğimiz yerkürede Türk istiklâline ne kıymet verildiği kimin umurunda? Daha vahim sual: Türklerin istiklâle kavuşması ile Türk gücünün neye yettiği arasında bir münasebet, bir mütekabiliyet olabilir mi? Neyi anlar, hangi yola girer isek Türk milletinin istiklâline kıymet biçmemiz mümkün olabilir? Hayrını ancak onu ahiretin tarlası bilip sürerek geçirirsek göreceğimiz dünya hayatının bütün zamanlar ve bütün mekânlarda hangi illetten mustarip olduğunu, bu illetin isimden mahrum bırakılıp bırakılmadığını fark etmeden mezkûr suallere cevap bulmamız mümkün değil. Olanca sıkıntı temsil eden (Müslüman) ile temsil edilen (İslâm) arasında idrak etmeğe icbar edildiğimiz kaçınılmaz mesafeden doğuyor. Nedir o mesafenin karakteri? İhlâs ve takva aynı şey mi?
--reklam--
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir Alıntıları - Sözleri
Kalbimiz dünyalık dertlere yuvalık yapmağa müsait değildir.
Türk istiklali sözüne bir mânâ atfetmek için başını örten kızların felsefe bildiği günü beklemekten başka çare yok.
Hayatımızda hem kurtulunması gereken bir loşluk, hem de doldurulması gereken bir boşluk var.
Tarihin bir yerindeyiz. Neresinde?
Nasibime kendimi tüketmeksizin tek bir satır yazabilme ferahlığının düşmeyişi beni buraya getirdi.
Endişeliyiz; ama İstiklâl Marşı'nın telkin ettiği üzere korkmuyoruz.
Hayatını kelime-i şahadetin ne anlam ifade ettiğinden bütünüyle tecrit etmiş insanlar arasında ömürler tüketiyoruz.
Kendimizden çok Rasûlü Ekrem'i seviyoruz.
Gerek modernlik öncesi, gerekse sonrasında hayatımıza baskın çıkan avutucu yalanlar var.
İnsanı diğer bütün yaratıklardan dili, duası değil, dilindeki, duasındaki şuur ayırır.
Kıymet bilmeyenin kıymeti olmaz.
"Utanmak da devrimci bir duygudur."
 Karl Marx
Neye, nelere ne ve neler uğruna katlandığımızın ölçüsünü kaybettik. Bu bizi tahammülle sabrın farkını hissettirmeyen bir çaresizliğin içine düşürdü.
İnsanın ölümden öğrendiğini diğer başka bir şeyden öğrenebilmesinin yolu bulunamadı.
--reklam--
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Başını Örten kızlar Felsefe Bilmelidir "
Çok etkileyici bir kitap ismiydi benim için ve okumaya başlayınca en az adı kadar içeriğinin de etkileyici olduğunu anladım.
İsmet Özel'i anlamak için öncelikle biraz da olsa düşünce tarzına hakim olmak gerekiyor.

İsmet Özel'in oldukça ağır bir dili var, bu sadece dili için geçerli değil aslında, düşünceleri de oldukça ağır yazarın.
Bazen cümleleri anlamak için iki hatta üç kez bile tekrar etmek gerekiyor.
Şu ana kadar okuduğum İsmet Özel kitaplarındaki ortak düşüncem ; sonunda onun haklı olduğudur. :))

Oldukça zorlandığım ve bir o kadar da zevk alarak okuduğum yazarlar arasındadır.

Kitap içeriği ise ;
Başörtülü olmanın neleri gerektirdiğini bilmenin veya bilmemenin, nelere sebep olduğunu anlama yolunu kendine has üslubuyla anlatıyor. Ayrıca geçmiş ve günümüzün kıyaslamalarıyla da oldukça dikkat çekiyor.

Tüm kitap boyunca değindiği ve aslında yazarın en önemli konusu olan Türk olmanın önem ve anlamıdır.
Aklımda kalan bir düşüncesinde :
"Devlet ve Türk Milleti asla bir husumet içinde olamaz ; eğer aralarında bir husumet varsa Türklüklerini sorgulasınlar" diyor. Çok düşündürücü bir cümle! Ve devamında
" Biz Türkler Allah devlete zeval vermesin diyen milletin mümessilleriyiz." diyerek belirttiği düşüncesine hak vermemek elde mi?
Türk Milleti olarak buluşmamız gereken ortak payda devlet değil midir?..

İsmet Özel okurken kendime şu soruyu yöneltiyorum : "İsmet Özel gerçekten anlaşılması zor bir yazar mı?" Hemen akabinde içimdeki ses cevap veriyor : "Hayır İsmet Özel anlaşılması zor bir yazar değil. Sadece işimize gelmiyor!"
Bence bu kısmı çok önemli, tarafsız bakmayı başaran bir okur işin özünde çoğu düşüncesine hak verecektir.

Çok çok beğenerek okuduğum bir kitaptı ve herkesin özellikle de günümüz gençliğinin okumasını çok isterim.
Keyifli okumalar arkadaşlar. :)) (Elif) 
Kimdir başını örten? Kimdir felsefe bilen ve neden bilecek?
kitapta başlıkla paralel giden kısımlar genellikle her bölümün sonu oluyor. Geri kalan kısım ise sonu için uzun bir girizgah.

Birçok konuyu ele alan İsmet Özel sadece bu kitabı yazmış olsa tüm meramını bildirebilirdi. zannımca. Hem yekun hem ihtisar hem veciz bir de harika. Şiir siyasi bir eylemdir İsmet Özel'in indinde. Siyaset ise felsefenin bir parçasıdır. Şiir ve felsefenin temel bileşeni siyasettir. kısaca İsmet Özel'dir.

Felsefeyi bilmeyen başörtülü kız İsmet Özel'e göre yarım kalmış bir beşerdir. Başörtü takmak Amerika'nın bayrağını ayaklar altına aldığının bir göstergesidir. Küfre karşı bir işardır aslında.

Kitap da çok fazla Türklük vurgusu olması benim için rahatsız ediciydi. Yani meselenin künhüne tam vardım diyince diyalektik bir manevra yaparak meseleyi daha bir çıkmaza sokuyor. Rahatsız edici ancak okutuyor.

kısaca bu kitabı her münevvir yolunda olmak isteyen insan okumalı. hasbi tefekkür etmek isteyenler için güzel bir kitap. (Y A S E M İ N) 
--reklam--
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
İsmet Özel - Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı İsmet Özel Kimdir?
1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.
--reklam--
İsmet Özel Kitapları - Eserleri
Tavşanın Randevusu
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Bir Yusuf Masalı
Henry Sen Neden Buradasın 1
İrtica Elden Gidiyor
Henry Sen Neden Buradasın 2
Surat Asmak Hakkımız
Tahrir Vazifeleri
Toparlanın Gitmiyoruz 1
Erbain
Taşları Yemek Yasak
Bakanlar Ve Görenler
Üç Mesele
Kırk Hadis
Şiir Okuma Kılavuzu
Zor Zamanda Konuşmak
İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Kalın Türk
Of Not Being A Jew
Faydasız Randevu
Çatlıycak Kadar Aşki
Ve'l-Asr
Sorulunca Söylenen
Desem Öldürürler Demesem Öldüm
Küfrün İhsanı Olmaz
Cuma Mektupları 1
Faydasız Yazılar
Tehdit Değil Teklif
Cuma Mektupları 2
Cuma Mektupları 3
Cuma Mektupları 4
Cuma Mektupları 5
Cuma Mektupları 6
Cuma Mektupları 7
Cuma Mektupları 8
Cuma Mektupları 9
Evet İsyan
Cinayetler Kitabı
Geceleyin Bir Koşu
Şiir Resitali
Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar
Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 2
Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 1
Bilinç Bile İlginç
Allah'ın Emri Zaid / Plus Peygamberin Kavli
Bileşenleriyle Basit
Siper Beden
Karz-ı Hasen
Neredeyizim
Başbaş Başbaşa Başabaş
Evet Mi, Hayır Mı?
Muvazzaf
Toparlanın Gitmiyoruz 2
Toparlanın Gitmiyoruz 3
Ebruli Külah
Evlenseydik Boşanacaktık
Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı
Hayatın Manası Versus Manalı Bir Hayat
Çenebazlık
Dil ile İkrar
Tok Kurda Puslu Hava
Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar
Şiir Kitabı
Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir
Tahrir Vazifeleri 2
Tahrir Vazifeleri 4
Tahrir Vazifeleri 3
Tahrir Vazifeleri 5
Tahrir Vazifeleri 6
Tahrir Vazifeleri 7
Tahrir Vazifeleri 8
Tahrir Vazifeleri 9
Tahrir Vazifeleri 10
Cuma mektupları 10
Tahrir Vazifeleri 11
Tahrir Vazifeleri 12
Türküm Doğruyum İntikamım Ülkemdir
Bir Vefa Daha
Pergelin Yazmaz Sivri Ucu
İslamla Damgalanmış Varoluş
Tekne Kazıntısı
--reklam--
İsmet Özel Alıntıları - Sözleri
Biz Türkiye'de yaşayan insanlar olarak öyle yalan yanlış seylere inandırılmış, öyle
kabul edilemez şeyleri kabul etmişiz ki, insanlara kendileri hakkında ya da birlikte yaşadıkları insanlar hakkında ne söylersen söyle söylediğin şeyler asla mantıklı gelmez. (Çenebazlık)
Türkiye, bir imparatorluk ihdas etme üstünlüğü gösterdiğimiz için değil, dar-ül İslam olması, dar-ül İslam vasfı kazanması sebebiyle vatanımızdı. (Cuma Mektupları 6)
ölümle ölüme yaraşan bağı nasıl kurabiliriz? (Tahrir Vazifeleri 3)
Taarruz bombalarının tahrip gücü kadar gürültüsü de önemlidir. Çünkü düşman yalnızca öldürülerek veya mevzileri yıkılarak püskürtülmez, aynı zamanda düşmanı, başına büyük bir felâket geleceğine inandırmak da gereklidir. Bu yüzden toplumda hâkimiyet tesis etmeye yönelmiş her hareketin, yürürlüğe koyduğu işler kadar kopardığı gürültü de önemlidir. Nitekim son birkaç yılda Müslümanlara karşı haçlı ve Siyonist seferberlik düzenlemiş odakların kopardıkları gürültü bir hesap sonucudur.

Diyelim ki, tesettüre uyan öğrencileri üniversiteye almayacaklar. Bunu idarî tedbirlerle sessiz sedasız uygulamaya koyabilecekleri halde, bu konuda bir kamuoyu husule getirmek üzere, basın organlarının büyük bir şamata çıkarması istenmiştir.

Bir gürültü koparan siyasî hareket, taarruza geçmeye hazırlanmış ve belki de taarruzu fiilen başlatmış demektir. Taarruza geçen kuvvet, büyük ve geniş taleplerle insanların önüne çıkar. Onun düsturu şudur: Çok çok istemeliyim ki, az az versinler. Bu tutumun beynelmilel arenada en iyi uygulayıcısı İsrail olmuştur. İsrail, henüz üzerinde devlet olmaya çalıştığı toprakların kendi hakkı olup olmadığı tartışma konusu iken, daha geniş topraklara ihtiyacı olduğunu dile getirmiştir. Yani her zaman çok çok istemiş ve alabildiği az miktarı yanına kâr bilmiştir. Böylece ilk yerleştiği toprakları tartışma konusu olmaktan çıkarılmış ve işgal ettiği topraklar görüşmelere esas alınır olmuştur.

Türkiye'deki İslâm düşmanları çok çok neyi istiyorlar ve az az neye razı olacaklar? Onların çok çok istedikleri, Müslümanların Türkiye'de hiçbir sosyal varlık gösterememeleridir. Yani tek parti, tek şef döneminde olduğu gibi, Müslümanlar kendi memleketlerinde sürgün muamelesi görmelidirler. Ticarî hayatta geri plana itilmeli, iyi eğitim veren mekteplere sokulmamalı ve bürokraside yükselme sınırları pek düşük tutulmalıdır. Bu en geniş taleplerin tam tamına gerçekleşmeyeceğini bildiklerinden, kopardıkları gürültüyle bir tek siyasî sonuca razıdırlar. O da, Müslümanların bağımsız bir siyasî alternatif olarak ortaya çıkmamaları ve gözleri yılarak kimliği Müslüman olmayan siyasî organizasyonların şemsiyesi altında olmayı nimet bilmeleridir. (İrtica Elden Gidiyor)
İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir. (Kırk Hadis)
İnsanlar artık aya , güneşe Lât ve Menât putuna tapmıyorlar ama devlet adamlarına , piyasaya , makinalara, teşkilatlara, teorilere tapıyorlar. Yeni putları mukaddes kılabilmek için kitaplı dinleri terkediyorlar. Bu tarz putperestliğin Doğu'da ve Batı'da birbirinden farkı yok. (Üç Mesele)
Bugün yaşama biçimi olarak dünya çapında yaygın bir batılılaşma var. Mutfaklar yemek hazırlama laboratuvarı, televizyonlu yaşama alanları bir kamu toplantısının dinlenme anı gibi, yatak odalarımıza değil koğuşlara gidiyoruz. Çalışma ve eğitim hayatımız mekanik ölçüleri hiçbir zaman aşamıyor. (Bakanlar Ve Görenler)
Daha doğrusu bir ordu ilgili olduğu toplumun bir ürünü olduğu oranda gerçektir. Ordunun gerçekliğinin gösterilebilir iki dayanağı var: Bir toplum kendi savaş gücünü ne oranda yeniden üretebiliyor? Bir toplum kendi değerlerine ne oranda sahip çıkıyor? Savaş gücünü yeniden üretebilmenin toplumun sermaye gücüyle olduğu kadar nitelikli insan potansiyeliyle doğrudan ilgisi var.
ABD Pearl Harbour baskınında bombalanan gemilerini bir yıl içinde yeniden inşa etti. Bunun için malî güce elbet sahipti, ama yeniden üretim için gerekli uzmanlığı da ithal etmek zorunda değildi. Bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkmasının iki parlak örneği Almanya ve Japonya'dır. Her iki dünya savaşından yenik çıkmış Almanya'nın ve son savaştan sonra ordusuzluğa mahkûm edilmiş Japonya'nın bugün beymelmilel sahada hâlâ belli bir belirleyici güç sahibi olmalarının her iki toplumun da kendi değerlerinden vazgeçmeyişlerinden başka bir açıklaması yoktur. (Cuma Mektupları 3)
Neyi öğrenmek istiyorsak zihnimizi onu öğrenmeye müsait duruma getirmek zorundayız. Bazı şeyleri bütün çabalarımıza rağmen bir türlü öğrenemiyorsak, bunun sebebini zihnimizin düştüğü elverişsiz durumdan başka bir şeye bağlamayalım.
Âmiyâne bir ifadeye başvurarak şöyle diyebiliriz:
Ancak işimize gelen şeyler aklımıza yatar veya aklımız ancak işimize gelen şeylere yatar.

Dünyaya isteklerimiz doğrultusunda bakarız. Zihnimizin dış dünyayla ilişkisinde bütün mesele "irade" (istem) meselesinden ibaret değildir. Bir de zihin kilitleri meselesi var. Nelerin işimize geldiğini tanımamız açısından bazı bölgelerde zihnimiz kilitlenmiştir. Bazen menfaatimizi zihnimizin kilitleri sayesinde koruyabiliriz. Bazen de zihnimizdeki kilitleri kırmak menfaatimizi korumanın kaçınılmaz gerek-sartı olur.
Zihnimizdeki kilitlerin hangilerinden güç almanın vakti ne zamandır?
Hangi zihin kilitlerimizi ve ne vakit kırmalıyız? (Henry Sen Neden Buradasın 1)
İslâm’a yerküre üzerinde hangi varoluş tarzı yakışıyorsa Türkler o tarzı tecessüm ettirmekle bir kavim karakteri edinmişlerdir. Türk’ü İslâm’dan, İslâm’ı Türk’ten ayırın geriye ne Türk kalır, ne İslâm. Amerikalıyı paradan, parayı Amerikalıdan ayırın geriye ne Amerikalı kalır, ne para. (Pergelin Yazmaz Sivri Ucu)
gitti deriz
ölenler için
yalnız yaşayanların işidir
yola çıkmak, yolu kat etmek. (Bir Yusuf Masalı)
İnsanlar içlerinde yaşattıkları bir mükemmelliğin özlemini duyarak hep varolan şartları beğenmediler. (Bileşenleriyle Basit)
tam düşecekken tutunduğum tuğlayı
kendime rabb bellemeyeceğim
razı değilim beni tanımayan tarihe
beni sinesine sarmayan
tabiattan rıza dilenmeyeceğim. (İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir)
Çin, Mı­sır, Aztek, Yunan, Roma ve İslam medeniyetlerinin kendilerine özgü teknolojileri el­bette vardı; ama insan hayatının devamını böylesine yaygın ve karmaşık mekanik sü­reçlerin işleyiş şartına bağlayan bir başka medeniyet bilmiyoruz. (Tahrir Vazifeleri 7)
"Bana göre insanın tarifi: "Geç kalmış yaratıktır." Neye geç kalmıştır? Her şeye." (Tahrir Vazifeleri 12)
kalbe gizlice batan kıymık geçecek. (Şiir Resitali)
İnanıştaki doğruluk inanılan "şey"in doğruluğuna delil olur. Görürüz ki inancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil. (Tahrir Vazifeleri 7)
Canının kıymetini bilmek insanın kendi nefsini en rahat edeceği, azami derecede zevk alma ortamında bulunmak anlamına gelseydi batı medeniyetinin hakimiyet kurmasıyla biçimlenen dünya şartları haklılık kazanmış olurdu. (Tahrir Vazifeleri 9)
Oysa salaklar hayati kalin cizgilerle cevrelemekten hoslanir (Henry Sen Neden Buradasın 2)
"İslâmi hareket sözkonusu olduğunda Türkiye'ye dünyanın herhangi bir yerine verdiğimden daha çok önem veriyorum." (Cuma Mektupları 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/basini-orten-kizlar-felsefe-bilmelidir-ismet-ozel-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)