# Başka Kentler, Başka Denizler - Murat Belge Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Başka Kentler, Başka Denizler kimin eseri? Başka Kentler, Başka Denizler kitabının yazarı kimdir? Başka Kentler, Başka Denizler konusu ve anafikri nedir? Başka Kentler, Başka Denizler kitabı ne anlatıyor? Başka Kentler, Başka Denizler PDF indirme linki var mı?  Başka Kentler, Başka Denizler kitabının yazarı Murat Belge kimdir? İşte Başka Kentler, Başka Denizler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/baska-kentler-baska-denizler-murat-belge-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-25T02:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-25T02:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/25/murat-belge-kimdir-murat-belge-kitaplari-ve-sozleri-254362.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Murat Belge 
 Yayın Evi: İletişim Yayınları 
 İSBN: 9789750500473 
 Sayfa Sayısı: 470 
--reklam--
Başka Kentler, Başka Denizler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kavafis, "Yeni bir ülke bulamazsın, başka denizler bulamazsın..." diyordu "Kent" şiirinde. Kendinden kaçamama haline gönderme yapan, adeta bir kıstırılmışlığı ya da imkânsızlığı dile getiren bu şiirin satırlarında bir taraftan hüzünlü, bir taraftan tahrik edici bir çağrı var; gidebilmeyi ve gidilen farklı yerlerde de kendinizle yüzleşmeye devam etmeyi içeren bir çağrı. Murat Belge gezi anılarında, çıktığı yolculuklarda bu çağrıyla nasıl karşılaştığını anlatıyor. Dolayısıyla Amerika'dan Orta Avrupa'ya, Balkan ülkelerinden Mısır'a uzanan bu seyahatlerde, aynı zamanda sokaklarda yürüdüğünüzü hissetmek, oturup bir kafede soluklanmak, başka kentler, başka denizler ve bunların tarihleri ile bugünlerini keşfetmek yerinizden kalkmadan mümkün. Kitabı yazan seyyahın dediği gibi; "Başka Kentler, Başka Denizler hepimiz için gerekli, yararlı; sayısız insan durumlarını görmek, insan yaşantılarını anlamak ve içselleştirmek, insanların farklı durumlarda karşılaştıkları zorluklara nasıl cevap verdiklerini öğrenerek zenginleşmek, hataları ve sevaplarıyla bu koca insanlığı kucaklamak ve onunla özdeşleşmek için".
--reklam--
Başka Kentler, Başka Denizler Alıntıları - Sözleri
--reklam--
Başka Kentler, Başka Denizler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
(Bu yorumum iki kitap için.)
Gezi kitabından çok tarih kitabı, yazar gittiği yerde az kaldığı ya da uzun zaman önce gittiği için unuttuğu bazı ülkeleri anlatırken kitaba danıştığını söylemiş zaten. Dolayısıyla bir saray hakkında örneğin, kurulduğu zamandan beri başına gelenleri okuyoruz. Beni çok mutlu etmedi kitaplar. Bir de zaten yine jendi deyimiyle, pek çok gezisi bir dernek ile ya da konuşma için olduğundan gezmeyi ihanet sayıp daha çok gidiş amacı odaklı bulunurmuş ülkede. Neden gezi kitabı o zaman. Ya da 30yıl önce 2 gün bulunduğu ya da layover beklerken gezdiği şehirleri anlatmış. Aynı zamanda gezi kitabı azlığından yakınıyor ilk kitabın önsözünde. Kusura bakmayın lütfen ama yazdığınız iki kitapta gittiğiniz ya da ayak bastığınız şehirlerin tarih kitabı, gezi kitabı demek haksızlık olur. (Joy Ivy) 
Murat Belge’nin önsözde “‘Seyahatname’ denebilecek bir şey” diyerek tanımladığı kitap, yazarın seyahat ettiği çeşitli ülkeler hakkında ağırlıklı olarak tarihi, toplumsal, kültürel bilgiler içeriyor. Gittiği şehirlerde geçmişte yaşanan önemli olaylardan, bu şehirlerde doğmuş tanınmış yazar, şair, ressam ve müzisyenlerden bahseden yazar, zaman zaman yolculukları sırasında tecrübe ettiği ilgi çekici, eğlenceli ve talihsiz olayları da aktarıyor. Şehirlerdeki kişisel deneyimlerini o kadar doğal bir dille anlatıyor ki, bu bölümler, tarihi ve kitabi bilgilerden biraz daha fazla olsaydı çok daha iyi olurdu diye düşünüyor insan. Yine de pek çok bilgi içeren, ilgili ülkelere seyahat etmeden önce ya da sonra göz atıldığında yeniden keyif alınabilecek, dolu bir kitap. Seri toplamda dört kitaptan oluşuyor.

Şehirleri tarihi, sanatsal, kültürel ve toplumsal boyutlarıyla birlikte inceleyen seyahat ve anı türünde yazılardan hoşlanan okurların sevebileceği bir kitap. (Otekinin Hikayesi) 
--reklam--
Başka Kentler, Başka Denizler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Murat Belge - Başka Kentler, Başka Denizler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başka Kentler, Başka Denizler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Murat Belge Kimdir?
Belge, Türkiye'nin en tanınmış sol görüşlü aydınlarından biridir.

Ankara'da, iş adamı ve Demokrat Parti milletvekili Burhan Belge'nin oğlu olarak doğdu. Yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun yeğenidir. Nişantaşı'nda High School'da yatılı öğrenim gördü ve AFS ile Amerika'da Massachusetts eyaletine değişim öğrencisi olarak gitti. 1966'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Asistanlık ve doktorasını aynı bölümde yapmıştır. Tezi Marksist düşünür Christopher Caudwell üzerinedir. Aynı dönemde William Faulkner ve James Joyce çevirilerini yaptı.

12 Mart döneminde iki yıl cezaevinde kaldı. Bu dönemde Veli Küçük'ün Ziverbey köşkünde kendisine işkence yaptığını söylemiştir. 1974 yılında üniversiteye döndü. Berna Moran, Mina Urgan ve Akşit Göktürk ile aynı üniversite ortamında yetişmiştir. 1970'de Halkın Dostları, 1975'de Birikim dergilerinin kurucuları arasında yer aldı. Bu dergilerde sosyalist teori ve siyasete ilişkin yazılar yazdı. Fransız düşünürü Althusser’in görüşlerini savundu. 1980'de doçent oldu. 1981'de YÖK yasasının çıkmasından sonra üniversiteden ayrıldı. Demokrat ve Cumhuriyet gazetelerinde yazılar yazdı. 1983'te Yeni Gündem dergisinin ve İletişim Yayınları'nın genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Yeni Gündem dergisinde bir dönem Sadık Özben takma adıyla mizah yazıları yazdı.

İlerleyen yıllarda İstanbul'un tarihi bölgelerinde, Boğaziçi'nde düzenlediği kültür turlarıyla tanındı; yemek ve mutfak kültürü ve gezilerine ilişkin kitaplar, bir gezi rehberi ve popüler tarih kitaplarına imzasını attı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Türkiye'nin ilk Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünün bölüm başkanlığını kurulduğu yıl olan 1996'dan beri sürdürmekte ve bölümde edebiyat dersleri vermeye devam etmektedir. 24 Mayıs 2008'e kadar köşe yazılarını sürdürdüğü Radikal gazetesinden ayrılıp, Taraf gazetesinde yazmaya başladı. Açık Radyo'da ve NTV'de yayınlanan Gerçek Orada Bir Yerde programlarında yer aldı. Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin aktif üyelerinden biridir. Halen Taraf gazetesinde yazarlık yapmaktadır.
--reklam--
Murat Belge Kitapları - Eserleri
İstanbul Gezi Rehberi
Militarist Modernleşme
Başka Kentler, Başka Denizler
Sanat ve Edebiyat Yazıları
Tarih Boyunca Yemek Kültürü
Milliyetçilik
Step ve Bozkır
Edebiyat Üstüne Yazılar
Şairaneden Şiirsele
Genesis
"Siz isterseniz..."
Başka Kentler, Başka Denizler 2
Tarihten Güncelliğe
Başka Kentler, Başka Denizler 3
Sanat ve Edebiyat Yazıları - II
Türkiye Dünyanın Neresinde?
Türkiye'de Dil Tartışmaları
12 Yıl Sonra 12 Eylül
Marksist Estetik
Şirket Dağılırken
Sosyalizm Türkiye ve Gelecek
Başka Kentler, Başka Denizler 4
Türkler ve Kürtler Nereden Nereye
Türkiye'nin Halleri
Boğaziçi'nde Yalılar, İnsanlar
Edebiyatta Ermeniler
Tarih Boyunca Yemek Kültürü
İslamiyet ve Barış Tartışması
Osmanlı'da Kurumlar ve Kültür
12 Yıl Sonra 12 Eylül
Yaklaştıkça Uzaklaşıyor mu?
Sadık Özben'in Toplu Eserleri I
İstanbul'u Gezerken
İstanbul'un Sayfaları
--reklam--
Murat Belge Alıntıları - Sözleri
Cumhuriyet'in kuruluşundan ya da 2.Meşrutiyet'in ilanından beri kurum olarak herkesten önce ordunun yönetimi altında yaşamış bu toplum, ancak, 21.yüzyılın ilk onyılı içinde, bu vesayeti sona erdirmek üzere bir şeyler yapmaya başladı. Demek ki vesayeti sona erdirecek iç ve dış koşullarda bir olgunlaşma var. (Militarist Modernleşme)
Kanmaz en uzun buseye, öptükçe susuzdur.
Zira susatan zevk o dudaklardaki tuzdur. (Şairaneden Şiirsele)
Gazeteci Hırant Dink, aslında Ermeniler'i hedef al­dığı yazısının maksatlı yorumlanması sonucu Türklüğe hakaret ettiği' gerekçesiyle altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Dink'in ceza­sı ertelenirken bu kez Orhan Pamuk mahkeme salonunda yerini aldı. Suçu, 2005 Şubat'ında lsviçre'de yayımlanan Das Magazin isimli haftalık bir dergiye verdiği röportajda, "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni, 30 bin de Kürt öldürüldü," demekti. Orhan Pa­muk hakkında TCK'nın 301. maddesi uyarınca 'Türklüğü alenen aşağılama' suçlamasıyla üç yıla kadar hapis cezası istendi, ama dava düştü. (Milliyetçilik)
Kenan Evren'in elinde Atatürkçülük "Batı" ya karşı bir ideoloji'ye dönüştürüldü. (Militarist Modernleşme)
Militarizmin bence şaşmaz özelliği, "askeri değerler" dediğimiz şeyleri, veya askeri norm ve kuralları, toplumun tamamına, yani asker olmayan kesime de kabul ettirmeyi amaç edinmiş bir zihniyettir. (Militarist Modernleşme)
"Türkiye'de bu ihtiyacı duyarak roman yazanların başında Kemal Tahir'i hatırlayabiliriz. Kemal Tahir genç bir komünist yazar . olarak roman ve . hikaye yazmaya başlamıştı. Türkiye hayatında gördüğü, gözlemlediği şeyleri Marksist dünya görüşünün ölçülerine göre değerlendiriyor, roman malzemesine dönüştürüyordu: Göl Insanları, esir Şehir'lerden Köyün Kamburu'na kadar genellikle böyle bir çizgi izledi. Ancak zamanla bu teorik çerçeve Kemal Tahir'e yetersiz görünmeye başladı. Marksizm'in geliştirdiği tarihi maddecilik yöntemi daha çok Batı'nın toplumsal evrimi gözetilerek kurulmuştu ve Kemal Tahir'e göre Osmanlı tarihini açıklamakta yetersiz kalıyordu. Marksizm'in klasik önermelerinin dışında kalan Asya Üretim Tarzı'na da el attı Kemal Tahir, ama burada da aradığını bulamamış olmalı ki, onunla pek bağdaşmayan değerlendirmelere yöneldi."

Murat Belge (edebiyat üzerine yazılar) (Sanat ve Edebiyat Yazıları)
...Komünizmden ötürü bir sorunumuz vardır, demokrasi ertelenir; Kürtlerden dolayı bir sorunumuz vardır, demokrasi ertelenir; islamcılık, şeriat mesele olur, demokrasi ertelenir. Bizim kafamızda demokrasi adeta bugün sorunları çözdükten sonra varılacak nirvana gibi bir yerdedir. ...Halbuki demokrasi sorunlar çözülünce varılacak bir yer değil, sorun çözmek için uygulanacak bir yöntemdir. (Milliyetçilik)
12 Eylül toplumu yatay, dikey, her türlü militarize etti. (Militarist Modernleşme)
“İlk yapılan köprü Galata değil, Unkapanı'dır; 1836'da, II. Mahmut zamanında buraya ahşap bir köprü yapıldı ve adı Hayratiye kondu. Unkapanı, Haliç'te ticari limanın bittiği yerdir.” (İstanbul Gezi Rehberi)
Marie Antoinette'in, "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözü, dolayısıyla, her bakımdan aydınlatıcıdır. Olup bitenleri bütün çelişkileriyle anlatır. Tek kusuru, bir durumu kusursuz özetleyen çoğu söz gibi, aslında söylenmemiş olmasıdır. Kraliçe "brioche" demişti. Bu, pasta gibi pahalı bir şey değil, mayalı bir ekmek cinsiydi. (Tarih Boyunca Yemek Kültürü)
Demokrat Parti'nin yeşerttiği "kapitalizm" ortamında ise "lokomotif" işlevini artık başka güçlerin üstlenmesi gerekiyordu: girişimciler. (Militarist Modernleşme)
"...Çünkü sonunda mücadeleyi kilisenin, köyün papazının dediğini yapacak olan köylü kazanacaktır. Dolayısıyla, en başından itibaren kilise ile seküler aydınlar arasında böyle bir ittifak oldu..." (Milliyetçilik)
“Batının Santa Claus'u olan Aya Nikola, çeşitli marifetlerinin yanı sıra denizcilerin de koruyucu aziziydi. Bu nedenle Ortodoks kültüründe Aya Nikola kiliseleri genellikle denize yakın yerlerde yapılır, denizciler de azize şükranlarını dile getiren armağanlarını bu kiliselere bırakırlardı. ” (İstanbul Gezi Rehberi)
"Bir yaşımızdan sonra dağdan taştan bile hüzün fışkırıyor." (Şairaneden Şiirsele)
...toplumları elitleri biçimlendirir. (Milliyetçilik)
AŞK ŞİİRİ İLE MİSTİK ŞİİR

"Antik çağın çoktanrıcı dinlerine oranla, tektanrıcı dinler, cinsellikle günahı daha fazla özdeşlemişlerdir. Bu dinlerin açtığı yeni manevî evren, fizikselliği toptan yadsımayı gerektiyordu. 'Ruh' ve 'madde' arasında böylece açılan bu yapay uçurum, cinselliği doğal olarak en büyük günahlar arasına koyuyordu. Cinselliğin çekiciliği, 'kışkırtıcılığı', dindar insanın kendini koruması gereken başlıca tuzaklardan biri hâline geldi. 'Madde' ve 'ruh' kavramlarının birbirinden kopması, 'cinsellik' ile 'aşk' arasına da bir duvar ördü. Katı kuralların cinselliği ezmesi, sınırlaması, aileyi 'yararlılık' çerçevesine hapsetmesi, 'aşk' kavramının alabildiğine abartılmasına yol açtı. Bu eğilim, Ortaçağ'da hem İslâm, hem de Hıristiyan uygarlıklarında açık seçik gözlemlenebilir. Kötülenen cinsellik, insan hayatının en güçlü dürtülerinden biri olma özelliğini kaybetmemişti elbette. O zaman, hayalî bir düzeye aktarılan cinsellik, yüceltilmiş bir aşka dönüştürülerek, baskının getirdiği gerilim burada giderilmeye, boşaltılmaya çalışılır. Dolayısıyla, yüceltilmiş 'aşk' da, çeşitli alegorilerle yarı yarıya gizlenir. Gerek doğuda gerekse batıda, aşk şiiri ile mistik dinî şiirin birbirinden kolay kolay ayırdedilememesinin nedenlerinden biri budur."

(Murat Belge, "Doğu Toplumlarında Cinselliğin İkilemi", 1982 ["Tarihten Güncelliğe" içinde: s.200]) (Tarihten Güncelliğe)
Türkiye'de birçok şeyin ilkinin asker olduğu söylenir ve bu doğrudur. Açılmış ilk müze "Askeri Müze"dir; ilk" ressamlar, ilk "haritacılar" askerdir. İlk "mühendisler" de askeri sayılabilir, bütün dünyada "mühendislik" Sanayi Devrimi"ne sıkı sıkıya bağlı bir kavram ve kariyedir. (Militarist Modernleşme)
Yaşar Kemal de birçoklarının gözünde köy romancısıydı ama o kendisini böyle görmez, böyle görülmekten de hoşlanmazdı. (Step ve Bozkır)
Falan olay oldu haberi hayatımıza tek başına girmiyor. O olay hakkında ne düşünmemiz gerektiği talimatıyla birlikte giriyor. ("Siz isterseniz...")
Demokrat Parti'nin ilk on yılı, Türkiye'de kapitalizmin altyapısının serpilmesine ciddi katkılarda bulundu (Militarist Modernleşme)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/baska-kentler-baska-denizler-murat-belge-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)