# Bataklıkta Gece Yarısı - Nora Roberts (J.D. Robb) Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bataklıkta Gece Yarısı kimin eseri? Bataklıkta Gece Yarısı kitabının yazarı kimdir? Bataklıkta Gece Yarısı konusu ve anafikri nedir? Bataklıkta Gece Yarısı kitabı ne anlatıyor? Bataklıkta Gece Yarısı PDF indirme linki var mı?  Bataklıkta Gece Yarısı kitabının yazarı Nora Roberts (J.D. Robb) kimdir? İşte Bataklıkta Gece Yarısı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bataklikta-gece-yarisi-nora-roberts-jd-robb-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-05T11:00:27+03:00
- Güncelleme: 2022-05-05T11:00:27+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/05/nora-roberts-jd-robb-kimdir-nora-roberts-jd-robb-kitaplari-ve-sozleri-214974.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nora Roberts (J.D. Robb) 
 Çevirmen: Nihal Gökçe 
 Orijinal Adı: Midnight Bayou 
 Yayın Evi: Epsilon Yayınevi 
 İSBN: 9789753314145 
 Sayfa Sayısı: 366 
--reklam--
Bataklıkta Gece Yarısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Declan Fitzgerald, New Orleans'ın eteklerindeki, toz ve örümcek ağlarıyla kaplanmış tekin olmadığı söylenen köhne Manet Malikânesi'ne gördüğü anda tutulur adeta. Bu yıkık dökük evde onu çeken bir tuhaflık vardır. Genç adam yıllarca hayalini kurduktan sonra Manet Malikânesi'ni satın alır ve avukatlık yaptığı Boston'u terk ederek, evi kendi başına restore etmeye soyunur. Ancak binayı eski görkemli haline kavuşturabilmek için bir hayli zaman ve emek harcaması gerekecektir. Belki evin çekiciliği biraz da bundan kaynaklanmaktadır.

Declan tek başına restorasyon çalışmalarına başladığında, insanların ev hakkında söylediklerinde bir gerçek payı olduğunu, evin gerçekten de ürperten bir şeyler barındırdığını düşünmeye başlar, çünkü geçmiş yüzyıla ait bazı hayaller görmeye, yabancısı olduğu bazı duygulara kapılmaya başlamıştır. Ayrıca evde çalışırken, içinde açıklanması imkânsız bir keder hissetmektedir.

Angelina Simone adındaki çekici komşusuyla arasındaki duygusal gelişme, Declan'ın zihnini bu huzursuzluk yaratan olaylardan bir süre uzaklaştırmaktadır. Manet Malikânesi'ndeki restorasyon çalışması yoğunlaştıkça aralarındaki aşk da güçlenmeye ve bir tutkuya dönüşmeye başlar. Bu esmer ve aşk dolu genç kızın da malikâneyle tuhaf bir bağlantısı vardır. Declan ile Angelina birlikte bir gelecek düşleyebilmek için, önce, geçmişten gelen, bataklık kadar derin ve karanlık bir sırrı çözmek zorunda kalacaklardır.
--reklam--
Bataklıkta Gece Yarısı Alıntıları - Sözleri
İnsanlar çok zaman kendileri için en iyi neyse, sevdikleri için de en iyisinin o olduğunu sanırlar.
İnsanın kendinden, işinden, hayatından gurur duyması gerek. Kusurlar olması normaldir, hatta gereklidir, kusurlarımız bizi insan yapar, alçakgönüllü yapar.
Declan'a göre, amaç ne olursa olsun, hedefe ulaşmanın yolu, kendine zarar verme pahasına, doğrudan ileri atılıp önündeki engellere toslamak değil, engelleri yavaş yavaş, aklını kullanarak yıkmaya çalışmaktı. Azimle çalışmak. Konu hukuk da olsa, spor da, aşk da... Doğru yolları seçmek için amacı hiç unutmamak gerekirdi.
"Nasıl oldu da, Boston'da ki o kadar zarif hanım ve burada, New Oerlans'ta ki o kadar güzel kadın arasından gözüne beni kestirdin?"
"Bir tanesi bile kalbimi durdurmadı. Ama sen durduruyorsun. Bir tanesi bile kalbimi yerinden fırlayacak gibi çarptırmadı. Ama sen çarptırıyorsun. Bir tanesi bile, kendimi on yıl sonra, yirmi yıl sonra hala onunla el ele hayal etmeme neden olmadı. Oysa sen oluyorsun."
"Müziğini sevdim. Evini sevip sevmediğimi, ancak gözlerimi senden ayırabilmeyi başarınca söyleyeceğim."
Seni artık üzemez demeyeceğim, üzebilir. Ama belki artık seni eskisi kadar çok veya eskisi kadar uzun süre üzemez.
"Zaman ne kadar durursa dursun, artık çok geç. Eğer elimde olsaydı, seni asla terk etmezdim."
"Belki de yeniden dünyaya gelmemizin nedeni budur. Bozduğumuz şeyleri düzeltme şansı bulmak için geri geliyor olabiliriz."
--reklam--
Bataklıkta Gece Yarısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Declan Fitzgerald, New Orleans’ın eteklerindeki, toz ve örümcek ağlarıyla kaplanmış tekin olmadığı söylenen köhne Manet Malikânesi’ne gördüğü anda tutulur adeta. Bu yıkık dökük evde onu çeken bir tuhaflık vardır. Genç adam yıllarca hayalini kurduktan sonra Manet Malikânesi’ni satın alır ve avukatlık yaptığı Boston’u terk ederek, evi kendi başına restore etmeye soyunur. Ancak binayı eski görkemli haline kavuşturabilmek için bir hayli zaman ve emek harcaması gerekecektir. Belki evin çekiciliği biraz da bundan kaynaklanmaktadır. Declan tek başına restorasyon çalışmalarına başladığında, insanların ev hakkında söylediklerinde bir gerçek payı olduğunu, evin gerçekten de ürperten bir şeyler barındırdığını düşünmeye başlar, çünkü geçmiş yüzyıla ait bazı hayaller görmeye, yabancısı olduğu bazı duygulara kapılmaya başlamıştır. Ayrıca evde çalışırken, içinde açıklanması imkânsız bir keder hissetmektedir. Angelina Simone adındaki çekici komşusuyla arasındaki duygusal gelişme, Declan’ın zihnini bu huzursuzluk yaratan olaylardan bir süre uzaklaştırmaktadır. Manet Malikânesi’ndeki restorasyon çalışması yoğunlaştıkça aralarındaki aşk da güçlenmeye ve bir tutkuya dönüşmeye başlar. Bu esmer ve aşk dolu genç kızın da malikâneyle tuhaf bir bağlantısı vardır. Declan ile Angelina birlikte bir gelecek düşleyebilmek için, önce, geçmişten gelen, bataklık kadar derin ve karanlık bir sırrı çözmek zorunda kalacaklardır. (Sevinç Sancar) 
Yüz küsur yıl öncesinde topluma isyan eden bir aşkın ve peşi sıra trajedilerin yaşandığı bir köşk. Günümüzde o köşkün bilinmez çağrısına kapılıp farkında olmadan yavaş yavaş kendisini tüketen yaşamına sırt çevirerek köşkü kendi elleriyle eski ihtişamına geri döndürmek için çıkıp gelen bir avukat.Declan. Ve daha ilk karşılaştıkları an içinde fırtınalar koparan muammalarla dolu bir kadın. Lena.Köşkte çözülmeden kalmış olayların yitip gitmiş ruhlardaki acısı, bu iki kişinin yaşamlarındaki dönüm noktası olan ortak başlangıçlarında onları itip çekecek, içsel savaşlar vermelerini, hayatlarını sorgulamalarını sağlayacak.
Evet, yukardaki benim nezdimde kitabın kısa bir özetiydi. Tahlile gelirsek; roman Declan karakteri sayesinde yürümüştü bence. Zerafet, güç, olgunluk ve eminlik abidesi olarak tarif edebileceğim Declan'ın hayattan ne istediğini bilme ve bunun peşine düşme becerisi tek tarifle ilham vericiydi. Onun emek verdiği yaşamına herşeyiyle birlikte sırt çevirip bir evin kendinde uyandırdığı hislerin peşinde hayatını yeniden yapılandırma kararı alışı ve bunu uygulama sürecindeki irade ve zerafeti muhteşemdi. Lena, bu savaşın içindeki ikinci cepheydi ve aynı ihtimamla orada da zeki ve duygusal mücadelesinden taviz vermedi.
Lena karakterine nedense hiiiç ısınamadan romanı bitirdim ki roberts'ın as erkek ve kız karakterlerine peşin peşin bayılma zaafım vardır. Declan gibi bir karakterin karşılığı olarak irite edici ve sönük kalmıştı bence. Yazar, zorlu ve zıt bir kişiliğe kapılışı anlatmak istediyse de bu karakter betimlemesinde başarılı olamamış geldi bana.
Sözün özüne gelirsek; bir okurun yorumuna katılıyorum. Nora Roberts'ın diğer eserlerine göre birkaç tık geride kalmış bir romandı. Ama sadece Declan'ın o incelikle yoğrulmuş mücadeleci kimliğini tanımak adına yine de okunur derim. (Librarian) 
--reklam--
Bataklıkta Gece Yarısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) - Bataklıkta Gece Yarısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bataklıkta Gece Yarısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nora Roberts (J.D. Robb) Kimdir?
Nora Roberts, ABD'li ünlü aşk ve macera romanları yazarıdır. 210'dan fazla roman yazmış, kitapları uzun süre en çok satanlar listesinde kalmış ve 35 ülkede basılmıştır. Ayrıca J.D. Robb takma adıyla 21. yüzyılda geçen Ölüm Serileri - In Death - adında polisiye aşk romanları da yazmaktadır.

Silver Sipring Maryland ABD’de beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak doğdu. Rahibelerin disiplini altındaki katolik okulunda okuduktan sonra genç yaşta evlendi ve Keedysville Maryland’e yerleşti. Kısa bir süre hukuk alanında sekreter olarak çalıştı. İki oğlu doğduktan sonra işini bıraktı ve evde farklı uğraşlar edindi.

Çok okuyan bir ailede yetişen Nora Roberts’ın, okumadığı ya da kafasında hikâyeler uydurmadığı zamanlar yok gibiydi. Böylece bir kalem ve bir defter alarak bu hikâyeleri yazmaya başladı. İlk denemeleri pek çok yayınevi tarafından red edildikten sonra, 1981 yılında ilk kitabı Irish Thoroughbred Silhouette yayınevi tarafından basıldı. Esas çıkışını ise MacGregor Ailesi'nin maceralarını anlattığı serinin ilk kitabı, Playing the Odds ile 1985 yılında yaptı.

Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı. Çift 1985 yılının Temmuz ayında evlendi. O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar. Tarihi bir oteli satın alarak yeniden restore ettiler ama 2008 yılında, açılışına birkaç ay kala, çıkan bir yangında otel tamamen yandı. Nora ve Bruce vazgeçmeyerek, bu sevdikleri yeri, yeniden inşa ettiler ve 2009 yılının Şubat ayında açılışı gerçekleştirdiler. 

Hayatı boyunca Nora’nın etrafı, hep erkeklerle çevrili olmuştur. Sadece evin en genci değil, aynı zamanda ailesinin tek kızıydı. İki oğlan çocuğu yetiştirdi. Bu yüzden erkek kafa yapısına iyi bir bakış açışı geliştirerek, romanlarında okuyucularına inanılmaz tatlar bırakıyor.
Nora yazdığı kitaplar ile, yayın dünyasından ve meslektaşlarından pek çok ödül kazanmıştır. Ayrıca seri halinde yazdığı kitaplar için şöyle demiştir:
“İlişkiler kitaplarımda daima anahtar rol oynamıştır. Aile hayatının hareketliliği, paylaşılan ve gelişen ortak hikâyeler beni cezbetmiştir. Birbirine bağlı kitaplarımda, karakterler daima önce gelir. Eğer hikâyelerini anlatmam için beni zorlamazlarsa, okuyucunun ilgileneceğine inanmam. Kitaplar boyunca ilerleyen, bir çizgi, bir konu ya da bir soru vardır ve sonunda çözülür. Karakterler, aralarındaki ilişkiler geliştikçe ve aşk ortaya çıktıkça her bir kitap kendi içinde tek olmalıdır ama okuyucunun istediğine inandığım şekilde birbirine bağlı olarak devam etmelidir.” 
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) Kitapları - Eserleri
Çıplak Ölüm
Görkemli Ölüm
Ölümsüz Ölüm
Beyaz Düşler
Büyülü Ölüm
Mutlu Ölüm
Dolunayda Aşk
Işığın Anahtarı
Noel'de Ölüm
Bilgeliğin Anahtarı
Bu Güller Senin
Villa
Düşlerin Ötesinde
Baştan Çıkaran Ölüm
Cesaretin Anahtarı
Yarın ve Daima
Ölüm Tuzağı
Değerini Bil
Hain Ölüm
Yüzleşme
Ömrüm Senindir
Uğursuz Kolye
Son Sevgili
Ölüm Tanığı
Aşk Sığınağı
Ölümüne Sadakat
Üç Kader Tanrıçası
Kindar Ölüm
Aşkın Resmi
Ölüm Yargısı
Masum Ölüm
Portredeki Ölüm
Gölge Büyüsü
Kara Cadı
Geçmişten Gelen Ölüm
Bir Umut Daha
Bataklıkta Gece Yarısı
Taklit Ölüm
Sıcak Buz
Kan Büyüsü
Nehrin Sonu
Kör Ölüm
Kumarbaz Aşk
Çifte Ölüm
Utangaç Milyoner
Ölüm Sanrısı
Aşk Senfonisi
Güzel Tehlike
Gizemli Komşu / Ben Sende Tutuklu Kaldım
Kader Bağladı Bizi
Gece Vardiyası
Yalnız Adam
Alacakaranlık
İz Peşinde
Gölgeler Arasında
Kalbinin Sesini Dinle
Geçmişin Gölgeleri
Alevlerin İçinden
Paylaşılan Hayaller
Nick'i Beklerken
Duygu Fırtınası
Bir Gece Ansızın
Milat
Güvenim Sonsuz
Hayaller Gerçek Olsa
Hayat Bir Mucizedir
Yeni Bir Düş
Aşk Senfonisi - Melek Yüzlü
Sevdiğim İrlandalı
Büyülü Plan
Büyülü Serüven
Bir Gece Ansızın - Bitmeyen Rüya
The Obsession
Güvenim Sonsuz - Aşk Engel Tanımaz
The Perfect Neighbor
The Collector
Tutkuların Ezgisi
Skin Deep
The Awakening ( The Dragon Heart Legacy #1)
All I Want For Christmas
Mord og Kærlighed
Nattens Skygge
Nattens Stemme
Du Er Min Kærlighed
Stolt og Stædig
Med Åbne Arme
Dance of the Gods
Morrigan's Cross
Montana Sky
Farlig Forelskelse
Venter På Nick
Hænderne Op For Alex
Whiskey Beach
Genuine Lies
Northern Lights
Nightshade
The Witness
The Liar
Summer Desserts
Lessons Learned
One Summer
Second Nature
Dance of Dreams
Year One
The Stanislaski Brothers: Mikhail and Alex
The Stanislaski Sisters: Natasha and Rachel
Reflections
--reklam--
Nora Roberts (J.D. Robb) Alıntıları - Sözleri
"Ben içeri girdiğimde, sen uyuyordun ve ben de şöyle düşündüm: Iste benim askerim,savaşlardan bitkin düşmüş." Roarke onun elini kaldırıp parmaklarını öptü. "Şimdi bakıyorum ve şöyle düşünüyorum: Iste benim kadınım, yumuşak ve güzel." (Taklit Ölüm)
Çoğu insan yirmi yaşlarındayken kimse tarafından incitilmeyeceğine inanır. (Portredeki Ölüm)
Yaşam, diye düşündü, bazıları için en güzel şeyi sona saklama riskini alamayacağı kadar belirsiz. (Kindar Ölüm)
Hayat yolu, asla dümdüz gitmez. (Ölüm Tanığı)
"Bazı insanlara hiçbir şey yetmez." (Aşkın Resmi)
Savaşı beklemeyen bir adam, her zaman yenilmeye mahkûmdu. (Üç Kader Tanrıçası)
''Nasıl onu bir zamanlar sevdiğimden daha fazla sevebilirim? Nasıl oluyor da, şu anda içimde ona karşı her zamankinden daha fazlası olabiliyor?''
''Sevgi solup ölebilir, bunu gördüm. Ama aynı zamanda büyüyüp, gelişebilir de. Sanırım gerçek olduğunda, sadece daha fazla ve daha güçlü olabiliyor.''
''Bir ıstırap olması gerekmiyor.''
''Hayır. Bence, beraberinde mutluluk ya da ıstırap getirmesinin nedeni bizim bununla ne yaptığımızla ilgili.'' (Kan Büyüsü)
Konuyu sen egomu koşa diye açmadım... ama devam et. (Beyaz Düşler)
"Para", diye söze başaldı. "Büyük miktarda para bir çok sorunu çözerken başka sorunlar yaratır. Ama ister zengin, ister fakir ol, ayak parmağını bir yere çarparsan acır." (Aşkın Resmi)
Işık karanlıkta parlak;
ve karanlık onu alt edememiştir. (Milat)
"Bir insana onu sevdiğini ondan bir şeyler bekleyerek söylemezsin bence. Ona bir şeyler sunmak istediğin için söylersin." (Bu Güller Senin)
"İnsanlar birbirlerinden bir şey istedikleri için beraber olurlar. O şeyi bir başkasından isteyinceye kadar birlikte kalırlar. [...] (Tutkuların Ezgisi)
İnsan bazen olayları o anda değil de yıllar sonra daha iyi görebiliyor. (Ölüm Tuzağı)
"Nasıl oldu da, Boston'da ki o kadar zarif hanım ve burada, New Oerlans'ta ki o kadar güzel kadın arasından gözüne beni kestirdin?"
"Bir tanesi bile kalbimi durdurmadı. Ama sen durduruyorsun. Bir tanesi bile kalbimi yerinden fırlayacak gibi çarptırmadı. Ama sen çarptırıyorsun. Bir tanesi bile, kendimi on yıl sonra, yirmi yıl sonra hala onunla el ele hayal etmeme neden olmadı. Oysa sen oluyorsun." (Bataklıkta Gece Yarısı)
Ailene karşı gelmek güçlü bir karakter gerektirir. (Kör Ölüm)
Katiller cinayet yerine daima geri dönerler. Klişelerin her zaman bir temeli vardır. Aksi takdirde klişe olamazlardı. (Çıplak Ölüm)
"Ekmek misafirperverliği simgeliyor. Ekmeği bölüşüp yeriz." (Milat)
...mutsuz evlilikleri anlıyordu fakat bu mutsuzluğu, sadakatsiz olmak için bir bahane veya sebep olarak kullanmayı anlamıyor ve kabul edemiyordu.

Neden insanlar evliliklerini sonlandıramıyordu? Eğer başka birini veya başka bir şeyi istiyorlarsa neden aldatmak ve yalan söylemek yerine evliliği düzgün bir şekilde bitiremiyorlardı?

Boşanma; aldatmadan, yalanlardan ve sonu gelmez öfke nöbetlerinden daha acı verici olamazdı, ne çift için, ne de buna tanık olan çocuklar için. (Değerini Bil)
"Hemen hemen mükemmel olan, mükemmelden daha iyidir." (Kalbinin Sesini Dinle)
"Tecrübeler yara izleri bırakır. Bazıları diğerlerinden daha derindir." (Gece Vardiyası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bataklikta-gece-yarisi-nora-roberts-jd-robb-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)