# Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım - Bertrand Russell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım kimin eseri? Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım kitabının yazarı kimdir? Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım konusu ve anafikri nedir? Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım kitabı ne anlatıyor? Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım kitabının yazarı Bertrand Russell kimdir? İşte Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bati-felsefesi-tarihi-3-cilt-takim-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-02T16:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-03-02T16:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/02/bertrand-russell-kimdir-bertrand-russell-kitaplari-ve-sozleri-165783.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Bertrand Russell 
 Çevirmen: Muammer Sencer 
 Yayın Evi: Say Yayınları 
 İSBN: 9754683549 
 Sayfa Sayısı: 1148 
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağımızın olağanüsüt, filosof, bilgin ve toplumsal eleştirmenlerinden biri sayılan bu ünlü yazar, soylu ve liberal bir ingiliz ailesinden gelir. Faşizme karşı başlatılan II.Dünya Savaşı'nın dışında, insan mutluluğunun aleyhine gördüğü savaşları engellemek ve sona erdirmek için tükenmez çabalar harcayan Russell, felsefeyi bir kuramlar yığını değil, toplumsal ve siyasal yaşantının bir bütünleyici, dünyayı daha iyiye götürücü, bireylere mutluluk, bilgelik kapılarını açan bir eylem kılavuzu olarak nitelendiriyor. Başka hiçbir felsefe tarihine benzemeyen bu anıtsal yapıtında Russell, insanların çağlar boyunca oluşturduğu bilgi birikimini irdelerken, kendisine 1950 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıran, kolay anlaşılır, kıvrak üsluplu ve üst düzey yorumlu bir ifadeye ulaşıyor. Thales'ten, Marx'a, Sokrates'ten, Nitzsche'ye kadar birçok düşünürün yaşam öyküsünü, tüm belirgin ayrıntılarıla okuyucuya sunan bu yapıt, felsefi sistemleri eleştirirken, çeşitli kişisel görüşleri hiç çarpıtmadan ve kesin çözümleyici yöntemlerle ele alıyor. 
(Arka Kapak)
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım Alıntıları - Sözleri
...bilginin törel kuralları etkilemesine izin verenlere cehalet havarileri günahkâr gözüyle bakarlar.
Yeni tiyatro oyunlarını, yeni filmleri izlemeye, yeni müzik parçalarını dinlemeye can atan, güzellik düşkünü bir adam düşünelim. Böyle bir adam filozof değildir. Çünkü o, sadece güzel şeyleri sever. Filozofsa güzelliğin kendini. Güzel şeyleri seven düş görmektedir. Mutlak güzelliği sevense uyanıktır. Birincisi sadece kanı sahibidir, ikincisi ise bilgi.
Mısır ve Babil tanrıbilim arasında büyük bir ayrılık vardı. Mısırlılar, ölümle uğraşmışlar ve ölü ruhlarının yer altına indiğine inanmışlardı. Ruhlar orada Osiris (As-ar) yönünden yeryüzündeki yaşantılarına göre yargılanmışlardır.Mısırlılar, ruhun sonunda bedene döneceğini kabul etmiş, Mumyalama, görkemli mezarlar yapmaya yol açmıştır. Pramitler, İ.Ö 4000'in sonunda 3000'in başlarında değişik krallar tarafından yapılmışlardı. Bu zamandan sonra Mısır uygarlığı git gide yavanlaşmış ve dinsel tutuculuk, gelişmeyi olanaksız kılmıştır. Aşağı yukarı İ.Ö.1800'de Higshasular(Hyksoslar) denen Samiler Mısırı ele geçirip 2000 yıl yönettiler, orada kalıcı bir bırakmadılar. Yalnız, Mısır uygarlığının Suriye ve Filistin'e yayılmasına yardım etmişlerdir.

Babil, Mısıra bakıldığında, daha çok süel(askeri) açıdan gelişmiştir. Başlangıçta yönetici ırk, Samiler değil, kökleri belli olmayan Sümerlilerdi. Çivi yazısını da Sümerliler bulmuştu.
- "Plutarkhos, karısı genç olan yaşlı çocuksuz birinin, karısına, başka bir genç erkekten çocuk sahibi olması yolunda izin vermesini kınamayacağını söyler…. Yabancı erkek, bu verimli tarlayı sürüp, biçimli çocukların tohumunu ekebilecekti. Aptalca kıskançlığa gerek yoktu…"
- "(Isparta’da) Bir çocuk doğunca, baba onu muayene için, ailenin yaşlıları önüne getirir. Eğer çocuk sağlıklıysa yetiştirilmek üzere babasına bırakılır, değilse derin bir su çukuruna atılırdı… 12 yaşından sonra ceket giymezler, daima kirli ve pasaklı gezerler, yılın belirli günleri dışında yıkanmazlar… çalmayı öğrenirler, yakalanırlarsa, çaldıkları için değil yakalandıkları için ceza görürlerdi. Kadınlar ve erkekler arasında eşcinsel sevgi yaygındı… Ispartalı yurttaş, kenti içinde, hangi gelirle yaşayacağını ve hangi işi yapacağını bildiği bir kampta yaşar gibiydi… Tüm yurttaşlar, kendilerine değil, ülkelerine hizmet etmek için doğmuş oldukları düşüncesine sahipti… Yolculuk yapmalarına izin verilmezdi Ispartalıların. Yabancılar da Isparta’ya kabul edilmezlerdi…"
Tanrıbilimle bilim arasında her iki bilime de açık bir tampon bölge bulunuyor. İşte bu bölge felsefe.
Greklerin sanat ve edebiyatta başardıklarını herkes bilir. Fakat, salt anlıksal alanda yaptıkları, apayrı nitelikte. Matematiği, bilim ve felsefeyi onlar bulmuştu. Mısırlılar ve Babilliler arasında aritmetik ve biraz geometri bulunmaktaydı fakat genellikle parmak hesabından öteye geçmiyordu var olan.
Yazı sanatı İ.Ö. 4000 yıllarında Mısırlılar ve ondan çok sonra olmayan bir tarihte Babillilerce bulunmuştur.
Mısır ve Mezopotamya'da uygarlığın ilk gelişimi, tarımı çok kolay ve verimli kılan, Nil, Dicle ve Fırat sayesindedir.
Mısır ve Babil dinleri, öbür eski dinler gibi, kökence bir verimlilik kültü. Yer genellikle dişi ve güneş erkek. Boğa erkek doğurganlığının simgesi sayılırdı.
Din ve ahlak arasındaki bağlantı, eski zamanlarda sürekli olarak kaynaşma aşamasını arttırmıştır.
Babil dini, Mısır dinine benzemeksizin, öbür dünyadaki mutluluktan çok, bu dünyadaki dirlikten söz açmıştır.
Günün 24 saate, çemberin 30 dereceye bölünmesi, güneş ve ay tutulmalarının dönemsel olduğunun ortaya çıkarılması gibi. Ay tutulmaları kesinlikle, güneş tutulmalarıysa belki önceden bilinebiliyordu. Thales Babillilerden almıştı bu bilgileri.
Helen uygarlığının göze çarpan ilk ürünü Homeros' tur.
Homeros'ta dinin, pek din havası taşımadığı kabul edilmeli.
Tanrılar, tümüyle insancıldır.
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Batı Avrupa, Eski Yunan - Bizans - Roma Toplumları, Babil, Yahudi ve Hristiyan toplumlar, Aristokrasi ve din sömürgeciliği, Tarihten Bugüne kadar ortaya çözüm teorisi olarak sürülen ekonomi biçemleri ve buna yönelik eleştiriler, Faşist Şovenist Militarist hareketler, komünizm,dindarlık ve milliyetçilik kavramları ve nasıl oluştuğu gibi çok geniş çaplı konulara yer verilmiş harika bir kitap. Okudukça açılacak ve daha çok sürükleyeceğine inanıyorum. Sağlam ve ciddi bir kafa ile okunursa anlaşılmayacak cümleler yok. Hegel felsefesi değil alt tarafı epi topu iki üç sosyolojik terim var.
Tespitleri mükemmeldi. Bütün bunları okurken göreceksiniz fakat benim nacizane eklemek istediğim bir şey var. Bu tarihteki ilk damızlık insan (erkek - dişi farksızın) kullanımı ve LGBT isyanlarının ilk çekirdek hareketlenmelerine de ekstradan yer verilmiş kitapta. Çok belirgin olmasa da cümle aralarında bu konuya rastlayacaksınız. Okumakla kalın. (Radikalizmin Mistik Önderi) 
Batı Felsefesi Tarihi: Felsefe tarihi için şimdilerde Say Yayınları olarak bilinen o zamanlar Say Kitap Pazarlama olarak anılan yayınevinin, 1983 yılında basılan Bertrand Russell'ın bu kitabını seçtim.

 Russell bir araştırmacıdan ziyade filozof niteliğiyle eseri ortaya koymuş. Konu başlıklarında önce biraz o dönemin tarihini, ortamını, ardından ele alınan konuda ortaya konulanları, ardından ise tüm bunlar hakkındaki kendi görüşlerini sunuyor. Fakat her ne kadar konu içinde bir sebep sonuç ilişkisi kurulmuşsa da genel olarak konu başlıkları arasında böyle bir bağlantı yok. Bunun haricinde konular içinde Russell'ın mantık ve matematiğe olan ilgisi kendini derinden gösteriyor.

 Eseri Muammer Sencer çevirmiş. Çevirmen kitabın başında uzun bir girizgaha yer vermiş. Kitabın başına yaklaşık 110 sayfalık bir ek yapmış. Russell'a ait mantık ve matematik ile makaleler, kitabı okuyanların mektuplarına cevapları, kitabın kendisiyle pek de alakası olmayan başka bu tarz şeylerle 110 sayfayı kaplıyor. Eğer kitabın tamamını okumaya kalkarsanız bu kısımdan sayfaları çevirip sadece ilginizi çeken yerleri okumanızı salık veririm.

 Kitabın çeviri üslubu ise makul, sorunsuza yakın bir düzeyde. 1983 basımı olduğundan eski kelimeler, cümle yapıları olduğuna dair endişelerim mevcuttu. Buna rağmen değişik kelimeler de yok değil. Mesela "Graikos." Kitabın ortalarına doğru giren bu kelime ile ilgili hiçbir bilgi verilmiyor. Kitap dışında başka hiçbir yerde de geçmiyor, Graikos ne demek sizin çıkarımlarınıza kalmış. Graikos'un Yunanlara ait felsefi bir şey olduğu aşikar, ama spesifize edilmiş hali kitabın sonuna kadar tam çözümlenemiyor. Sonuna gelindiğinde ise zaten spesifik falan bir şeyi olmadığı anlaşılıyor. Antik Yunan felsefesi için bunu kullanıyormuş.

 Özetle Bertrand Russell'ın felsefi kişilikler ve akımlarla ilgili görüşlerini merak ediyorsanız, Russell, Seneca ile ilgili ne yazmış açıp bakayım gibi bir düşünceniz varsa âlâ, ama ben bir araştırmacı bakışıyla, sistematik şekilde ilerleyen, tümden detaya doğru bağlamıyla bir batı felsefesi tarihi okumak istiyorum diyorsanız bu kitap sizin için tam olarak doğru bir seçim olmayacaktır, ki bir takım eksiklileri olmasına rağmen bu kitabı okumak hayat görüşünüzü birkaç seviye öteye götürmeyeceğini söylemek pek mümkün gözükmüyor.

 Tüm bunların ötesinde Bertrand Russell ile sohbet etmek oldukça zevkli olabilirmiş. Kitabı okurken bu kanıya vardım. (Lemniscato) 
Russell bu eserinde felsefeyi yakın merceğe alıp hiç sıkmadan düşünce sürecini seriyor.
Oturup varoluşçuluğu okumuyorsunuz ister istemez kitap sizi varoluşçuluğu merak etmenizi sağlıyor. Bana göre felsefe temalı eserlerde olmazsa olmaz bir özellik bu.
Önerimdir. (Cansu Aydın) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell
--reklam--
Bertrand Russell Kitapları - Eserleri
Mutlu Olma Sanatı
İnsanlığın Geleceği
Aylaklığa Övgü
Evlilik ve Ahlak
Neden Hıristiyan Değilim
Bolşevizm
--reklam--
Sorgulayan Denemeler
Russell'dan Seçme Yazılar
Rölativitenin A B C'si
Politik İdealler
Anlam ve Doğruluk Üzerine
Din ile Bilim
Mantıksal Atomculuk Felsefesi
--reklam--
Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
İktidar
Felsefe Yazıları
Neye İnanıyorum
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
Eğitim Üzerine
Özgürlük Yolu
--reklam--
Etik, Toplum, Siyaset
Bilimsel Bakış
Eğitim ve Toplum Düzeni
Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
Felsefe Yapma Sanatı
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
Sosyalizm
Varoluşçunun Bunalımı
Ana Hatlarıyla Felsefe
İkarus ya da Bilimin Geleceği
Dünya Görüşüm
Şeytan Banliyöde
--reklam--
Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
Vietnam'da Savaş Suçları
Felsefe Meseleleri
Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
Düşünceler - Yetke ile Birey
--reklam--
Bilimden Beklediğimiz
Anılar
Yaşantım
Free Thought and Official Propaganda
Felsefe Sorunları
Mistisizm ve Mantık
Felsefede İlmi Metod
--reklam--
Hikayeler
The Basic Writings of Bertrand Russell
Bilimin Toplumsal İşlevi
Düşünceler
Bertrand Russel'dan Seçmeler
Denemeler
Human Knowledge: Its Scope and Limits
--reklam--
Felsefi Gelişimim
Dünyamızın Sorunları
Terbiyeye Dair
Yetke ve Birey
Endüstri Toplumunun Geleceği
An Outline Of Intellectual Rubbish
Mən Niyə Xristian Deyiləm
--reklam--
Human Society in Ethics and Politics
--reklam--
Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri
We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
"Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
"...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)
--reklam--
Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
"Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)
--reklam--
Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
.
Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır.

... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
“Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bati-felsefesi-tarihi-3-cilt-takim-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)