# Bayrağa Karşı - Jules Verne Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bayrağa Karşı kimin eseri? Bayrağa Karşı kitabının yazarı kimdir? Bayrağa Karşı konusu ve anafikri nedir? Bayrağa Karşı kitabı ne anlatıyor? Bayrağa Karşı kitabının yazarı Jules Verne kimdir? İşte Bayrağa Karşı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bayraga-karsi-jules-verne-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-08T10:01:12+03:00
- Güncelleme: 2022-03-08T10:01:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/08/jules-verne-kimdir-jules-verne-kitaplari-ve-sozleri-170365.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Jules Verne 
 Orijinal Adı: Face Au Drapeau 
 Yayın Evi: İthaki Yayınları 
 İSBN: 9789752733671 
 Sayfa Sayısı: 319 
--reklam--
Bayrağa Karşı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir mucit olan Thomas Roch, Roch Patlayıcısı adını verdiği bir silah icat eder. Çok pahalı olduğu için, bu korkunç buluşunu devletlere satamaz. Ve silah Kötüler'in eline geçer... Dünya korkunç bir tehlikeyle karşı karşıyadır... Jules Verne, mühendis Simon Hart'ın notlarından hareketle, gizem ve dehşet dolu bir yolculuğa çağırıyor bizi...

Muhteşem hayal gücüyle hâlâ insanlığı şaşırtan Jules Verne, 2. Dünya Savaşı'ndan çok önce, teknolojinin aratacağı yıkımlara dair gerçekçi ve yıkım dolu bir öykü anlatıyordu. Nükleer ve kimyasal silahların cehenneme çevirdiği dünyamız yazık ki hâlâ yeni Hiroşimalar ve Nagazakiler görmeye çok uzak değil!
--reklam--
Bayrağa Karşı Alıntıları - Sözleri
Hiçbir aydınlık yoktu.
En iyisi uyumak; zira bedenim o kadar değilse de kafam çok yorgun, içimden durmaksızın saplantılı, çelişkili düşünceler geçiyor. Uyuyarak onları kafamdan silebilir miyim bilmem..
Deliliğin aşırı ölçüde içe dönüklük olduğu söylenmişti; yani ruhun iç etkinliğe aşırı kapılması, dış etkilere yeterince ilgi göstermemesi hali.
Oyle ki yurttaş kendisine ait olmadan önce ülkesine aittir
Geleceğin bana neler hazırladığını kim bilir?.
Demek ki beklemekten başka çare yok; beklemek, beklemek! Bu sözcük, sürekli yineliyorum, zavallı başımda bir çan sesi gibi çınlıyor!
Aynı ırktan olmasalar da hırs ve içgüdü bakımından birbirlerine çok benziyorlar. Endişe verici yüz ifadeleri, kaba suratlar, yabani tipler! Sert karakterler... Bu, hemen görülüyor. Ne tutkularına gem vurmayı, ne de herhangi bir aşırılık karşısında kendilerini tutmayı asla öğrenmemişler.
Kıyas kabul etmez güzelliklerine hayran kaldığınız zaman... Doğa hiçbir yerde böylesine cömert davranmamıştır...
Öyle ki mutlu bir prenslik olan Monaco sakinleri bile bu denli dertsiz tasasız bir yaşamın tadını çıkaramazlar...
"Delilikle dahiliğin çoğu kez birbirinin sınırdaşı olduğunu kim bilmez ki!"
"Gelecek,hafif bir ışık halinde gözlerimde aydınlandı."
" 'Asıl korsanlar',diye ekliyor,"beni dinlemek istemeden geri çevirenler...Haksızca davranıp beni bıktıranlar...Küçümseyerek,ıskarta mal gibi beni ezenler..."
"Böylesi ahlaki bir yozlaşmışlık karşısında elim kolum bağlanıyor,bu kırgın insana,eylemlerinden sorumlu olacağının bilincinde olmayan bu ruha nasıl davranacağımı bilemiyorum."
"Yıldırılan mucidin vatanı olmaz!...Nereye sığınmışsa,vatanı orasıdır!..."
Delilikle dâhiliğin çoğu kez birbirinin sınırdaşı olduğunu kim bilmez ki!
--reklam--
Bayrağa Karşı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Jules Verne’nin çok önceden, daha olaylar olmadan yahut icatlar ortaya çıkmadan önce, pek çok icadı kitaplarında farklı isimlerle de olsa ele aldığını, bulunmasında öncülük ve pay sahibi olduğunu anlatmıştım. İşte o buluşlardan birini, belki de, bana göre, en zalimlerinden birini içeren bir eser.

Thomas Roch adındaki bir mucit (gerçek hayatta Albert Einstein olarak değerlendirebilirsiniz, okudukça bu fikre daha yakın olduğunuzu hissedeceksiniz zannımca) kendi adını da taşıyan bir silah icat eder. Roch Patlayıcısı ki buna da sizler Atom Bombası gözüyle bakarak değerlendirebilirsiniz.

Tabi olayların devamında silahı değerlendiremiyor, koruyamıyor ve silah kötülerin eline geçiyor. Tabi hikayenin ana fikrini değerlendirdikten sonra görüyoruz ki aslında daha ilk dünya savaşı çıkmadan ikinci dünya savaşının geleceği noktayı yazmış adam. Buna da hayran olmamak elde değil zaten ki Jules Verne’i Jules Verne yapan da kanımca budur zaten.

Hepimize iyi okumalar, mutlu ve huzurlu akşamlar diliyorum.. (Sadık Kocak) 
Spoiler içerir: Güçlü bir patlayıcının mucidi olan Thomas Roch, yeterli desteği ve patlayıcının satımı için gerekli parayı alamadığı için hem kendi ülkesine ( Fransa ) hem de bunu reddeden diğer ülkelere karşı kin besler.
Bazı sağlık sorunları özellikle psikolojik sorunlar nedeniyle Amerika'da bir akıl hastanesine yatırılır. Gündelik konularda birçok şeyi unutup karıştırırken patlayisina ait hicbir bilgiyi unutmayan mucidimizin yanına bekçi verilir. Bu bekçinin adı Gaydon’du, sözüm ona Gaydon, aslında uzun yıllar bir kimyasal ürünler şirketinde çalışan Simon Hart adında Fransız bir mühendisti.
Bir sabah hastaneye ünlü Ebba gemisinin sahibi Kont D’Artigas (gercekte deniz korsanı Ker Karreje) adında bir ziyaretçi gelerek Thomas Roch'u ziyaret eder ve o gece gizlice bekçiyle mucidi kaçırıp Bermuda adalarında Back-Cup lakaplı bir adanın yeraltı mağarasına götürür. Burada mucitten patlayıcının şifresini öğrenmeye çalışıp yeni patlayıcılar üretmesi için mucidi insanlığa karşı kin, nefret ve öfkeyle beslerler.
Yalniz hesap edemedikleri bir durum yaşanır ve Fransa gemisinin de aralarında bulunduğu 5 savaş gemisi adaya saldırır çünkü korsanların yaptıkları kötü emelleri bir pusulanın içine koyup okyanusa bırakan bekçi Gordon'un mesajı yetkililerin eline ulaşır.
Savaş başladığında mucidin hazırladığı patlayıcıyla ilk gemi batırılır fakat ikinci gemide dalgalanan Fransız bayrağını gören Thomas Roch'un milliyetçi duyguları kabarır ve bunu yapamayacağını, kendi ülkesinin gemisini batiramayacagini anlar. Adadaki mağaraya doğru gidince peşine takılan diğer korsanlar ummadıkları bir şeyle karşılaşırlar çünkü mucit patlayıcıyı mağarada parlatır. Tabi bekçi Gordon da adada bulunan diğer korsanların kaderini yaşar malesef.
Tüm bunlar muhendis Simon Hart tarafından serüven boyunca yazılır.
Kesinlikle okunması gerekir. (Esmer Bilen) 
Oldukça güzel bir roman daha. Thomas Roch adında bir mucit Amerika'da akıl hastanesine yatırılmıştır ve hemşerisi olan Fransız mühendis Simon Hart da kimlik değiştirerek bekçisi olmuştur. Ancak bir kont onu ziyaret eder ve aynı gün ikisi de kaçırılır. Kont aslında deniz korsanı Ker Karraje'dir ve arkadaşları mühendis Serkö ve kaptan Spade ile birlikte mucitten tüm zamanların en güçlü patlayıcısının formülünü almaya çalışmaktadır. Simon mahsur kaldığı dönemde notlar tutar. Bermuda adalarında Back-Cup lakaplı bir adanın yeraltı mağarasında çalışmalar devam etmektedir. Ancak bir gün adaya saldırı başlar. Bir gemiyi meşhur patlayıcı ile yok ederler ancak ikinci gemi Fransız bayrağı açmıştır. Acaba Thomas kinini unutacak mıdır? Yoksa o gemiyi de yok edecek midir? Soluksuz okunan bir roman. (Serdar Poirot) 
--reklam--
Bayrağa Karşı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jules Verne - Bayrağa Karşı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bayrağa Karşı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jules Verne Kimdir?
Jules Gabriel Verne (Fransızca telaffuz: [ʒyl vɛʁn]; d. 8 Şubat 1828 – ö. 24 Mart 1905), Fransız yazar ve gezgin.

Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile genellikle "Bilim kurgunun babası" olarak adlandırılır. Eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinaların o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür. Özellikle uzay, hava taşıtları, denizaltılarhakkında yazmıştır.

Daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Âlem (1873) romanlarıyla tanınır.UNESCO’nun çeviri kitap veritabanına (Index Translationum) göre dünyada en çok çevrilen ikinci bireysel yazardır.

Hayatı

Çocukluğu

8 Şubat 1828’de Fransa'nın Nantes şehrinde doğdu. Varlıklı bir avukat olan Pierre Verne ile eşi Sophie Henriette Allotte de la Fuye’nin beş çocuğundan en büyüğüdür. Kış aylarında yoğun trafikli bir liman şehri olan Nantes’da; yaz aylarında ise Loire Nehri kıyısında yelkenlileri ve gemileri izleyerek geçirdiği çocukluğu, seyahat ve macera üstüne hayallerini ateşledi. 12 yaşında iken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenen Jules Verne’in, babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde “bundan sonra yalnız hayal dünyasında seyahat edeceğine“ dair ailesine söz verdiği rivayet edilir Bu hikayenin gerçekliği hakkında şüpheler vardır. Jules Verne'nin deniz ve macera tutkusunu kardeşi Paul de paylaşıyordu; Paul, sonunda bir deniz mühendisi oldu. Jules Verne ise kısa hikayeler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da babasının işini devam ettirebilmek için hukuk öğrenimi görmek üzere Paris’e gitti.

Gençlik yılları

Jules Verne, Paris'e gittikten sonra kısa sürede hukuk diplomasını aldı ancak bu süre içinde edebiyat hevesinin hukuka ilgisinden daha büyük olduğunu farketti. Amcası aracılığıyla Paris edebiyat çevresi ile tanıştı. Şahsen tanıdığı Victor Hugo, Alexandre Dumas (oğul) gibi yazarların etkisinde tiyatro oyunları kaleme aldı; bohem bir hayat sürdürdü. Baba-mesleğini devam ettirmek yerine tiyatro ve edebiyata yönelmesine kızan babası maddi desteğini kesince geçimini yazarak karşılamak zorunda kaldı.

Yazarlığa, arkadaşı müzisyen Jean Louis Aristide Hignard ile birlikte tiyatro oyunları yazarak başladı. İlk tiyatro eseri 12 Haziran 1850'de sahnelendi. 1852-1855’te bir Paris tiyatrosunda sekreterlik yaptı; komediler, operetler yazdı; kısa hikâyeler kaleme alıp dergilerde yayınlatmaya başladı. Çoğu Paris’te çıkan “Musée des familles” adlı dergide yayınlandı. Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nın eserlerini okuduktan sonra onun büyük bir hayranı olan Verne, Poe etkisinde yazılar üretmeye başladı.

Bir gemi ile dünyayı dolaşmış olan Fransız seyyah Jacques Arago ile dost oldu. Bu dostluk ona, Paris’ten daha geniş ve ilginç dünyalar hakkında yazılar yazması için ilham verdi; Fransa dışına hiç çıkmamış olsa da hayal gücünü kullanarak başka dünyaları anlattı.

Evliliği, borsacılık yılları, ilk seyahatleri

1857’de iki kız çocuğu sahibi bir dul hanım olan Honorine de Viane More ile evlendi. Eşinin borsacı erkek kardeşinin etkisi ile Paris Menkul Kıymetler Borsası’nda brokerlik yapmaya başladı ama edebi çalışmalarına ara vermedi.

1859’da arkadaşı Aristide Hignard ile birlikte ilk defa Fransa’nın dışına çıkarak, Britanya Adaları’nı gezdi. Bu seyahatin notlarını “İskoçya Seyahati” adıyla romanlaştırdı. 1861 yazında aynı arkadaşı ile çıktığı İskandinavya Seyahati, eşinin doğum yaptığı haberinin gelmesi üzerine yarıda kaldı. Jules Verne’in, 5 Ağustos’ta dünyaya gelen oğullarına “Michel” adı verildi.

Balonla Beş Hafta

Verne, borsadaki işine devam ederken yirmiden fazla günlük gazeteyi, her türlü bilimsel yayınları okuyor; astronomi, meteoroloji ve fizyoloji alanlarındaki deneyleri, keşifleri yakından takip ediyor; coğrafya ile ilgileniyordu. Okuduklarına dayanarak o günlerde Avrupalılar için gizemli bir kıta olan Afrika’da balonla yapılan bir seyahat hakkında kitap yazmayı düşündü. O yıl Fransız fotoğrafçıNadar, adını “Dev” koyduğu bir sıcak hava balonu yapmaya çalışıyordu ve bu konu kamuoyunun çok ilgisini çekiyordu. Jules Verne, kitabı üzerinde çalışırken Nadar ile tanıştı; bu ilişki sayesinde romanı için gerekli teknik bilgileri edindi. Yazdığı roman, coğrafi gerçekler, bilimsel buluşlar ve hayal ürünü bir hikayeyi bir araya getiren yeni bir tür roman idi. “Balonla Beş Hafta” adlı bu eseri, daha sonraki çalışmalarında izlediği biçimin temelini oluşturdu.

Yayıncı Hetzel

Yayınlatmaya çalıştığı kitabı çeşitli yayıncılar tarafından reddedilen Jules Verne’in edebi kariyeri yayıncı Pierre Jules Hetzel ile tanıştıktan sonra başladı. “Balonla Beş Hafta”, 1863 yılında Hetzel tarafından yayımlandı ve bir anda büyük başarı kazandı.

Kitabın başarısından sonra borsacılığı bırakıp kendisini tamamen edebi çalışmalara veren Jules Verne, Hetzel ile bir sözleşme yaptı ve yirmi yıl boyunca her yıl iki cilt fenni roman veya daha kısa sürede 40 adet fenni roman yazmayı taahhüt etti. İlk olarak Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864), Aya Seyahat (1865), Ayın Etrafında (1870) adlı kitaplarını yayınladı. Kitapçı Hetzel, yazarla yaptığı ilk sözleşmeyi içine daha parlak şartlar koyarak beş defa tekrarladı.

Jules Verne, ömrü boyunca ardı ardına eser vermeyi sürdürdü. Yapıtları arasında Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Bir Gazetecinin Yolculuk Notları (1872), Seksen Günde Devr-i Âlem(1873), Esrarlı Ada (1875), Chancellor Kazazedeleri (1875), Michael Strogoff (1876), 15 Yaşında Bir Kaptan (1878) vardır.

Seyahatleri

Jules Verne, 1859 ve 1861’de arkadaşı Aristide Hignard ile yaptığı ilk yurtdışı seyahatlerinden sonra Nisan 1867’de kardeşi Paul ile birlikte Amerika kıtasına seyahat etti. Verne’nin bu seyahatinin 26 günü gemide geçmişti; sadece sekiz gününde New York’u ve Niagara Şelalesi’ni görebildi. Ancak bu gezisi, “Yüzen Şehir” adlı kitabına “Denizler Altında 20.000 Fersah” adlı romanındaki birçok fikre ilham sağladı.

Yazar, 1872’de eşinin doğduğu şehir olan Amiens’e yerleşti. Kitaplarından elde ettiği kazançla “St. Michel” adını verdikleri bir yat satın aldı ve kendi hayatında da kitaplarındaki gibi maceralar yaşamak üzere yatı ile seyahatlere çıktı. Seyahatleri yeni kitapları için ilham sağladı.

1872’de Londra ve Woolwich, 1871-1873 arasında yayıncısı Hertzel’in davetiyle Manş Adaları’na geziler yaptı, 1876’da İngiltere kıyılarını dolaştı.

1878’de yatı ile uzun bir geziye çıkarak Lizbon, Tanca ve Cebelitarık’ı dolaştı. 1881’de Hollanda, Danimarka, Almanya’yı ziyaret etti.

1884’te yeniden yatıyla Akdeniz gezisine çıkarak Cezayir, Malta, İtalya’yı dolaştı.

1883’te yayımladığı ve mekân olarak Osmanlı topraklarını seçtiği “İnatçı Keraban” adlı kitabındaki detaylı İstanbul tasvirlerinden ötürü yazarın Türkiye’ye de seyahat etmiş olduğu düşünülür ancak bunun da Verne’nin gerçekte hiç Türkiye’de bulunmadığı, bunun da onun hakkındaki efsane ve söylentilerden birisi olduğu söylenir.

Son yılları

1886’da evine döndükten sonra akıl hastası olan yeğeni tarafından vuruldu ve bu nedenle hayatının geri kalanında baston kullanmak zorunda kaldı; tedavi için sürekli uğraştı. 1887’de yayıncısı Hetzel’in ve ardından annesinin ölümü üzerine hayatının karamsar bir dönemine girdi.

1888’de siyasete atılan Jules Verne, Amiens belediye meclisinde görev aldı. Tiyatrolar, okullar ve şehircilik gibi kültürel sorunlarla ilgilendi. 1889’da Belediye Sirkini kurdu. 1892, 1896 ve 1900 dönemlerinde de Meclis üyeliğine yeniden seçildi.

İlerleyen şeker hastalığı sonucu 1902’de kısmen görme yeteneğini kaybeden yazar, 24 Mart 1905’te Amiens’teki evinde hayatını kaybetti. Amiens’te La Madeleine Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi. Heykelde Verne, mezarında doğrulmuş, bir elini yıldızlara uzatır biçimde betimlenir.

Eserlerinin Türkçe yayınlanması

Jules Verne eserlerinin Türkçeye çevrilip yayınlanmasının geçmişi 1875 yılını bulur. Harf Devrimi’nden sonra eserleri yeni harflerle tekrar yayımlandı. En önemli Jules Verne çevirmeni, Ferid Namık Hansoy’dur. 1940’larda Jules Verne’in eserlerini çevirmeye başlayan Hansoy, yazarın elli eserini Türkçeye kazandırdı.

Yirminci Yüzyıl'da Paris

Yirminci Yüzyıl'da Paris romanı, kaleme alındıktan 130 yıl sonra yayımlanabilmiş bir eseridir. Verne, bu kitabı 1863 yılında kaleme almış ama yayınıcısı Hertezel, fazla karamsar olduğu gerekçesiyle yayımlamayı reddetmişti. Eserin kaybolduğu sanılan yazması, 1990’da ailesi tarafından eski bir sandıkta bulundu. Eser, 1994 yılında Fransa’da yayımladı ve büyük ilgi gördü.

Bilimkurgu yazarlığı

Jules Vernes ismi, kaynakların çoğunda Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile birlikte bilimkurgunun babası olarak anılıyor olsa da öykülerindeki ayrıntıları bilimsel gerçeklere dayanarak kaleme alındığı için Jule Verne’nin bilimkurgu yazarı değil, bilim yazarı veya teknoloji yazarı olarak anılması gerektiği iddia edilir.

Filme alınan eserleri

Verne'nin romanları, pek çok filme esin kaynağı olmuştur. Bunların başlıcaları şunlardır :

 A Trip to the Moon (Aya Yolculuk), 1902, Georges Méliès
 Vynález zkázy (Jules Verne’in Muhteşem Dünyası), 1958, Karel Zeman
 20,000 Leagues Under the Sea (Denizler Altında 20.000 Fersah), 1954, Walt Disney
 Journey to the Center of the Earth (Dünyanın Merkezine Seyahat), 1959, Henry Levin
 Five Weeks in a Balloon (Balonda Beş Hafta), 1962, Irwin Allen
--reklam--
Jules Verne Kitapları - Eserleri
Seksen Günde Dünya Gezisi
Zacharius Usta
Doktor Ox'un Deneyi
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 1. Cilt
Dünyanın Merkezine Seyahat
Ay'a Yolculuk
Balonla Beş Hafta
İki Yıl Okul Tatili
Buzullar Arasında Bir Kış
Esrarlı Ada
Kaptan Grant'ın Çocukları
On Beş Yaşında Bir Kaptan
Dünyanın Ucundaki Fener
Karpatlar Şatosu
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 2. Cilt
Robensonlar Mektebi
İnatçı Keraban 1. Cilt
Yeşil Işın
Ay'ın Çevresinde Seyahat
2890 Yılında
Tuna Kılavuzu
Güliver’in Gezileri - Dünyanın Ucundaki Fener
Yüzen Şehir
Macellanya
Gezgin Cambazlar
Buzlar Sfenksi
Mişel Strogof
Denizde Bulunan Çocuk
Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler
Esrarlı Ada
Yirminci Yüzyılda Paris
Piyango Bileti
Begümün 500 Milyonu
Kip Kardeşler
Deniz Yılanı
Altın Volkanı
İnatçı Keraban 2. Cilt
Bir Gazetecinin Yolculuk Notları
Dünyanın Hakimi
Madenin Esrarı
Meteor Avı
Göklerin Hakimi
Jules Verne - Öyküler 1
Ne Altı Var Ne Üstü
Mihrace'nin Mirası
Batık Gemi
Bayrağa Karşı
Wilhelm Storitz'in Sırrı
Edom, Frrit-Flakk, Humbug
Fatih Robur
Kaptan Grant'in Çocukları 3. Cilt
Livonya'da Bir Dram
Cenup Yıldızı
Clovis Dardentor
Kaptan Grant'in Çocukları - 2. Cilt
Elmas Avcıları
Jangada
Bayan Branican
Mathias Sandorf
İki Yıl Okul Tatili - Don Kişot
Karanlık Ülke
Chancellor
Jules Verne - Öyküler 2
On Beş Yaşında Bir Kaptan
Üç Rus ve Üç Ingiliz'in Güney Afrika Serüvenleri
Balonla Beş Hafta - Küçük Kadınlar
Fransa'ya Doğru
Jules Verne - Öyküler 3
Araba ile Dünya Turu
Chanteleine Kontu
Budanın İntikamı
Buzların Sfenksi
Maymun İnsanlar
Buzlar Arasında Bir Kış ve İki Öykü
Uskurlu Ada
Jules Verne Gençlik Dizisi - 10 Kitap
Jules Verne Macera Dizisi - 10 Kitap
Kürkler Ülkesi 2. Cilt
Orinoko Nehri
Dünyanın Keşfi
Yaşama Tutkusu
Serüven Nehri
Gezgin Cambazlar - Robinsonlar Okulu
Dönüşü Olmayan Nehir
Buharlı Ev
Kartal Yuvası
Halifax Korsanları
Yeryüzünün Tarihi
Kürkler Ülkesi 1. Cilt
Kaptan Hatteras'ın Maceraları 1. Cilt
Kaptan Grant’ın Çocukları
Esrarlı Olay
Çılgın Madenci
Küçük İrlandalı
Yanardağ
Afrika Ormanlarında
Akdeniz Korsanları
Dünyanın Keşfi
Düşlerin Efendisi
Afrika Serüveni
Bozkırda yolculuk
Kutup Harekatı
Kaptan Hatteras'ın Maceraları 2. Cilt
İskoçya Seyahati
Twenty Thousand Leagues Under the Sea
Arxipelaq Alovlanır - Klodius Bombarnak
Robenson Amca
Kuzey Güney Savaşı
Adalet
Alaska'dan Fransa'ya
Güneş Sistemi'nde Seyahat
Roma Kuşatması
The Archipelago On Fire
Raton Ailesinin Maceraları
Define Peşinde
Meçhul Düşman
Meçhul Düşman
Maceralı Yolculuk
Orman Köyü
Dünyanın Ekseni
--reklam--
Jules Verne Alıntıları - Sözleri
İnanç her şeyden güçlüdür. (Piyango Bileti)
"makam mevki, hepsi geçici. İnsan bunlara kendini kaptırmamalı." (Balonla Beş Hafta)
"Kim bu adam sence? Nereli? İngiliz mi, Alman mı yoksa fransız mı..." (Göklerin Hakimi)
"İnsan düşmanlarını yalnızca kötülük yaparak edinseydi, hayat gerçekten çok kolay olurdu..." (Güliver’in Gezileri - Dünyanın Ucundaki Fener)
Neden olmayacak bir geleceğin hayalini kuralım ki ?
Onun yerine yarından itibaren misafiri olacağımız öbür dünyayı düşleyelim ! (Ne Altı Var Ne Üstü)
...kadınlar her zaman biraz meraklıdır. (Kaptan Grant'ın Çocukları)
--reklam--
"bir yikdiz göstermişler,onlara güneşle cevap veriliyordu." (Üç Rus ve Üç Ingiliz'in Güney Afrika Serüvenleri)
“Ama her şeyin olduğu gibi bu yolculuğun da bir sonu olacak.” (Denizler Altında Yirmi Bin Fersah 1. Cilt)
Oh, şu kadınların geç kalma huyu yok mu! Her şey gelişip iyiye gidiyor, bunun dışında. (2890 Yılında)
"Rahatça ulaştığımız bazı şeylerin kıymetini bilemiyoruz..." (Balonla Beş Hafta)
Sözünü tutmak için hiçbir girişimde bulunmuş muydu acaba? (Buzlar Sfenksi)
"Deli gibi sev, ama akıllı gibi evlen!" (Yirminci Yüzyılda Paris)
"İnsanın en büyük düşmanı kendisidir." (İki Yıl Okul Tatili)
--reklam--
“İki kalbin anlaşması ilkbaharı yüz yıl uzatır.” (Jules Verne - Öyküler 1)
Şiddetli acıların ilhamıyla herkes birden çok dilli olabiliyormuş. (Dünyanın Merkezine Seyahat)
..bir dostun öldüğünü gördüğün yeri üzüntü duymadan terk edemezsin. (Buzullar Arasında Bir Kış)
"Kendi hizmetimizde görmeye alıştığımız bir Ay'ın zavallı hizmetkârları olmak. İşte bizi bekleyen gelecek." (Ay'ın Çevresinde Seyahat)
Rastlantı eseri doğmuş, hasbelkader büyümüştü ve tesadüfen yaşamaya mahkûmdu! (Mathias Sandorf)
"Ne tanrı ne de efendi!" (Macellanya)
Rastlantıların bizi birbirimize yaklaştırdığı o gün, ansızın, içten gelme bir yakınlıkla size doğru sürüklendiğimi de unutmuş değilim...
Tüm bunların boşuna olması insana olmayacak şey gibi görünüyor şimdi! (Batık Gemi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bayraga-karsi-jules-verne-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)