# Ben Ruhi Bey Nasılım - Edip Cansever Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ben Ruhi Bey Nasılım kimin eseri? Ben Ruhi Bey Nasılım kitabının yazarı kimdir? Ben Ruhi Bey Nasılım konusu ve anafikri nedir? Ben Ruhi Bey Nasılım kitabı ne anlatıyor? Ben Ruhi Bey Nasılım PDF indirme linki var mı?  Ben Ruhi Bey Nasılım kitabının yazarı Edip Cansever kimdir? İşte Ben Ruhi Bey Nasılım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ben-ruhi-bey-nasilim-edip-cansever-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-20T10:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-04-20T10:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/20/edip-cansever-kimdir-edip-cansever-kitaplari-ve-sozleri-204023.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Edip Cansever 
 Yayın Evi: Adam Yayınları 
 İSBN: 9789754186949 
 Sayfa Sayısı: 69 
--reklam--
Ben Ruhi Bey Nasılım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günümüz Türk şiirinde Edip Cansever'in önemli bir yeri olduğu tartışılmaz bir gerçek. Ben Ruhi Bey Nasılım Edip Cansever'in, Tragedyalar ile Çağrılmayan Yakup kitaplarının bir uzantısı sayılabilir. Cansever bu kitabında da insanın trajik varlığına eğilmiş, saptamanın, sergilemenin de ötesinde, insanın "aşama" gücünü hiçbir durumda yitiremeyeceğini bir daha kanıtlamıştır. Ben Ruhi Bey Nasılım bu yargıyı kanıtlayan bir Edip Cansever şiiridir.
--reklam--
Ben Ruhi Bey Nasılım Alıntıları - Sözleri
Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş birsemte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.

Yürüyor mu, yüremeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa

Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi

Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.
O ben ki
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.

Ne peki
Yere dökülen bir un sessizliği mi
Göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi
İşini bitirmiş bir org tamircisinin
Tuşlardan birine dokunacakkenki
Dikkati ve tedirginliği mi.

Bekler mi beni
Her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
Bir sürü yaz gününün içinde
Acaba bekler mi beni
Uykularım, o sonsuz uykularım
Ve dünya bana gülümsedi.
olmaz ki, kimse kimseyi sevemez.
ama hiç kimse.
Acımayı unuttum
Sevinmeyi unuttum
Ben artık her şeyi unutuyorum
Günlerden ne?
Pazartesi!
Ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyi..
Kimseye bir şey söylemedim
Ama bir daha gelmedi
Ne sevgi, ne nefret, önceleri bir şey duymadım
Sadece gelsin istedim
Uyanık bekledim
Gelsin istedim
Ama bir daha gelmedi
Ölüler ki bir gün gömülür
İçimizdeki ölüler, dışımızdaki ölüler
İnsan yaşıyorken özgürdür
Bırakıp gidiyor anılarımı rüzgar
 Denize bırakılmış çöpler gibi
Yol kenarlarında birikmiş gereksiz eşyalar gibi
 Geri veriyor ve çekip gidiyor usulca
Acaba bekler mi beni
Uykularım, o sonsuz uykularım
"Biri fotoğrafımı çekiyorkenki gibi durdum
Azıcık gülümsedim
Ve dünya bana gülümsedi"
ben kendime
bir karanfil mezarı satın aldım
beni oraya gömecekler
"Acımayı unuttum,
Sevinmeyi unuttum,
Ben her şeyi artık unutuyorum
Ama o geçerken ne yalan söyleyeyim şuramda bir ağrı duydum."
--reklam--
Ben Ruhi Bey Nasılım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Canım Ruhi Bey. Bir şiir kitabına inceleme yazacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu. Zirâ herkesin mânâsı kendine. Lakin bu kitapta bir tek mânâ sezinledim; ölüm ve ölüme giden mutluluk. Ölüm nasıl bu kadar anlamlı ve okurken mutluluk verebilir insana.? Aynı duyguyu yazar/umit-yasar-oguzcan da hissetmiştim fakat tek bir farkla. Ümit Yaşar dizeleri beni bunalıma, karamsarlığa hatta bir çıkmaza sürükledi. Cansever dizelerini ise büyük bir dinginlikle karşıladım hatta huzur buldum diyebilirim. Bakınız:

O kadar bekledim ki, geliyorum
Ölümü bekledim, geliyorum
Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
Bekledim geliyorum
Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
Ölümü gömdüm geliyorum
Bir sonbahar günüydü, geliyorum
Ve bütün kötülükler
Ölümün armaları gibiydi
Size anlatırım,geliyorum

Betimlemeleri isabetle sabit, sanki Ruhi Bey ile karşılıklı susuyorum.. Ben Ruhi Bey oluyorum..
Su gibi akıp giden lakin götürmekten ziyade geride bir şeyler bırakan bir eser olmuş. Son olarak bu güzel satırlarla veda etmek isterim. Buyurunuz:
Gecen gün gördüm
Acımayı unuttum
Sevinmeyi unuttum
Ben her şeyi artık unutuyorum
   Ama o geçerken ne yalan söyleyeyim şuramda bir ağrı          
         duydum
Ağrı da değildi belki, hani, nasıl
Gövdemi yeniden buldum
Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor
Gövdem de ağırlaşıyor
Ruhi Beyle ben kocaman bir demet karanfil oluyoruz
Şu üstümdeki boşluk kadar
Bir demet
Yok artık pek konuşmuyoruz
Benim sözlerim eksildi
Onunki de eksildi
Zaten kelimeler sonludur
Öyle değil mi
Donuk donuk bakışıyoruz
Ben ölüme iyice yakın
O yaşamaktan uzak
Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
Karanfiller ölürken
Karanfillerden bir deniz. (Hercümerç) 
Edip Cansever bu şiirin hikayesini şöyle anlatmış;

“Ben Ruhi Bey Nasılım adlı kitabımı, bugünden çocukluğuma doğru uzanan bir çizgiyi bölüm bölüm yazarak sürdürmeyi düşünmüştüm. Baştan dört bölümü de bu amaçla yazmıştım. Kitap hem yavaş yürüyordu, hem de bir yerde tıkanıp kalacak gibiydi. Bir süre yazmayı bıraktım. Bir gün Krepen Pasajı'nda bir başıma oturuyordum. Yazdı, hava sıcaktı. Pasaj da oldukça tenhaydı. Dipte, köşede bir garson uyukluyordu. Diyebilirim ki, şiirme bir dekor hazırlanıyordu sanki. Nitekim biraz sonra ilk oyuncu sahneye girdi. Pasaj’a sık sık gidenler iyi bilirler, sakalları uzamış, saçları dökük ve yağlı, askılı pantolonunu karnının üstüne kadar çekmiş, omzunda birkaç kemerle dolaşan ve kimselerle konuşmayan bir adam vardı. Daha önceleri çok gördüğüm halde ilgimi pek çekmeyen bu adam, dışarıdaki masalardan birine, tam karşıma oturdu. Dikkatle izlemeye başladım. Kendi kendiyle konuşur gibi dudaklarını hafiften kıpırdatıyordu. Bir kadeh içki verdiler, içti. Birdenbire Ruhi Bey'i daha yazılmamış olan Ruhi Bey'i bulduğumu anladım. Çocukluğumdan, gençliğimden ve ‘şimdi’lerden sıyrılarak onun dünyasıyla özdeşleştim. Eve döndüm, ilk notlarımı yazdım. Kitap o günkü rastlantıdan sonra hızla gelişti.” (red john) 
Hâlet-i rûhiye deriz ya Ruhi Bey kendini öyle bir anlatır ki dizelerde, cidden bir tabure almışsınız ve yanına oturup Ruhi Bey'i dinliyormuşsunuz gibi hissettirir. Şiirde his işi değil midir? Basit ve gündelik, İbrahim Tenekeci'nin dediği gibi tıpkıbasım hayatlar, fakat hisli. Ölümü sever Ruhi Bey. Belki de dizelerine ölümü gömmüştür ve biz sadece gelip geçen ziyaretçilerizdir. Bilemem fakat güzel bir şiir kitabıydı. Anlamsız değildi anlaşılmazdı. Ve bu ikisi bambaşka şeyler... Edip Cansever'in Sonrası Kalır kitabından sonra okumalıydım biliyorum ama yine de sevdim. (Zeynep Mart) 
--reklam--
Ben Ruhi Bey Nasılım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edip Cansever - Ben Ruhi Bey Nasılım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ben Ruhi Bey Nasılım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edip Cansever Kimdir?
Edip Cansever (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986), Türk şair.

8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

Yaşamı

İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

Eserleri
Şiir Kitapları

İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)

Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)

Hikaye,Roman

Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

Ödüller

1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil"
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım"
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden"
--reklam--
Edip Cansever Kitapları - Eserleri
Yerçekimli Karanfil
Gelmiş Bulundum
Sonrası Kalır 1
Sonrası Kalır 2
Bezik Oynayan Kadınlar
Ben Ruhi Bey Nasılım
Öncesi de Kalır
Şiiri Şiirle Ölçmek
Gül Dönüyor Avucumda
Şairin Seyir Defteri
Seçme Şiirler
Karanfil Elden Ele
Sevda ile Sevgi
Çağrılmayan Yakup
İlkyaz Şikayetçileri
Oteller Kenti
Kirli Ağustos
Umutsuzlar Parkı
Sonrası Kalır
Tragedyalar
Petrol
Nerde Antigone
Dirlik Düzenlik
İki Satır, İki Satırdır
Yer Çekimli Karanfil
İkindi Üstü
--reklam--
Edip Cansever Alıntıları - Sözleri
Gizlisi yok, bu dünyada böyle sıkılmak iyi.
 Sıkılmak iyi baylar
 Biz hazır tuttukça böyle
 İçi yangında alev alev
 Dışı buz tutmuş kalplerimizi.. (Seçme Şiirler)
Biz bu şafak vaktinin neresindeyiz
Öyle bir umut gibi gelip geçecek
Yalnızım, yalnızsın, bize kim gülümseyecek. (Şairin Seyir Defteri)
İçimde yaz kırıkları. (Sonrası Kalır 2)
“Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
bir gülümseme gibi bulacağım kendimi” (Kirli Ağustos)
Bir canavar gibi düşünün isterseniz
 Herkes kendi düşündüğüyle kalacak. (Umutsuzlar Parkı)
Büyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere
Ortada bir masa
Yanda bir kapı
Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı camdan, bir heykel
Sabah. Duvarda gün tanrıları
Rezeneler, sedef otları, küpe çiçekleri görünür pencereden
Görünür ama görünmez (Nerde Antigone)
Ne geçmişteydi ne gelecekte
İki düş parçasının kesiştiği yerde (İlkyaz Şikayetçileri)
Kimseye bir şey söylemedim
Ama bir daha gelmedi
Ne sevgi, ne nefret, önceleri bir şey duymadım
Sadece gelsin istedim
Uyanık bekledim
Gelsin istedim
Ama bir daha gelmedi (Ben Ruhi Bey Nasılım)
Güneşle karışıvermiş
Kırın içinde ne varsa
Öyle gürültüsüz ferah
Sıcak sıcağına dünya. (Dirlik Düzenlik)
Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz (Tragedyalar)
Ben kendimi koruyordum
Sanki bir çaresizlikten ödünç aldığım kendimi... (Çağrılmayan Yakup)
Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz. (Tragedyalar)
Renklerin gözleri var bakışlarımızı buluyor (Öncesi de Kalır)
Şurayı götürün dedim onlara
Buraya da, burayı da
Alın götürün dedim
Çimenlerin tirşe buğusu üstünden
Tirşe buğunun düşlere değen üstünden
Düşlerin ayçiçeği giysilerinin üstünden
O zaman anlatırım dedim onlara
Pencere önümün niye uçtuğunu. (İlkyaz Şikayetçileri)
olmaz ki, kimse kimseyi sevemez.
ama hiç kimse. (Ben Ruhi Bey Nasılım)
Hayır, beni sevmenden korkmuyorum. Beni sevmemenden korkuyorum. (İki Satır, İki Satırdır)
Saadet saadet evlerinde
Saadeti sevmez Ibrahim'ler
Ablası var saçları sıcakta
Çözülmüş buzlar gibi akar (Dirlik Düzenlik)
Biliyor musun ? az az yaşıyorsun içimde.. (Gelmiş Bulundum)
Müthiş sıkılıyorum. Daha kötüsü, insanlardan soğuyorum galiba. Oysa ben onlarsız, onlara güvenmeden edemem. Ama elimden ne gelir. Sevgiden, yakınlıktan, insanca davranmaktan anlayanlar o kadar az ki. (Şiiri Şiirle Ölçmek)
“Yağmurdan çok, beni yağmur yağmış günlerin hatırlanması ıslatır.” (İki Satır, İki Satırdır)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ben-ruhi-bey-nasilim-edip-cansever-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)