# Beni Öp Sonra Doğur Beni - Cemal Süreya Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Beni Öp Sonra Doğur Beni kimin eseri? Beni Öp Sonra Doğur Beni kitabının yazarı kimdir? Beni Öp Sonra Doğur Beni konusu ve anafikri nedir? Beni Öp Sonra Doğur Beni kitabı ne anlatıyor? Beni Öp Sonra Doğur Beni kitabının yazarı Cemal Süreya kimdir? İşte Beni Öp Sonra Doğur Beni kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/beni-op-sonra-dogur-beni-cemal-sureya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-14T18:00:33+03:00
- Güncelleme: 2022-02-14T18:00:33+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/14/cemal-sureya-kimdir-cemal-sureya-kitaplari-ve-sozleri-152296.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Cemal Süreya 
 Editör: Selahattin Özpalabıyıklar 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750843921 
 Sayfa Sayısı: 80 

Beni Öp Sonra Doğur Beni Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Cemal Süreya’nın unutulmaz kitaplarından biri daha çıktı: “Beni Öp Sonra Doğur Beni”

Kan görüyorum taş görüyorum
bütün heykeller arasında
karabasan ılık acemi
-uykusuzluğun sütlü inciri-
kovanlara sızmıyor

Annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni

Cemal Süreya şiirinin doruk kitaplarından biri olan ve Sevda Sözleri içinde yer alan “Beni Öp Sonra Doğur Beni” yeni baskısı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.

Türk şiirinin büyük ustalarının toplu şiirleri içinde yer alan belli başlı kitapların ilk baskılarına göre yeni basımları sürüyor. Cemal Süreya’nın, ilk baskısı 1973 yılında e yayınları tarafından yapılan “Beni Öp Sonra Doğur Beni” kitabı da yeni, ayrı bir basımla şiir okurlarının beğenisine sunuluyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Beni Öp Sonra Doğur Beni Alıntıları - Sözleri
"Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü"
Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan öptüm seni

Bahçede çocuklar vardı
Çocukluğundan öptüm seni
Unutma ki
İnsanlarımız gibi aşkımız da
Kazılarla bulacak kendi güneşini
Unutma ki
insanlarımız gibi aşkımız da
Kazılarla bulacak kendi güneşini
Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni
Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
Bir çiçek nasıl açılıyorsa kendiliğinden
Bir kuş nasıl uçuyorsa
Öyle sever, çalışır insan
Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında
Zaman mı? değil zaman.
Akan zaman değil mesafelerdir.
Biri de vardı ki
kederini soylu kılmak için
yüreğindeki kurşun yarasına
aşktandır derdi.
Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak!
Zaman mı? değil zaman
Akan zaman değil mesafelerdir.
“Gün gelir anılarda değiştirir sözcüklerini”
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü

Beni Öp Sonra Doğur Beni İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her aşkın kendi rengi var,lütfen bunu günümüzde dizilere veya kitaplara konu olan pembe aşklar kategorisine almayın,burda renkten kastım bu değil.Benim için duygular renktir.Ben her Cemal Süreya şiiri okuduğumda,tutkulu aşklar görüyorum...

"Evet sevgilim, vücutlarımızın arasında binbir
 titizlikle kurduğumuz
berzah, coğrafya anlamından taşmakta ve mimari bir olanak halinde
uzanmakta şimdi." (Hilal Nur Telatar) 
Kiminin Yarası Kiminin Yarısı: ‘’Bizi kamyona doldurdular,
Tüfekli iki erin nezaretinde,
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular,
Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar,
Tarih öncesi köpekler havlıyordu.’’

 Yıl 2013 Tunceli’nin bir ilçesinde görevdeyim. Dediler ki Pülümür İlçesinde Cemal Süreya heykeli açılışı var göreve gidilecek. Nasıl sevindim anlatamam sana, kitaplarını okumuş şiirlerinin hayranı ben senin adına yapılacak etkinlikte görev alacaktım. Arkadaşlarım ben gönüllü gitmek istiyorum deyince güldüler bile bana ‘’ adam sürülmüş memleketinden bilmem kaç sene sonra heykeli dikiliyor kimdir ki bir bürokrat değil, iş adamı değil neymiş şair imiş’’ sözlerine aldırmadan koşa koşa gittim hem de.
Heykelinin açılışında rahmetli Kamer Genç de vardı onu da çok severdim biliyor musun aykırı olarak tanınsa da tam bir insandı adamdı. Kimseler bilmez onun halkı için yaptıklarını ne kadar mütevazi ve vatansever olduğunu ama ben Tunceli’de hem tanıştım hem de bir çok iyiliğine tanık oldum.
Hani şu yukarıda yazdığım dizelerin var ya senin sürgün edilişinin acısına yazdığın onlar da yazıyor heykelinin yanında.
Nasıl bir hayat sunulmuş sana ne kadar emanet yaşamışsın günlerini öğrendikçe hem üzüldüm hem de bu acılarındır bıraktığın eserlerin kaynağı diye buruk bir sevinç duydum bağışla.
Daha 7 yaşında amcan Memo’nun zamanın valisinin kafasına yumruk atınca edildiği sürün cezasına babanın ağabeyim ile ben de giderim ısrarı ile bindirildiğiniz nereye gittiği belli olmayan trenden Bilecik te indirilmeniz ile başlayan emanet bir hayatın devamı.
Annenin gencecik yaşta ölümü, babanın yeniden evlenmesi ve üvey anne eziyetleri. Okullar , eğitimler ve yazmaya okumaya olan merakın ise imrendiğim çocukluk kısmın.
Kürt olduğunu saklayıp seneler sonra oğluna amcanın adı Memo ismini vermen ne güzel bir cesaret timsali.
Kız halaya oğlan dayıya çeker sözünü yalanlarcasına oğlun ile imtihan edilişinin çilesi.
‘’Y ‘’ harfini Sezai Karakoç ile girdiğin iddia sonucu kaybetmende bile sende emanet durmuş ki böyle daha da yakışır hal almış soyisminin yeniden oluşumu gülümseyerek öğrendim.
Yaptığın evliliklerde eşlerine şiddet uyguladığın yazar çoğu kaynakta ne kadar doğrudur ki Tomris Uyar’ın Cemal Süreya “Evine bağlı, evinde olmayı seven bir adam. ‘Akşamları biraz geç gel yahu bir erkek hiç dolaşmaz mı? dedim, ertesi gün altıyı çeyrek geçe geldi. Sonraki gün altı buçuk? Normalde altıda gelirdi. Bir gün toz aldım, bezi silkelemek için pencereden eğildim ki-kapının önünde oturmuş saatin dolmasını bekliyor.” Kelimeleri ile bir türlü uyuşmuyor.
Şairlerin yazdıklarını bazen anlamak istediğimiz gibi yorumlarız taa ki hayat hikayelerini merak edip araştırma ihtiyacı duyana değin.
Ne mi mesela; Yahya Kemal’in Sessiz Gemi şiiri hep ölüm tasvir edercesine bilinmiştir senelerdir. Ama Nazım Hikmet’in annesi Celile’nin hikayesini okuduğum zaman hayretler içerisinde aslında umutsuz bir aşk, bir veda şiiri olduğunu öğrendim.
Tıpkı
“Annem çok küçükken öldü
 beni öp sonra doğur beni”
dizelerinin de önce merhamet , anne özlemi sonra kalbindeki kadın beklentisini anlayamadığım gibi.

''Ortadoğu'' şiirinde yazmışsın ya
‘’ Zaman mı? değil zaman.
Akan zaman değil mesafelerdir.’’
Nerelere aldı götürdü beni o mesafeler ahh..

‘’Padişahtırlar ferman çıkarmışlardır: hareme patlıcan ve hıyar ancak kıyılarak sokulabilir’’ dizelerini barındıran “Onlar İçin Minibüs Şarkısı” şiirindeki hicivlerini okurlar da beğenecektir.

Tüm eserlerin beğenildiği gibi.
Keyifli okumalar. (Ferah) 
Bilecik’e yerleşmelerinin altıncı günü annesi Gülbeyaz henüz 23 yaşındayken ölür. Küçücükken yoksun kaldığı anne kalbi, şairi belki de ebedi bir sürgün kılar. Bu sürgün, sevdiği her kadında annesinin arayışına dönüşen bir sürgün halini alır. Biyografinin spot ışıkları, bu sürgünlüğün doruğunu şu dizeleriyle anlatıyor: “Annem çok küçükken öldü / beni öp sonra doğur beni”

Babası Hüseyin Bey, tekrar evlenme kararı Gülbeyaz’ın ölümünden tam altı yıl sonra alıyor. Evleneceği kişiden de çocukları olursa yeni eşinin, eski eşinden olan çocuklarına bakmayacağını düşünüyor. Bu yüzden de yeni evlenmeye aklı yattığında İstanbul’daki ablası Fatma’ya yazdığı mektupta müstakbel eşi için iki koşul öne sürüyor: ?Kadın kendisinden büyük ve kısır olacak.”
Fakat Hüseyin Bey’in çocukları için kılı kırk yarmasına karşın, çıka çıka Esma adında evlere şenlik bir kötülük şiiri çıkıyor karşılarına! (Hüseyin) 

Kitabın Yazarı Cemal Süreya Kimdir?
Asıl adı Cemalettin Seber'dir.

Cemal Süreya 1931'de o yıllarda Erzincan'a bağlı olan Pülümür ilçesinde doğdu. Çocukluğunun ilk yıllarını Erzincan şehrinde geçirdi. 1938'de Dersim İsyanı sonrasında ailesi Bilecik'e sürgün edildi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirmiştir. Maliye Bakanlığı'nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı'nda kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yapmıştır.

Ağustos 1960'tan itibaren yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini Haziran 1966- Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

İkinci yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılan Cemal Süreya'nın ilk şiiri Şarkısı Beyaz, Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Geleneğe karşı olmasına rağmen geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997'de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı.

Cemal Süreya Kitapları - Eserleri
Sevda Sözleri
On Üç Günün Mektupları
Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Bir Kırlangıcın Daha Var
Üvercinka
99 Yüz

Günübirlikler
Güvercin Curnatası
Günler
Üstü Kalsın
Şapkam Dolu Çiçekle
Türkçe Bilenin İşi Rast Gider
Papirüs'ten Başyazılar

Soluğundan Öptüm Seni
Güz Bitiği
Folklor Şiire Düşman
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Göçebe
Yürek ki Paramparça
Sen Varsın Gecede

Yabancı Yayınlar
Uzat Saçlarını Frigya
Sıcak Nal
Aydınlık Yazıları "Paçal"
Seviş Yolcu
Mülkiyeli Şairler

Cemal Süreya Alıntıları - Sözleri
Küçük bir kitaptır yaşamak, elinde tutmaya yarar.. (Üstü Kalsın)
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
Yarın bizi beraber görenler kimdi o yanındaki diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca; ömrümün geri kalanı dersin. (Güvercin Curnatası)
İki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. (Seviş Yolcu)
"Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbini de öyle unutacaksın. (Günübirlikler)
Gittikçe uyanan bu ülkeler belki de Batı’ya karşı ilk rövanşlarını edebiyatla alacaklardır. (Papirüs'ten Başyazılar)

Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
"Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü" (Beni Öp Sonra Doğur Beni)
"Faşizm bir ideoloji değil bir kötülüktür." (Türkçe Bilenin İşi Rast Gider)
Olmuyor seninle dedi. Yutkunamadım. (Günler)
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak.. (Üvercinka)
Sevgiler uzaklaşsa da, sevgi olarak kalır. (Şapkam Dolu Çiçekle)
"Sevgilim olsun istemiyorum
 Sevdiğim olsun istiyorum.
 Her gün görmek değil ,
 Benim olduğunu bilmek istiyorum .
 Elini tutmak değil
 Kıyamadan sadece gözlerine bakmak istiyorum.
İki gün değil , ebediyen sürsün istiyorum .
Uğruna ölmek değil ,
O' nun için yaşamak istiyorum.." (Sevda Sözleri)

Duygular albayım,bazı ifadelere sığmıyor... (Bir Kırlangıcın Daha Var)
Yetmez mi buncadır avareyiz
Taze sabahtan hüzünlü akşama (Sen Varsın Gecede)
Nasıl bir his biliyor musun ? Oda çok geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orda ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun.. (Yürek ki Paramparça)
kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
namussuz bir çağ bu biliyorsun (Üvercinka)
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti (Seviş Yolcu)
Dünyada ki en güçlü insanlar kimlerdir diye sorsalar; Kendi başının çaresine bakmayı öğrenmiş kadınlardır derim….” (Bir Kırlangıcın Daha Var)
Dokunulmasa da,
Görülmese de;
Kalpte yer verilir bazısına…
Nedensiz! (Üstü Kalsın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/beni-op-sonra-dogur-beni-cemal-sureya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)