# Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) - Umut Sarıkaya Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kimin eseri? Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kitabının yazarı kimdir? Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) konusu ve anafikri nedir? Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kitabı ne anlatıyor? Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) PDF indirme linki var mı?  Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kitabının yazarı Umut Sarıkaya kimdir? İşte Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/benim-de-soyleyeceklerim-var-iki-umut-sarikaya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-12T16:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-08-12T16:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/12/umut-sarikaya-kimdir-umut-sarikaya-kitaplari-ve-sozleri-288410.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Umut Sarıkaya 
 Tasarımcı: Hakan Karataş 
 Yayın Evi: Mürekkep Basın Yayın 
 İSBN: 9786054173167 
 Sayfa Sayısı: 168 
--reklam--
Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir ömür ailemle yaşamak... Düşüncesi bile korkunç geliyordu. Her gün bu evde bir ızdırap gibiyken, bir ömür geçirmek, yavaş yavaş onlara benzemek. Ben akşam "televizyon karşısında koltukta uyuyacak adam değilim" diyordum kendi kendime. Kimse inanmazsa inanmasın ben şehir dışındaki bir üniversiteyi kazanacak, bu evden de bu mahalleden de bu şehirden de kurtulacaktım. Her gece yatarken hayaller kuruyordum. İlk yıl yurtta kalırdım, sonra bi eve çıkardım. Arkadaşlarım gelirdi eve. Çıkıp sabaha kadar sokaklarda gezerdik... Daha önce söylediğim gibi o yıllarda aklım az çalıştığı için sadece bu iki şeyi hayal edebildim eve çıkınca; "arkadaşlarım gelir, gece sokakta gezeriz."

Ama bu kadarını hayal edebilmek bile güzeldi be. Bu düşünceler içerisinde benden beklenmeyecek üstün bir çalışma disipliniyle kendimi derslere verdim. Sürekli test çözüyor, bu büyük maratonda diğer öğrencilerle aramdaki farkı kapatmaya çalışıyordum. Annem babam gibi kanepede televizyon karşısında uyumamak için, onlara benzememek için çalışıyordum. Artık nasıl gaza geldiysem öyle hazırlanmışım ki sınava bütün şehir dışı tercihlerimi geçip çok az sayıda yazdığım İstanbul içi tercihlerimden birini kazandım. Hem de eve çok yakın bir üniversiteyi... Üniversiteyi kazandığım gün yıkılmıştım.
--reklam--
Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) Alıntıları - Sözleri
Omo’nun yanına bantlanmış, Limonlu Cif gibisin. Ben sadece Omo almak istiyorum, sen ise sadece aynı firma üretti ve daha az satıldı diye ele geliyorsun.
İki üç ev ziyareti ve yazlık balkonunda tavla atmak için miydi bu “evlenin artık” ısrarları.
Ben hiç çok ciddi kararlar alamadım, karar alanlara arkadan baktım.
Ben hiç çok ciddi kararlar alamadım, karar alanlara arkadan baktım.
Bir gün birbirimiz için başkaları olacağımız hiç aklıma gelmezdi.
Kaybolan benim hayatımdı ama suçlanan da yine bendim.
78 yaşında “daha gencim lan ben” diyerek ayağımda konverslerle ölücem.
Bilemem, ilgilenmem de...
“Neye dikkat edecektik oğlum, gitara mı dikkat edeyim? Açsana biraz daha şunun sesini” dedim, isteksizce açtı. “Ne bu Metalika mı ?” dedim, “Oha” dedi, “ne Metalika’sı abi Slayer” dedi. “Oğlum onlar dağılıp Abraksas’ın basçısı ve bateristiyle yeni bi grup kurmamış mıydı, yalnız kalan Abraksas’ın vokalisti de İskandinav blek metal grubu Burzum’la birleşip o kilise senin bu kilise benim yakmamış mıydı ? Mına koduğumun grubu hayvanlıktan stüdyoya girmez oldu lan, çıra odunu toplamaktan ellerine gitar almayı unuttu öküzler” diyerek heavy metal dünyasına karşı sert eleştiriler getirip yüzümün daha çok grunge akımına dönük olduğunu belirttim. “Abi sen pek anlamıyorsun galiba bu muhabbetlerden” dedi, açık yüreklilikle kabul ettim. “Oğlum bu işin girdisini çıktısını anlatın da bilelim lan ayrıca bence Orhan Gencebay da rock yapıyor” dedim.
Bildiğim tek şey varsa ben şu hayatta kimle ne konuşursam konuşayım konu "ilişkiler"e geliyor. Ne güzel, ne sihirli, ne çekici konuymuş şu "ilişkiler'': İlişki dedin mi bi ortamda, kedi olsa dile geliyor. Can geliyor adama. Halden hale giriyor, örnekler veriyor, açılımlar yapıyor, tavsiyeler veriyor... Bebe gibi oynayıp duruyoruz ilişki konusuyla. Yalnız ne yendi ilişkinin ekmeği be. Çoğu sanatçı, yazar, şair ilişki olmasaydı g.tüne don alacak para kazanamazdı. Yalnız sanatçısı mı? Tekstilden eğlence merkez­lerine, plak şirketlerine, araba firmalarına, bilişim sektörüne bi çok firma deve yüküyle para kaldırdı ilişkiden.
Sevgili dostlarım şimdi tam anlatabilir miyim bilmiyorum ama o gün ilk defa bişeylerin değişmesinin beni ne kadar korkuttuğunu anladım. Sen hep öyle devam edecek sanarken, insanların bitakım kararlar alması, birden ciddi bi mesafe takınması çok koydu bana.
“Sen Efenin arkadaşısın di mi?” dedi. Başımı sallayarak onayladım. “Efe anlatmıştır biz ayrıldık onla” dedi. “Vay be ben evde oturup kalemle mandalina liflerini tırnaklarımdan sökerken insanlar neler yaşamış” diye içimden geçirdim ve acı acı gülümsedim. Efe’yi hâlâ çok sevdiğini filan söyledi. “Ulan Efe’yi dedem de sever, yakışıklı, zengin çocuk, beni sevsene” demek istedim, diyemedim.
Bir kafeye oturduk. Garsona baklava kutusunu verip, açıp servis etmesini söyledim. Yanında da bir Türk kahvesi söyledim, Nuri ise Fanta... “Sen o kadar Fransalara git, en iyi filminden, mansiyonuna kadar bütün ödülleri leblebi gibi topla, sonra Türkiye’ye gel Fanta söyle... Olacak iş mi?” demek istedim diyemedim. “Bir bildiği vardır herhal” diye düşünerek Türk Kahvesini iptal edip ben de tercihimi Fantadan yana kullandım...
Uzun sessizlikten sonra bana bakıp “Umut” dedi “Yazının sonunu yine duygusal mı bitireceksin?” dedi. Dudağını öpüp, “Herhalde öyle yapıcam, bilirsin sağ bırakmam affetmem duygusal durumları, tak veririm duygusalı veririm hüzünbazı. Tak!” dedim. Bir daha öpüştük.
Ya ben küçükken hep bu baklavaların içindeki cevizleri kıyma sanırdım.
--reklam--
Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tam kafa dağıtmalık kitap. 5er sayfalık kısa hikayeler. Birbiriyle bağlantılı değil. Durumlara bakış açısı farklı ve dili çok eğlenceli. Bazen karikatür okuyormuş gibi hissettirdi. Eğlenceli ancak yer yer ‘evet yaaaa bu niye böyle cidden’ diye günlük hayatta normalleştirdiğimiz şeyleri sorgulatıyor. Tam olarak metroda, ders arasında, yatmadan önce okunacak kitap. Olay örgüsü olmadığı için devamını çok merak etmiyorsunuz o 5 sayfa mutlu olmanıza yetiyor (Fatma Hilal) 
Mandalina liflerini tırnaklardan sökmek, bütün mandalinayı yüzük yapmak, çocukken düğünde uyuya kalmak, soba, halı ve daha geçmişinizden bulabileceğiniz bir çok detay. Tam aha ciddi bir şey diyor derken bir “zehehe” patlatıyor Umut Sarıkaya. Bir anda oturup bitirmelik değil de ara ara okumalık keyifli hikayeler.
Bir gün öncesinde Gogol okuyup da bu satırları okumak ayrı keyif verdi;

“Aman sevgili dostum bu Rus Edebiyatı’nda... Diye itiraz edecekken. İvan sesini yükseltti. “Sigeyim böyle edebiyatı ne lan bu. Hep kasvet, hep kar, hep ince psikolojik anlatım... içim karardı, bunaldım .mına koyiim. Oğlum hepiniz zeki insanlarsınız, yazsanıza şöyle matrak bi şeyler de neşemizi bulalım. Kafa dağıtalım diye mi kitap okuyoruz, yoksa trigonometri problemi mi çözüyoruz belli değil anuna koyim” diye haykırdı. (Doğan Aktar) 
Ara vermek eylemi bir çok faaliyet için vardır. Halı saha maçından tutunda sevgiliniz ile olan birlikteliğinize kadar her konuda bu fiil çaktırmadan hayatınıza müdahil olur. Bu kitapta bu fiilin dahil olduğu yerlerde fiili hayatınızdan çıkarıp oyuna dahil edeceğiniz bir kitap. (İsmail şeker) 
--reklam--
Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Umut Sarıkaya - Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki) PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Umut Sarıkaya Kimdir?
1996 yılında İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesine girdi. İlk amatör karikatürleri Leman dergisinde yayınlandı. 2002'den sonra Kemik dergisinde çeşitli köşeler hazırladı. Hemen sonrasında Penguen dergisinde çizdiği İşimdeyim Gücümdeyim isimli karikatür köşesi ve Benim de Söyleyeceklerim Var başlıklı yazılarıyla ismini duyurdu ve popüler oldu. 2007'de bir grup arkadaşıyla birlikte Penguen'den ayrılarak Uykusuz dergisinin kurucularından oldu.

İşimdeyim Gücümdeyim köşesindeki karikatürlerde çocukluğa dair mahalle hayatı ve sokak muhabbetlerini konu aldı. Benim de Söyleyeceklerim Var isimli yazı köşesinde ise aynı konuları ve dünya görüşünü daha edebi bir dille anlatmaktadır.
--reklam--
Umut Sarıkaya Kitapları - Eserleri
Benim de Söyleyeceklerim Var!
Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki)
Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç)
İşimdeyim Gücümdeyim
İşimdeyim Gücümdeyim 2
--reklam--
Umut Sarıkaya Alıntıları - Sözleri
Ben hiç çok ciddi kararlar alamadım, karar alanlara arkadan baktım. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki))
Bir kafeye oturduk. Garsona baklava kutusunu verip, açıp servis etmesini söyledim. Yanında da bir Türk kahvesi söyledim, Nuri ise Fanta... “Sen o kadar Fransalara git, en iyi filminden, mansiyonuna kadar bütün ödülleri leblebi gibi topla, sonra Türkiye’ye gel Fanta söyle... Olacak iş mi?” demek istedim diyemedim. “Bir bildiği vardır herhal” diye düşünerek Türk Kahvesini iptal edip ben de tercihimi Fantadan yana kullandım... (Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki))
“Neye dikkat edecektik oğlum, gitara mı dikkat edeyim? Açsana biraz daha şunun sesini” dedim, isteksizce açtı. “Ne bu Metalika mı ?” dedim, “Oha” dedi, “ne Metalika’sı abi Slayer” dedi. “Oğlum onlar dağılıp Abraksas’ın basçısı ve bateristiyle yeni bi grup kurmamış mıydı, yalnız kalan Abraksas’ın vokalisti de İskandinav blek metal grubu Burzum’la birleşip o kilise senin bu kilise benim yakmamış mıydı ? Mına koduğumun grubu hayvanlıktan stüdyoya girmez oldu lan, çıra odunu toplamaktan ellerine gitar almayı unuttu öküzler” diyerek heavy metal dünyasına karşı sert eleştiriler getirip yüzümün daha çok grunge akımına dönük olduğunu belirttim. “Abi sen pek anlamıyorsun galiba bu muhabbetlerden” dedi, açık yüreklilikle kabul ettim. “Oğlum bu işin girdisini çıktısını anlatın da bilelim lan ayrıca bence Orhan Gencebay da rock yapıyor” dedim. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki))
- Gül reçelini ben 12 yaşındayken annem almıştı evlat.”
+ Allah allah o zamandan beri hiç mi yemediniz dede?”
- Bazı kahvaltılıklar vardır.. kimse yemez, masaya gelir ve gider. sakın bu geleneği bozma. (İşimdeyim Gücümdeyim)
Bir evde gündüz ışık yanıyorsa o evde mutsuzluk vardır. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç))
“cemil bakımsız, cemil süssüz, ispatsız... siz geriliyorsunuz etkilemek, etkilemek, etkilemek istiyorsunuz. olmayınca olmuyor... son otobüse doğru koşarken, lütfen cemil’i düşünün kızı değil... cemil sizden daha karlı... işini aksatmadı o, gerilmedi hiç...” (İşimdeyim Gücümdeyim)
E tabi-î haliyle benim bilgi dağarcığım biraz kıt olduğu için kırk beş gün sonra tükendim (Benim de Söyleyeceklerim Var!)
Herşey sinirsel herşey! (İşimdeyim Gücümdeyim)
Gregor Samsa bir sabah uyandığında perdeler yıkanmıştı. (İşimdeyim Gücümdeyim)
78 yaşında “daha gencim lan ben” diyerek ayağımda konverslerle ölücem. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki))
Bakkala gidip bira, sigara alıp eve geldim. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç))
Şu çekirdeği montumun cebine koyayım da kışın bulduğumda çok sevineyim... (İşimdeyim Gücümdeyim)
Her şey sinirsel her şey!.. (İşimdeyim Gücümdeyim)
İnsanın kendi kendine rezil olması ne kadar kötü. Hatta birinin görmesinden daha da kötü. Çünkü biri görse o rezalet meşru olacak, belki üzerine gülünecek, belki de çok utanacaksınız ama en azından meşru olacak, bilinecek rezillik ve bitecek. En kötüsü tıpkı bunun gibi havada kalanlar, hiç kimsenin bilmedikleri. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç))
"Gözlüklerini artık takmıyor musun?" diye sordu bana. Dışarıya bakarak "Hayır" dedim. "E görebiliyor musun peki böyle?" diye arsız gibi sordu. "Yeterince çirkinlik gördüm, bundan sonra görmesem de olur. Hem ben bazıları gibi mutluluğu uzaklarda aramıyorum, yakınımdakiler yetiyor bana" diye koydum lafı. Semih güldü "Lensleri var" diye yavşakça ispiyonladı beni. (Benim de Söyleyeceklerim Var!)
Zira hayatı özetleyen bir insan kadar şu hayatta tiksindirici biri daha olamaz. En sıkıcı insanlardır bunlar. Hayatı özetleyip, her şeyi terimlerle, kalıplarla, “O öyledir, bu da böyledir” diye özetlerler, biz gerizekalılara da yaşayacak hiçbir şey bırakmazlar (Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç))
...hayatı özetleyen bir insan kadar şu hayatta tiksindirici biri daha olamaz. En sıkıcı insanlardır bunlar. Hayatı özetleyip, her şeyi terim­lerle, kalıplarla, "O öyledir, bu da böyledir" diye özetlerler... (Benim de Söyleyeceklerim Var! (Üç))
Sevgili dostlarım şimdi tam anlatabilir miyim bilmiyorum ama o gün ilk defa bişeylerin değişmesinin beni ne kadar korkuttuğunu anladım. Sen hep öyle devam edecek sanarken, insanların bitakım kararlar alması, birden ciddi bi mesafe takınması çok koydu bana. (Benim de Söyleyeceklerim Var! (İki))
Tedarikliyim diye sevindim durdum.
Sıcağı görünce yandım kavruldum.
Mecnun oldum çöllere savruldum.
Kırk kapıya muhtaç eyledi mont beni...

Bir garip Ercanım bu dünyada konar göçerim.
Gâhi ağlar gâhi gülerim.
Mont elde diyar diyar gezerim.
Onulmaz dertlere saldı mont beni... (İşimdeyim Gücümdeyim)
Varlığınızla rahatsız etmek... Yani ortada hiçbir sebep yokken ve hiçbir şey yapmadan, ağzınızı bile açmadan bir insanı ya da daha kötüsü birçok insanı sadece orada bulunarak rahatsız etmek... (Benim de Söyleyeceklerim Var!)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/benim-de-soyleyeceklerim-var-iki-umut-sarikaya-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)