# Bilinç ve Eşekleştirme - Ali Şeriati Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bilinç ve Eşekleştirme kimin eseri? Bilinç ve Eşekleştirme kitabının yazarı kimdir? Bilinç ve Eşekleştirme konusu ve anafikri nedir? Bilinç ve Eşekleştirme kitabı ne anlatıyor? Bilinç ve Eşekleştirme kitabının yazarı Ali Şeriati kimdir? İşte Bilinç ve Eşekleştirme kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bilinc-ve-eseklestirme-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T16:47:09+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T16:47:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/ali-seriati-kimdir-ali-seriati-kitaplari-ve-sozleri-151286.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Şeriati 
 Yayın Evi: Fecr 
 İSBN: 9786055482572 
 Sayfa Sayısı: 78 

Bilinç ve Eşekleştirme Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eşekleştirme metotlarının birisi doğrudan, diğeri dolaylıdır. Doğrudan eşekleştirme, zihinleri cehalete veya onları saptırmaya zorlamak yani zihinleri cahilliğe, sapıklığa ve azgınlığa sürüklemektir. Dolaylı eşekleştirme ise zihinleri büyük, acil ve hayatî olan haklardan ayırıp onları süslemek suretiyle küçük, önemsiz ve aciliyeti olmayan haklara yöneltmektir.
 (Tanıtım Bülteninden)

Bilinç ve Eşekleştirme Alıntıları - Sözleri
Nice insanlar vardır; maşallah deve gibi güçlüdürler fakat serçe kadar insani güçleri yoktur.
Bir evde yangın varken - iyi dikkat edin-seni namaza ve Allah'a dua etmeye çağıran kimsenin daveti haince bir davettir.
Kendimizi ilmi açıdan tatmin etmekle fikri bakımdan doyum hissedemeyeceğimizi bilelim.
"Sizi rahatsız etmeye geldim!."
Bir üstat, bir mütercim, bir filozof, bir büyük sufi, bir edebiyatçı, bir tarihçi genellikle fikri bakımdan sıfır olabileceğini, şuur açısından en düşük derecedeki bir cahil seviyesinde kalabileceğini ve bilinç, öz bilinç, toplum bilinci ve zaman bilinci açısından hiç yazı görmemiş olan bir cahilden daha aşağı olabileceğini düşünmez.
Toplumun kaderinin hangi çengeller karşısında esir olduğunu ona anlatabilecek tek şey sosyal bilinçtir.
Eşekleştirme iki çesittir.Eski eşekleştirme ve yeni eşekleştirme.Tıpkı yenisi ve eskisi bulanan sömürü gibi.
Bireysel özgürlük, zihni, sosyal özgürlükten ve sosyal bilincten uzaklaştırmak icin kullanılan en büyük uyuşturucudur.Zihinde sosyal bilinci köreltmek ve insanı ondan uzaklastırmak icin bireysel özgürlükler meselesini gündeme getirirler.Bu insan, bireysel bakımdan özgür oldugunu anlayınca özgür oldugunu hisseder.Bu tıpkı kapalı bir salonda kuşun kafesini açmaya benzer.Ne fark eder? Bu sadece yalancı özgürlük hissidir.Hatta daha kötüsü.Çünkü insanın esaretinin farkında olması, bir kurtuluş sebebidir.
" Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." Yani insan tarihsel kaderini ancak kendisini değiştirmesi halinde değiştirebilir. Bunun parayla, bedenle, makamla alâkası yoktur.Sadece insan olmasıyla ilgisi vardır.
Fakir kimdir?
Bütün varlığı,sadece karnını doyuruncaya
 kadar onun bunun yanında asalaklık yapmak için taşıdığı dilencilik kabı olan muhtaç insandır.
Insanın gündelik hayatında yıktığı, elden çıkardığı ve feda ettiği ilk şey isyandır. İnsanı dünyada Tanrı benzeri yapan isyanı kaybediyor. Niçin?
Lüks ne demektir? Tüketimde ilerleme, tüketim medeniyeti. Üretim şansını elimizden almak için bizi uğruna kurban ettikleri şey, hem fikri hem ekonomik hem de mekanik üretimdir. Evet, bütün Doğu, tüketimci üretimin kurbanıdır. Hangi yolla? Taklit yoluyla.
"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez."
Bu insan, bireysel bakımdan özgür olduğunu anlayınca özgür olduğunu hisseder. Bu tıpkı kapalı bir salonda kuşun kafesini açmaya benzer. Ne fark eder? Bu yalancı bir özgürlük hissidir.
Bu kısır döngüde insan, biraz bilinçli olan kimseyi ürpertecek derecede özel duygular, ihtiyaçlar, kompleksler, idealler, kıskanclıklar, kinler, aşklar ve acılar bulunur.

Bilinç ve Eşekleştirme İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ali Şeriati kitap/insanin-dort-zindani--653 kitabından sonra bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Bu kitabı kitap/insanin-dort-zindani--653 kurtuluşunu anlatır nitelikte...
(İnsanın dört zindanı kitabında ki dördüncü zindandan kurtuluşu anlatıyor sanki)
İnce bir kitap olmasına rağmen dolu dolu...
Kendi küçük eseri büyük demek daha doğru olur.
Sıkmadan okutan akıcı kitaplardan ve bu da sevdiklerimi arasına girdi.
Alıntı:
""Nice insanlar vardır; maşallah deve gibi güçlüdürler fakat serçe kadar insani güçleri yoktur.""(69.sayfa)
Eşekleştirme, söylediğim gibi, zihnin insanî ve sosyal bilinçten saptırılıp uzaklaştırılmasını ve bu iki bilincin hak veya batılla süslenmesini sağlayan bir etkendir. İşte bunun adı eşekleştir medir. Özetle, bizim bir eski eşekleştirmemiz bir de yeni eşekleştirmemiz var.
Arka kapak:
Eşekleştirme metotlarının birisi doğrudan, diğeri dolaylıdır. Doğrudan eşekleştirme, zihinleri cehalete veya onlan saptırmaya zorlamak yani zihinleri cahilliğe, sapıklığa ve azginlığa sürüklemektir. Dolaylı eşekleştirme ise zihinleri büyük, acil ve hayatî olan haklardan ayırıp onları süslemek suretiyle küçük, önemsiz ve aciliyeti olmayan haklara yöneltmektir. (Zakire Gök) 
*Kitap yorumuna başlamadan önce belirtmek isterim ki; Bilinç ve Eşekleştirme her ne kadar kısa bir kitap gibi görünse de ansiklopedi niteliğini taşımaktadır. Ayrıca Ali Şeriati’ nin “İnsanın Dört Zindanı” adlı kitabından sonra bu kitabın tam olarak oturduğunu söyleyebilirim.

Ali Şeraiti, Bilinç ve Eşekleştirme adlı kitabında bizlere; eşekleştirmenin ne _nasıl_ olduğundan, eşekleştirme türlerinden ve bu durumları toplumda var olan örneklerle betimleyerek yansıtmıştır.
*Ve son olarak şunu demek isterim ki; Herkesin okuması gereken, lezzeti damağınızda kalan ama aynı derecede sizi mükemmel bir şekilde rahatsız eden efsane bir kitap.
#alıntılar
“Bir insanın gönlü Goldwater’ e mi oy vermek istiyor yoksa Jeanson’a mı? Evet, kimse ona karışamaz özgürdür. Ama gönlü sadece bu ikisini ister. Öyle ki hangisine oy verirse versin sonuç aynıdır.”
“Kendimizi ilmi açıdan tatmin etmekle, fikri bakımdan doyum hissedemeyeceğimizi bilelim: Bu günümüz okumuşlarına ve aydınlarına özgü çok sahte bir doyum ve büyük bir aldatma türüdür.”
” Kim insan gelişiminin bir sınırda durduğunu kabul ederse insan olmaya, insan olarak var bulunmaya ihanet etmiş olur. “
“Eğer sahnede değilse, istediğin yerde ol.”
[“Başkaldırabiliyorsan insansın.”] (Şevval Aslan) 
Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederek, Şeriati'nin duası ile incelememi noktalamak istiyorum...
Ey Rabbim!
Alimlerimize sorumluluk, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman,tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk,uyumuşlarımıza uyanıklık,uyanıklarımıza irade, dindarlarımıza din,şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef,umutsuzlarımıza umut, zayıflarımıza güç, oturmuşlarımıza kıyam,donup kalmışlarımıza hareket, ölülerimize hayat, körlerimize görüş ,suskunlarımıza feryat, küfürbazlarımıza edep,halkımıza Özbilinç ve İzzet bağışla. (Elfe) 

Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

Hayatı

Çocukluğu

Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Eğitimi

Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.

Ölümü ve etkileri

Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.

Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.

Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.

Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.

wikipedia

Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
Hac
İnsanın Dört Zindanı
Ali
Dine Karşı Din
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Ebuzer

Anne Baba Biz Suçluyuz
Kadın (Fatıma Fatımadır)
Her Hicret Bir İnkılaptır
Muhammed Kimdir
Kendisi Olmayan İnsan
İnsan
Bilinç ve Eşekleştirme

Dua
Çocuklar ve Gençler
Dinler Tarihi 1
Dinler Tarihi 2
Şehadet
Aydın
İslam ve Sınıfsal Yapı

Marksizm
Kur'an'a Bakış
Hangi Şia?
Kapitalizm
İran ve İslam
İslam Bilimi (Ciltli) I-II
İbrahim'le Buluşma

İslam'ı Tanıma Metodu
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Yeni Çağ'ın Özellikleri
Ne Yapmalı
Yalnızlık Sözleri 1
İslambilim 1
İslambilim 2

Biz ve İkbal
Aydınlara Umut Çağrısı
Ali Şiası Safevi Şiası
Hür Düşünce Mektebi
İslam Nedir Muhammed Kimdir
Mektuplar
Çöle İniş

İslam'ı Anlamak
İnsan Olmak
Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
Muhammed'i Tanıyalım
Kültür ve İdeoloji
Kendini Bilmek
Yalnızlık Sözleri 2

Medeniyet ve Modernizm
Medeniyet Tarihi 1
Medeniyet Tarihi 2
İdeallerin Yenilgisi
Kapitalizm Uyanıyor mu?
Şia
Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası

Sanat
Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
Ümmet ve İmamet
Adem'in Varisi Hüseyin
Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
Kavramlar Sözlüğü
Muhtelif Eserler- I

Muhtelif Eserler- II
İslambilim 3
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
Tevhidi Altyapı
Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
İslam Ekonomisi
İslam'ın Tarih Felsefesi

İslam Sosyolojisi Üzerine
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
Yarının Tarihine Bakış
Sevmek Aşktan Üstündür
Terimler Sözlüğü
Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri

Dine Dayanmak
Siret
Ali Şeriati'den Aforizmalar
Dinleri Tanımak
İki Sûre İki Yorum
Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
Toplumbilim Üzerine

Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
Aşk ve Devrim
Ve Cevap Veriyorum
Öze Dönüş
Ayet Yorumları

Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor.
Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara:
Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla.
Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
“Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)

Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum.
[Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
"O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumlu­luktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz..
Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde,
Akıl bineğinin ayağı topalladığında,
Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)

Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok
çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık,
yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet,
nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa
yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi
yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir.
Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bilinc-ve-eseklestirme-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)