# Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği - Mustafa Armağan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği kimin eseri? Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği kitabının yazarı kimdir? Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği konusu ve anafikri nedir? Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği kitabı ne anlatıyor? Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği kitabının yazarı Mustafa Armağan kimdir? İşte Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bilinmeyen-yonleriyle-ismet-inonu-gercegi-mustafa-armagan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T20:00:31+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T20:00:31+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/mustafa-armagan-kimdir-mustafa-armagan-kitaplari-ve-sozleri-155347.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mustafa Armağan 
 Yayın Evi: Ketebe 
 İSBN: 9789752482395 
 Sayfa Sayısı: 320 

Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geldi İsmet, kesildi kısmet

Mustafa Armağan, İnkılap Tarihi’nin hesabı verilmemiş dosyalarından birini daha açıyor. Karşınızda “Tek Adam”ın “İkinci Adam”ı İnönü’nün gerçek yüzü.

Görünüşte hep kazanmış gibiydi. Genelkurmay Başkanı, Garp Cephesi Kumandanı, Hariciye Vekili, Lozan “kahramanı”, Başvekil, bir daha Başvekil, CHP Genel Başkanı, Milli Şef, Reisicumhur, bir daha Başvekil…

Bir zamanlar hakkında kahramanlık destanları yazılırdı. Karşılığında da kise-i şahaneden binlerce lira ihsanlar dağıtırdı İsmet Paşa. 1950’lerde Demokrat Parti karşısında üç seçim kaybederek hezimete uğradı. Milletin kendisini istemediğini anlamamakta inat etti. Tabii iktidardan düştükten sonra etrafı tenhalaştı, Tek Parti devri boyunca baskıyla mühürlenen ağızlar açıldı, eleştiriler ve suçlamalar birbirini takip etti. 27 Mayıs o cenazeyi diriltmeyi denedi, silah zoruyla yeniden başbakan yapıldı. Sonra kendi partisi ona isyan bayrağı açtı ve nihayet bu defa CHP’deki koltuğunu Ecevit karşısında kaybetti. Böylece daha hayattayken tarihin en büyük ‘loser’larından biri unvanını mezar taşına kazıttı.

Ne o halkını sevdi, ne de halkı onu. Geldi İsmet, kesildi kısmet sözü 1940’larda halkın dilinden düşmedi.

Mustafa Armağan, İnönü efsanesini belgeler ve bilgiler ışığında çürüttüğü kitabında “Zafersiz Kahraman”ın iç yüzünü olanca çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği Alıntıları - Sözleri
Hem Meclisinizin duvarında "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir" yazısı asılı olacak, hem de anayasanızda değiştirilmesi teklif edilemeyecek maddeler yer alacak.
Bilelim ki ABD diktatörlüğe değil kendisinin çıkarına uygun olmayan diktatörlüklere karşıdır!
Kuvvet sistir kalkar,
Hakikat güneştir doğar.
"İsmet müstakillen (kendi başına) hiçbir iş yapamaz. O madun ruhlu bir adamdır. Emredersin yapar."

Mustafa Kemal Paşa
Kuva-yı Milliye ve Büyük Millet Meclisi sevgili padişahımızın (Vahdettin'in) gizli emirleriyle kurulmuştur
Kaynak: Öğüt gazetesi 10 ekim 1920 tarihli nüshası

Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İSMET İNÖNÜ VE TÜRKLÜK

Millî şef diye anılan ve hiç olmazsa bir Anadolu çocuğu, Malatya gibi Anadolunun en sâf muhitlerinden birinin evlâdi bilinen İsmet İnönü acaba gerçekten böyle midir? Değildir ve onun Malatyalılıkla hiçbir alâkası yoktur! Kaldı ki, Malatyalı olabilirdi de, Malatyanın şerefine leke sürülmezdi. Buna rağmen merkum Malatyalı değildir; ve Allah, Malatya'yı, olsaydı bile yine münezzeh kalacağı böyle bir ihtimalden masun tutmuştur.

İnönü ailesi, 1293 Bulgar muhacirlerindendir. Amcası “Berber Ali Ağa” ve amcasının oğlu Topal Ahmet'tir; ve halen Bursa'da muallimdir. İşte İnönü'nün babası, kardeşi Berber Ali Ağa ile beraber 1293 Türk-Moskof harbinde muhacirlik suretiyle Türkiye'ye gelmiş ve Malatya taraflarında yerleşmiştir. İnönünün Malatya'lığı ve Anadolu'luğu bundan ibarettir. Bir başka rivayet ve nakle göreyse onun nesebi büsbütün değişiyor ve Türklükle en küçük alâkası kalmayacak bir noktaya kadar gidiyor. Fakat henüz vesikalarını tam mânasıyla hüccetlendirmiş bulunmadığımız bu noktayı bırakalım da, kendisinin, Anadolu Türklüğüne uzak bulunduğunu tesbitle iktifa edelim!... Rumeli istikametinden gelen Müslümanlar ve Türkler arasında en mükemmel insanlar bulunduğu gibi, bütün millet, cemiyet ve tarih suikastçılarının da aynı istikametten geldiği bir korkunç vâkıadır. Şimdilik sadece bunu düşünsek yeter!

 Büyük Doğu Dergisi
 29 Aralık 1950, S.29, sh.8-9

 yazar/necip-fazil-kisakurek / kitap/hucum-ve-polemik--40950 (zaimoğlu mehmet) 
Hazır heykel kaldırma dalgası dünyayı sarmışken Inönü heykellerimi kaldıralım biz de

Trabzon / Maçka'daki parkta bulunan Jeneral İnönü heykeli...

Hangi savaşı kazanmış bilmiyoruz Zafersiz kahraman o ama haksızlık etmeyelim
bir savaş verdi...

Verdi ama kime karşı Milletine karşı tabii ki.. (Hamza) 
Gerçekten bir insan tarihe bu kadar yanlış geçer mi?Ve sayın tarih hocalarımız bunları bildiği halde neden anlatmadı.Yoksa birilerinin çıkarına mı dokunacaktı?Mustafa Armağan her şeyi aydınlatmaya devam ediyor. (Okancan Çelik) 

Kitabın Yazarı Mustafa Armağan Kimdir?
Urfalı anne ve babanın çocuğu olarak Cizre'de doğdu (1961). İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1985 yılında mezun oldu. Fritjof Capra'dan yaptığı Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası adlı çevirisi ile Türkiye Yazarlar Birliği Tercüme Ödülü'nü (1989) ve Şehir ey Şehir adlı kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Deneme Ödülü'nü (1997) aldı. Bir dönem (1995-1996) İzlenim ve Diyalog Avrasya (DA) dergilerini yönetti. 1995'ten beri Zaman gazetesinde yazıyor.

Yayınlanan eserleri: Gelenek (1992); Gelenek ve Modernlik Arasında (1995); Şehir Asla Unutmaz (1996); Şehir ey Şehir(1997); Bursa Şehrengizi (1998; 2. Baskı Osmanlı'yı Kuran Şehir: Bursa'ya Şehrengiz adıyla 2006); Alev ve Beton (2000),İstanbul Mavi Kırpar Gözlerini (2003), İnsan Yüzlü Şehirler (2003), Kuğunun Son Şarkısı: St. Petersburg'da Zamanlar ve Mekanlar (2003); Osmanlı İnsanlığın Son Adası (2003); Osmanlı'nın Kayıp Atlası (2004); Kır Zincirlerinin Osmanlı (2004);Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler (2005); Ufukların Sultanı: Fatih Sultan Mehmed (2006).

Çevirileri: Seyyid Hüseyin Nasr'dan Molla Sadra ve İlahi Hikmet (1991); Fritjof Capra'dan Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası(1991); ve Yeni Bir Düşünce (1992); Muhammed Esed'den Sahih-i Buhari: İslam'ın İlk Yılları (2001)

Derlemeleri: İslam Bilimi Tartışmaları (1990); İstanbul Armağanı I: Fetih ve Fatih (1995); İstanbul Armağanı II: Boğaziçi Medeniyeti (1996); İstanbul Armağanı III: Gündelik Hayatın Renkleri (1997); İstanbul Armağanı IV: Lale Devri (2000);İslam'da Bilgi ve Felsefe (1997); İstanbul'da Semtler ve Hayatlar: Bir Semtini Sevmek (2001); Değişen Milliyetçilik: Tartışılan Sınırlar (2001); Cemil Meriç: Düşüncenin Gökkuşağı (2001); Osmanlı Geriledi mi? (2006).

Osmanlı: İnsanlığın Son Adası, Türkiye Yazarlar Birliği'nin 2003 yılı Fikir Ödülü'nü almıştır.

 

Mustafa Armağan Kitapları - Eserleri
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2
Küller Altında Yakın Tarih
Kızıl Pençe
Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı
Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz

Satılık İmparatorluk
Yavuz Sultan Selim Han
Ufukların Sultanı
Yakın Tarihin Kara Delikleri
Geri Gel Ey Osmanlı !
Türkçe Ezan ve Menderes
Cumhuriyet Efsaneleri

Asım'ın Nesli
Efsaneler ve Gerçekler
Paşaların Hesaplaşması
Osmanlı'nın Mahrem Tarihi
Osmanlı - İnsanlığın Son Adası
Kır Zincirlerini Osmanlı
Büyük Osmanlı Projesi

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 3
Tek Parti Devri
Korku Duvarını Yıkmak
Cemil Meriç'in Dünyası
Fatih'in Rüyası
Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler
Ayasofya Entrikaları

Gerçek Tarihin Peşinde
Osmanlı Sultanları Albümü
İnsan Yüzlü Şehirler
Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı
Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür
Osmanlı'yı Kuran Şehir - Bursa'ya Şehrengiz
Cemil Meriç Konuşuyor

Osmanlı'nın Kayıp Atlası
Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak
Gülün Fethi - Fatih Sultan Mehmed
Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği
Osmanlı'yı İmparatorluk Yapan Şehir İstanbul
Petersburg'da Osmanlı İzleri
Düşüncenin Gökkuşağı: Cemil Meriç

Yakın Tarihte Efsaneler ve Gerçekler
Gençler için Fatih Sultan Mehmed
Tarihimizle Hesaplaşmak
Gelenek ve Modernlik Arasında
Osmanlı Geriledi mi?
Şehir Asla Unutmaz
Cemil Meriç

İstanbul Mavi Kırpar Gözlerini
Haritalar Nasıl Yalan Söyler?
Alev ve Beton
Kuğunun Son Şarkısı
Küller Altında Yakın Tarih Seti (6 kitap)
Bursa'ya Ütopik Mektuplar
İslâm'da Bilgi ve Felsefe

Şehir Ey Şehir
Ezan Şehidi Menderes
İslam ve Bilim Tartışmaları
Paşaların Hesaplaşması

Mustafa Armağan Alıntıları - Sözleri
Erzurum kongresi'nden bir ay kadar önce toplanan bu ön kongreye sunulan raporda işlenenler sanki bugünden geçmişin dağlarına çarparak yargılanmış gibidir beraberce şunları okuyoruz:
Türk Kürtsüz, Kürt Türksüz yaşayamaz. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de Türk ile Kürdün aynı tarih, aynı çıkar, aynı hayat sahibi olacaklarını kabul etmemek mümkün değildir. Bu kadar derin ve esaslı bağlarla birbirine bağlı bulunan Doğu vilayetleri Türk'ü ile Kürt'ünü ayırmak her ikisinede ölüm mahkum etmek demektir.Bugün gözümüzü açarak yaralarımızı öz elimizde sarmaya çalışır, dışarıdan gelen Kürtlük-Türklük gibi ayrıştırıcı telkinlere kulak asmazsak hem memleketimizi kurtarır, hem de herkesin mutluluğunu sağlayacak esasları hazırlarız.
"Tarihi bir anda bulunuyoruz" diyen bu önemli rapor şu cümlelerle sürüyor:
Duygusallığa kapılarak düşmanlarımıza hizmet etmekten sakınma görevi ile mükellefiz. Son fırsat elimizde.Bunu da kaybedersek tarihimizi aşağılanma ile kapamış ve Hazreti Kur'an'ı elimizle toprağa defnetmiş oluruz. Hakkımızda çevrilen entrikaları, düşünülen felaketleri sonuçsuz bırakmak yalnız bir şeye, Doğu vilayetleri Müslümanlarının İttihat (birlik) ve ittifakına bağlıdır.
95 yıl önce Erzurum'da söylenmesi gerekenler söylenmiş aslında.Aklın yolu birdir ne de olsa! Ve ah Erzurum kongresi, seni bir doğru okuyabilseydik! (Cumhuriyet Efsaneleri)
Eşrefoğlu, al haberi, bahçe biziz, gül bizdendir.
Biz Şah-ı Merdan kuluyuz, yetmiş iki dil bizdedir. (Gülün Fethi - Fatih Sultan Mehmed)
İslam Bilimi diğer bilgi sistemlerinden farklı olarak siyasî ve iktisadî egemenlik için yüce kelamın (logos) rakipleri tarafından şımartılan bir ideolojinin adı değildir. İslam Bilimi, İslam toplumunun değer yapısı üzerinde bilgi geliştirilmesini mümkün kılan bir matris sunar. Bilgi, bilgi içindir diye bir şey yoktur. Kavramsallaştırma, teorik formülasyon, deneysel doğrulama ve bilginin nihaî şeklini alması sosyo-kültürel bir çevre içinde meydana gelir ve onu hasır altı etmek namussuzluk ve ikiyüzlülükten başka birşey değildir.
İslam Biliminin Temelini Atmak
Münevver Ahmet Enis (İslam ve Bilim Tartışmaları)
" Bir şehri sevmek ,
aşka sebep aramaktır ." (Bursa'ya Ütopik Mektuplar)
Osmanlı medeniyeti kelimeler üzerine inşâ edilmemiştir.
Osmanlı medeniyeti bir hamle medeniyetidir.
İman, cezbe, Aşk medeniyetidir... (Cemil Meriç Konuşuyor)
Soru işaretinin halkaları açılıp kapanıyor birbiri ardınca ve kitaplar imdadıma yetişiyor;sonunda berraklaşıyor manzara. (Petersburg'da Osmanlı İzleri)

"Cahil bir millet, gösterilen boyunduruğa boynunu kendisi uzatır." (Kızıl Pençe)
Istiklal marşının güftekarından biri olan şair Faruk Nafiz Çamlıbel'in 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından diğer Dp liler gibi süngüyle alaşağı edilerek yassıada da hapse atıldığını biliyormuydunuz ?
Onuncu Yıl Marşı'nı gözyaşları içinde, hızlanan kalp atışlarıyla Söyleyip dinleyenler bu marşı onlara armağan edenlerden birini niçin tevkif ettiler? Bugüne kadar bir (söz| yazarını bile kurtaramamış olan Onuncu Yıl Marşı, bugünden sonra da onu tebcil edenleri neden ve nasıl kurtaracak? (Küller Altında Yakın Tarih)
Doğrusunu yalnız Allah bilir. Ancak ben, tarihe bir de yenilgilerin zaviyesinden bakılmasını öneriyorum. Tarihe bu açıdan bakabilmeyi metodolojik bir ilke olarak kabul ettiğimiz takdırde, ağır basan, kaçınılmaz biçimde bizi belirleyen tarafgirliğimiz nedeniyle ele alamadığımız tarihin karanlık yüzünü gönül rahatlığıyla tahlil edebiliriz. Tarihe daha bir sakınmadan, daha geniş yüreklilikle yaklaşabiliriz.

En azından, yenilgilerde olumlu bir taraf, bir ders-i ibret bulmaya çalışarak tarihin üzerimizdeki “baskısı”ndan kurtulabiliriz. Bize öğretilen ya da öğretilmek istenen tarih, hep bir zaferle dizisinden oluşmaktadır. İçinden yenilgiler, başarısızlıklar,beceriksizlikler ayıklanmış bir tarihtir aynı zamanda. Yenilgiler genellikle “ihanet" gibi kulpların takıldığını biliyoruz.

Halbuki tarihi yapan şey, yalnız zaferler değildir, ayni zamanda yenilgilerdir. Hatta diyebiliriz ki, en çok yenilgilerdir.En azından bugünkü durumumuzun zaviyesinden baktığımızda böyle görünmektedir. (Gelenek ve Modernlik Arasında)
Eskilerin dilinde "Kuran-ı Kerim Mekke'de nazil oldu, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı." diyebir kelam-ı kibar gezerdi. (Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı 2)
İlim sayesinde kişi Hakikat'a ulaşabilir ancak; Hakk ise Allahu Teâlâ'nın diğer bir ismidir. (İslâm'da Bilgi ve Felsefe)
"Osmanlı'da sarık bilgiyi,
kılıç işe kuvveti, başka bir deyişle
sarık din ve ahireti, kılıç da dünyayı
temsil ediyordu. #Fatih, hayatında
olduğu gibi ölümünde de iki fetih
yolunu göstermiş oluyordu
böylece. Din ve dünyanın
beraberce fethini.."

-MustafaArmağan (Ufukların Sultanı)
İslam âlemi, İslamiyet'te ümitsizlik yasaklandığı halde ümidi bırakıp yese iman etmiştir. Nasıl olmuş da uyuşmuştur bu insanlar? Bu din atalarımın önüne saçtığı cevherleri neden benden esirgiyor? diye düşünür. Neredeyse iradesi elinden alınmış aciz birer mahlûktur içinede yaşadığı toplumun ferdleri. Ağır bir felç geçirmiş gibidir. (Asım'ın Nesli)

Geçmişi unutturma operasyonu, zamanın acımasız akışı Yüzünden bu operasyonu yapanları muaf tutacak değildi elbette Ve resmi tarih yazmaya kalkanların 'temel kitap' olarak aldıkları Nutuk konusundaki vurdumduymazlıkları, Türkiye'de resmi
tarihin neden resmileşemediğinin en belirgin örneği değil midir? (Küller Altında Yakın Tarih)
Bir de Mevlana' ya karşı aşırı bir sevgisi bulunuyordu I. Murat' ın. "Hünkar" ve "Hüdavendigar" unvanlarını almasında bu derin sevginin etkisini görenler vardır. (Osmanlı'nın Mahrem Tarihi)
Kulağına cepheden silah sesleri çalınıyordu. (Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz)
Bir giydiğini bir daha giymediğini, üstü başı perişan birini görür görmez sırtındakini çıkarıp hediye ettiğini biliyor muydunuz? (Osmanlı Sultanları Albümü)
Keşke sizin yüzyılınızda evlere hiç balkon yapılmasa idi , ileriki yıllarda insanlar ölülerini balkonlara gömmek zorunda kalmayacaklardı ." (Bursa'ya Ütopik Mektuplar)
Suçlamak kolaydır ama yeni bir şey söylemek ve söyletmek zordur tarihte. (Osmanlı - İnsanlığın Son Adası)
Fatih beldeleri açan olduğu gibi, zamanı da açan, zamana bir açılım verendir. Zamanı zorlayandır. Zamanın kıvrım ve katlarını açandır.
(Sezai Karakoç) (Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bilinmeyen-yonleriyle-ismet-inonu-gercegi-mustafa-armagan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)