# Bir de Baktım Yoksun - Yekta Kopan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bir de Baktım Yoksun kimin eseri? Bir de Baktım Yoksun kitabının yazarı kimdir? Bir de Baktım Yoksun konusu ve anafikri nedir? Bir de Baktım Yoksun kitabı ne anlatıyor? Bir de Baktım Yoksun PDF indirme linki var mı?  Bir de Baktım Yoksun kitabının yazarı Yekta Kopan kimdir? İşte Bir de Baktım Yoksun kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bir-de-baktim-yoksun-yekta-kopan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-08T22:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-04-08T22:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/08/yekta-kopan-kimdir-yekta-kopan-kitaplari-ve-sozleri-196123.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Yekta Kopan 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750710940 
 Sayfa Sayısı: 168 
--reklam--
Bir de Baktım Yoksun Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni.

Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello'da, George Orwell'ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi'nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek için harcamış bir adamla karşılaşmak... Ölüme çeyrek kala, bir balık lokantasında küçük kızının genç kadın haliyle karşılaşmak... Cinayetle kaza arasındaki bulanıklığa sığınırken, bir evcil hayvan dükkânında vicdan azabıyla karşılaşmak... Kara mizahla yoğunlaştırılmış usta anlatımıyla Yekta Kopan, okurunu, kentler, kitaplar, resimler, şarkılar, fotoğraflar ve insanlar arasında gezdiriyor. Çok iyi bildiğimiz ama unutmaya çalıştıklarımızı hatırlatıyor. Bir de Baktım Yoksun, unutulmaz bir karşılaşmalar kitabı.

Ödüller : 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü, 2010 Haldun Taner Öykü Ödülü
--reklam--
Bir de Baktım Yoksun Alıntıları - Sözleri
"Sustum, ana dilim sensizlik oldu.."
İnsan gün içinde kaç kere hisseder ki kalbinin attığını?
"sevmiyorum insan içine çıkmayı."
İnsan kendi hayatını bile ancak iyi bir hikayede okuyunca anlayabiliyor.
"Yıllar sonra anladım ki , ruhlarına yakın gelmeyen tüm davranışlara tuhaflık diyormuş insanlar."
Ama kimi zaman hesap yapmamalı insan, okun yaydan nasıl çıktığının farkına bile varmamalı.
"Sustum..Anadilim sensizlik oldu."
Duyulmayı bekleyen bir yankıyım artık.
'...yanlış anlaşılmaktan çok korkarım.'
"Acının insan ruhuna yayılması için ne kadar zaman geçmeli? "
"Hiçbir limana yanaşmayacaksın. Hep açık denizde. Hep ufuk çizgisine doğru."
“Yorgunum baba,” diye mırıldandım..
--reklam--
Bir de Baktım Yoksun İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gerçek anlamda ödüllere layık bir öyküler zinciriydi bir gecelik serüvenim. Baba - oğul ilişkisi ve kabullenemeyiş...
Hasan Ali Toptaş okuduydanız kesinlikle tavsiye ederim. (Rabia GÜLÇEK) 
Bir de Baktım Yoksun'a Dair: Geç tanışmışım Yekta Kopan'la. Bu, okuduğum ikinci kitabıydı ve itiraf etmeliyim ki dimağımda enfes bir tat bıraktı. Yazarın okuduğum ilk kitabı Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri'ydi ve 2002 Sait Faik Öykü Ödülü'ne layık görülmüştü.

Bu kitap, 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü ve 2010 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü almış. Dürüstçe ifade etmem gerekir ki, bunun takıntılısı olmasam da okuyacak binlerce kitabın olduğu bir ortamda bir kitabın önemli ödüller almış olması seçici olmaya çalışan bir okur olarak beni etkiliyor ve bir kitabı okumaya karar vermezden önce bu durumu illaki göz önünde bulunduruyorum.

Kitabın diline gelecek olursak...

Bir kere Yekta Kopan Türkçe'yi ustalıkla kullanıyor. Dili sade ve duru, anlatımı abartıdan uzak ve az gösterişli. Az gösterişli diyorum ki, bu da benim açımdan tadında bir gösteriş. Yani beni büyüleyen bu cambazlığın Türkçe'deki tam karşılığı belki de "hünerdir." Ne ağdalı cümlelere boğup sıkıyor sizi, ne de "abi sen 2+2=4 mantığıyla müteahhitlik yap, edebiyat senin işin değil," dedirtecek kertede düz bir anlatımla bıktırıyor. Neticede tüm kitabı okuyup bitirdiğinizde hafif bir kıskançlıkla "ah be, bunu ben yazsaydım keşke!" diyebilirsiniz benim gibi. Öykülerin uzunluğu da tam tadında. Tam da siz sanki artık sıkılacakmışsınız hissine kapıldığınızda zaten öykü bitiyor.

Gelelim kitabın içeriğine...

Aşağı yukarı 170 sayfa olan bu kitap temelde baba oğul hesaplaşması ve yarım kalan, yürek burkan aşk öykülerinden oluşuyor. Zaman zaman tadında küfür ve argo ile yer yer belirgin bir kapitalizm eleştirisi mevcut. Yazarın benim okuduğum her iki kitabında da yer alan aşk öyküleri, bende Yekta Kopan'ın özel hayatında epeyce bir kadınla flört ettiği hissini uyandırdı; çünkü aşka dair anlam dünyası olağanüstü zengin ve aşk öyküsü kurgulamada muazzam başarılı. "Böylesi de yaşanmadan yazılmaz," dedirtiyor adeta insana. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim; özellikle baba oğul hesaplaşması, tüm kitabın dokusuna sinmiş bir tema. Şunu söyleyebilirim ki, Yekta Kopan okurken genel olarak öyle vurdulu kırdılı bir olay öyküsü beklememelisiniz, Kopan'ın öyküleri daha ziyade durum öyküsü kategorisinde değerlendirilebilir. Sonuç olarak bütünlüklü bir değerlendirme yaptığımda, "neyi ve nasıl anlatırsak okuyucuya büyük bir haz veririz?" sorusunun cevaplarından başarılı bir örneği Yekta Kopan'da görüyoruz; zira hem kullanılan dil ustaca hem de içerik zekice kurgulanmış ve belliki tüm bunların üzerine özenle kafa yorulmuş.

Özetle, tereddüte mahal vermeksizin ve samimiyetle altını çizmeliyim ki, "Yekta Kopan, Türk Edebiyatı'nda muhakkak okunması gereken başarılı bir yazar ve hala onun herhangi bir kitabını okumadıysanız Bir de Baktım Yoksun'dan başlayabilirsiniz."

Belki bugün için değil ama, "ne okusam acaba?" diye kara kara düşündüğüm bir zaman, Yekta Kopan'ın başka bir eserini daha okuyacağıma handiyse eminim. Selamlarımla... (Umut Onal) 
Türk edebiyatından öykü okumayı hep ihmal ediyorum ama bu sefer oldu! Yekta Kopan ile tanıştık ve kalemini, samimiyetini, her şeyini sevdim. Okuduğum son kitabı olmasını da istemediğim için diğer kitaplarınıda mercek altına aldım bile

İçinde altı öykü bulunan bu kitapta kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Ben buldum mesela. Bibliyofilseniz, ailenizi ve sevdiklerinizi gözlemlemeyi ve onlarla vakit geçirmeyi seviyorsanız, İstanbul’un sokakları sizi her daim ve mevsim cezbediyorsa, kendi kendinize takılmayı ve kedileri seviyorsanız bu kitap tam size göre! Öykülerin genel teması ise baba özlemiydi genelde. Baba-oğul ilişkisi üzerine işlenmiş birçok yer vardı burada. Doğru mu bilmiyorum ama yazar bu öyküleri babası öldükten sonra kaleme almış. Belki de o yüzden bu kadar derinden etkiledi beni.

Her sayfasını içtenlikle ve özümseyerek okudum diyebilirim ve bu kadar az okunmasına ise şaşırdım. Öykü seven herkesin hatta öykü okumayı erteleyenlerin şans vermesi çok yerinde olur. Harika bir okuma yolculuğu yaşadım çünkü.

Hiçbir öyküyü ayırmak istemiyorum ama son öykünün yeri ayrı olacak galiba. Bizden ve kalpten bir şeyler okumak istiyorsanız kaçırmayın derim. (Sultan) 
--reklam--
Bir de Baktım Yoksun PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yekta Kopan - Bir de Baktım Yoksun kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir de Baktım Yoksun PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yekta Kopan Kimdir?
Yekta Kopan (d. 1968, Ankara), Türk yazar, seslendirme sanatçısı ve televizyon sunucusudur.

Sesi Jim Carrey, Michael J. Fox, çizgi film karakteri Sylvester ve Buz Devri (film) animasyon karakteri Sid ile özdeşlemiş bir seslendirmecidir.

Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri adlı öykü kitabı 2002 Sait Faik Hikaye Armağanı'na, Bir de Baktım Yoksunadlı öykü kitabi ise 2010'da hem Haldun Taner Öykü Ödülü'ne, hem de Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne değer görülmüş bir öykücüdür.

NTV televizyon kanalında her gün yayınlanan "Gece Gündüz" adlı kültür-sanat programının sunuculuğunu yapmaktadır.
--reklam--
Yekta Kopan Kitapları - Eserleri
Aile Çay Bahçesi
Kediler Güzel Uyanır
İki Şiirin Arasında
Sakın Oraya Gitme
Bir de Baktım Yoksun
Sıradan Bir Gün
Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri
Bana Kuşlar Söyledi
İçimde Kim Var
Kara Kedinin Gölgesi
Sarmaşık
Fildişi Karası
Karbon Kopya
Yedi Derste Vicdan Muhasebesi
Daha Önce Tanışmış mıydık?
Burun
Karbon Kopya
Bu Dünya Hepimizin
--reklam--
Yekta Kopan Alıntıları - Sözleri
Bildiğim her dilde kitap okurum. Bildiğim her dilde müzik dinlerim. Bildiğim her dilde mutsuzum. (İki Şiirin Arasında)
Kahveyi karıştırırken ağlamak geldi içimden. Ağlarsam kahve taşacaktı. Tuttum kendimi. (Sakın Oraya Gitme)
Hayat dediğin, bir cümleye yenik düşmek. Bir kelimeye. Bir heceye. (İki Şiirin Arasında)
Kimi zaman hesap yapmamalı insan, okun yaydan nasıl çıktığının farkına bile varmamalı. (Sarmaşık)
"Hiçbir limana yanaşmayacaksın. Hep açık denizde. Hep ufuk çizgisine doğru." (Bir de Baktım Yoksun)
Psikolojinin temel meselelerinden biri olan "ana rahmine dönme isteği", benim için bambaşka bir anlam taşıyordu. Oraya dönmek ve bir başkası olarak yeniden doğmak istiyordum. (Bana Kuşlar Söyledi)
Bu bunaltıcı yalnızlıktan çıkmanın tek yolunu erken yaşta keşfetmiş, kitaplardan başımı kaldırmaz olmuştum. (Daha Önce Tanışmış mıydık?)
Mutsuz ruhlar, ancak benzerlerinde temize çekebiliyor kendilerini. (Bana Kuşlar Söyledi)
"Ben geçip gitmek isterdim hayattan, o iz bırakmak için uğraşırdı.
O tadına doyum olmaz bir şiirdi, ben taslak halinde bir roman." (Aile Çay Bahçesi)
Şiir metafor değildir gerçeğin ta kendisidir. (Karbon Kopya)
Babalık sonradan giyilen bir gömlek, çoğu erkeğin düğmelerini doğru ilikleyemediği. (Sakın Oraya Gitme)
Bir huzursuzluk çöktü içime, dönüp ardıma bakmak istedim. Bir söz düşmüştü peşime. Günlerce, aylarca takip etti. Kaçmaya çalıştıkça daha çok iz bırakıyordum peşimde. (Kara Kedinin Gölgesi)
“Doğururken öldürdüğünüz çocukların hesabını verecek kadar cesaretiniz olsun.” (Sakın Oraya Gitme)
Sadece güneş doğduğunda aydınlık, battığında karanlık olduğunu biliyorsun. Ama alacakaranlığın aydınlığı mı karanlığı mı haber verdiğini nereden anlayacaksın? Mutlulukla mutsuzluk arasında bir alacakaranlık olup olmadığını nereden anlayacaksın? Bomboş bir bahçede oturmuş bunu düşünüyorsun. Birden ufuk çizgisinde bir ışık görüyorsun. Güneş mi yükseliyor ay mı bilemiyorsun. Tam anlayacakken birden her yer kararıyor. Karanlık, karanlık, karanlık... (Daha Önce Tanışmış mıydık?)
Sayıları severdim, hep sayardım,geçen süreleri, yalnızlıkları, öfkeleri,bitmeyen kavgaları,bağrışları... (Sarmaşık)
"Otuz ikilik mum boya takımım yanımda olsa, her şeyin resmini baştan yapabilirim belki. Bu hayata nasıl yazılmak istiyorsam, öyle çizerim kendimi.." (Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri)
"Derdim kendimleydi. Üstelik bu derdi omuzlayacak cesaretim de yoktu. Her gün dertlerimin çamurundan yeni heykeller yapıyordum.." (Sıradan Bir Gün)
Odam. Yıllardır bana ait olan tapınak (Yedi Derste Vicdan Muhasebesi)
"Ah aşk, nasıl da zamansız çalıyorsun kapıları." (Kediler Güzel Uyanır)
Sık sık derin acılara gömüldüğüm doğruysa da, gene de içimde saf ve sakin bir uyum, bir müzik var. En yoksul bir kulübede, en pis bir köşede bir cümle, bir hikaye görebiliyorum. Ve karşı konulmaz bir güç kafamı hiç durmadan bu gibi şeylere itiyor. Başka şeylere olan ilgim gittikçe azalıyor ve o ilgilerden kurtulduğum oranda aklım hikaye edilebilir olanları daha çabuk yakalayabiliyor. (Karbon Kopya)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bir-de-baktim-yoksun-yekta-kopan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)