# Bir Günbatımının Ayrıntıları - Vladimir Nabokov Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bir Günbatımının Ayrıntıları kimin eseri? Bir Günbatımının Ayrıntıları kitabının yazarı kimdir? Bir Günbatımının Ayrıntıları konusu ve anafikri nedir? Bir Günbatımının Ayrıntıları kitabı ne anlatıyor? Bir Günbatımının Ayrıntıları PDF indirme linki var mı?  Bir Günbatımının Ayrıntıları kitabının yazarı Vladimir Nabokov kimdir? İşte Bir Günbatımının Ayrıntıları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bir-gunbatiminin-ayrintilari-vladimir-nabokov-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-15T15:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-05-15T15:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/15/vladimir-nabokov-kimdir-vladimir-nabokov-kitaplari-ve-sozleri-222983.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vladimir Nabokov 
 Çevirmen: Pınar Kür 
 Çevirmen: Fatih Özgüven 
 Çevirmen: Seniha Akar 
 Çevirmen: Dürrin Tunç 
 Yayın Evi: İletişim Yayınevi 
 İSBN: 9789754708295 
 Sayfa Sayısı: 351 
--reklam--
Bir Günbatımının Ayrıntıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Orman Cini, Burada Rusça Konuşulur, Sesler, Kanat Çarpması, Tanrılar, Talihin İşi, Liman, İntikam, Lütuf, Bir Günbatımının Ayrıntıları, Fırtına, La Veneziana, Bachmann, Ejderha, Noel, Rusya'ya Hiç Gitmeyen Mektup, Kavga, Çorb'un Dönüşü, Berlin Rehberi, Çocuk Masalı, Dehşet, Ustura, Yolcu, Kapı Zili, Bir Onur Meselesi, Noel Hikayesi, Patates Cini, Tırtılcı, Fiyakalı Bir Zat, Kötü Bir Gün.
(Arka Kapak)

 
--reklam--
Bir Günbatımının Ayrıntıları Alıntıları - Sözleri
"Gözlerinde tozlar uçuşmaya başlıyor,milyonlarca altın evren.Gülümsedin!"
"Ateşten bir damla bir yapraktan dudaklarımın tam üstüne düştü..."
"Ve kendi benliğimin derinliklerine çekildiğimde bütün dünya da öyle göründü bana: Türdeş,uyumlu,armoni yasalarına bağlı."
"Keşfedilemez evrenlerin dönüşlerini kanımda hissediyorum..."
...Sanki bir baskasinin uzuntusu ile yikanmistim,onun gozyaslariyla piril piril olmustun.O gun bugundur pek ender yasadim boylesi bir mutlulugu:Yalnizca yerlere egilmis bir agacin,delik bir eldivenin,bir aton gozlerinin karsisinda...Herhangi bir devinim ya da isima nasil mutlu olursa,oyle bir mutluluktu bu.bir zamanlar milyonlarca varliga ve nesneye bolunmustum.Bugun birim.Yarin yine bolunecegim.Evrendeki her sey bu bicimde damitilip duzenlenir.Ben o gun bir dalganin tepesindeydim.Cevremdeki her seyin tek bir armoninin notalari oldugu bilinci deydim;icten ice,bir anligina bir araya gelen seslerin kaynagini ve kacinilmaz cozulumunu ve dort bir yana dagilan notalarin her birinden dogacak yeni akorlari biliyordum.Ruhumun muzik kulagi her seyi bilip anliyordu
"Senin hissettiklerin,senin arzuladıkların başlı başına birer buyruk."
"Biliyorsunuz,kendi kendimize dünyanın bizsiz varolamayacağını,onun ancak biz varolduğumuz ölçüde varolacağını söyleyerek avunuyoruz."
"Öyle birdenbire çıktın geldin ki,"dedi kadın ve dudaklarını ısırarak,rafın üzerinde duran küçük bir saate baktı." Bulutsuz bir gökyüzünden inen kar gibi..."
Bu sessizlikte, geçirdiğim günün mutluluğundan, yazıya dökülemez o mutluluktan yorgun düştüğümden uyuyakaldım, düşlerim seninle doluydu.
Nasıl bir çevreden geldiğini mi merak ediyorsun?...
... yalnız politika eğitimi görmüş,ki bu bizim kitabımızda mankafalardan taş kafalar yaratmak olarak geçer.
Ve kendi benliğimin derinliklerine çekildiğimde bütün dünya da öyle göründü bana: türdeş, uyumlu, armoni yasalarına bağlı.O anda sen, ben, karanfiller, hepimiz portre üzerinde dikey notalar oluverdik. Evrendeki her şeyin -ağaçların,suyun, senin- özdeş tanecikler arasında farklı farklı titreşim uygunlukları oluşturan bir etkileşimden ibaret olduğunun ayırdına vardım. Her şey bir, eşit ve kutsaldı.
Dinle! Yaşamım boyunca ciğerlerimi paralarcasına haykırarak koşmak istiyorum. Keşke tüm yaşam, zincirlerinden boşanmış bir uluma olsa. Kalabalığın gladyatörü selamlaması gibi.
Kern yatağa yanaştı. Dizini bir iskemleye çarptı ve iskemlenin üstünde duran gitar hafifçe tınladı. Isabel'in mavi saçları sık bukleler halinde yatağa yayılmıştı. Kızın koyu göz kapaklarına, göğüslerinin arasındaki belli belirsiz gölgeye bir göz attı. Battaniyeye dokundu. Kızın gözleri anında açılıverdi. Derken Kern iki büklüm kalmış olarak, "Senin sevgine ihtiyacım var, yarın kendimi vuracağım," dedi.
Ve kendi benliğimin derinliklerine çekildiğimde bütün dünya da öyle göründü bana: türdeş, uyumlu, armoni yasalarına bağlı. O anda sen, ben, karanfiller, hepimiz porte üzerinde dikey notalar oluverdik. Evrendeki her şeyin -ağaçların, suyun, senin- özdeş tanecikler arasında farklı farklı titreşim uygunlukları oluşturan bir etkileşimden olduğunun ayrısına vardım. Her şey bir, eşit ve kutsaldı.
Bir zamanlar milyonlarca varlığa ve nesneye bölünmüştüm. Bugün birim. Yarın yine bölüneceğim. Evrendeki her şey bu biçimde damıtılıp düzenlenir.
--reklam--
Bir Günbatımının Ayrıntıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mutlaka okunmalı: Lolita'yı sabırla okuyup pişman olmayınca, Nabokov'un ününü de dikkate alınca "Bir Günbatımının Ayrıntıları"nı okumak elzem olmuştu. Üstelik öykü üzerine yoğun okumalar yaptığım için bu bir mecburiyetti ve bundan kaçamazdım. Kitabın İletişim yayınlarından çıkmış olması, çevirenlerin içinde Pınar Kür ve Fatih Özgüven gibi isimlerin de olması okumam için itici güçtü.
Kitabı okuyup bitirince emeğimin boşa gitmediğini, öykü üzerine düşünen ve hasbelkader yazmaya çalışan müstakbel bir yazar adayı olarak fevkalâde yararlandığımı söyleyebilirim. Kitabın ismini hemen hemen her öyküde geçen günbatımına yapılan vurgudan aldığı anlaşılıyor. Böyle hacimli bir öykü kitabının her öyküsünde günbatımının ayrıntılarının anlatılması ilgi çekici.
Nabokov kendine özgü edebi diliyle ayrıntılara olağanüstü önem veren, betimlemeleri sıkça kullanan bir yazar. Bazen bu betimlemelerin okuyucuyu yorduğu hatta dikkati dağıtacak kadar fazlaca olduğu görülse de bu tercihin öykülerin edebi değerini düşürmediği aksine yükselttiği iddia edilebilir. Nabokov'un öykülerinde eleştirilebilecek bir nokta olarak kimi öykülerin fazlaca uzun olduğu ve novellaya benzediği görülse de öykünün okunabilirliğini engelleyen bir husus değildir. Şaşırtıcı, etkileyici, duygusu sonlarıyla öyküler iz bırakan türden. Buna rağmen gereken ilgiyi görmediğini söylemek yanlış olmaz sanırım.
Konu bulmakta, daha doğrusu hikaye anlatmakta sıkıntı çekmeyen Nabokov, bir cüceyi anlattığı "Patates Cini'nden", "Çorb'un Dönüşü", "Talihin İşi", "Bir Günbatımının Ayrıntıları", "Ustura", "Yolcu" ve "Noel Hikayesi" gibi birbirinden güzel öyküler anlatmış. Bu öykülerden bilhassa "Ustura" klasik bir öykünün öğelerinin, üslubunun nasıl olması gerektiğine dair ders niteliğinde.
Nabokov "Lolita" ile keşfettiğim, "Bir Günbatımının Ayrıntıları ile de iyi ki keşfetmişim dediğim, betimlemelerine, muhayyilesine hayran olduğum bir yazar. Sırada" Pnin" isimli romanı ve diğerleri var. Öykü okurlarının mutlaka okumaları ve üzerinde düşünmeleri gereken bir kitap "Bir Günbatımının Ayrıntıları... HHA (Hasan Hüseyin AKKAŞ) 
--reklam--
Bir Günbatımının Ayrıntıları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vladimir Nabokov - Bir Günbatımının Ayrıntıları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Günbatımının Ayrıntıları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vladimir Nabokov Kimdir?
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır.

1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti.

Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.
--reklam--
Vladimir Nabokov Kitapları - Eserleri
Lolita
Göz
Karanlıkta Kahkaha
Maşenka
Solgun Ateş
Cinnet
Lujin Savunması
Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
Saydam Şeyler
İnfaza Çağrı
Pnin
Edebiyat Dersleri
Ada ya da Arzu
Rus Edebiyatı Dersleri
Konuş, Hafıza
Bir Günbatımının Ayrıntıları
Nikolay Gogol
Rua, Dam, Vale
İhtişam
Yetenek
Don Quijote Dersleri
Çarpık Dünya
Laura'nın Aslı
--reklam--
Vladimir Nabokov Alıntıları - Sözleri
“Az insan tanıyor ve kimseyi de sevmiyordum.” (Göz)
Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi. (Karanlıkta Kahkaha)
'Koca adamlar ağlamaz,' dedi.
'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam (Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı)
"Yarınlarımızı dünlerimizden gelen verilerle planlamak geleceğin en önemli özelliği olan var olmadığı gerçeğini göz ardı etmektir." (Çarpık Dünya)
Bir yazarın işinin ülkesinin ahlakını düzeltmek, sokak kürsüsünün muazzam yüksekliğinden ulvi ideallere parmak basmak, ikinci sınıf kitapları çalakalem yazarak ilk yardım uygulamak olduğunu asla kabul edemem. (Edebiyat Dersleri)
Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü. (Rus Edebiyatı Dersleri)
İnsanlar, kapkara bir yükle, sancıyan kocaman bir kamburla yaşamayı öğrenmişlerdir: Bu yük, “gerçeklik”in yalnızca bir “düş” olabileceği varsayımıdır. (Saydam Şeyler)
"Hep düşünmüşümdür," dedi "İnsan acaba kimi daha iyi tanır: Beş saat aynı odada birlikte kaldığı birisini mi, yoksa bir ay boyunca her gün on dakika gördüğü birisini mi?" (Rua, Dam, Vale)
"Benim alçakgönüllü imzam,bu seçkin topluluğun imzalarıyla samimiyet kurmamalı.Ben hiçbir şey değilim. " (Çarpık Dünya)
Gözyaşları güzelliğini arttırmıştı. (Karanlıkta Kahkaha)
Doktor Lujin'e Dostoyevski'den herhangi bir şey verilmesini yasakladı, zira Dostoyevski, doktorun deyimiyle, çağdaş insanın ruhunda baskılı bir etki yaratıyordu, sanki korkunç bir aynaymış gibi. (Lujin Savunması)
"..Bazı kimseler
-ben de onlardan biriyim-
mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz.

Aslolan,

zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir.." (Pnin)
Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. (Nikolay Gogol)
(...) tepedeki gökyüzü onun yıldızının parlamasını dört gözle beklemiyor muydu? (Karanlıkta Kahkaha)
Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar. (Maşenka)
Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir. (Pnin)
Var oluşumdan hiçbir şey anlamazdım, kendi kendimin bilincinde olmaktan vazgeçememe düşüncesi beni deli ederdi ve güvenle ve dikkatle küçük işleriyle meşgul olan o sade insanları kıskanırdım. (Göz)
Tarihçilerin kesin ve doğru olmaları, taraf tutmamaları gerekir. Ne çıkarın, ne korkunun, ne hıncın, ne sevginin, tarihçiyi gerçekten saptırmaması gerekir. Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih. (Don Quijote Dersleri)
...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı. (Solgun Ateş)
"... belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir ânın özleminden ibarettir; ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler." (Edebiyat Dersleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bir-gunbatiminin-ayrintilari-vladimir-nabokov-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)