# Bir Kuştan Öbürüne - Anne Lamott Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bir Kuştan Öbürüne kimin eseri? Bir Kuştan Öbürüne kitabının yazarı kimdir? Bir Kuştan Öbürüne konusu ve anafikri nedir? Bir Kuştan Öbürüne kitabı ne anlatıyor? Bir Kuştan Öbürüne PDF indirme linki var mı?  Bir Kuştan Öbürüne kitabının yazarı Anne Lamott kimdir? İşte Bir Kuştan Öbürüne kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bir-kustan-oburune-anne-lamott-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-26T23:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-09-26T23:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/26/anne-lamott-kimdir-anne-lamott-kitaplari-ve-sozleri-321069.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Anne Lamott 
 Çevirmen: Damla Göl 
 Yayın Evi: Hep Kitap 
 İSBN: 9786051921358 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Bir Kuştan Öbürüne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hep kitap’ın yazmayı hayatının merkezine yerleştiren, herkesin ilgisini çeken “Atölye” serisinden yazmak üzerine bir meditasyon:
Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler İnandırıcı diyaloglar yazmak o kadar da zor değil. İlk taslaklarınızı,
bekledikçe rengi ortaya çıkan polaroit fotoğraflar gibi düşünebilirsiniz. Evet, taslak yazmak kolay iş değil, ama emin olun en sevdiğiniz
yazarın da masasını süslüyor o korkunç taslaklar.

Evet, olay örgüsünü planlamak da sonra aksayan taraflarını bulup çıkarmakda zahmetli. Bu gibi durumlarda bazen tek ihtiyacınız olan, girmeye çalıştığınız yolun tüm engebelerini, birkaç labirentin çıkışını bilen bir yazardır. İşte yıllardır yaratıcı yazarlık dersleri veren Anne Lamott tam da bunu yapıyor. Yazar adaylarına hem yazarlığın zorluklarını hem de kitaplarını yayımlatamasalar bile yazmanın başlı başına bir lütuf olduğunu anlatıyor. İşler içinden çıkılmaz bir hal aldığında tek yapmanız gereken, yayımlandığı yıldan beri yazar adaylarının baş ucu kitabı olan Bir Kuştan Öbürüne’den rastgele bir sayfa açmak, gerisini Anne Lamott’un kelimeleri hallediyor!
--reklam--
Bir Kuştan Öbürüne Alıntıları - Sözleri
Kendinize güvenerek, azimle kendi tarafınızı tutarak güveninizi ve sezgilerinizi geri alırsınız. Özellikle de ilk taslakta kendinize güvenmeniz gerekiyor; tüm o kaygılarınızın ve kendinizle il gili şüphelerinizin ortasında, hayal gücünüzün ve anılarınızın dolaştığını, hayaller kurduğunu, tepeleri aşarak dört bir yanda sıçrayıp oynadığını gerçekten hissetmelisiniz. Onlara güvenin, Her şeyi düzgün yapıyor muyum diye ayaklarınıza bakmayı bırakın. Sadece dans edin.
Flannery O'Connor, çocukluğunu sağ salim atlatan herkesin geri kalan hayatı boyunca yazmaya yetecek kadar materyali oluğunu söylemişti. Belki çocukluğunuz korkunç ve kasvetliydi; ama düzgün kotarılabilirse korkunç ve kasvetli olan da makbuldür.
Bir formül, yola koyulmak için iyi bir yol olabilir. Sonunda suya dalmak muhteşem hissettiriyor, belki biraz etrafa su sıçratabilir ve bir süreliğine çırpınıp durabilirsiniz, ama nihayetinde sudasınız. Daha sonra nasıl yapılacağını hatırladığınız kulaçları atmaya başlarsınız, içinizde bir korku hissi peyda olur; buna devam etmenin ne kadar zor olduğunu ve gidecek ne kadar mesafe olduğunu düşünürsünüz. Olsun, bakın hâlâ sudasınız, suyun üstünde kalabiliyorsunuz, hareket ediyorsunuz.
Sezgilerinizi ancak onlara bir varoluş alanı yarattığınızda ve rasyonel aklınızın gevezeliklerini susturduğunuzda geri alabilir siniz. Rasyonel akıl, sizi beslemez. Size hakikatleri sunduğunu farz edersiniz, zira rasyonel akıl bu kültürün tapındığı altın buzağıdır: ama bu doğru değil. Rasyonellik dediğimiz; verimli, ağız sulandırı cive büyüleyici olanın sıkıp suyunu çıkarır.

Sezgiler biraz utangaçtır, bu yüzden kimi zaman onları tath lıkla kandırmak gerekir. Fakat çok da sıkıştırmamaya çalışırsanız. bu sefer sezgileriniz ruhtan veya bilinçdışından uzağa sürüklene bilir; sonra küçük, dalgalanıp duran, düzensiz bir alev haline gelir. Aşırı zorlama ve delilik düzeyinde ilgi gösterme sonucu sönebilir. ama nazik bir konsantrasyonla izlendiğinde usulca yanmayı sür dürecektir.
İyi haber şu ki bazı günler kağıda dökülmek isteyen her neyse sizi kullanarak kendini yazdırabilir ve bunun için sadece kendi yolunuzdan çekilmeniz gerekir
Her şeyi düzgün yapıyor muyum diye ayaklarınıza bakmayı bırakın. Sadece dans edin.
Gelgelelim, bir çayırda oturup keyifle gülümseyerek, kızgınlığınızdan , yara berelerinizden ve kederinizden kaçarak bu hakikatlerin hiçbirine erişmezsiniz. Hakikate giden yol kızgınlığınızdan, yara berelerden ve kederinizden geçer. Bize girmememizin söylendiği o odalara, dolaplara, ormanlara ve uçurumlara girmezsek, ifade edecek pek bir hakikatimiz olmaz. İçeri grip uzun süre etrafa
bakındığımızda, havasını içine çekip nihayet anladığımızda, kendi sesimizle konuşabilecek ve mevcut anda kalabileceğiz. İşte o an, evimizdir.
"Ardımızda kalanlar ve önümüzde uzananlar, icimizde olup bitenlere kıyasla çok küçük meselelerdir."
Aslında Tanrı'nın elini aşağı uzattığı, sihirli değneğiyle dokunduğu ve böylece birden bire bozuk bir mini fırın gibi tamir edileceğim türden bir çöZüm bekliyordum. Ama tabii işler böyle yürümüyordu. Bunun ye rine, her geçen gün bir angström birimi kadar iyileşiyordum.
--reklam--
Bir Kuştan Öbürüne İncelemesi - Şahsi Yorumlar
HAYAT VE YAZMAK ÜZERİNE: Yaşamımızda pek çok duyguyu ıskaladığımızı, kalplere dokunamadığımızı, alelacele alınmış karalarımızdan pek çoğunun ne denli bencilce, hatta insanlıktan uzak olduğunu yoğun bir şekilde yaşadım ve yaşıyorum Anne Lamott’un  HepKitap  Yayınları  Atölye serisinde çıkan Bir Kuştan Öbürüne( Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler kitabını okuduktan sonra. 238 sayfalık yolculuğun ilk anları kitabın ruhuna ve finaldeki Son Ders bölümüne ters istikamette başlıyor, bu süreçte okuyan için insani zaaflar, önyargılar, hissizlikler tetikte bekliyor:  Bir yazarın kızıdır Lamott, yoğun olarak kitap okunan, kitaba değer verilen bir aile ortamındadır, bununla birlikte babası ve evlerine misafir olan babasının arkadaşlarıyla olan  ortamı, babasının yazar olarak aslında pek de bildiği tarzda bir iş yapmadığı düşüncesinden hareketle evlerinin geçiminin, yiyecek bulamayacakları zamanlar yaşayacakları kaygısı hakimdir çocuk aklında. Babasının aşırı alkol ve hatta uyuşturucu kullanması, yazdığı bir kitabın porno olduğunu görmesi ve bundan utanması olumsuz hislerini pekiştirir yüreğinde.  Beynimize alkol, şehvet, uyuşturucu, boş yaşamak   adlı düşman askerleri topluca hücum etmiştir. Kitabın Batı   standartlarında ve onların yaşam tarzlarına hizmet eden üslupta ilerliyor olması , okuma ve yazma heveslilerine  faydasının olamayacağı, tam tersine zararının dokunacağı önyargısı filizlenmeye başlamıştır  içimizde. Konuları n sırasıyla okunması  ve hele de b.ktan kelimesinin sıkça kullanılması, kahramanların beyhude bir hayat sürmelerinin gözümüze sokulması artık sabrımızı taşırmaya  başlamıştır adeta. Halbuki  arka taraftaki tanıtımda; Yıllardır yaratıcı yazarlık dersleri veren Anne Lamott, yayımlandığı tarihten bu yana ilgilenen herkesin baş ucu kitabı olan bu kitabında, kendi yazarlık macerasından karşılaştığı engellerden örnekler vererek içinden çıkamadığımız (okumak ve yazmak üzerine) bütün soruları cevaplıyor şeklindeki  iddialı  vurgulara güvenerek aldığımız kitabı nerdeyse bir kenara atmak üzereyizdir, ama neyse ki bu düşünce içimize sinmiyor, devam ediyoruz ve iyi ki böyle yapıyoruz.Uzunca bir giriş olduğunun farkındayım, daha kitabın kapağını dahi açamadık, fakat bunları en baştan söylemem elzemdi, şüphem yok ki siz de aynı duygularla hareket edecek, belki de kitabı okumaktan vazgeçecektiniz.Bir Kuştan Öbürüne; Yazmak, Yazarken Ruh Haliniz, Yol Boyunca Yardım, Eserinizin basılması ve Yazmak için Nedenler ve Son Ders başlıkları altında beş bölümden oluşuyor. Yazar da okuyucu da elbette bir bütünlük ve sıralama dahilinde hareket edecek ama yukarıda da değindiğim gibi ilk olarak kitapta en son bölüm olan Son Ders kısmını okumakta fayda var: Neden, neyi ve nasıl yazacağımız konusunda toparlayıcı bilgilerin,  adeta son nefesini vermekte olan bir insanın ağzından çıkan son cümleler gibi vurucu etkiler yapıyor bu 11 sayfa: (…) yazar olmak bilinçli olmakla alakalıdır. (…) nasıl göründüğünüz veya insanların sizi nasıl gördüğü hususunda takıntı yaparak daha fazla zaman kaybetmekten korkun. Yazdıklarınızı nihayete erdirememekten korkun. (…) Okumayla, yazmayla paylaşımla geçecek bir hayatın , yani edebi hayatın kendisinin mümkün olabilecek en güzel hayat olduğunu düşünen bir sürü insanız. (…) yazar olmak okur olarak da hayatınızı derinlemesine değiştirir. (…) belki de yazdıklarınız başkalarına yardım edecek, çözümün küçük bir parçası olacak.Son Derste bölümünden altını çizdiğim bu satırlar okumanın,  yazmanın hayatımızda açacağı değişimleri, başka kalplere dokunuşlarımızın hazzını yayınlatma, zengin olma, şöhret olma gibi duyguların önüne geçirecek mottosunu beynimize ilmek ilmek işliyor.‘Sürekli ve her şeyi yazın, b.ktan ilk taslaklara takılmadan her şeyi yazın, nasılsa düzeltirsiniz, ilk taslak dökme, ikincisi toplama ve üçüncüsü dişçi taslağıdır’ diyerek ilk bölüme  başlayan Anne Lamott, konu olarak çocukluğumuzdan başlamayı, okul anılarının, tatillerin ,büyük olayların, özel günlerin ilk denemelerimize konu olabileceğini örnekler. ‘Başka birine asla anlatmayacağınıza yemin ettiğiniz şeyleri yazın.  Herkesin çocukluğunda illa ki anlatacak mücevherler ve darbeler vardır’ cümlesiyle yol göstermeyi sürdüren yazar;  babasını ve en yakın arkadaşını kanserden, iki arkadaşının da bebeklerini kaybetmesiyle, onları teskin edebilmek, son günlerini mutlu geçirmelerine katkı sağlamak arzusuyla  yazmaya başladığını ve hala o yazılardaki içtenliği aradığını belirtiyor. Hayatın her alanında iyi bir gözlemci olmak ve sürekli not tutma, notlar almayı vazgeçilmez bir ödev olarak tavsiye eden Lamott; yazdıklarınızı okutacağınız, tartışabileceğiniz birileri mutlaka olsun diye de uyarıyor. Yazılan metinlerin en önemlisi olarak gördüğü Karakter Yaratma konusunda; Karakterlerinizle bütünleşin, olay örgüsünde gerçeklikten koparak sahtelik yoluna saptığınız okuyucu tarafından anında anlaşılacaktır diyen Lamott; ‘ Karakterleriniz hakkında onların bildiğinden daha çok şey biliyormuş gibi davranmayı bırakın, çünkü bilmiyorsunuz. Onlara karşı açık olun. Olay örgüsünün de karakterlerden doğduğunu üstüne basa basa vurgular.’ şeklinde sürdürür düşüncelerini.Yazarken Ruh Haliniz başlıklı ikinci bölüm, bakmanın, görmenin, anlamanın önemini işliyor ve ‘ İnsanlara baktığınızda sadece kıyafetlerinin pasaklı veya süslü olduğunu görüyorsanız , onları kesinlikle yanlış anlayacaksınız’ şeklinde bir hayat dersi de veriliyor Bir Kuştan Öbürüne’de. Çok yazmak iyi bir yazar olmayı sağlar mı? sorusuna da Anne Lamott bu bölümde cevap vermekte: ‘ İyi bir yazar olmak için sadece bir hayli yazmak yetmez, özen gösterip kıymet vermeniz de gerekir. Bir yazar her zaman çözümün bir parçası olmaya , hayatı biraz olsun anlamya ve bunu aktarmaya çabalar.’Bölümün, bu kitabın ve hatta hayatın özü de  şu tek cümleyle anlatılır, yazar hayatı boyunca buna inanarak yaşamış, okumuş, yazmış ve faydasını da görmüştür:  Ölmek üzereymiş gibi yaşamak bizi özgür kılabilir. Yol Boyunca Yardım bölümünde yazar yine kitabın çeşitli yerlerinde sıkça vurguladığı üzere yazdıklarımızı başkalarına göstermenin, bu konularda tartışma ve çalışma gruplarına katılmanın önemini ön plana çıkarıyor. Yazanların ve yazarların tıkanması sorunsalının nedenlerinden en önemlisinin boş olma, yani eksik ya da hiç bilmeme olduğunu da imliyor bize Anne Lamott. Eserinizin Basılması ve Yazmak için  Diğer Nedenler bölümü yazarın ‘ Eserlerinizin basılması hayatınızı değiştirmeyecek veya sorunlarınızı çözmeyecek uyarısıyla başlıyor. Bu kaygı atlatıldığında daha özgür ve başarılı olunacağını muştulayan Lamott, öyleyse neden yazıyoruz sorusuna okumak merkezli şu cevabı verir:  ‘ Kitaplar kim olduğumuzu ve nasıl davranmamız gerektiğini anlamamıza yardımcı olur, nasıl yaşayacağımızı ve öleceğimizi anlatır, geçirilen zaman da kalitelidir, muhteşem detaylar fark edebiliriz.’ Ve yazarlığın, bilgeliğin ve masumiyetin birleşimini gerektiğini de ekler. Yayımlama sürecinin büyük bir sabır ve bekleme alışkanlığı gerektirdiğini, bu noktada özellikle imla ve baskı hatalarının yazardan çok şey götüreceğini ifade eden Anne Lamott kitabını okuyanları uğurluyor.Okumayı ve yazmayı sevenlere iyi bir yol arkadaşı olacağına inandığım Bir Kuştan Öbürüne    (Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler), okumaktan ziyade yazma sürecine yoğunlaşan, yazmayla okumanın ayrılmaz bir bütün olduğunu da vurgulayan önemli bir kitap.  Atölye serisinden çıkan diğer kitaplar;  Kendra Levin’in  Sen de Kendi Hikayenin Kahramanısın ve Hakan Bıçakçı imzalı Uydurmanın İncelikleri de  okunduğu takdirde yazmaya hevesli herkesin güzel bir iş kotaracaklarına inanıyorum. (Yusuf ALP) 
--reklam--
Bir Kuştan Öbürüne PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Anne Lamott - Bir Kuştan Öbürüne kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Kuştan Öbürüne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Anne Lamott Kimdir?
1954 yılında San Francisco’da doğdu. Goucher College’da eğitim aldıktan sonra yazmak için San Francisco’ya döndü. Üstün yetenekli yaratıcı sanatçılara ve bilimsel araştırma yapan profesyonellere verilen Guggenheim bursuna layık görüldü. Yıllardır yazarlık atölyeleri veren yazarın bazı kitapları şunlar: Hard Laughter [Zor Kahkahalar], Rosie, Joe Janes, Kanatsız Kuşlar, B Planı.
--reklam--
Anne Lamott Kitapları - Eserleri
Kanatsız Kuşlar
Bir Kuştan Öbürüne
B Planı
--reklam--
Anne Lamott Alıntıları - Sözleri
.
Geçenlerde bir vaizin umudun devrimci bir sabır olduğunu söylediğini duydum; şunu da ekleyeyim yazar olmak öyledir.

Umut karanlıkta başlar, sadece ortaya çıkar ve doğru şeyi yapmaya çalışırsan şafağın geleceğine dair inatçı umut.

Bekler, izler ve çalışırsın pes etmezsin.

... (Kanatsız Kuşlar)
"Ardımızda kalanlar ve önümüzde uzananlar, icimizde olup bitenlere kıyasla çok küçük meselelerdir." (Bir Kuştan Öbürüne)
Her şeyi düzgün yapıyor muyum diye ayaklarınıza bakmayı bırakın. Sadece dans edin. (Bir Kuştan Öbürüne)
Sezgilerinizi ancak onlara bir varoluş alanı yarattığınızda ve rasyonel aklınızın gevezeliklerini susturduğunuzda geri alabilir siniz. Rasyonel akıl, sizi beslemez. Size hakikatleri sunduğunu farz edersiniz, zira rasyonel akıl bu kültürün tapındığı altın buzağıdır: ama bu doğru değil. Rasyonellik dediğimiz; verimli, ağız sulandırı cive büyüleyici olanın sıkıp suyunu çıkarır.

Sezgiler biraz utangaçtır, bu yüzden kimi zaman onları tath lıkla kandırmak gerekir. Fakat çok da sıkıştırmamaya çalışırsanız. bu sefer sezgileriniz ruhtan veya bilinçdışından uzağa sürüklene bilir; sonra küçük, dalgalanıp duran, düzensiz bir alev haline gelir. Aşırı zorlama ve delilik düzeyinde ilgi gösterme sonucu sönebilir. ama nazik bir konsantrasyonla izlendiğinde usulca yanmayı sür dürecektir. (Bir Kuştan Öbürüne)
.
Kitaplar dünyadaki hemen hemen her şey kadar önemlidir.

Bu küçük, düz, katı kağıt karelerinden dünyanın ardına dünyanın açılması, size şarkı söyleyen, sizi rahatlatan, sessizleştiren ya da heyecanlandıran dünyaların ortaya çıkması ne büyük bir mucizedir.

... (Kanatsız Kuşlar)
Flannery O'Connor, çocukluğunu sağ salim atlatan herkesin geri kalan hayatı boyunca yazmaya yetecek kadar materyali oluğunu söylemişti. Belki çocukluğunuz korkunç ve kasvetliydi; ama düzgün kotarılabilirse korkunç ve kasvetli olan da makbuldür. (Bir Kuştan Öbürüne)
.
Yazmak ve okumak izolasyon duygumuzu azaltır. Yaşam duygumuzu derinleştirir, genişletir ve genişletirler, ruhu beslerler.

Yazarlar, nesirlerinin doğruluğu ve gerçekleriyle kafamızı salladıklarında ve hatta kendimiz ve yaşam hakkında bizi güldürdüklerinde, canlılığımız geri gelir.

Hayatın saçmalığı tarafından defalarca ezilmek yerine, onunla dans etme ya da en azından alkışlama şansımız var.

Denizde korkunç bir fırtına sırasında bir teknede şarkı söylemek gibi.

Şiddetli fırtınayı durduramazsınız ama şarkı söylemek o gemide birlikte olan insanların kalplerini ve ruhlarını değiştirebilir.

... (Kanatsız Kuşlar)
Kendinize güvenerek, azimle kendi tarafınızı tutarak güveninizi ve sezgilerinizi geri alırsınız. Özellikle de ilk taslakta kendinize güvenmeniz gerekiyor; tüm o kaygılarınızın ve kendinizle il gili şüphelerinizin ortasında, hayal gücünüzün ve anılarınızın dolaştığını, hayaller kurduğunu, tepeleri aşarak dört bir yanda sıçrayıp oynadığını gerçekten hissetmelisiniz. Onlara güvenin, Her şeyi düzgün yapıyor muyum diye ayaklarınıza bakmayı bırakın. Sadece dans edin. (Bir Kuştan Öbürüne)
Bir formül, yola koyulmak için iyi bir yol olabilir. Sonunda suya dalmak muhteşem hissettiriyor, belki biraz etrafa su sıçratabilir ve bir süreliğine çırpınıp durabilirsiniz, ama nihayetinde sudasınız. Daha sonra nasıl yapılacağını hatırladığınız kulaçları atmaya başlarsınız, içinizde bir korku hissi peyda olur; buna devam etmenin ne kadar zor olduğunu ve gidecek ne kadar mesafe olduğunu düşünürsünüz. Olsun, bakın hâlâ sudasınız, suyun üstünde kalabiliyorsunuz, hareket ediyorsunuz. (Bir Kuştan Öbürüne)
Gelgelelim, bir çayırda oturup keyifle gülümseyerek, kızgınlığınızdan , yara berelerinizden ve kederinizden kaçarak bu hakikatlerin hiçbirine erişmezsiniz. Hakikate giden yol kızgınlığınızdan, yara berelerden ve kederinizden geçer. Bize girmememizin söylendiği o odalara, dolaplara, ormanlara ve uçurumlara girmezsek, ifade edecek pek bir hakikatimiz olmaz. İçeri grip uzun süre etrafa
bakındığımızda, havasını içine çekip nihayet anladığımızda, kendi sesimizle konuşabilecek ve mevcut anda kalabileceğiz. İşte o an, evimizdir. (Bir Kuştan Öbürüne)
"αmα rüzgαr чαrαlı kuşlαrı íncítmєz" (Kanatsız Kuşlar)
.
Başına gelen her şeyin sahibisin. Hikayelerini anlat.

İnsanlar onlar hakkında sıcak bir şekilde yazmanı isteselerdi, daha iyi davranmaları gerekirdi.

... (Kanatsız Kuşlar)
Bu dünyada yaşamak, her şeye aldırış eden herkes için çıldırtıcı bir süreç. (Kanatsız Kuşlar)
İyi haber şu ki bazı günler kağıda dökülmek isteyen her neyse sizi kullanarak kendini yazdırabilir ve bunun için sadece kendi yolunuzdan çekilmeniz gerekir (Bir Kuştan Öbürüne)
.
İçinizdeki bir şey gerçekse, muhtemelen onu ilginç bulacağız ve muhtemelen evrensel olacaktır.

Bu nedenle, işinizin merkezine gerçek duyguyu yerleştirme riskini almalısınız.

Doğrudan şeylerin duygusal merkezine yazın. Güvenlik açığına karşı yazın. Risk hoş karşılanmaz. Gerçeği anladığın gibi söyle.

Eğer bir yazarsanız, bunu yapmak için ahlaki bir yükümlülüğünüz vardır. Ve bu devrimci bir eylemdir, gerçek her zaman yıkıcıdır.

... (Kanatsız Kuşlar)
.
Denizde korkunç bir fırtına sırasında bir teknede şarkı söylemek gibi.

Şiddetli fırtınayı durduramazsınız ama şarkı söylemek o gemide birlikte olan insanların kalplerini ve ruhlarını değiştirebilir.

... (Kanatsız Kuşlar)
Hayata yeniden başlamak için kazanması gereken bir savaş vardı ve en büyük düşmanı tutkularıydı. (Kanatsız Kuşlar)
Aslında Tanrı'nın elini aşağı uzattığı, sihirli değneğiyle dokunduğu ve böylece birden bire bozuk bir mini fırın gibi tamir edileceğim türden bir çöZüm bekliyordum. Ama tabii işler böyle yürümüyordu. Bunun ye rine, her geçen gün bir angström birimi kadar iyileşiyordum. (Bir Kuştan Öbürüne)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bir-kustan-oburune-anne-lamott-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)