# Bir Maskenin İtirafları - Yukio Mişima Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bir Maskenin İtirafları kimin eseri? Bir Maskenin İtirafları kitabının yazarı kimdir? Bir Maskenin İtirafları konusu ve anafikri nedir? Bir Maskenin İtirafları kitabı ne anlatıyor? Bir Maskenin İtirafları PDF indirme linki var mı?  Bir Maskenin İtirafları kitabının yazarı Yukio Mişima kimdir? İşte Bir Maskenin İtirafları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bir-maskenin-itiraflari-yukio-misima-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-25T06:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-05-25T06:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/25/yukio-misima-kimdir-yukio-misima-kitaplari-ve-sozleri-230552.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Yukio Mişima 
 Çevirmen: Zeyyat Selimoğlu 
 Orijinal Adı: Kamen No Kokuhaku 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750711459 
 Sayfa Sayısı: 208 
--reklam--
Bir Maskenin İtirafları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yukio Mişima, yalnızca Japon edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en önemli, üzerinde en çok tartışılmış yazarlarından biri. Her yapıtıyla Japon ruhunu, bir yandan ürkütücü acımasızlığı, öte yandan sonsuz kırılganlığıyla dile getirmiş, müthiş gözlem gücüyle, derin, evrensel bir eser yaratmıştır. Bir Maskenin İtirafları, bu "uçurum yazar"ın en ünlü romanlarından, otobiyografik özellikler taşıyan bir kült metin. Mişima, bir ergenin kendi bedeni üzerinden giriştiği yaşam ve ölümle hesaplaşma sürecini, insan zihninin en uçlardaki serüvenlerinden birine dönüştürüyor. Ölüm, kan ve intihar saplantısı, modern yaşamın reddi, eşcinsellik gibi temalar üzerinde yoğunlaşıyor, her satırıyla ürpertici bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Maskenin İtirafları Alıntıları - Sözleri
Mutluluğu hiç tanımayanın, onu tepmeye hakkı yoktur.
Bir yanlış yaptım. Denklemdeki "x"i çözümleyemediğim için her şey yanlış oldu. Daha başında "x"i çözümleyebilmiş olsaydım her şey doğru olacaktı.
Duygular kesin bir düzene girmekten kaçınırlar. Onun yerine küçücük parçalar halinde feza boşluğunda serbest dolanırlar, ayırıcı özellikleri de istikrarsızlıktır...
Neden her şey böyle yanlış bir düzen içindeydi? Çocukluğumdan beri kendime defalarca sorduğum sorular hep yenilenerek aklıma takılı­yordu. Neden her şeyi bozmaya, her şeyi değiştirmeye, her şeyi geçiciliğe havale etmeye vazifelendirilmişiz böyle? Bu zevksiz görev, bütün dünyanın "hayat" diye tanımladığı şey miydi? Yoksa bir tek bana mı zevksiz bir görev gibi geliyordu?
Gelecek günler ağır bir yük gibiydi sırtımda.
"Güzellik... dehşet verici, korkunç bir şey! Dehşet verici, çünkü tanımsız bir şey, Tanrı bazı bilmeceler ortaya attı­ğı için tanımlanması da olanaksız."
Kuvvetle özlemini duyup hayal gücümle aşırı bir şekilde güzelleştirdiğim şeylerle her karşılaşmamda elimden başka bir şey gelmediğinden kaçıp gitmeyi alışkanlık edindim.
Kendine acımanın emin limanına çekilmek,kendini trajik bir kurban gibi görmek,bütün kaçış yolları tutulmuş insanların başvurduğu eski bir hiledir...
Belki de kendimi çok iyi hissedebileceğim biricik yer, yerlilerin dilini anlayamayacağım tropik bölgede uygarlık girmemiş bir ülke olacaktı.
“Duyduğum acı kristal gibi berrak, benzersiz, anlaşılmaz bir şeydi. İstesem de ne olduğunu kendime söyleyemezdim. Bildik insancıl duyguların o kadar dışında bir şeydi ki, acı diye tanımlamakta güçlük çekiyordum.”
Mutluluğu hiç tanımayanın, onu tepmeye hakkı yoktur.
...ciddi bir şekilde yaralanan kimse,hayatını kurtaracak sargı bezi temiz midir,diye sormaz.
--reklam--
Bir Maskenin İtirafları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
DİPÇE :

"Doğumum esnasında gördüklerimi hatırlayabildiğimi yıllarca iddia ettim" diye başlıyor hikayesine bir karakter ilintileyen Mişima.
Karakter üzerinden bir otobiyografi sunuyor bize ama okur onun Mişima'nın yansısı olduğunu hemen kabulleniyor.
Bu otobiyografik hafızadan kaynaklı olduğunu düşündüğüm gelişim sürecinde (çünkü çok erken yaşta farkındalığa erişiyor karakter) dört beş yaşındaki bir çocuk farklı cinsel eğilimlerin ve farklı dürtülerin izlerini sürüyor.İlerleyen yaşlarda dinlediği masallarda gördüğü ikonlarda resimlerde kan ve vahşet sahnelerini yaşatıyor zihninde. Örneğin çöküş dönemi Roma imparatoru Elagabalus'ta benzeri umutlar keşfettiğini ifade ediyor.Bu imparatorun 14 yaşında tahta çıkması bazen kadın kıyafetleri giyip bazen erkeklere meyletmesi,  büyükanne ve annesine düşkünlüğü ve sonunda genç yaşta ölümü ile benzerlik ve umut sözcükleri ürpertici bir hale dönüşüyor.
Maske metaforunda  gerçek ve mecaz iç içe giriyor gerçek kılıflar buluyor Mişima'nın özdeş karakteri. Erkekler içinde erkek olmaya zorluyor kendini, erkekler gibi kadınlardan zevk almanın öykünmelerini deneyimliyor. Bu kısımlarda müthiş bir empati yaptırıyor okura.Bir yere ait değil,ruhu apayrı bir alemde ama  oralı davranmak zorunda üstelik bu davranışının çok samimi olduğunu hissettiriyor, çırpınıyor bir kadına tutunuyor, kendi cinsinden uzaklaşmak istiyor bu kadını gerçekten seviyor ama vardığı noktada sevgi ile cinselliğin ayrımında kalakalıyor. Okur çırpınmanın farkında, kızamıyor anlamak istiyor,  üstelik kan saçan ölüm tahayüllerine dahi tahammül sergiliyor.
Okurun karşısında bir ergen büyüyor çarpık ürkek can acıtıcı her defasında maskesine sığınmak zorunda kalan bir ergen...
Mişima özdeşine bunları yaşatırken ülke de can çekişiyor ikinci dünya savaşı, savaşın dokunduğu yerler kan saçıyor ülkede kimlik kişilik gelenek ne varsa kan kaybediyor. Kendi maskesini çıkarıp batıya dönük  ülkesinin yüzüne takıyor, gelenekçi Mişima , geleneğe en ağır darbeyi indiriyor kişiliğinde ,sıra dışı oldukça sıra dışı yola revan oluyor....

Bu kitap Mişima'nın yarı yaşına kadar eşlik ediyor kitabın devamı olmalı biraz daha anlatmalı örneğin annesini ya da eşini...Yine de  ölümüne giden yolu paylaşıyor okurla bilinçli bir izahat sunuyor.
Daha önce 3 kitabını okuduğum Mişima'nın taşları yerine oturtan bir eseri bu. Mişima'ya başlamadıysanız önce Bir Maskenin İtirafları ve Mişima'nın özyaşam öyküsünü okumanızı öneririm. (Gncokuyor) 
Yaz sıcağının okuma hızımı da düşürdüğü şu günlerde #japonbalığıylajaponedebiyatı okuma grubumuzla harika bir okuma daha yaptık. Son derece aykırı bir kişilik olan Mişima, enteresan hayatından kesitler sunuyor bu eserde. Eserde II.Dünya Savaşı'nın gölgesinde bir gencin kendini bulma, anlama çabası anlatılıyor. Eserdeki genç Mişima gibi eşcinsel ayrıca sadist eğilimleri var. Küçük yaşlardan beri "diğerleri gibi" olmadığının farkında. Savaş uçakları şehirlere bombalar yağdırırken bir yandan kendini toplumsal normlara uymaya zorluyor diğer yandan tutkularının, eğilimlerinin gerçek olup olmadığını sorguluyor sürekli. Yazıldığı dönem de düşünülünce Mişima'yı sarsıcı derecede cesur buldum. Kendisi de intihar etmiş olan yazarın bu eseri de intihar ve ölüm ekseninde ilerliyor. Japon edebiyatı seviyorsanız mutlaka okuyun bu eseri ama önce Mişima'nın biyografisine bir göz atmanızı öneririm. (Hatice şentürk) 
--reklam--
Bir Maskenin İtirafları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yukio Mişima - Bir Maskenin İtirafları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Maskenin İtirafları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yukio Mişima Kimdir?
Yukio Mishima (Japonca: 三島 由紀夫, aslı adı: Kimitake Hiraoka 平岡 公威; d. 14 Ocak 1925 Yotsuya / Tōkyō - ö. 25 Kasım 1970 Ichigaya / Tōkyō), Japon romancı ve oyun yazarı. Milliyetçi örgütü Tate no Kai 盾の会 (Kalkan Cemiyeti) başkanı.

Mişima'nın çocukluğunun ilk dönemi onu yakın çevresinden uzak büyüten büyükannesi Natsu'nun gölgesi altında geçmiştir. Büyükannesi Mişima'nın diğer erkek çocuklarıyla oynamasına müsaade etmiyor, sadece kız kuzenleri ve bebekleriyle oynamasını istiyordu.

Natsu, Tokugava dönemi samuraylarıyla ilişkili bir aileden gelmekteydi ve Mişima'nın büyükbabası ile evlendikten sonra bile ailenin aristokratik geleneklerini sürdürmeye devam etmişti. Büyükbabası bir bürokrattı ve işleri sömürge döneminde açılmıştı.

Mişima ailesinin yanına ancak 12 yaşında dönebilmiş ve annesiyle yakın ilişkisi biyografisini yazan kimi yazarlar tarafından ensestliğe yakın bir ilişki olarak tasvir edilmişti. Babası askeri disiplinden keyif alan sert bir adamdı.

Mişima Japonya'nın modernleşmesi ve geleneksel değerlerini yitirmesine karşı sert bir muhalefet tavrı gösterdi ve samuray değerlerini savundu.

25 Kasım 1970'te Mişima ve beraberindeki Tatenokai üyelerinden dördü Japonya Silahlı Kuvvetlerinin Tōkyō'daki Ichigaya Kampını ziyaret etmişler, komutanı sandalyesine bağlamışlar ve İmparatorluğun haklarının yeniden tesis edilmesi için hazırladıkları manifestoyu ve taleplerini okuduktan sonra Mişima seppuku (geleneksel Japon intihar biçimi) yaparak intihar etmiş, Tatenokai üyelerinden Hiroyasu Koga ise intiharın tamamlanması için Mişima'nın başını kılıçla kesmiştir.

Mişima intiharını bir yıl öncesinden hazırlamış Tatenokai üyeleri dışında hiç kimse yazarın intihar hazırlığından haberdar olmamıştı. Mişima'nın kendisi intiharı sırasında hazır bulunacak Tatenokai üyelerinin mahkemedeki kendilerini savunmak zorunda kalacaklarını önceden bilerek onlar için geride nakit bırakmıştı.

Yazarlığı
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı. Bu eserini Kamen no Kokuhaku (Bir Maskenin İtirafları) adlı otobiyografik çalışması izlemişti. Roman büyük bir başarı kazanmış ve 24 yaşındaki Mişima'ya büyük bir ün kazandırmıştı.

Mişima velud bir yazardı. Romanları haricinde, popüler dizi romanlar, kısa hikâyeler, edebi denemeler, Kabuki tiyatro oyunları, geleneksel Noh drama tiyatrosunun modern versiyonlarıyla ilgili oyunlar kaleme almıştı.

Eserleri dünya çapında üne kavuşmuş ve İngilizce'ye çevirilmiştir. Üç kez (1963,1964,1965) Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilmiş ancak 1968 yılında yakın arkadaşı Yasunari Kavabata ödülü kazanmıştı.

Türkçede Mişima
Bereket Denizi (豊饒の海 Hōjō no Umi) serisi
Bahar Karları (Japonca: 春の雪 Haru no Yuki)
Kaçak Atlar (Japonca: 奔馬 Honba)
Şafak Tapınağı (Japonca: 暁の寺 Akatsuki no Tera)
Meleğin Çürüyüşü (Japonca: 天人五衰 Tennin Gosui)
Dalgaların Sesi (Japonca: 潮騒 Shiosai)
Bir Maskenin İtirafları (Japonca: 仮面の告白 Kamen no Kokuhaku)
Yaz Ortasında Ölüm (Japonca: 真夏の死 Manatsu no Shi)
Denizi Yitiren Denizci (Japonca: 午後の曳航 Gogo no Eikô)
Aşka Susamış (Japonca: 愛の渇き Ai no Kawaki)
Yıldız (Japonca: スタア Sutā)
Altı Çağdaş Nô Oyunu
Altın Köşk Tapınağı (Japonca: 金閣寺 Kinkaku-ji)

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Yukio_Mishima
--reklam--
Yukio Mişima Kitapları - Eserleri
Denizi Yitiren Denizci
Dalgaların Sesi
Bir Maskenin İtirafları
Bahar Karları
Yaz Ortasında Ölüm
Aşka Susamış
Altın Köşk Tapınağı
Kaçak Atlar
Yıldız
Meleğin Çürüyüşü
Şafak Tapınağı
Altı Çağdaş Nô Oyunu
Patriotism
Death in Midsummer and Other Stories
Hagakure Samuray'ın Yolu
Şölenden Sonra
Dojoji et Autres Nouvelles
--reklam--
Yukio Mişima Alıntıları - Sözleri
Mutluluğun kocaman bir fransız ekmeğiymişçesine herkese eşit oranda dağıtılması gerektiği türünden, incelikten yoksun bir inancı vardı. Birinin mutluluğunun, öteki için mutsuzluk demek olduğuna ilişkin sayısal ilkeyi anlayamıyordu. (Meleğin Çürüyüşü)
Bize kalan, o ufacık aralıktan taze yaprak kokularıyla dolu gece havasını koklamak ancak. (Yıldız)
"Aşk olmasa insanlar iyi anlaşabilirlerdi. Aşk olmasa... (Aşka Susamış)
Sessiz sorularına anlayışla karşılık verecek olan denizdir gibi geliyordu ona. (Denizi Yitiren Denizci)
Benim ölümümü kolaylaştıracak şey böyle keskin bir tiksinme olmalı,rahatlık değil!. (Yıldız)
''İzlenme''nin ne demek olduğunu sıradan insanlara anlatmayı ne kadar denesem de faydasız. Çünkü ''izlenme'' denen şeyin çıkış noktası, bizi sıradan insanların arasından çekip sıra dışı kılmasına dayanıyor. (Yıldız)
İnsanın istediği hiçbir şeyi elde edemediği, kararlılığının boşa çıktığı öyle çok duruma tanık olmuştu ki. Bu ka­dar şiddetle istenmeseydi belki ele geçirilebilirdi, denecek şeyler bile salt çok istendiği için insanın elinden kayıp gide­biliyordu. (Şafak Tapınağı)
Ne var ki bizler ümit ettiğimiz şeyler tarafından ihanete uğramanın aksine, hor görmeye çalıştığımız şeyler tarafından ihanete uğrayınca derinden inciniyorduk. (Aşka Susamış)
Geçmiş bizi sadece geçmişe çekip götürmez . Geçmişteki hatıraların sayıları az da olsa baZılarının güçlü çelik telleri vardır ve bugünde yaşayan bizler onlara dokununca bu teller bir anda sımsıkı gerilip bizi geleceğe fırlatırlar . (Altın Köşk Tapınağı)
Kensuke ve karısının, tüm sıkıcı insanlarda olduğu gibi, hastalığa eşdeğer bir cana yakınlıkları vardı. Dedikoducu ve saldırgan bir cana yakınlık: Bu iki özellik, onlar farkında bile olmadan, Kensuke'yle karısına işlemişti bile. Diğer bir deyişle, eleştiri ve öğüt verme denilen üst sınıf kamuflajina. (Aşka Susamış)
YAŞLI KADlN: Bundan seksen yıl sonra ... dünya biraz da­ha gelişmiş olur, değil mi?

ŞAİR: Değişikliğe uğrayacak olan sadece insansı şeylerdir.
Bir gül seksen yıl sonra da yine aynı güldür. (Altı Çağdaş Nô Oyunu)
Onun ülküsü, bembeyaz bir kâğıdın üzerine taze, siyah mürekkeple yazılmıştı. (Kaçak Atlar)
İnsanlar kendi hayallerini diledikleri gibi anlatabiliyorlar fakat herkesin ulaşmak istediği o hayal kişinin kendisi olunca, bu hissi münasip bir biçimde anlatması kesinlikle mümkün değil. (Yıldız)
İnsan, zamanın çeşitli noktalarına dikilmiş olan cam duvarların geri­sini yalnızca eyleme geçerek görebilirdi. (Şafak Tapınağı)
"Bellek, düşsel bir ayna gibidir. Bazen şeyleri görüle­meyecek kadar uzakta, bazen de yanı başımızdaymış gi­bi gösterir." (Meleğin Çürüyüşü)
Gözlerime bakmış olsaydı, ona duyduğum sevginin ne garip, ne anlatılmaz bir şey olduğunu muhakkak anlardı. (Denizi Yitiren Denizci)
Daldığı düşten ayılmadan, ılık çayı başına dikti. Çay buruktu. Bilirsiniz, buruk olur tadı yüceliğin. (Denizi Yitiren Denizci)
Ta boğazına kadar ken­disiyle dolu bir küvetin içindeydi. (Meleğin Çürüyüşü)
Hiç kuşkusuz, yaşamak, varoluşun farklılaştığı bir kargaşadır. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkan endişeden hareketle, her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak. (Denizi Yitiren Denizci)
“Ben bir fotoğrafın negatifiydim, o ise aydınlık tarafıydı. Bir kez onun yüreği tarafından süzülmeye görsün, karanlık duygularım, geride tek bir tane bile kalmayacak şekilde, parıldayan duygulara dönüşüyordu, defalarca şaşırarak görmüştüm bunu!” (Altın Köşk Tapınağı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bir-maskenin-itiraflari-yukio-misima-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)