# Bir Zamanlar Europa'da - John Berger Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bir Zamanlar Europa'da kimin eseri? Bir Zamanlar Europa'da kitabının yazarı kimdir? Bir Zamanlar Europa'da konusu ve anafikri nedir? Bir Zamanlar Europa'da kitabı ne anlatıyor? Bir Zamanlar Europa'da kitabının yazarı John Berger kimdir? İşte Bir Zamanlar Europa'da kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bir-zamanlar-europada-john-berger-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T08:00:15+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T08:00:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/john-berger-kimdir-john-berger-kitaplari-ve-sozleri-155625.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Berger 
 Çevirmen: Murat Belge 
 Çevirmen: Taciser Belge 
 Orijinal Adı: Once in Europa 
 Yayın Evi: İletişim Yayınları 
 İSBN: 9789754700510 
 Sayfa Sayısı: 195 

Bir Zamanlar Europa'da Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Onların Emeklerine” üçlemesinin ikinci kitabı olan Bir Zamanlar EUROPA’da, köylülüğün dönüşümünü yeni bir kültürel alaşım ve yaşam tarzı imkânı olarak anlatan bir modern zaman epiği.

Berger, yüzyıllardır toprağa bağımlı olan insanların metropollere göçünün ulaştığı boyutları, köylülüğün yeni durumuna ilişkin özgün tasvirlerle anlatıyor. Köyü yeryüzünden silmeye kararlı metropol kültürünün toprağa bağımlı, geleneksel köy hayatı ile karşılaşmasından doğan gerilim kadınlığa, erkekliğe, aşka dair özgün hikâyelere açılıyor. Bir çobanın burjuva bir hanımefendiye sevdalanması, genç ve yaşam dolu bir kadının yöredeki fabrikada çalışan Rus’a tutulması, bir oğlan çocuğunun ihtiyar annesine duyduğu saplantılı sevgi... Usta yazar Berger’ın hikâyeleri yeni bir kültürel çeşitlilik ve alaşıma işaret ederken anlatı çarpıcı bir modern zaman epiğine dönüşüyor.

“Bir Zamanlar EUROPA’da olağanüstü bir eser… Berger’ın dehası bize tarihin bildiğimiz insanları nasıl değiştirdiğini, nasıl yabancı kıldığını gösteriyor.”
Angela Carter

Bir Zamanlar Europa'da Alıntıları - Sözleri
Kimse mutlu değil ki,diye açıkladı.Yalnızca mutlu anlar vardır. Şimdi,seninle olduğum şu an gibi.
“Cehennem nedir sahiden bilmek istiyorsan,
dedi gülümseyerek, cehennem burası."
Marius başkalarının kendi hakkındaki düşüncelerine pek önem vermezdi. Marius hayatı boyunca ne yaptıysa bunu o işi başarmak uğruna yapmıştı. Başarısı yalnızca otuz ineklik bir sürü sahibi olmak değildi. Başarısı aynı zamanda kendi iradesinde gizliydi. Şimdi yaşlı ve yapyalnızken her gün şu soruya cevap buluyordu: Neden devam etmeliyim? Kimse buna cevap veremezdi. Tanrı 'nın her günü bu sorunun cevabını kendisi bulmak zorundaydı. Ve şimdi, yapyalnızken bununla övünüyordu.
Vücutların kişiliği açıkladığı söylenir. Yanılıyorlar. Vücutlar bize oyun kağıdı gibi dağıtılmıştır. Kişilik, sen de olanı nasıl oynadığınla başlar.

Bir Zamanlar Europa'da İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Köyü yeryüzünden silmeye kararlı metropol kültürünün toprağa bağımlı geleneksel köy hayatı ile Karşılaşmasından doğan gerilim kadınlığa, erkekliğe, aşka dair özgün hikayelere açılıyor. Bir çobanın burjuvazi bir hanımefendiye sevdalanması, bir oğlan çocuğunun ihtiyar annesine duyduğu saplantı sevgi
Bu üç cilt olup
1.Domuz Toprak
2. Bir Zamanlar Europa da
3. Leylak ve Bayrak (Ahmet Kazan) 

Kitabın Yazarı John Berger Kimdir?
1926'da Londra'da doğdu. İngilizce yazan en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olan Berger, ayrıca senaryo yazarı, romancı ve belgesel yazarı olarak da tanınıyor.

İlk romanı 1958'de yayımlanan "Zamanımızın Bir Ressamı"dır. Romanı "G." İle 1972 yılında Booker ödülünü almıştır.

Metis Yayınları yazarın klasikleşmiş yapıtı Görme Biçimleri'nin (1986) yanı sıra, Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı (1988), Düğüne (1997), Alain Tanner ile birlikte yazdığı 2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus (1997), Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar (1999) ve Fotokopiler (1999) adlı kitaplarıyla, özellikle görsellik üzerine denemelerini bir araya getiren O Ana Adanmış (1988) adlı seçkisini yayımlamıştır. Berger'ın son romanı Kral ise 2001 yılında Müge Gürsoy Sökmen çevirisiyle yayımlandı.

John Berger Kitapları - Eserleri
Görme Biçimleri
Hoşbeş
Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü
A'dan X'e
Uçuşan Etekler
Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar

Bir Fotoğrafı Anlamak
Sanatla Direniş
Düğüne
Portreler
G.
Yedinci Adam
Duman

Buluştuğumuz Yer Burası
Bento'nun Eskiz Defteri
Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı
Kıymetini Bil Herşeyin
Hayvanlara Niçin Bakarız?
Kral
O Ana Adanmış

Manzaralar
Fotokopiler
Domuz Toprak
Gökyüzü Mavi Siyah - Bütün Şiirleri
Sanat ve Devrim
İstanbul’dan Gelen Telefon
Bir Zamanlar Europa'da

Leylak ve Bayrak
Görme Duyusu
Şiirin Saati
Zamanımızın Bir Ressamı
Clive’ın Koğuşu
Bologna'nın Kırmızı Tenteleri
2000 Yılında 25 Yaşına Basacak Olan Yunus

John Berger Alıntıları - Sözleri
Delilik, benliğe kapatılmış devrimci özgürlüktür. (Görme Duyusu)
Bir yalan hakikat sayılırsa, gerçek hakikat sahte olanı doğrudan teatral bir ha kikate çevirir. (Görme Duyusu)
Sevilen insan sokaktan geçerken ya da yüzünü yıkarken görülen insanla aynı değildir. (O Ana Adanmış)
Ölülere yakılan ağıtlar ölmekle kaybettikleri umutlaradır aslında. (Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü)
Geleceği görmek için geriye gidiyorum. (Bir Fotoğrafı Anlamak)
Fotoğraflar belirli bir durumda hayata geçirilen insansal bir seçimin tanığıdır. (Bir Fotoğrafı Anlamak)

“Zorunluluk hem tragedya hem de komedya üretir. Öptüğünüz ya da kafanızı çarptığınız şeydir.” (Sanatla Direniş)
Soyut sanata gelinceye kadar insan bedeni her anıtsal heykele konu olmuştur. Dolayısıyla, sembolizmle yüklenmiş ve idealize etmenin birçok değişik biçimine girmiştir. Oysa bugün, insan bedeni tek ve kaçınılmaz konu değildir. Bugün bir sanatçı, bedene özgü nitelikler ilgisini çektiğinden ötürü insan bedenini seçebilir. (Sanat ve Devrim)
Vedalaşmayla buluşma ne kadar da yakındır birbirine! (O Ana Adanmış)
Kapitalist üretim tarzı kadar sürekli ve kapsayıcı bir biçimde geleneği parçalayan, geçmişi gereksiz kılan ve yadsıyan başka hiçbir şey yoktur. Brecht’in dediği gibi “Radikal olan, komünizm değil kapitalizmdir.” (O Ana Adanmış)
Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmayı teşvik edebilir. (Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar)
NASIL OLUYOR DA hâlâ yaşıyorum? (Kıymetini Bil Herşeyin)
Hikayelerimizin bizi ele geçirme tehlikesi olduğunu bilsek, başka türlü yazar mıydık acaba? Sanmıyorum. (Hoşbeş)

'Solcu'ların bazı teorileri kolaylıkla aşırı basit olarak eleştirilebilir. Mühendis-sanatçı, sanatçı türlerinden yalnızca biridir, filozof-sanatçılar da vardır. Sanat eseriyle makine ürünü de kesin olarak aynı şeyler değildir. Gene de, makineyi gözlerinde bu denli büyütmüş olmaları, bağlantıları içinde görülürse kolayca anlaşılabilir; sanayileşme fikri lirik bir güç kazanmıştı, çünkü, sanki bu fikir sayesinde tarihin bütün bir evresi, acılarıyla, sıkıntılarıyla yaşanacak yerde atılabilecekti. Aynı liriklik Lenin'in ünlü, 'komünizm demek, elektrik enerjisi artı Sovyetler demektir' sloganında da alttan alta saklıdır. (Sanat ve Devrim)
Kalbin gecikmelere tahammülü yoktur, inancını yitirmişçesine perişan olur. (Kıymetini Bil Herşeyin)
Yorulunca sessizliği ararız, ama sessizlikten de korkarız, boş tiyatrolardan korkan oyuncular gibi. (Düğüne)
"Bir resim cansızsa, bunun nedeni ressamın mo­deline bir işbirliğinin başlaması için yeteri kadar yaklaşmaya cesaret edememesidir." (Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar)
Kelimeler konuşan kişiyi ayakta tutarlar, 
düşüşler ancak konuşmaların yokluğunda ortaya çıkar. (Şiirin Saati)
Roland Barthes fotoğrafla ölüm arasındaki gizli anlaşmayı keskin bir dille ifade etti; her ikisi de zamanı durdurur, her ikisi de öldürücü bir darbe indirir. Senin sorun başka türlü. Geçmiş ve gelecek donar da, şimdiki zaman sonsuza dek sürerse ne olur? Saatsiz bir mutfağın sessizliğinde neler yaşanır? (Bir Fotoğrafı Anlamak)
Çıplak doğan kalbimin
ilk kundağı ninnilerdi.
Ardından kendi kendine

şiir giydi giysi diye.

Bir gömlek gibi
taşıdım sırtımda
okuduğum şiirleri.
Yarım yüzyıl yaşadım böyle
Sandalye sırtındaki gömleğimden
karşılaşana dek o sözsüzlükte.
Öğrendim ki bu gece yıllar boyu
kalbimin ezberlediği
bekleyişimmiş seni. (Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bir-zamanlar-europada-john-berger-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)