# Biz Müslüman Mıyız? - Muhammed Kutub Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Biz Müslüman Mıyız? kimin eseri? Biz Müslüman Mıyız? kitabının yazarı kimdir? Biz Müslüman Mıyız? konusu ve anafikri nedir? Biz Müslüman Mıyız? kitabı ne anlatıyor? Biz Müslüman Mıyız? kitabının yazarı Muhammed Kutub kimdir? İşte Biz Müslüman Mıyız? kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/biz-musluman-miyiz-muhammed-kutub-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T04:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T04:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/muhammed-kutub-kimdir-muhammed-kutub-kitaplari-ve-sozleri-150845.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muhammed Kutub 
 Çevirmen: Mustafa Mutlu 
 Orijinal Adı: هل نحن مسلمون 
 Yayın Evi: Hilal Yayınları 
 İSBN: 9786054486434 
 Sayfa Sayısı: 208 

Biz Müslüman Mıyız? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eski Müslümanlar, bundan başka, sapık bir toplumun içerisinde bulundukları halde, hatta bu sapıklıkta onlara yardım etmemiş olsalar ve kendileri onlara uymasalar bile, bu insanları kendi hallerine bıraktıktan sonra sırf iyiniyetleri sayesinde Müslüman kalabileceklerine inanmış değillerdi. Çünkü onlar, İslâm’ın hakikatlerden uzaklaşan beşeriyeti insanlığı Allah’a döndürmek, gönderdiği emirleri kesin olarak kabul eden Müslüman bir toplum meydana getirmek gayesiyle gönderilmiş bir nizam olduğunu biliyorlardı. İşte eski Müslümanlar İslâm’ı böyle anlamıştı. Ömürlerini cihadla geçirmiş olmaları da esasen böyle bir anlayışın neticesidir.

Biz Müslüman Mıyız? Alıntıları - Sözleri
Aileler çöküyor. Ahlak bozuluyor. Çeşitli cereyanlar karşısında sinirler geriliyor. Öyle delilik, sinir bozukluğu, çeşitli ruh ve kalb hastalıkları gibi insanlığın bugün şahit olduğu hâdiselere tarihin hiçbir devrinde hiçbir nesil muhatab olmamıştır.
İlk Müslümanlar, amel ile niyetin bir işin iki cephesi olduğu, biri olmadan diğerinin bir mana ve değer ifade etmeyeceği şeklinde anladılar İslam'ı. Tek başına kalan ve eyleme dönüşmeyen güzel niyet, dayanıksız; değeri olmayan boş bir temenniden ibarettir. (...)
"İslâm prensiplerinden olan ibadet en açık özelliklere sahiptir. Ancak İslâm'ın emrettiği "ibadet", sadece zekât, oruç ve namaz olarak bilinen tapınma vecibeleriyle sınırlı değildir. Çünkü o bunun ötesinde bir mânâ taşımaktadır. Evet, İslâm'ın belirttiği ibadet Allah ile daimî bir münasebet kurmaktır; her ânı O'nun huzuruda olduğunun şuuruyla yaşamaktır."
Müslümanların resmen Hristiyan olmaları pek o kadar önemli değildir. Asıl önemli olan, sosyal, ruhi ve fikri yöndem Müslümanların Hristiyanlaşmasıdır.
İman arzu ile , salih kişi görüntüsü ile olmaz.
Müminin imanı öyle bir hakikattır ki kalbde yer tutar ve ameli de onu doğrular ... ( Enes r.a. ) dan
"İslam'ın belirttiği ibadet Allah ile daimi bir münasebet kurmaktır; her anı O'nun huzurunda olduğunun şuuruyla yaşamaktır."
Aileler çöküyor. Ahlak bozuluyor. Çeşitli cereyanlar karşısında sinirler geriliyor. Öyle delilik, sinir bozukluğu, çeşitli ruh ve kalb hastalıkları gibi insanlığın bugün şahit olduğu hâdiselere tarihin hiçbir devrinde hiçbir nesil muhatab olmamıştır.
"Vazgeçtik Yarabbi, Vazgeçtik Yarabi" dediler.
"Her müslüman şahsiyet bilir ki kişinin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma karşı yerine getirmek zorunda bulunduğu ödevleri vardır."
Eski Müslümanlar gönül rahattlığını tercih etmezdi.
Madem ki:
-Namaz kılıyor,
-Oruç tutuyorum, o halde Müslümanım. Ayrıca:
-Düşüncelerimi
-Adet ve geleneklerimi,
-İktisadi ve sosyal sistemimi İslam'ın fikir ve nizam çerçevesinde devşirmeye ihtiyacım yoktur, diyen bir neslin yetişmiş olması da Avrupalıların başarıları arasındadır.
Evet onlar başardılar. Çünkü onlar istediler , isteklerini önce küçük dünyalarında gerçekleştirmek üzere tatbikat koyuldular , bunda sonuç aldıktan sonra da hayata geçirme, topluma ve tüm insanlığa maletme yolunu tuttular. İşte o zaman gerçek müslüman oldular ...
İşte o gün insanlar dine dönecektir.
Hem de İslam dinine
Bu, insan iradesinin dışında cereyan eden bir kanunla gerçekleşecektir. Çünkü Allah, insan fıtratına bu kanunu yerleştirmiştir. Zamanı gelince o, gönüllerdeki vazifesini ifa edecektir.
O gün mutlaka gelecektir. İman manzumesi bahis mevzuu olduğu zaman bir veya birkaç neslin ömrü önemli değildir.
"O gün ne zaman gelecektir?" için diye düşünmek yersizdir. Mühim olan şudur. O gün mutlaka gelecektir. Eğer beşeriyetin devamı mukadderse Allah'ın iradesiyle o gün gelecektir. O gün geldiği zaman, İslam dini ile küfrün arasındaki uçurumun üzerinde köprü kurmak isteyen Müslüman neslin maruz kaldığı ızdırap ve bu yolda verdiği kurbanların acısı devam edecek midir?
Hayır onlar yerde ve gökte kendilerine garanti verilmiş kurbanlardır:
"Allah'a yardım edene (O'nun yolunda cihadda bulunana) Allah şüphesiz yardım edecektir. Allah kavi ve azizdir."
Yüce Allah doğru söyler.
İslam’ı sadece ibadetlerden ibaret bir din sanan nesiller çıktı meydana...
İman temeni ve tahalüllerle (süslemelerle) değil, kalblerde yerleşmesiyle, amelin de onu tasdik etmesiyle vücut bulur.

Biz Müslüman Mıyız? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk kitabı kitabevinde gördüğümde ismi direk beni almıştı. Düşündüm ki beni kendime getirecek bu fikre kapıldım.
Beklentimi karşılamadı ama yeni şeyler öğrendim. Aslında bilenen ve unutulan unutulmaya mahkum düşünülmesi güç olan şeyler. İnsan kandırıldığını farklılaştığını kendi değerlerini yitirdiğini kabulenmek istemez. İşte bu kitap nasıl değiştiğimizi kendi fıtratımızdan islami değerlerden nasıl uzaklaştığımızı güzel bir üslupla aktarıyor okuyucuya...
Kitap 6 bölümden oluşuyor.
1-)İslamın manası
2-)İslam cemiyetinden örnekler
3-)inthiraf çizgisi
4-)mahalli tesirler
5-)milletler arası cereyanlar
6-)istikbal islamındır
Okumanızı tavsiye ederim. (Zeyneb) 
Müthiş bir eser.
Muhammed Kutup eserin başlangıcında bizlere, uzun uzadıya kendimizi onlarla mukayese edelim diye ''asrı saadeti'' örnek olarak veriyor.''Onlar, şu olay da böyle yapmazlardı, şöyle yapardı'' tarzında bir takım örnekler.

Sonrasında bizler bu hale nasıl geldik onlara değiniyor. Eserde; haçlı zihniyetinin ne olduğunu, Müslümanlar üzerinde gerçekleştirilen oyunları-planları dile getiriyor. Misyonerlerin, Avrupanın, kısaca Batının oyunlarını onların ağzından deliller sunarak önümüze koyuyor.

Eseri okurken vuku bulmuş olan şeylerin(düşünce-plan-niyet) sıcaklığını günümüzde de göreceksiniz, bunun için azıcık bir Tv programlarını karıştırmanız, Müslümanların uğraşlarına bakmanız vb. kâfidir. (Afra İncekara) 
Evet bir kitap daha bitirmiş bulunuyoruz zaman itibariyle :))
kitabın sonu şimdiki durumları anlatıyor ...
Dikkat gençler kendinize çeki düzen verin
 Ders alma kıvamında dedim yanlış anlaşılmasın :))
haydi hayırlı okumalar size :)) farklı bir şey oldu her kitabın bize bir şeylerin katacağını umuyorum ...
Hayırlı günler : ) (Selenay) 

Kitabın Yazarı Muhammed Kutub Kimdir?
Muhammed Kutub 26 nisan 1919 yılında Mısır’ın Asyut şehrinde Muşa ilçesinde  doğdu. Babası Hacı İbrahim Kutub Asyut’a bağlı Kâlia köyünde sayılan birisi idi.  Muhammed Kutub, Şehid Seyyid Kutub’un en küçük kardeşidir. Diğer kardeşleri ise  Nefise, Emine ve Hamide Kutub’tur. 
Muhammed Kutub liseyi bitirdikten sonra, Kâhire üniversitesi, İngiliz filolojisi  bölümünü ve Yüksek öğretmen okulunu 1940 yılında bitirdi. Üniversite yıllarında  bir yandan psikoloji üzerine eğitim gördü ve eğitim ve psikoloji diploması aldı. Öte yandan da İslami araştırma ve incelemelerde bulundu.  
Son yaptığı görev ise Mekke de Ümmü-l Kur’a üniversitesinde İslamiyet mukayeseli  dinler profesörü. Ayrıca Muhammed Kutub akademik çalışma yapan öğrencilerin  araştırmalarını yönetmekle meşgul oldu. 
Muhammed Kutub eserlerinde özellikle “ilim” kılığı adı altında Müslümanlar  arasında yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı  çağdaş fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böyle cahili düşüncelere  karşı uyanık bulunmalarını sağlamaya çalıştı. 
En son M.İslamoğlu’nun yaptığı röportajda dediğine göre:”O kendini Osmanlı olarak  gören biri ”…Bu yüzden İstanbul’u mesken tutmuş, yıllarca her yılın bir kısmını  İstanbul Beylerbeyin de geçirirmiş. İstediği şey ise iki oğlunun da Türkçeyi  vatanından öğrenmeleri ve zaten istediğini de elde etmiş. Muhammed Kutub’un büyük  oğlu Üsame, M.İslamoğlu’na kılavuzluk etmiş ve röportaj sırasında hep Türkçe  konuşmuş. 
 Muhammed Kutub abisinin kendisine tefekkür ve yazarlık konusunda rehberlik  yaptığını söylüyor ve.“Merhum Seyyid sayesinde İslami bir yazar olarak  tanındım.”diyor. 
Muhammed Kutub’un hapsi: 
Üstad Muhammed Kutub ta 7yıla yakın hapiste yattı ve abisinin mücadelesine ortak  oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır yönetimine karşı verdiği mücadeleden  dolayı 1954 yılında hapse giren Muhammed Kutub 1955 yılında serbest bırakıldı.  Ancak 1965 yılının Ağustos ayında tekrar tutuklandı. 
 Üstad’ın tutuklanmasını Zeynep Gazali şöyle anlatır:” 5 ağustos günü Seyyid  Kutub’un tutuklandığını öğrendim. Muhammed Kutub’ta zaten birkaç gün evvel  tutuklanmıştı.” Zeynep Gazali zindanlardayken ona soruyorlar: Muhammed Kutub’un teşkilatı nedir? Diye. Cevap veriyor :” Daha önce bunun cevabını verdim Muhammed Kutub’un teşkilatı olmadığını, sadece İslam konusunda yazan bir araştırmacı olduğunu söyledim. Bütün işi insanlara doğru yolu göstermektir. Müslümanlara İslam düşüncesini açıklamak ve anlatmaktır. İnsanlar bunu öğrendikten sonra inandıkları ve tercih ettikleri  şekilde davranırlar.” dedim, diyor… 
Ve Muhammed Kutub’un hapsi 1971’e kadar devam etmiş… 
Muhammed Kutub’un hapse atılmasına sebep gösterilen konu ise “Tekâmül mü  Soysuzlaşma mı” ve “20.Asrın cahiliyeti” kitaplarından dolayı, bir grup genç soru  sormaya geliyorlar ve bu toplantıların asıl sebebinin Cemal Abdünnâsır’ı  öldürme planı olduğunu sanıp(!) Muhammed Kutub’u hapse atıyorlar.
 Şehid Seyyid Kutub kardeşi Muhammed ‘in hapse atılmasını şöyle anlatır: 
“29 Temmuz da kardeşim Muhammed tutuklandı. Ben de 2 veya 3 Ağustos ta Kahire’ye  geldim. Muhammed’i arayan polisler 2 gün önce evin her tarafını didik didik  etmişlerdi. Kahire ye gelir gelmez yeğenlerimden Azmi Bekr ve ya Rıfat Bekr’den biri ile  Yüzbaşı Ahmed Rasih’e bir yazı göndererek Muhammed’in durumunu karakoldan sordum. 
Yazıda kanunsuzca tutuklanan ve nerede olduğunu bilmediğimiz Muhammed’in  tutuklanmasını ve hastalığıma karşın evde bana yapılan muameleyi şikâyet ettim.  Çünkü iki gün önce gece yarısı emniyet görevlileri pencereden girerek evimizi 
zorla aramış ve bana insanlık dışı hakaretler yapmıştı… 
Gönderdiğim şikâyet dilekçesinde, Bertrand Russell’in (ünlü İngiliz filozofu)  hükümeti eleştirdiği için tutuklanırken gördüğü muamele ile Muhammed’in  tutuklanması sırasında gördüğü muamele arasında karşılaştırma yaparak dağlar  kadar fark bulunduğunu, oysa Muhammed’inde onun gibi bir düşünür ve yazar  olduğunu belirttim. Hiç olmazsa Muhammed’in nerede tutuklu bulunduğunu öğrenmek  istediğimizi de ekledim. Bu dilekçeden 5 gün sonra 9 Ağustos günü bende  tutuklandım.” 
 Oysa Muhammed Kutub emniyet raporlarında yer aldığı gibi Müslüman Kardeşler  teşkilatına üye değildi. Onun tutuklanmasıyla Müslüman Kardeşlerin başına büyük  tehlikelerin geleceği bir bakıma haber verilmiş oluyordu.  Böylece Muhammed Kutub, hiç mahkeme önüne de çıkarılmadan ömrünün 7 yılını  hapiste türlü işkencelere maruz kalarak geçirmiş oldu.  Daha sonra da Mısır’ı terk edip Suudi Arabistan’a yerleşti. 
Muhammed Kutub, eserlerinde özellikle “ilim” adıyla Müslümanlar arasında  yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı çağdaş  fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böylesi düşüncelere karşı uyanık  bulunmalarını sağlamaya çalıştığı biliniyor.
Muhammed Kutub’un 30 u aşkın eseri var ve çoğu Türkçeye çevrildiği için Türkiye  de tanınan bir İslam Mütefekkiridir…  Hayatını ilim ve irşada adamış bir mütefekkir olarak tarif edilen ve uzunca bir  süredir Medine'de sürgün yaşayan Muhammed Kutub yakın zamanda Mekke'de  kaldırıldığı hastanede 4.nisan.2014 tarihinde cuma sabahı 95 yaşında hayatını  kaybetti. 
Allah (CC) rahmet etsin.
Eserleri
31 arapça kitabın linki
27 arapça kitap linki
*1000 Soruda 4 Raşit Halife / POLEN YAYINLARI
1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı POLEN YAYINLARI 
20. Asrın Cahiliyesi BEKA YAYINLARI 
Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sav) BEKA YAYINLARI 
Asrımızda İslam Uygulanabilir mi? RAVZA YAYINLARI 
Batıcı Söylemler ve İslam BURUC YAYINLARI 
Benzerini Getiremezler BEKA YAYINLARI 
Biz Müslüman mıyız? AĞAÇ KİTABEVİ YAYINLARI 
Biz Müslüman mıyız? HİLAL YAYINLARI 
Biz Müslümanmıyız ŞURA YAYINEVİ 
Bosna Hersek Katliamı TEVHİD YAYINLARI 
Çağdaş Dünyaya İslami Bakış BEKA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Takım) RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 1- Demokrasi RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 2 -Komünizm- RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 3 -Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik- RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları BEKA YAYINLARI 
Çağdaş Konumumuz BEKA YAYINLARI 
Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı BEKA YAYINLARI 
Düzeltilmesi Gereken Kavramlar RİSALE 
Evrim ve Değişmezlik BEKA YAYINLARI 
Gelenekler Çatışması BEKA YAYINLARI 
Hz. Muhammed'in Hayatı / Gençler İçin İLKE YAYINCILIK 
Hz. Peygamberden Gençlere 50 Nasihat İLKE YAYINCILIK 
İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi İLKE YAYINCILIK 
İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler RAVZA YAYINLARI 
İslam Budur BEKA YAYINLARI 
İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu BEKA YAYINLARI 
İslam Etrafındaki Şüpheler HİSAR YAYINLARI 
İslam İnancı RİSALE /Nureddin Yıldız 
İslam Kahramanları Ashab-ı Kiram (5 Kitap Takım) HİSAR YAYINLARI 
İslam Terbiye ve Ahlak Sistemi HİSAR YAYINLARI 
İslama Göre İnsan Psikolojisi ESMA YAYINLARI 
İslamın Etrafındaki Şüpheler TUĞRA NEŞRİYAT 
İslami Açıdan Tarihe Bakışımız RİSALE 
Kadının Özgürlüğü ve Tesettür RAVZA YAYINLARI 
Kadının Özgürlük Savaşı RAVZA YAYINLARI 
Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2 SERİYYE YAYINEVİ 
Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1 SERİYYE YAYINEVİ 
Kur'an Kıssaları BEKA YAYINLARI 
Kur'an'ı Nasıl Okuyalım İŞARET YAYINLARI 
Küreselleşme ve Müslümanlar BEKA YAYINLARI 
La İlahe İllallah BEKA YAYINLARI 
La İlahe İllellah / Akide, Şeriat ve Hayat Yolu RAVZA YAYINLARI 
Lailahe İllallah İHTAR YAYINLARI 
Nasıl Davet Edelim? BEKA YAYINLARI 
Örnek İslam Toplumu RİSALE 
Peygamberden Parıltılar BEKA YAYINLARI 
Peygamberimizin Savaşları HİSAR YAYINLARI 
Peygamberimizin Seriyyeleri HİSAR YAYINLARI 
Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri BEKA YAYINLARI 
Tartışmalar BEKA YAYINLARI 
Tih'den Çıkış BURUC YAYINLARI .

Muhammed Kutub Kitapları - Eserleri
Düzeltilmesi Gereken Kavramlar
Biz Müslüman Mıyız?
Kur'an'ı Nasıl Okuyalım
La İlahe İllallah
İslam İnancı
Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat

20. Asrın Cahiliyesi
Tih'ten Çıkış
İslam'ın Etrafındaki Şüpheler
Nasıl Davet Edelim?
İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler
Kadının Özgürlük Savaşı
İslam Budur

Hanım Sahabiler
Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri
İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi
Kur'an Kıssaları
Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada)
İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu
Örnek İslam Toplumu

Gelenekler Çatışması
Tevhid
Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi
Enfal Suresinden Eğitici Dersler
İki Kadın
Tartışmalar
İslama Göre İnsan Psikolojisi

Çağdaş Fikir Akımları 2 - Komünizm
Peygamberden Parıltılar
Küreselleşme ve Müslümanlar
Çağdaş Fikir Akımları 3 - Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik
Çağdaş Dünyaya İslami Bakış
Oryantalistler ve İslam
Çağdaş Konumumuz

Kur'an-ı Kerim'den Eğitici Dersler
1000 Soruda 4 Raşit Halife
Taklitlerin Çarpışması
İslami Tarih Yorumu
Gençler İçin Hz. Muhammed’in Hayatı
Benzerini Getiremezler
Asrımızda İslam Uygulanabilir mi?

İslami Eğitim Metodu
Tekamül Mü? Soysuzlaşma Mı? - Cilt 2
Alemlere Rahmet Hz. Muhammed
Evrim ve Değişmezlik
Tekamül mü? Soysuzlaşma mı? - Cilt 1
İslami Açıdan Tarihe Bakışımız
İslami Çalışmada Eğitimin Önemi

İslam ve Materyalizme Göre İnsan
Kavramlar
Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2
Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1
1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı
Batıcı Söylemler ve İslam
İslam'da Eğitim Metodu

Muhammed Kutub Alıntıları - Sözleri
İman temeni ve tahalüllerle (süslemelerle) değil, kalblerde yerleşmesiyle, amelin de onu tasdik etmesiyle vücut bulur. (Biz Müslüman Mıyız?)
İman arzu ile , salih kişi görüntüsü ile olmaz.
Müminin imanı öyle bir hakikattır ki kalbde yer tutar ve ameli de onu doğrular ... ( Enes r.a. ) dan (Biz Müslüman Mıyız?)
"Ya Resulallah, bana islâm'da senden sonra (ya da senden başkasına) sormayacağım bir söz söyle." dedim. Buyurdu ki: "Allah'a iman ettim de ve istikamet üzere ol.
Süfyan b.abdullah es-sakafi
(Müslim'in rivayet) (Düzeltilmesi Gereken Kavramlar)
İmanın gerçek sırrı, Allah’ın dinini yaşamakla ortaya çıkar. (İslam İnancı)
Şüphesiz bu din, bütün yönleri ile hayatın tamamını kapsamak üzere inmiştir. Özel önemi ve hacmi ne olursa olsun hayatın sadece bir yanını işgal etmek için değil (Küreselleşme ve Müslümanlar)
"Kıskançlık, kin doğurur. Kin; başkalarında görülen nimetin varlığını çekememek ve bunun yitirilmesi için elinden geleni yapmaktır. Azim ise, o insanın sahip olduğu nimete gıpta etmek ve var gücüyle, bütün enerjisiyle o nimetin aynısına sahip olmaya, o kişiye benzemeye ve bu konuda onu geçmeye çalışmaktır." (Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat)

...,kendileri Rabbani yoldan koptular ve Avrupa cahiliyesinin ardından koşmaya başladılar. Arkalarından koşmak için izin istiyorlar. (Kadının Özgürlük Savaşı)
Yahudiler ahlakı-ve özellikle de cinsi ahlakı-parçalamaya kalkıştılar, cinsi anarşi ve çözülüşü yaygınlık kazandırarak. Ademoğullarını değirmenlerini çevirecek bineklere dönüştürmek şeklindeki geniş çerçevede planlarını uygulamaya engel olan iffet kalıplarına karşı savaş açtılar. Bu bakımdan filozofları iffet meselesinin geri kalmış zirai toplumdaki erkeğin bencilliğinden dolayı önem kazandığını ileri sürüyor. Çünkü bu toplumda kazanan ve harcama yapan erkek daha sonra bencilliğine hizmet etmesi için gereğinden fazla önem vererek iffet bahsine din ve ahlak kılıfını da giydirdi. Kesin evrimin sonucunda bunun elbetteki gülünç olan önemini yitirdiği açıktır. Artık evrim geçirmiş toplumda onun yerini daha başka bir fazilet almış bulunuyor bu ise kadının "Hürriyet ve bağımsızlığı"dır (Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi)
Kör ile gören, karanlıklar ile ışık ve gölgelikle sıcaklık bir değildir. Yaşayanlarla ölenler de bir olmaz. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
İslâm, kendisine bağlanan herkese açık bir dindir. Kavrama yetenekleri oranınca bu dinin gerçeklerini anlayabilir, bilgide derinleşebilir. Bu din, belli bir sınıfın tekelinde değildir. Yani dinin naslarını kendi tekeline alan, kendisinden başka kimseye bu nasları yorumlama hakkı tanımayan, dilediği zaman kuralları değiştirme yetkisine sahip bir kutsallar sınıfı söz konusu değildir. (Çağdaş Konumumuz)
Hiç bir zaman için normal bir psikolojik yapıya sahip olan insana, nefret duygusu hakim olmaz. Sapık ve hasta psikopotlarin dışında bu nefret duygusu hiç bir zaman için bir kin ve çekememezlik durumuna geçmez. Çünkü insanın varlığını hissettiği sevgi bütün insanların sevgisidir...
Muhammed KUTUB (İslama Göre İnsan Psikolojisi)
İslâm'ın esnek bir din olduğu doğrudur. Uygarlığa açık bir din olduğu da doğrudur. Ama bu, Allah'ın tespit etmiş olduğu sabitler/değişmezlerin sınırları içerisinde söz konusudur. Aynı zamanda fakihler tarafından bilinen ictihadın şartı da haram bir şeyi helâl kılmaması, helâl bir şeyi haram saymaması ve şeriatın maksatları ile çatışmamasıdır. (Oryantalistler ve İslam)
Her bakıp düşünen, kendisini imana götürecek işaretler bulur. (Tevhid)

Siyon Hâkimlerinin Protokolleri adlı kitapta şu ifadeler yer almaktadır: "Her alanda ahlâkın yıkılması için çalışmamız gerekmektedir. Bu, bizim egemenlik kurmamızı kolaylaştıracaktır. Freud bizdendir. O, cinsel ilişkileri aydınlığa kavuşturmaya devam edecektir. Böylelikle gençliğin nazarında kutsal bir şey kalmayacak ve bütün çabaları cinsel güdülerini tatmin etmek olacaktır. İşte o vakit de gençliğin ahlâkı yıkılacaktır." (Evrim ve Değişmezlik)
İster ilim, ister sanat, isterse başka herhangi bir alanda olsun, tabiatın tanrılaştırılması, Avrupa’nın sığınmış olduğu vicdanî birkaçıştır. Avrupa; ruhî, fıkrî, malî, siyasî, ilmî ve hayatın geri kalan diğer bütün alanlarında Kilise tarafından kendisine köleler peydah edilen “rab” veya “rabler”den kaçmak için bunu yapmış; daha sonra da kendisine başka bir ilâh uydurmak zorunda kalınca yaratıcı, yoktan var edici, şekillendirici Allah’ın pek çok sıfatlarını taşıyan, fakat kilisesi olmayan ve birtakım görevler yüklemeyen bir tanrı olarak 'tabiat'ı uydurmuştur. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
Şu ana kadar etkilerini yaşamakta olduğumuz gerçekten çok büyük hadiseler meydana geldi. Bunların ilki ise Avrupa'nın ön plana çıkması olmuştur. Çünkü Avrupa, İslam'ın geri çekildiği zeminden, maddî ve manevî zeminden öne çıkıp ilerlemiştir.

İslam ümmeti bir karışlık araziden ne kadar geri çekildi ise yahut bir karış kadar değer ve ilkelerden ne kadar geri kaldıysa, orada bu cahilî ümmet öne çıkmış oldu ve onun boşalttığı yeri işgal etti. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)
"İlim öğrenin; çünkü ilmin Allah için öğrenilmesi bir haşyettir, onu öğrenmeye çalışmak bir ibadettir. Müzakere edilmesi tesbihtir, araştırılması cihaddır, bilmeyene öğretilmesi sadakadır. Ehil olan kimselere karşılık beklemeden verilmesi de Allah'a yakınlaştırıcı bir ameldir."
-Âcurrî, Ahlâku'l-Ulemâ,s.24 (Peygamberden Parıltılar)
Ey müslüman kadın!

Kız evlat... Kız kardeş... Anne!

Dedikleri gibi "sen toplumun yarısısın". Fakat şöyle demek daha doğru olacaktır: "Kesinlikle sen toplumun tamamısın." Bu, daha doğru ve daha isabetli bir yaklaşım. Çünkü nesillerden öncelikli ve ilk sorumlu olan kişi sensin. (İki Kadın)
Ümmetin genel bir karakterini ifade eden ve onun birçok halini bozan/ifsad eden korkunç üçlü;

-Hizmetinde düzenden hoşlanmayan düzensizlik,
-Planlamaktan nefret eden gelişigüzellik,
-Çabucak alevlenip çabucak sönen kısa nefeslilik... (İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu)
SORU: İslam devletini kurabilmek için fiilen atılması gereken adımlar nelerdir?

CEVAP: Atılacak adımlar İmam Hasan el-Bennâ'nın açıkladığı şekilde, Müslüman insanı inşa etmek, Müslüman aileyi inşa etmek, Müslüman toplumu inşa etmektir. Bunun neticesinde otomatik olarak İslam devleti de ortaya çıkacaktır. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/biz-musluman-miyiz-muhammed-kutub-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)