# Biz ve İkbal - Ali Şeriati Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Biz ve İkbal kimin eseri? Biz ve İkbal kitabının yazarı kimdir? Biz ve İkbal konusu ve anafikri nedir? Biz ve İkbal kitabı ne anlatıyor? Biz ve İkbal kitabının yazarı Ali Şeriati kimdir? İşte Biz ve İkbal kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/biz-ve-ikbal-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T16:47:15+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T16:47:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/ali-seriati-kimdir-ali-seriati-kitaplari-ve-sozleri-151286.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ali Şeriati 
 Çevirmen: Derya Örs 
 Yayın Evi: Fecr Yayınları 
 İSBN: 9789756004944 
 Sayfa Sayısı: 231 

Biz ve İkbal Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Muhammed İkbal, verimli İslam kültürünün insanlık toplumuna armağan ettiği en parlak fikri ve insani simalardan birisidir. İslam, insan ruhunun çeşitli boyutlarının tamamında büyük insan‘ı inşa etmiştir. Büyük insanlık ailesi, seçkin şahsiyetlerinin birçoğunu İslam’a borçludur ve İkbal bunlardan birisidir. Ne var ki İkbal’i bu büyük adamlar arasında seçkin kılan şey, meyve veren bu büyük ağacın, İslam kültürü tarlasının afete uğradığı, hüzünlü ve ölümcül bir sonbahar sessizliğine gömüldüğü, aynı zamanda sömürgeciliğin kök söktüren selinin ve tufanının birdenbire Batı’dan üzerine sökün ettiği, sonbaharda afete uğrayan tarlanın her yanını baştanbaşa su bastığı ve felaketzede çiftçilerin uykuda olduğu bir çağda ortaya çıkmış ve çiçek açıp meyveye durmuş olmasıdır. Bu tarlanın bekçileri yapayalnız, yağmacıları ve sahipleriyse saldırgan kurt, tilki ve sırtlan sürüleridir!

Biz ve İkbal Alıntıları - Sözleri
Evet kurak ve yanık bir çölde yaşayan unutulmuş bedevi, vahşî ve köle insanlardan on yıl içerisinde şahsiyetler yetiştirerek uygarlık tarihine yeni bir ruh veren ve yeryüzünde özel bir insan tipi oluşturan İslâm değil miydi
İslâm'da birey toplumun ıslâhı için çalıştığında, kendisini de ahlâkî yönden ıslâh etmiş olur. Mücâdelesinde başarılı olmasa bile, bizim inancımız şudur ki, fâsid bir toplumda sâlih bir kişi olabilir.
Aşk ateşiyle ruhun ızdırab-larmdan kalbine kor düşmüş gibi
yanıyordu
Ali'nin kişiliği ve İslâm dininin içeriği aynı şekilde kalmıştır.
Süsleme düşkünlüğü, ruhî güzelliklerle manevî değerlerden; insanı yücelten
devrimci düşünce ve fikirlerden; ilimden, felsefeden, irfandan ve edebiyattan yoksun yüzeysel, yoksul insanların özentisidir
Gericiler ve geriye tapanlar gibi, seçme ve ayırma gücüne sahip olmadan her
yeniliğe, yani uygarlık ve Batı'dan gelen her şeye körü körüne düşman kesilenlerden
olmadığı gibi, eleştirme ve seçme cesaretini göstermeden körü körüne Batı
taklitçiliğini yapanlardan da değildir. İlmi kullanmıştır kullanmasına ama, ilmin
insanın tüm manevî ihtiyaçlarını gideremeyeceğine, onu manevî yüksekliklere çıkaramıyacağına ve insanın duygularına her yönüyle cevap veremiyeceğine de
inanmıştır.
Bergson gibi düşünüyor, Mevlânâ gibi seviyor, Nasır Hüsrev gibi imânın şiirini söylüyor, Seyyid
Cemâl gibi Müslüman halkların sömürüden kurtulması için savaşıyor, Tagor gibi uygarlığın mutlak akla yönelme faciasından kurtulması için çalışıyor, Kari gibi
kurumuş insan hayatına ve cesedine dostluğun ve ruhun girmesini arzuluyordu.
Yoksun oldukları insanî değerlerin yerini doldurmak için ilgi çekici moda
yöntemlerine başvururlar. Bir insanda yüce değerler, sanat, çeşitli güzellikler, insanî
çekicilikler, düşünce ve ruhî değerler yer etmemişse; o insan, boşluğunu duyduğu,
tüm bu erdemlerin yerini doldurmaya çalışır
Altına tapma dininde de, Sarı Şeytan'a iman getirmiş olan kullar, her sabah ve her akşam onun kıblesine dönerek namaz kılarlar ve bu altından putun karşısında alınlarını kölelik toprağına sürerek secde ederler.
Batılı filozofların gözünde İkbâl, Henri Bergson'la eşit düzeyde bir kişidir. Ama hiçbir zaman felsefe O'nu, aç ve sefil bırakılmış halkının kaderini düşünmekten alıkoymamıştır.

Biz ve İkbal İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitaba ilk başlayınca büyük islam filozofu olan mıhammed ikbalin hayatı sanmıştım ama öyle değil onun fikirleri onu düşüncesini anlatmış bir müslümanın nasıl düşinmenesi nasıl hareket etmesi neden uzak durması neyi yapmasını çok güzel şekilde yazılmış muhakkak okunması gereken kitaplardan biri (Said temel) 
Aşkı Okumak İçin...: (Kitapyurdu.com) 
İran devriminin çıkışındaki fikir adamlarından olan Ali Şeriati'nin bu kitabı gerçekten çok önemli bir eser. Kitap batının dünya görüşünün ve siyasetinin Müslüman toplumlar üzerinde oluşturduğu sömürü,kapitalist sistem,haksızlık, adaletsizlik gibi olumsuz etkilerinden bahsediyor. Bu etkiler karşısında Müslüman toplumun alternatif bir dünya görüşü oluşturması gerektiğini savunuyor. Yazar bu yanıyla Türk yazarlardan İsmet Özel'e çok benzemekte. İslam dininin sufilerin anladığı şekide sadece bireyci değil aynı zamanda , belkide bu islami dünya görüşünün oluşmamasında önemli bir faktör olan, toplumcu bir yönede sahip olduğunu vurgulamakta. Bu düşüncelerinde de ilham aldığı kişi 'çağımızın Mevlanası 'olarak bildiğimiz Muhammed İkbal dir. Yalnız kitabın genelinde daha çok kendi görüşlerini açıklamıştır. Kitabın adı 'Biz ve İkbal' olmasına rağmen, İkbal den sadece kısa alıntılar yapmıştır. Çok değerli bir eserdir. Yok oluşa ve yabancılaşmaya doğru giden toplumumuzun durumundan rahatsız olanların mutlaka okuması gereken bir eserdir. (Sefa Akgül) 

Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

Hayatı

Çocukluğu

Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Eğitimi

Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.

Ölümü ve etkileri

Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.

Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.

Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.

Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.

wikipedia

Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
Hac
İnsanın Dört Zindanı
Ali
Dine Karşı Din
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Ebuzer

Anne Baba Biz Suçluyuz
Kadın (Fatıma Fatımadır)
Her Hicret Bir İnkılaptır
Muhammed Kimdir
Kendisi Olmayan İnsan
İnsan
Bilinç ve Eşekleştirme

Dua
Çocuklar ve Gençler
Dinler Tarihi 1
Dinler Tarihi 2
Şehadet
Aydın
İslam ve Sınıfsal Yapı

Marksizm
Kur'an'a Bakış
Hangi Şia?
Kapitalizm
İran ve İslam
İslam Bilimi (Ciltli) I-II
İbrahim'le Buluşma

İslam'ı Tanıma Metodu
Dünya Görüşü ve İdeoloji
Yeni Çağ'ın Özellikleri
Ne Yapmalı
Yalnızlık Sözleri 1
İslambilim 1
İslambilim 2

Biz ve İkbal
Aydınlara Umut Çağrısı
Ali Şiası Safevi Şiası
Hür Düşünce Mektebi
İslam Nedir Muhammed Kimdir
Mektuplar
Çöle İniş

İslam'ı Anlamak
İnsan Olmak
Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
Muhammed'i Tanıyalım
Kültür ve İdeoloji
Kendini Bilmek
Yalnızlık Sözleri 2

Medeniyet ve Modernizm
Medeniyet Tarihi 1
Medeniyet Tarihi 2
İdeallerin Yenilgisi
Kapitalizm Uyanıyor mu?
Şia
Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası

Sanat
Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
Ümmet ve İmamet
Adem'in Varisi Hüseyin
Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
Kavramlar Sözlüğü
Muhtelif Eserler- I

Muhtelif Eserler- II
İslambilim 3
Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
Tevhidi Altyapı
Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
İslam Ekonomisi
İslam'ın Tarih Felsefesi

İslam Sosyolojisi Üzerine
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
Yarının Tarihine Bakış
Sevmek Aşktan Üstündür
Terimler Sözlüğü
Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri

Dine Dayanmak
Siret
Ali Şeriati'den Aforizmalar
Dinleri Tanımak
İki Sûre İki Yorum
Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
Toplumbilim Üzerine

Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
Aşk ve Devrim
Ve Cevap Veriyorum
Öze Dönüş
Ayet Yorumları

Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor.
Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara:
Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla.
Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
“Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)

Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum.
[Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
"O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumlu­luktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz..
Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde,
Akıl bineğinin ayağı topalladığında,
Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)

Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok
çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık,
yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet,
nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa
yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi
yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir.
Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/biz-ve-ikbal-ali-seriati-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)