# Bize Ne Oldu - Şule Yüksel Şenler Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bize Ne Oldu kimin eseri? Bize Ne Oldu kitabının yazarı kimdir? Bize Ne Oldu konusu ve anafikri nedir? Bize Ne Oldu kitabı ne anlatıyor? Bize Ne Oldu kitabının yazarı Şule Yüksel Şenler kimdir? İşte Bize Ne Oldu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bize-ne-oldu-sule-yuksel-senler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-04T22:22:46+03:00
- Güncelleme: 2022-02-04T22:22:46+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/04/sule-yuksel-senler-kimdir-sule-yuksel-senler-kitaplari-ve-sozleri-144326.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Şule Yüksel Şenler 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9789753620748 
 Sayfa Sayısı: 185 

Bize Ne Oldu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yazıların bir kısmını Sibel Eraslan’ın kaleme aldığı Bize Ne Oldu, Şule Yüksel’in 68 kuşağı için yaptığı rol modellikten bahsediyor. Sibel Eraslan bu yazılarında Şule Yüksel örneği üzerinden var olan “konuşan ve yazan kadın” imajının 1968 yılından 2010’a çizilen zaman hattında neleri değiştirdiğini anlatıyor ve bu değişikliklerin günümüze yaptığı etkiden bahsediyor. Şule Yüksel’in modernle gelenek arasındaki bağlam hareketinden yola çıkarak bir köprü vazifesi gördüğünü belirtiyor. Şule Yüksel’le başlayan bu İslami Kadın Hareketi üzerinden Müslüman kadınların okuma ve yazım serüveninin tahlilini yapıyor. Kitabın geri kalan bölümü ise Şule Yüksel’in 1968-1978 yılları arasında kaleme aldığı maneviyata dair yazılardan, 70’li yıllara dair çizdiği kadın portrelerinden ve Eşref Edip Fergan’la mektuplaşmalarından oluşuyor.

Bize Ne Oldu Alıntıları - Sözleri
göklerde yarışan apartmanlar ...
Bu çılgın gidişi durdurmak, bu zifiri karanlığı
yırtmak parçalamak düşün ki, senin elindedir..
..
en bedbahtı, en kamili, en amisi, en şereflisi, en zelili olmaya müsait olan insan..
Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olma!.
Hay­kır, kükre...Susma, pısma...
Peygamberimiz(s.a.v): "Kim bir topluluğa
ken­dini benzetirse, onlardan olur." Buyurmuştur.
Kainatta mevcut verlıkların en sanlısı,insan..
Evet her şey gün gibi ortadadır..
Devir değişti diyorlar.Değişen devir değil,
değişen insanlardır.
İçinde bulunduğun durum, yaşadığın devir ve şartlar ne olursa olsun mahrum edildiğin maneviyat ve ahlak bilgisini yeniden yüceltmek ve maddi mane­vi yükseltmek, ilerletmek senin elindedir.
Ve hissediyorsunuz. Evet ta derinden derine..
Öyle bir millet haline geldik ki, müslüman de­sem müslüman değil..
hıristiyan desem hıristiyan
değil...
Söyleyin kardeşler bize ne oldu?
 Anlatın ...
Konuşun . . .
Susmayın öyle..
Evet, neden ... Niçin ... Neden???
Evet 20. asırda insanoğlu mes'ud değil...
..
BİZE NE OLDU..
..
Bu gidiş hayra alamet
değil...
Durdurmalı...
Bir şeyler yapmalı...
Mani olmalı..

Bize Ne Oldu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Türkiye'yi kurtaracak manevi inkılabı görmedikçe gözümü yummak istemiyorum!.."
Şule Yüksel Şenler

Okunması elzem olan eserlerden. Kendisinin mücadele azmi, bir önceki neslin kuşağından olan Eşref Edip ile mektuplaşmaları, dönemindeki manevi açlığın ve dirayetin kanıtı olan tarafına gelen genç kızların mektupları, ya hap niteliğinde bir eser.

Kendisinin de eserde kullandığı, Âkif'in dediği gibi;
"Cemaat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla!
Çalışmak, başka yol yok, hem nasıl? Canlarla başlarla!" (Estağfirullah) 

Kitabın Yazarı Şule Yüksel Şenler Kimdir?
1960lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazanmıştır.rnrnAslen Kıbrıslıdır. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbula göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı.Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. O bunun ileride kendi başörtüsü modelini yaratmasına yol açtı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1965te görüntüsü ile düşüncelerinin uymadığını düşünerek tesettüre girdi. Yeni İstiklal Gazetesi’ndeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadoluyu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlatmıştır. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü şulebaşı olarak anılmaya başlandı. Cevdet Sunaya yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı.rnrnHür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı. Bugün gazetesinde 1967-71de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971de hapis yattı. 1980den sonra Zaman ve Milli Gazetede yazdı.rnrnHuzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklının yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin başrollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.
28 ağustos 2019 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir

Şule Yüksel Şenler Kitapları - Eserleri
Huzur Sokağı
Hidayet
Bize Ne Oldu
Kadın ve Evlilik
Gençliğin Izdırabı
Uygarlığın Gözyaşları

Kız ve Çiçek
İslam'da ve Günümüzde Kadın
Her Şey İslam İçin

Şule Yüksel Şenler Alıntıları - Sözleri
Ey Müslüman Türk kadını!
Düşün ve bil ki: Senin dirilişin, topyekûn milletinin dirilişi ve düşmanlarının sonu olacaktır. Bizi sevince, düşmanını hüsrana garketmek istiyorsan, silkin ve uyan! (Kadın ve Evlilik)
"Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku." (Huzur Sokağı)
Sen ey Müslüman Kadın!.. Sen, yüzünü, gözleğini, dudaklağını böyle boyuyoğ, başöğtü takmıyoğ, mini etek giyiyoğ, çıplak geziyoğ... Tuuu!.. Sana lâzım cehennem!.. (Hidayet)
Büyüklerinin geleneksel yaşantı ve fikirlerine değil, İslâm'ın özünde mündemiç olan sağlam düsturlara göre hayatını tanzim etmelisin. (Kız ve Çiçek)
"Sahipsiz olan gençliğin mahvolması haktır,
Sen sahip olursan, bu gençlik, mahvolmayacaktır."

Mehmet Âkif (Gençliğin Izdırabı)
"Hidayet, Cenab-ı Hakkın seçkin kullarına sunduğu gül kokulu bir şerbettir." (Hidayet)

Ve hissediyorsunuz. Evet ta derinden derine.. (Bize Ne Oldu)
Beyinleri türlü "İZM" lerle, köksüz felsefelerle şartlandırılmış inançsız, başıboş, gayesiz genc kardeşim! Gel, sen de inanmanın lezzetini tadan bu iman, ahlak ve fazilet timsali genç kardeşlerinin saflarına katıl ve içindeki devamlö huzursuzluktan, mânevi boşluktan, sonu gelmez buhran ve ızdırablardan kurtul artık. (Kız ve Çiçek)
Zira Müslüman, İslâm'ı yalnız kâl ile (yâni söz ile) değil, ancak hâl ile de yaşadığı takdirde alnının akıyla "Müslümanım!" demeye hak kazanacak ve işte ancak o zaman gerçek saadet ve huzura nail olabilecektir. (Kadın ve Evlilik)
Adamlar, Avrupa gibi bir yerde sırf kadınlar, erkeklerle temas etmesin, kadınlar, kendi hemcinsleri ile daha rahat konuşup hareket ediyorlar, şeklindeki muhafazakar bir düşünceyle koskoca bir kadın müessesesi meydana getirirler de, biz, aynı zamanda dinimizin icabettirdiği bu şekli, halkımın yüzde doksan dokuzunu Müslümanların teşkil ettiği memleketimizde niçin daha esaslı bir şekilde ele almaktan bu derece içtinab ederiz, bilinmez ... (Kadın ve Evlilik)
"Özgürlük, ilâhî kanuna uymaktır." (Hidayet)
Evet, istiklal, Hakk'a tapan bir milletin elbette hakkıydı... Lakin o milletin kaderini elinde bulunduran kimseler , Hak yerine Haksızlığa taparlarsa, o millet için istiklal gülünç bir hayal değil miydi? (Huzur Sokağı)
Ne gurbettir çöken İslam'a, İslam'ın diyarında? (Huzur Sokağı)

Peygamberimiz(s.a.v): "Kim bir topluluğa
ken­dini benzetirse, onlardan olur." Buyurmuştur. (Bize Ne Oldu)
Yetiştirdiği, etkilediği, hayatını değiştirdiği, yol gösterdiği insanlar bugün devleti yönetiyor. (Hidayet)
Bir insanın gafletten uyanıp hakikatleri görmesini ve giyimini, yaşayışını o İlâhî hakikatlere göre değiştirmesini istemek, en güzel bir istek olmakla beraber, gafletteki bir insan için de maalesef yerine getirilmesi en güç, en zor bir istektir. Zira, bâhusus câzibedar fitnenin alabildiğine yayıldığı şu dehşetli zamanda, gafletten hakikate dönüş, her insan için zannedildiği kadar kolay olmamaktadır... Bu bir sabır, anlayış ve şefkat işidir ki, bunların aksi olan şiddet hareketleri ekseriyetle menfi neticeler vermektedir. (Kadın ve Evlilik)
Onlanın prensibi hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, bizim prensibimiz ise; yarın ölecekmişiz gibi, tedbirli ve temkinli bir şekilde hiç kimseden fütur getirmeksizin Allah'ın emirlerine sımsıka sarılmaktır. (Kadın ve Evlilik)
Devir değişti diyorlar.Değişen devir değil,
değişen insanlardır. (Bize Ne Oldu)
“Sorarım sana Feyza , Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen , bu yüce emirlere karşı gelen bir kalp nasıl temiz olabilir ?” (Huzur Sokağı)
Selam, müminleri gafillerden ayıran, birbirlerine sevgi ve muhabbet bağlarıyla bağlayan ve kardeşlik hislerini kuvvetlendiren müslümanların bir nevi alamet-i farikalarıdır.
Selam, müslümanı benlik, gurur ve beşeri kusurlardan münezzeh kılmaya yarayan bir vasıta olduğu gibi, mütevazı, halim selim, terbiyeli iyi ahlaklı olmaya teşvik eden bir vâsıtadır da.
Bunların yanında selamın faidelerinden biri de, yine beşeriyyet icabı müslümanlar arasındaki dargınlık ve kırgınlıkları yok edip ,onları birlik, beraberlik ve kardeşliğe meylettirmesi ve aralarında hiç bozulmayacak, sarsılmayacak ilahi bir râbıtaya sevketmesidir.
Bu rabıtanın bize bahşedeceği ilâhi neş'e sonsuzdur.. Müslümanlar bu rabıta ile Kevser pınarlarından, billur kadehlerini dolduracak ve tek bir can gibi yek vücud olarak birbirlerine sarılacaklardır. Ne ilahi bir zevk, ne doyulmaz bir neş'e...
Artık önümüze dağlar cesametinde düşmanlarda gelse, bu yekvücud kitle parçalanmaz, bölünmez. Çelikten bir sur gibi düşmana meydan okur.
"Birbirinizi kardeşçe sevin" ve "Aranızda selâmı yayınız!" müslüman kardeşlerim!

Allah'ın selâmı ve rahmeti üzerinize olsun!. (Uygarlığın Gözyaşları)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bize-ne-oldu-sule-yuksel-senler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)