# Bizim Memleket - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bizim Memleket kimin eseri? Bizim Memleket kitabının yazarı kimdir? Bizim Memleket konusu ve anafikri nedir? Bizim Memleket kitabı ne anlatıyor? Bizim Memleket kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Bizim Memleket kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bizim-memleket-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:45+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:45+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Doğan Kitap 
 İSBN: 9786050967388 
 Sayfa Sayısı: 328 

Bizim Memleket Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gülmece edebiyatımızın doruktaki yazarı Aziz Nesin’den seçme öyküler… Toplumsal düzendeki çarpıklıklardan bir asır geçse de değişmeyen bildik dertlerimize, en naif yanlarımızdan garip kurnazlıklarımıza bir memleketin portresi…

Seçmek elimde olmadığı için, çok uygunsuz bizamanda doğmuşum; Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı, en ateşli günleri, 1915’te... Yine seçmek elimde olmadığı için, yalnız uygunsuz zamanda değil uygunsuz biyerde doğmuşum: Türkiye’nin en büyük zenginlerinin oturduğu İstanbul adalarından Heğbeliada’da... Heğbeliada, zenginlerin yazlığıdır. Ama zenginler, yoksullar olmayınca yaşayamadıklarından, yoksullara çok gereksindiklerinden, biz de Heğbeliada’da otururduk. Bu sözlerimle şanssız olduğumu söylemek istemiyorum. Tersine; zengin, soylu ve ünlü bir aileden gelmediğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. Adımı “Nusret” koymuşlar. Bu Arapça kelimenin Türkçesi “Tanrı yardımı” demektir. Tam bize uygun bir addır. Çünkü, başka hiçbir umutları olmadığından, ailem bütün umudunu Tanrı’ya bağlamıştı.

Bizim Memleket Alıntıları - Sözleri
Seni seviyorum. Ama ya senden ya kendimden vazgeçmem gerekiyor. Kendimden vazgeçmek istemediğim için senden vazgeçiyorum.
Dilersen, en beklemediğimi sandığın zaman gel. Beni hiç şaşırtmayacaksın, çünkü hep aklımdasın, beynimde bir kıymık gibi...
Çevre kirliliği var da ruh kirliliği yok mu beyefendiciğim? İstanbul'un o güzelim evlerinin yıkılıp yıkılıp da yerlerine sözüm ona ev diye yapılan o beton yığınları... Ya o insanlardaki kabalık, itişkakış, o saygısızlık... Söz kokar mı beyefendiciğim, söz? Vallahi o kabasaba konuşmalar öyle pis kokuyor ki... İstanbul'da İstanbullu da kalmadı; biz mağlup olduk efendim, çirkinliğe, kabalığa, bayağılığa mağlup olduk.
Tütün, fındık, üzüm, meşe palamudu ve salyangoz yetiştiren ve bu mahsullerle dünyada önde giden memleketimizde, bugüne kadar pek çok da meşhur damat yetişmiştir. Tarihimiz, meşhur damatlar bakımından çok zengindir. Bu kadar çok meşhur damat yetişmiş olan memleketimizde hala “Meşhur Damatlarımız” namı ile bir kitap yazılmamış olması, Türkiye kitaplığı için gerçekten büyük bir eksikliktir.
Bakarsan şöyle bir, vurdumduymazın biri... Oysa içlidir, duyguludur...
-Sen vazgeç, dedi, sen ağlayamazsın.
-Niye? Ağlarım işte...
-Oğlum, ağlayamazsın. Ağlasan da onun gibi ağlayamazsın, ayıp kaçar. O iş başka iş... O adam yirmi beş yıldır ağlıyor be... Adamın mesleği ağlamak. Sen ağlayamazsın. Adamın gündeliği yirmi lira, on lirası içerde kalıyor. Sen içtiğin rakının parasını babandan alıyorsun. Sen ağlayamazsın...
En büyük mutluluk, insanın sevdiği işi yapmasıdır. Oysa insanların çoğunluğu, neredeyse hepsi, sevmediği işi yapıyor.
Efendim, hepsini anladım, anladım da, sadece çevre kirliliği mi bizim şikâyetimiz? Ya ruh kirliliği efendi, ya ruh kirliliği? Çevre kirliliği var da ruh kirliliği yok mu beyefendiciğim?
Tütün, fındık, üzüm, meşe palamudu ve salyangoz yetiştiren ve bu mahsullerle dünyada önde giden memleketimizde, bugüne kadar pekçok da meşhur damat yetişmiştir. Tarihimiz, meşhur damatlar bakımından çok zengindir. Bu kadar çok meşhur damat yetişmiş olan memleketimizde hala "Meşhur Damatlarımız" namı ile bir kitap yazılmamış olması, Türkiye kitaplığı için gerçekten büyük bir eksikliktir.
– Deli arkadaşlar! Deliliğe yakışanı yapmak zorundayız.
Efendim, hepsini anladım, anladım da, sadece çevre kirliliği mi bizim şikayetimiz? Ya ruh kirliliği efendi, ya ruh kirliliği? Çevre kirliliği var da ruh kirliliği yok mu beyefendiciğim? İstanbul'un o güzelim evlerinin yıkılıp yıkılıp da yerlerine sözüm ona ev diye yapılan o beton yığınları... Ya o insanlardaki kabalık, itişkakış, o saygısızlık... Söz kokar mı beyefendiciğim, söz? Vallahi o kabasaba konuşmalar öyle pis kokuyor ki... Istanbul'da İstanbullu da kalmadı; biz mağlup olduk efendim, çirkinliğe, kabalığa, bayağılığa mağlup olduk.
...Sonra Hazreti Ömer'in adaleti bitti, lambalar yandı...
“Dünayaya bir daha gelseydim yine aynı şeyleri yapardım.” diyenlerden değilim; ikinci gelişimde, birincisinde yaptıklarımın daha çoğunu, daha aşırısını, daha daha iyisini yapmak isterdim.
Hikaye yazmaya askerliğim sırasında başlamıştım. O zamanlar, gazetelerde yazan askerlere üstleri iyi gözle bakmadıklarından, yazılarımı kendi adımla değil babamın adıyla, Aziz Nesin diye yazdım. Bu ilk takma adım gerçek adımı örttü, Nusret Nesin unutuldu.
Efendim, hepsini anladım, anladım da, sadece çevre kirliliği mi bizim şikayetimiz? Ya ruh kirliliği efendi, ya ruh kirliliği? Çevre kirliliği var da ruh kirliliği yok mu beyefendiciğim? İstanbul’un o güzelim evlerinin yıkılıp yıkılıp da yerine sözümona ev diye yapılan o beton yığınları... Ya insanlardaki o kabalık, itişkakış, o saygısızlık... Söz kokar mı beyefendiciğim, söz? vallahi o kabasaba konuşmalar öyle pis kokuyor ki...

Bizim Memleket İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İronik: İnsanlar yazıları ve hikayeleri ile ağlatmak istemiş.Ama bakmışki gülüyorlar..Tüm hikayelerinde ironiyi görüyorsunuz..Bana kalsa ders kitabı olarak okutulmalı..Gülüyorsun ama aslında bu hikayelerin içine girince ağlamak gerek..Emeğe çok çok sağlık..Eşsiz.. (Emre Koray Aktar) 
"Bizim Memleket" Üzerine...: Bizim Aziz Nesin diye tanıdığımız ama aslında gerçek adı Mehmet Nusret Nesin olan usta yazarın birkaç yıl önce "Zübük" adlı romanını okumuştum. Bu okuduğum ilk hikâye kitabı. Kitap en çok beğenildiği düşünülerek derlenen, birbirinden güzel 35 hikâyeden oluşuyor. Kitaptaki özellikle "Du Bakali N'olecak", "Bize İyilik Yaramaz", "Deliler Boşandı", "Toros Canavarı", "Şeykesen Bektaş Ağa" adlı hikâyelerini çok beğendim. Hiçbir kitabı kahkahalarla (sesli bir biçimde) gülerek okuduğumu hatırlamıyorum. Bu eser bana bunu yaşattı.
Bu hikâyeler 40-50 yıl önce yazılmalarına rağmen Türkiye'de hiçbir şeyin değişmediğini hayretle okuyacaksınız. Bir yandan gülecek ama diğer yandan da kızacaksınız. Anlatılanlar hâlâ gözümüzün önünde cereyan ediyor, bu adam bugünleri mi görmüş de anlatmış diyeceksiniz.
Okurken yazarın mizah yeteneğine, zekasına, dili kullanmadaki ustalığına hayran kaldım. Herkese tavsiye ederim, kesinlikle okumalısınız. (MUHARREM DAŞTAN) 
Bir sohbet sırasında Ferhan Şensoy'a sahneye koyacağı Şahları da Vururlar oyununu yazımının ardından otuz yıldan fazla geçtiği için değiştireceği yerler olup olmadığı sorulunca "Güncelleştirilmesine gerek yok, bugün daha da gerçek" demişti. Aziz Nesin öyküleri de aradan yıllar geçmesine rağmen tazeliğini koruyor, daha da güzelleşiyor. Yüzden fazla kitabı bulunan ve bunların kırk beşinin öykü olduğu düşünülürse gerçekten özenli bir seçki olan kitap çok güzel bir düşünce. Özellikle Deliler Boşandı hikayesine bayıldım. (Bünyamin Rıza GÜZELAYDIN) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bizim-memleket-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)