# Böğürtlen - Mehmet Rauf Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Böğürtlen kimin eseri? Böğürtlen kitabının yazarı kimdir? Böğürtlen konusu ve anafikri nedir? Böğürtlen kitabı ne anlatıyor? Böğürtlen kitabının yazarı Mehmet Rauf kimdir? İşte Böğürtlen kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bogurtlen-mehmet-rauf-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-12T20:58:17+03:00
- Güncelleme: 2022-02-12T20:58:17+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/12/mehmet-rauf-kimdir-mehmet-rauf-kitaplari-ve-sozleri-150680.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmet Rauf 
 Çevirmen: Zeki Çakılalan 
 Yayın Evi: Bordo Siyah Yayınları 
 İSBN: 9789758688708 
 Sayfa Sayısı: 120 

Böğürtlen Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Rauf'un Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükada'da tanıştığı "Böğürtlen" adını verdiği Müjgan'a, ilk görüşte vurulur. Müjgan'sa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgan'ın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir?

Böğürtlen Alıntıları - Sözleri
Yaşamda o denli kötülük gördüm ki, kimden olursa olsun, iyilik beklemiyorum.
"İnsanı, aslında acımasızca soyarlar ama ödülsüz de bırakmazlar."
"Siz de benim gibi oyun sevmiyorsunuz sanırım," dedim.
Kuru kuru:
"Ben hiç bir şey sevmem," cevabını verdi.
"Kimse kimseyi anlamıyor, bilmiyor.. Herkes, her şey ve herkes hakkında, kendi düşüncelerine, bilgilerine göre anlam veriyor."
Evet şairin sözü doğru. Yüz bin türlü aşka, tek bir ad veriyoruz.
Parasız insan, insan sayılmıyor. Oysa parayı kazanmak için insanlıktan ne kadar vermek gerek, değil mi?
"Bu nasıl şey Allah aşkına? Babalarını tanımadan, evlerine nasıl girip çıkabilir?"
"Yaşamda o denli kötülük gördüm ki kimden olursa olsun, iyilik beklemiyorum."
"İnsan samimiyetine inanamıyorum."
Sustu. Bu sessizlik benim için ilk zaferdi.
"İnsanın içtenliğine inanmıyorum!"
"Kimse kimseyi anlamıyor, bilmiyor."
İnsan oldum, insan olmaya çalıştım da ne fayda gördüm?
Evet, aşk yok! Bunlar, bu yapılanlar, oynanan gerçek, özgür, yürekten gelen bir aşk değil, yalnız bir şehvet oyunu...
Nasıl gayriihtiyari nefes alıp veriyorsam, aynı şekilde gayriihtiyari düşünüyorum.

Böğürtlen İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İnsanda sıkılmadan okuma isteği uyandıran, akıcı, kısa ve öz bir eser bana göre. Baş kahramanlardan Pertev Bey ve Müjgan Hanım'ın aşk macerasını anlatıyor. Aslında Pertev, Müjgan'a olan duyguları sayesinde gerçek aşkın ne demek olduğunu anlamaya başlıyor. O kadar çok mutsuz sonlara alışmışız ki bu hikayenin sonunun mutlu bitmesi hoş bir tebessüm bırakıyor insanın yüzünde :) Ve bence daha fazla okunma sayısını hak ediyor :) Mehmet Rauf'un kalemine sağlık... (Berra) 
Şahane diyemem ama insanın içinde hoş bir tat bırakan akıcı bir kitap. Zaten sayfa sayısı çok az olduğu için bir oturuşta bitirilebilir. İnsanın psikolojisini ve o dönemin İstanbul’unu güzel yansıtmış Mehmet Rauf. Tasvirler güzel. Keyifli okumalar :) (Nuray Genç) 
Sevgili kitap dostları selam olsun.
Mehmet Rauf’un eşsiz eserlerden biri. Çok beğenerek okudum. Tek solukta okunabilecek çok güzel bir roman... ve çok kıymetli bir değerden bahsediyor aslında Böğürtlen'in gizlediği... sevdiği kıza aşkını ispat etmeye çalışan bir adamın ruh halini anlatıyor. O dönemin İstanbul’un yaşantısını bahsederken Pertev ve müjganın aşkından bahsediliyor. İnat aşk, heves, mutluluk, keder duygularını kapsayan bir Kitap. Aslında gerçek aşk nasıl yaşanmalı sorusun cevabı olduğu bir kitap. Severek beğenerek okudum. Tavsiye ederim.

Kitapla, sağlıkla huzurla, mutlukla sevgi, ve dua ile kalmak dileğiyle. (Zeliş koç) 

Kitabın Yazarı Mehmet Rauf Kimdir?
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)

 

Mehmet Rauf Kitapları - Eserleri
Eylül
Genç Kız Kalbi
Böğürtlen
Ferdâ-yı Garâm
Define
Kan Damlası

Halas
Eski Aşk Geceleri
Bir Aşkın Tarihi
Define ve Kan Damlası
Bir Hastalığın İlacı
Yara
Uzaktan

Bir Zambak Hikayesi
Üç Hikaye
Karanfil ve Yasemin
Siyah İnciler
Kabus
Serap
Menekşe

İsyanlar, Direnişler, Zaferler
Âşıkane
Edebi Hatıralar
Son Emel
İhtizar
Eylül
Eylül

Sansar
Son Yıldız
Yağmurdan Doluya - Cidal - Sansar
Seçme Hikayeler
Harabeler
Menekşe

Mehmet Rauf Alıntıları - Sözleri
Yani hayale, yani şiire, yani aşka aşıktım. Aşkı evrenle hayatın tek varlık sebebi sayacak kadar deli bir aşık. (Eski Aşk Geceleri)
Sende bir şey var, öyle bir şey ki hiçbirinde rastgelmiyorum. (Eylül)
"Ah bu eksiklik duygusu..
İnsan değilim sanki bir denklemim.." (Eylül)
O anda kapıdan genç bir hanım girdi. Fakat bu tam manasıyla bir güneşin doğuşu gibiydi. (Define ve Kan Damlası)
"Ah insan denen mahlukat ne kadar zayıf ve alçak birşey (Üç Hikaye)
“Günlerce ev bir hastane gibi, delirmiş genç kadına gelen giden hocalarla, hekimlerle dolar. (…) genç kadın bir deri bir kemik kalmıştır. (…) Hastalık geçer, fakat bu yara, bu valide yarası geçmez, aylarca kadını inletir.” (İhtizar)

Biliyor musunuz, kadın olmasaydım belki Mesut olurdum. Zira kadın olmak, kadınlar arasında çirkin olmak gibi bir şey. (Ferdâ-yı Garâm)
Zaten hayatımız âdet ile tesadüfün elinde zalim ve yırtıcı bir pençe içinde dayanıklılık ve katlanabilme yetisini kaybetmiş sefil bir hastalıktan başka bir şey miydi? (Serap)
“Nedir bu insanın içten içe çürüyüşü...” (Eylül)
Ah niçin bütün aşklar böyleydi? Niçin birbirlerini bugün sevenler hayattaki mutlulukları birbirlerinden bekler ve mutluluğu bulmakla bahtiyar ve zevk dolu olurken, iki gün sonra, birbirlerine iki amansız düşman oluyorlar, dişleri, tırnakları, pençeleri kan içinde, birbirini didiklemekten, mahvetmekten, helak etmekten başka bir şey istemiyorlardı? Buna nasıl razı oluyor, nasıl dayanıyorlardı? (Menekşe)
Hayat böyle vesveselere değer mi? (Bir Hastalığın İlacı)
Gök, yaldız içinde, aynı zamanda berrak, hayran hayran sevdiğine bakan bir genç kız gözü gibi saf ve berraktı (Karanfil ve Yasemin)
"İnsanın içtenliğine inanmıyorum!" (Böğürtlen)

“Ah, kim bilir ne nefis bir ruhu vardır.." (Menekşe)
Dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken neydi bu insanlardaki vahşilik ki hâla birbirlerini yiyorlar, hâla birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı ? (Kabus)
''Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde
gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk
budur. İnsan, kalpleri birbirine bağlayan bu bağları o
zaman anlar.'' (Eylül)
“Zavallı hiç! Bazen ne etkili olarak zıddını ifade etmek ve anlatmak için kullanılır ve bir bakış açısına göre ne büyük, ne kahredici bir heptir!” (Serap)
"Yaşamda o denli kötülük gördüm ki kimden olursa olsun, iyilik beklemiyorum." (Böğürtlen)
Zaten hayatımız tamamen zannetmekten ibaret değil midir ? (Bir Aşkın Tarihi)
Gün oluyor ki hiçbir şey görmemek için gözlerimi kapayarak oturmak istiyorum. (Ferdâ-yı Garâm)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bogurtlen-mehmet-rauf-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)