# Boş Zaman - Hakan Bıçakcı Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Boş Zaman kimin eseri? Boş Zaman kitabının yazarı kimdir? Boş Zaman konusu ve anafikri nedir? Boş Zaman kitabı ne anlatıyor? Boş Zaman PDF indirme linki var mı?  Boş Zaman kitabının yazarı Hakan Bıçakcı kimdir? İşte Boş Zaman kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bos-zaman-hakan-bicakci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-15T19:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-05-15T19:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/15/hakan-bicakci-kimdir-hakan-bicakci-kitaplari-ve-sozleri-223182.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hakan Bıçakcı 
 Yayın Evi: İletişim Yayınevi 
 İSBN: 9789750508899 
 Sayfa Sayısı: 147 
--reklam--
Boş Zaman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Koltuklara çökmüştük. Meraklı gözler üzerime kenetlenmiş beni ağır ağır kemirmeye başlamıştı. Hastaymışım gibi bakıyorlardı. 
Tek kusurum geçmişimin ancak bu sabaha kadar uzanıyor olmasıydı. Ben onların geride bırakmış oldukları günlerin bir parçasıydım. 
Hepsi ortak geçmişlerinden birtakım izler ve işaretler taşıyordu. 
Bense olmayan geçmişimle onların bu fevkalade düzenini bozuyordum. Yüzlerine yapışmış olan tereddütlü gülümsemelerin, huzursuz kımıldanışlarının, kaçan gözlerin arkasında hafızasızlığımdan 
kaynaklanan derin ve yabani bir keder vardı. 

Bir adam düşünün, bir kaza sonucu belleğini yitirmiş... Geçmişini hatırlamıyor, ailesini, çevresindekileri tanımıyor ve hepsinden önemlisi, nasıl yaşayacağını bilmiyor. Birileri var onunla konuşan… Kim bu insanlar, neden bakıyorlar ona? Karanlık ve tekinsiz şehri, alelacayip suretleri kendisi yaratmış olabilir mi? 

Bazen boş, bazen anlama isteğiyle bakıyor etrafa. Her şeyi yeniden öğrenerek başladığı hayatı, kâbuslarla ve geçmişinden gelen tedirginliklerle günbegün koyulaşıyor. Hatırlamak, günü yakalamak, iyileşmek… Aç gözleri! 

Denizi kapatan inşaat, çok başlı ejderhalar, cadılar, Beyoğlu, gri apartmanlar, çukura indirilen ceset ve kendini arayan bir hafıza… Kapa gözleri!

Hakan Bıçakcı'dan kördüğümün ve huzursuz bir zihnin romanı…
--reklam--
Boş Zaman Alıntıları - Sözleri
Her biri dipsiz bir kuyu kadar huzursuzdu.
Cevabı bende olmayan karmaşık soruların ve dağınık düşüncelerin yoğun sıvılar gibi birbirine karışarak yer ve şekil değiştirdiği bir bataklığın içine gömüldüğümü hissediyordum.
Şarkılar eskidikçe gençliğin senden uzaklaşır.
Aramızda korkunç bir iletişim kopukluğu vardı.
Yalnız kalmak istiyordum. Etrafımı saran acılı kalabalık içimi tüketiyordu. Sadece yalnız kalmak istiyordum.
Bir yerde işler kötüye gitmeye başladı mı, orada böcekler gözükmeye başlar. Sağda solda, irili ufaklı böcekler... Zaten böceklerin bulunduğu bir yerdeyse sayıları artar. Kimseyle paylaşmadığım bu ipe sapa gelmez inanış çocukluğumdan beri sürmekte.
İçimde tek başıma sokaklarda gezme isteği vardı.
O an, ölmek üzere olan biriyle iletişim kurmanın imkansızlığını farkettim. Her söz, her hareket, her tavır, her mimik , her sessizlik ölüm karşısında anlamsızdı.
Her söz, her hareket, her tavır, her mimik, her sessizlik ölüm karşısında sadece anlamsızdı.
“Baktığım her köşede tanımadığım bir eşyayla karşılaşıyordum. Her şeyiyle bana yabancı bir evdeydim. Nerede olduğumu bilmediğim gibi, nerede olmam gerektiğini de bilmiyordum. Kim olduğum hakkında hiçbir fikrim yoktu.”
“Dünyaya bilinçli halde gelmiş bir bebek gibiydim. Eşyayla samimi, canlılara yabancı…”
Şarkılar eskidikçe gençliğin senden uzaklaşır.
O an, ölmek üzere olan biriyle iletişim kurmanın imkânsızlığını fark ettim. Her söz, her hareket, her tavır, her mimik, her sessizlik ölüm karşısında anlamsızdı.
--reklam--
Boş Zaman İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hakan Bıçakcı'nın son dönem hikayelerinden bir önce yazdığı Boş Zaman, hafızasını kaybetmiş Harun isminde bir karakterin uyanışı ile başlıyor. Yine Bıçakcı'dan aşina olduğumuz Rüya-Gerçek döngülü bir kitap. Anlatım ve olaylar yine iç içe geçiyor ve gerçeklik algısı kayboluyor. Basit bir şekilde ele alınmasına rağmen sonuna kadar merakla okutturdu. Sonu da güzel bağlanmış bence.
Hikayeleri kadar vurucu olmasa da beğendim.
İlk kez Hakan Bıçakcı okuyanlar için güzel bir başlangıç olabilir. (Evren Erarslan) 
Hakan Bıçakçı okumaya başladığım ilk romanı ve aldığım karara beni hiç pişman etmedi. Aynı zamanda bitirme tezim olduğu için romanı üç kez, satır aralarını beynime kazıyarak okudum.
Roman bir karga çığlığıyla başlıyor -İtalyanca karga "bir şeyin asıl durumunu yitirerek baş aşağı olması" anlamını taşıması ve kapakta da bu ayrıntıya dikkat çekilmesi oldukça isabetli ve manidar- ardından Harun isimli, trafik kazasında geçici hafıza kaybı yaşayan bir karakterle tanışıyoruz. Roman boyu da bu kişinin kim olduğunu, çevresini, yaşamını öğreniyoruz derken sonlara doğru Harun'un aslında Harun olmadığı gerçeğiyle dank diye yüzleşiyoruz. Yani roman bellekle alakalı olmaktan bir miktar sıyrılıp "kimlik arayışı" çabasında olan bir karakterin yaşamından parçalara dönüşüyor. Tam Harun'u tanımaya başladık derken aslında hayatı çalınmış bir Kenanla karşılaşıyoruz ve çok geçmeden de karga çığlığıyla başlayan roman yine bir çığlıkla sonlanıyor.
Kitabı çok beğensem de birtakım boşluklar var. "Hayatı çalınmış sözde Harun kim, bunun kimsesi yok mu, bunu arayan soran yok mu?" tarzı sorular oluştu kafamda. O kısmı bir nihayete erdiremedim.
Her şeye rağmen satır satır okunması gereken, basit gibi görünen ve bir o kadar da derin bir roman. Kalemine sağlık Bıçakçı. (Duyguu) 
Okuduğum ikinci Hakan Bıçakçı kitabı. Absürd hikayelere, büyülü gerçekliklere düşkünlüğüm malum fakat Boş Zaman'ı bir Rüya Günlüğü'nü sevdiğim kadar sevemedim. Sanırım yanlış bir zamanda okudum.
Kitap tasarımını çok beğendim, baskı kalitesi de güzel. (Caretta Caretta) 
--reklam--
Boş Zaman PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hakan Bıçakcı - Boş Zaman kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Boş Zaman PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hakan Bıçakcı Kimdir?
1978’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1996 yılında üniversite eğitimi için Ankara’ya gitti. 2001’de Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirerek İstanbul’a döndü.

İlk romanı “Romantik Korku” 2002, ikinci romanı “Rüya Günlüğü” 2003, üçüncü romanı “Boş Zaman” 2004, ilk öykü kitabı “Bir Yaz Gecesi Kâbusu” 2005 yılında ve dördüncü romanı “Apartman Boşluğu” 2008 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıktı.

Beşinci romanı “Karanlık Oda” 2010 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 2011 yılında "Apartman Boşluğu", "Boş Zaman" ve "Rüya Günlüğü" İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Yeni ve eski öykülerden oluşan öykü kitabı "Ben Tek Siz Hepiniz" 2011’de İletişim’den çıktı.

"Apartman Boşluğu", 2009 yılında Arnavutçaya, 2010 yılında Arapçaya, 2011 yılında Bulgarcaya ve İngilizceye çevrildi.

Çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, sinema, popüler kültür konulu yazıları yayımlandı.

Yayımlanmış Kitaplar:

Ben Tek Siz Hepiniz / öykü / 2011
Karanlık Oda / roman / 2010
Apartman Boşluğu / roman / 2008
Bir Yaz Gecesi Kâbusu / öykü / 2005 
Boş Zaman / roman / 2004 
Rüya Günlüğü / roman / 2003 
Romantik Korku / roman / 2002
--reklam--
Hakan Bıçakcı Kitapları - Eserleri
Ben Tek Siz Hepiniz
Uyku Sersemi
Rüya Günlüğü
Apartman Boşluğu
Doğa Tarihi
Boş Zaman
Hikayede Büyük Boşluklar Var
Karanlık Oda
Otel Paranoya
İki Rüya Dokuz Gerçek
Normal Nefes Almaya Devam Edin
Romantik Korku
Bir Yaz Gecesi Kâbusu
--reklam--
Hakan Bıçakcı Alıntıları - Sözleri
Cevabı bende olmayan karmaşık soruların ve dağınık düşüncelerin yoğun sıvılar gibi birbirine karışarak yer ve şekil değiştirdiği bir bataklığın içine gömüldüğümü hissediyordum. (Boş Zaman)
Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi. (Apartman Boşluğu)
Gerçekçi düşler ve düş gibi bulanık bir gerçeklik algısı birbirine karıştı. Kontrol, televizyon kumandalarından, platonik aşkın dirilttiği tesadüfi umudun eline geçti. Yetişkinliğin yıllar süren karanlığında zamanın nasıl geçtiği anlaşılamadı ve zihin aradaki boşluklara girebilmek için direksiyonu gizemli bir yola, kirli ucuz bir otele, terk edilmiş bir lunaparka kırdı.
Dışarıda ısıtmayan bir güneş, ıslatmayan bir yağmur, üşütmeyen bir rüzgâr vardı. (İki Rüya Dokuz Gerçek)
Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır. Fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır. (Karanlık Oda)
Saatine baktı: On bir buçuğu geçiyordu. İşe gidenlerin telaşlı kesmekeşiyle, öğlen yemeğine çıkanların açgözlü kalabalığının arasındaki tenha zaman dilimi... (Apartman Boşluğu)
Kendi ülkesinde heykelleri yakıp yıkan politikacılara işleri yolunda gidiyor diye oy verip, yurtdışı gezilerinde heykellere sokulup otuz iki dişini göstererek gururla poz veriyordu... (Doğa Tarihi)
Bir yerde işler kötüye gitmeye başladı mı, orada böcekler gözükmeye başlar. Sağda solda, irili ufaklı böcekler... Zaten böceklerin bulunduğu bir yerdeyse sayıları artar. Kimseyle paylaşmadığım bu ipe sapa gelmez inanış çocukluğumdan beri sürmekte. (Boş Zaman)
"Bu gezegende korkmamız gereken tek yaratık insandır." (Apartman Boşluğu)
Güldü. Gülüşünde hiçbir kendini beğenmişlik izi yoktu. Aksine
sanki bu kadar çok şey bilmesi onu incitiyor, utandırıyor, ürkütüyordu. (Rüya Günlüğü)
"Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi." (Apartman Boşluğu)
Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor. (Otel Paranoya)
Artık sona yaklaşıyoruz. Sen geride kaldın gibi. Dünyada hayat olduğu zamanlarda... (Hikayede Büyük Boşluklar Var)
Sessizliğimiz renk değiştirdi. (Rüya Günlüğü)
İçi kaçma hissiyle doldu. Kendinden kaçmak istiyordu. Tüm hızıyla koşarak... (Doğa Tarihi)
'' Herkes güler. Kurumsal kahkahalarını ortalığı dağıtmamaya özen göstererek etrafa saçar. Bu, sosyal gülmedir. Sadece ağızla yapılır. Gerçek gülmede olduğu gibi gözler devreye girmez. Sosyal sosyal gülünür, sonra dağılınır. '' (Doğa Tarihi)
Sıkılıyordum ama içimde gizli bir sevinç vardı. Seviniyordum ama içimde gizli bir sıkıntı vardı. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
Kendi gözleriyle değil, başkalarının gözleriyle bakıyordu kendine. (Doğa Tarihi)
Genelde pek bir cazibesi olmayan insanlar gülünce güzelleşirler. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
Tam da o hat için bomba ihbarı yapılmış bir sabah, metroya binmiş insanlar gibi. Şefkatle yaklaşıyordu herkes birbirine. Hep birlikte ölümü göze almanın yatıştırıcı ve yakınlaştırıcı ruh hali. Yıkılacak binaların sakinleri. (Uyku Sersemi)
Seviye düşünce eğlence artar. Bu kural asla değişmez. (Hikayede Büyük Boşluklar Var)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bos-zaman-hakan-bicakci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)