# Boşa Geçirecek Vakit Yok - Ursula K. Le Guin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Boşa Geçirecek Vakit Yok kimin eseri? Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabının yazarı kimdir? Boşa Geçirecek Vakit Yok konusu ve anafikri nedir? Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabı ne anlatıyor? Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabının yazarı Ursula K. Le Guin kimdir? İşte Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bosa-gecirecek-vakit-yok-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-12T00:00:24+03:00
- Güncelleme: 2022-03-12T00:00:24+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/12/ursula-k-le-guin-kimdir-ursula-k-le-guin-kitaplari-ve-sozleri-173890.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ursula K. Le Guin 
 Çevirmen: Damla Göl 
 Yayın Evi: Hep Kitap 
 İSBN: 9786051923147 
 Sayfa Sayısı: 216 
--reklam--
Boşa Geçirecek Vakit Yok Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ursula K. Le Guin’in yaşlılık hakkında söyleyecekleri var: Bana yaşlılığımın var olmadığını söylemek aslında benim de var olmadığımı söylemek demek. Yaşımı sildiğinizde, hayatımı da siliyorsunuz – beni siliyorsunuz. Fantazya hakkında anlatacakları var: Fantazya yalnızca “Ya işler şu anda olduğu şekliyle devam etmeseydi?” diye sormaz, öteki türlü olsaydı nasıl olabileceğini de gösterir. Kahvaltı hakkında nasihatleri var: Bir yumurtayı kabuğunu soymadan yemek sadece pratik değil, azim, hatta cesaret ve muhtemelen suça iştirak etme arzusu gerektiriyor. Ve ödüller hakkında da: Sanat bir at yarışı değil. Edebiyat da Olimpiyat değil. Duru, samimi, muzip, zeki… Yaşamış en özel insanlardan biri olan Ursula K. Le Guin’den edebiyata, kahvaltıya, kedilere, ödüllere ve aslında hayata dair olağanüstü bir eser! Kitapların insanlarla nasıl arkadaşlık edebildiğini merak edenlere ve bu çok özel arkadaşlığa ilişkin hafızasını tazelemek isteyenlere, pek çok şeyin dertleşildiği ve günün sonunda hayatın biraz daha güzel olduğu bir hayat anlatısı. Boşa Geçirecek Vakit Yok, seksenlerinde bir kadının nasihat etmeden, kibirlenmeden içini döktüğü sıcacık bir kitap.
--reklam--
Boşa Geçirecek Vakit Yok Alıntıları - Sözleri
Şahane bir özgürlüktü bu,çokça özlüyoruz.
Çocukluğumun rutinine,alışverişi haftada bir kez yaptığımız zamanlara dönmek…
"İyi şeyler iyi insanların başına gelir ve ruhu genç olanlar için de gençlik sonsuza dek sürer."
"Tüm vaktim yaşamakla geçiyor."
Ben zihnimin içinde çalışıyorum. Ne yapılıyorsa zihnimde yapılıyor. Ve ellerimin bunları yazıya dökerken yaptığı şey, dokumacının ellerinin ipliklerle, çömlekçinin ellerinin kille ya da mobilyacının ellerinin ağaçla yaptığı şeyle aynı değil. Eğer yaptığım şey, yarattığım şey güzelse, bu fiziki bir güzellik değildir. Hayalidir, zihinde olup biter: benim zihnimde ve okurumun zihninde.
''Sanat bir izahat değildir. Sanat bir sanatçının yaptığı şeydir, sanatçının açıkladığı şey değil.''
''Bana yaşlılığımın var olmadığını söylemek aslında benim de var olmadığımı söylemek demek. Yaşımı sildiğinizde, hayatımı da siliyorsunuz, beni siliyorsunuz.''
Açıkça söylemek isterim ki hiç bir hayvanın zalim olabileceğine inanmıyorum. Zalimlik başka birinin acısının bilincinde olmayı ve bu acıya neden olmaya niyetlenmeyi ima eder. Zalimlik insana özgü bir özelliktir. Bununla nadiren böbürlensek de insanlar zalimliği uygulamaya, mükemmelleştirmeye ve kurumsallaştırmaya devam ediyor. Buna insanlık dışı eylem diyerek zalimliğimizi inkar etmeyi ve hayvanlara atf etmeyi tercih ediyoruz
"Eğer yaptığım şey, yarattığım şey güzelse, bu fiziki bir güzellik değildir. Hayalidir, zihinde olup biter: Benim zihnimde ve okurumun zihninde."
İyi şeyler iyi insanların başına gelir ve ruhu genç olanlar için de gençlik sonsuza dek sürer.
"Açıkça söylemek isterim ki hiç bir hayvanın zalim olabileceğine inanmıyorum. Zalimlik başka birinin acısının bilincinde olmayı ve bu acıya neden olmaya niyetlenmeyi ima eder. Zalimlik insana özgü bir özelliktir. Bununla nadiren böbürlensek de insanlar zalimliği uygulamaya, mükemmelleştirmeye ve kurumsallaştırmaya devam ediyor. Buna insanlık dışı eylem diyerek zalimliğimizi inkar etmeyi ve hayvanlara atıf etmeyi tercih ediyoruz."
"Güçlü olan haklı değildir!"
''Yazmak çok tinsel,
 çok zihinsel bir aktivite.''
Tüm vaktim yaşamakla geçiyor.
İhtiyarlık bir haletiruhiye değildir. Varoluşsal bir durumdur.
Gerçekliği doğrudan sorgulayamayız; bunun için yapılacak şey geleneklerimiz, inancımızı, tutucu taraflarımızı, gerçeklik inşamızı sorgulamaktır. Galileo’nun da Darwin’in de söylediği tek şey şuydu: “Düşündüğümüz şekilde olmak zorunda değil."
--reklam--
Boşa Geçirecek Vakit Yok İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Tüm vaktim yaşamakla geçiyor.": Kitap Le Guin'in 2010 ve 2015 yılları arasında yazdığı blog yazılarının derlemesinden oluşuyor. Konu ya da tarih bakımından belirli bir sıra izlemiyor. Başlıklar altında dört beş sayfalık metinler, bağımsız okunabiliyor. Plan program dahilinde kaleme alınmış yazılar değil. O gün okuduğu gazetede karşılaştığı bir köşe yazısı ya da katıldığı bir konferansta denk geldiği bir kedinin manalı bakışları gibi onda yazma isteği uyandırmış alakasız olaylar, yaşanmışlıklar, hisler.

Bundan önce kitap/kadinlar-ruyalar-ejderhalar--18603 kitabının bir kısmını okumuştum. (Kitabın elimdeki e-pub formatında hata olduğu için devam edemedim) Orada da diline; kendini, derdini su gibi akıcı, duru, yalın anlatışına hayran kalmıştım. Cümlelerini okurken sıcacık oluyorum, çok samimi. Müşfik bir yanı var, beni anne gibi sarmalıyor.

 Bu kitapta kedisi Pard'la anıları, edebiyat sektörü, siyaset, feminizm, veganlık (kendisi vegan olmayan ve bu beslenme alışkanlığının temelinde yatan anlayışın tutarsızlığını son derece objektif ve mantıklı argümanlarla ortaya koyan bir feminist, evet) gibi birçok konu üzerine deneyimi ve birikimiyle yazdıklarını okumak çok keyifli ve öğreticiydi. Özellikle evrim teorisi özelinde din ve bilim ilişkisini incelediği, bunların birbirinden sert ve keskin sınırlarla ayrılmasının ve birinden birine taraf olmanın mecburiyet olmadığını açıkladığı yazısı beni çok aydınlattı.

 Yolun sonuna gelmiş bir büyükten hayat tavsiyeleri almak gibi klişe bir tabir kullanmak istemiyorum ama kendi adıma nasihat olarak alıp kulağıma küpe ettiğim çok fazla sözü oldu. Umarım öfkenin, doğru yerde ve zamanda kullanılmadığında yaşattığı yıkımla ilgili söyledikleri hiçbir zaman aklımdan çıkmaz. (bahar) 
Ursula K. Le Guin'in yazın dünyasında son derece bilgili oluşu, ironi yeteneğine sahip oluşu, yaratıcılığı ve kıvrak zekası, kitaplarının okunması için bizi kendine çeken etmenler arasında.

Yazarın daha önce "Zihinde Bir Dalga"eserini okuyup sevdikten sonra deneme yazılarından oluşan bu kitabını da okumaya karar vermiştim.

Verdiğim bu karar isabetli olmuş ki Ursulanın edebiyat bilgilerinin ve kendi hayatı hakkında konuşmalarının da yer aldığı bu kitabı severek okudum. (Örneğin; kitabın bazı bölümlerinde Amerika'yı cesurca eleştirmesi sevdiğim kısımlar arasındaydı.)

Dürüst olmak gerekirse, içeriğindeki bazı yazıları yoğunluğundan dolayı ya da bana hitap etmediği için sevmedim. Bununla birlikte, sevmediğim yazılar azınlıkta olduğu için keyifli okuma serüveni devam etti.

Ursulanın çocuklar hakkında öne sürdüğü fikirleri isabetli bulurken kedisi ile olan anılarını (Pard yıllıkları bölümünde anlatmış) pek de hoşuma gitmeyerek okudum. Zor bir kediyle zor günler yaşadığını düşünüyorum. Mücadele etmeyi o seçmiş olmalı. Pard(kedisinin ismi olup, partner kökünden türetilmiş) ile ilgili yazıları okurken kendi Van kedim geldi aklıma, ah Ursula dedim, böyle bir kedin olsaydı muhtemelen dosdoğru sahiplendirmeyi düşünürdün.

 Edebi ciddiyetle başladığım yazımı özetle sürprizli bir sonla bitirmek istiyorum: Yaramayan içmesin!!!

Benim gibi deneme yazılarını seviyorsanız, mutlaka okumalısınız. Sevmiyorsanız da farklı bir tür okumak için şans verebilirsiniz. Sevgiler.

Kitaba puanım: 7.6 (Ömür) 
Ursula K. Le Guin’in son kitabı Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabı 4 bölümden oluşuyor. K. Le Guin’in 80 yıllık yaşamından damıttığı ve bizimle paylaştığı düşünceleri ve fikirlerini okumak kurgularını okumak kadar güzeldi ve benim için aynı zaman da öğreticiydi.

Kitabın giriş bölümünde neden bu denemeleri yazdığını anlattığı bölümde bu denemelerin, yazdığı bu kişisel yazıların özgürlük hissi verdiğini ve bu denemeleri yazmayı Jose Saramago’nın 85 ve 86 yaşında yazdığı ve sonradan Defterler olarak basılan kitaplarında olan yazılarından etkilendiğini ve “ben de deneyebilir miyim?” diyerek yazmaya karar verdiğini anlatıyor. Tanıtım yazılarında denildiği gibi bu denemeler bir iç döküş.

Ursula K. Le Guin’in dünyaya nasıl baktığını, kelimelerin taşıdığı anlamları, çocuklar, kediler, arkadaşlar, çevre kirliliği, Amerikan siyaseti, yayıncılık dünyası, Kadın erkek ilişkileri, feminizm, erkek egemen toplum, sanat gibi birçok farklı konuda düşüncelerini anlatıyor.

Denemelerinde Amerikan Bilimkurgu Yazarları Derneğinin verdiği Nebula ödülünü bir keresinde reddettiğini Soğuk Savaş yanlısı olarak nitelendiği derneğin Stanislaw Lem’i derneğin onursal üyeliğinden çıkardıklarını ve buna tepki olarak ödülü reddettiğini, bunun üzerine ödülün Asimov’a verildiğini, Asimov’un da ödülü kabul ettiğini yazmış. Sadece bu bile Ursula K. Le Guin’in sadece bir Fantastik, bilimkurgu yazarı olmadığını Temel hak ve özgürlüklere sahip çıkan bir düşünce yapısı olduğunu da göstermekte.

Kurgularını severek okuduğum, az çok düşünce yapısını bildiğim ve saygı duyduğum Ursula K. Le Guin’in kurguları dışında yazdıklarını da okumak benim için hem öğretici hem de birçok defa olayları ve olguları başka bir şekilde yorumlayabileceğimin, başka bir gözle değerlendirmek gerektiği konusunda bilgilendirici de olmuştur.

Son olarak kitapta gözüme bir dizgi hatası çarpmadı. Yayın evinin kitabın kapak ve kapak içi görsel seçiminin Sonbahar çağrışımı yapmasını yazarın 80 yaşında bu denemeleri yazması nedeniyle bir anlamda Ursula K. Le Guin’in ömrünün Sonbaharında yazdıklarına gönderme olduğunu düşünüyorum.
Yazarın kurgularını seviyorsanız, denemelerini ve Kedisi Pard’ı da sevecekseniz. Okumanızı öneririm.

Gerçekliği doğrudan sorgulayamayız; bunun için yapılacak şey geleneklerimiz, inancımızı, tutucu taraflarımızı, gerçeklik inşamızı sorgulamaktır. Galileo’nun da Darwin’in de söylediği tek şey şuydu: “ **Düşündüğümüz şekilde olmak zorunda değil** .(Sayfa 91) " (Alper Kanık) 
--reklam--
Boşa Geçirecek Vakit Yok PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Boşa Geçirecek Vakit Yok PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

Yaşamı

Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.

Edebiyat hayatı

Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.

LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.

Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.

Ana temaları

Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.

Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.

Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
Mülksüzler
Yerdeniz Büyücüsü
Atuan Mezarları
Sürgün Gezegeni
Karanlığın Sol Eli
En Uzak Sahil
Tehanu
Yerdeniz Öyküleri
Öteki Rüzgar
Her Yerden Çok Uzakta
Rüyanın Öte Yakası
Yaban Kızlar
Dünyaya Orman Denir
Yerdeniz
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Marifetler
Anlatış
Rocannon'un Dünyası
Lavinia
Lao Tzu: Tao Te Ching
Sesler
Başlama Yeri
Güçler
Devrimden Önceki Gün
Bağışlanmanın Dört Yolu
Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
Rüzgargülü
Balıkçıl Gözü
İçdeniz Balıkçısı
Orsinya Öyküleri
Yanılsamalar Kenti
Dünyanın Kıyısında Dans
Yazma Üzerine Sohbetler
Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
Uçuştan Uçuşa
Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
Zihinde Bir Dalga
Rüzgarın On İki Köşesi
Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
Malafrena
Hep Yuvaya Dönmek
Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
Şimdilik Her Şey Yolunda
Günün Geç Vakitleri
Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
Balık Çorbası
Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
Uçsuz Bucaksız
The Ones Who Walk Away from Omelas
Sözcüklerdir Bütün Derdim
Başka Bir Yer
Denizyolu
Atmacanın Türküsü
The Daughter of Odren
Schrodinger’s Cat
The Stars Below
Direction of the Road
Things A Story
A Trip to the Head
The Field of Vision
Semley's Necklace
Vaster than Empires and More Slow
Why are Americans Afraid of Dragons?
Yerdeniz Büyücüsü
The Other Wind
Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
Tehanu
The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
"Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
“Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
Bu gece mavi bir ay doğacak
güneş, rüzgarın ardında battığında.
Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi.
Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
Domuzların üstünde dolaşan
Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
“Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.”
“Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu.
Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
"Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor..
Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
“Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
"Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bosa-gecirecek-vakit-yok-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)