# Brooklyn Çılgınlıkları - Paul Auster Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Brooklyn Çılgınlıkları kimin eseri? Brooklyn Çılgınlıkları kitabının yazarı kimdir? Brooklyn Çılgınlıkları konusu ve anafikri nedir? Brooklyn Çılgınlıkları kitabı ne anlatıyor? Brooklyn Çılgınlıkları PDF indirme linki var mı?  Brooklyn Çılgınlıkları kitabının yazarı Paul Auster kimdir? İşte Brooklyn Çılgınlıkları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/brooklyn-cilginliklari-paul-auster-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-15T14:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-03-15T14:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/15/paul-auster-kimdir-paul-auster-kitaplari-ve-sozleri-176809.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Paul Auster 
 Çevirmen: Seçkin Selvi 
 Orijinal Adı: The Brooklyn Follies 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750734212 
 Sayfa Sayısı: 286 
--reklam--
Brooklyn Çılgınlıkları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eski hayat sigortacısı Nathan Glass, yakalandığı hastalıktan ötürü ölüme gün saymaktadır. Karısından boşanmış, emekli olmuş, tek kızından kopmuştur. Bir başına kalmak için, kimsenin kendisini tanımadığı Brooklyn'e gelir. Bir süre sonra nicedir kayıp olan yeğeni Tom Wood'la karşılaşır. Tom'un çalıştığı kitabevinin sahibi Harry Brightman da, kaderin Brooklyn'e sürüklediklerindendir. Tom ve Harry aracılığıyla dünyası genişleyen Nathan yepyeni dostlar edinir. Giderek başkalarının acıları ve yaşam savaşları kendi umarsızlığına ağır basacaktır...

Günümüz Amerikan edebiyatının en seçkin yazarlarından Paul Auster'ın yeni romanı Brooklyn Çılgınlıkları, hiç kuşkusuz, en içten, en coşkulu kitabı. Üç kişinin Brooklyn'de kesişen yaşam çizgilerini ustalıkla ören roman, sıradan insan yaşamının görkem ve gizemlerine unutulmaz bir övgü.
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Brooklyn Çılgınlıkları Alıntıları - Sözleri
Bir insan bir hikâyenin, hayali bir dünyanın içinde yaşayacak kadar şanslı olduğunda, bu dünyanın tüm acıları yok olur. Çünkü hikâye sürdüğü müddetçe, artık gerçeklik yoktur.
Sen, ağaca bakmaktan ormanı göremeyen o küçük insanlardan birisin.
Ölüler için sürekli üzülün. İyi erkekler ve kadınlar için üzülün. Gövdeleri tükenip giden yaşlılara üzülün. Vakitsiz ölen gençlere üzülün. Ölümün bizi dünyadan çekip almasına izin veren dünyaya üzülün. Üzülün!
Herkes içinde birkaç kişi taşır ve çoğumuz kim olduğumuzu bilemeden bir benlikten ötekine sıçrar dururuz.
Bir insan ölür ve yavaş yavaş o hayatla ilgili bütün izler silinir.
İnsan, kendisine gizemli bir hava verince, çevresindekilerle ilişkisinde kozu elinde tutardı.
Yalancı rüyalar gibi sönüverdi sevinçlerim,
Geçti el üstünde tutulduğum günler,
Aşk aldattı ve tükendi hayallerim:
Geriye kalan yalnızca hüzünler.
Oscar Wilde’ın dediği gibi, yirmi beşinden sonra herkes akrandır.
"Bir insan bir hikâyenin, hayali bir dünyanın içinde yaşayacak kadar şanslı olduğunda, bu dünyanın tüm acıları yok olur. Çünkü hikâye sürdüğü müddetçe, artık gerçeklik yoktur."
“Çevremizdeki dünya ne kadar da çabuk değişiyor, zaferimizle övünmeye bir anlık zaman bırakmadan bir sorunun yerini ne kadar da çabuk yeni bir sorun alıveriyor.”
yalancı rüyalar gibi sönüverdi sevinçlerim,
geçti el üstünde tutulduğum günler,
aşk aldattı, ve tükendi hayallerim,
geriye kalan yalnızca hüzünler.
Sen, ağaca bakmaktan ormanı göremeyen o küçük insanlardan birisin.
İnsan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer.
“…insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.”
“Yeni bir çağa girdik Nathan. Aile-sonrası, öğrencilik-sonrası, geçmiş-sonrası Cam ve Tahta çağı”.
“Geçmiş-sonrası da ne demek?”
“Bugün’ demek. Ayrıca ‘gelecek’ de demek. Ama artık o eski zamanla ilgim yok demek.”
“Köprünün altından çok sular akıyor, Tom.”
--reklam--
Brooklyn Çılgınlıkları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap olay örgüsü tarafından çok güzel yazılmış. Herhangi bir kafa karıştıran bir nokta veya anlayamayacağınız bir yer yok. Akıcı. Yazarların kendi dilinden anlattığı kitapları ben severim Paul Auster bu kitabı başarıyla yazmış. Brookyln'de yıllar sonra karşılaşan dayı ile yeğenin içinizi ısıtacak bir Macerası. Tavsiye ediyorum (Tolunay Ege Noyaner) 
Yok canım!: Paul Auster'ı sevip sevemediğime karar veremiyorum bir türlü. Bazen, o Amerikan tarzı olağanüstücülük; inanılmaz tesadüfler, büyük olaylar, mutlu sonlar beni çok rahatsız ediyor. Klişe bir Hollywood filmi seyrediyormuş hissinden kurtulamıyorum.

Bazen de beni şaşırtıyor ve etkiliyor Auster, "Yazı Odasında Yolculuklar"da olduğu gibi...

Okuduğum bir eleştirmen, Auster hakkında şöyle demiş: "Auster'ın anlattıklarında çoğunlukla küçük masum tesadüfler kahramanlarının hayatının akışını değiştiren büyük olaylara yol açarlar. İnanılması güçtür, "yok canım" dersiniz ancak okumaya devam edersiniz." Benim "Brooklyn Çılgınlıkları" için hissettiklerimi birebir yansıtmış. Klişelerle ilerleyen bu tanıdık bestseller akışını ben sevemedim.

Konusuna gelince : Evliliği bozulmuş ve kızı dahil tüm akrabalarından kopmuş emekli sigortacı Nathan Glass, kanser tedavisini tamamlayıp kendine yeni bir ev bulmaya ve orada ömrünü tamamlamaya karar verir. Brooklyn'de bir apartman dairesine yerleşir, ancak peş peşe hayatına giren yeğeni Tom ve Aurora, Aurora'nın kızı Lucy, Tom'un patronu Harry, Joyce ve kızı Nancy ile kendi öz kızı Rachel'in sıkıntıları, Nathan'ın kendisi ile baş başa kalmasını engeller. Başkalarının sıkıntılarını çözmek için uğraştıkça Nathan'ın sıkıntıları da azalacak ve yeni bir hayat kuracak gücü kendinde bulacaktır. (AkilliBidik) 
Okumaya aşık birisi olarak çok fazla romandan etkilenmişimdir ama karakteriyle bu kadar yakınlık kurduğum başka bir eser olmadı üstelik bu kitap karakterleriyle hiç bir ortak noktamın olmamasına rağmen bana bunu hissettirmeyi başardı kitaptaki karakterlerin hiç biri muhteşem insanlar değiller çok farklı özellikleri yok sizi etkilicek sarsıcak olaylarda yaşanmıyo sadece hayata pozitif bakmaya çalışan ve güzel muhabbetleri olan sıradan insanlar var bu da size hayatınızdaki insanların ve küçük şeylerle mutlu olmanın değerini farkettiriyo. Hayatında biraz pozitifliğe ihtiyacı olanlara kesinlikle öneririm. (İsmail Çepni) 
--reklam--
Brooklyn Çılgınlıkları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paul Auster - Brooklyn Çılgınlıkları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Brooklyn Çılgınlıkları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paul Auster Kimdir?
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist.

Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar yazar/Lydia-Davis ile yapan Auster, 1981 yılından beri, bir başka tanınmış Amerikalı yazar yazar/Siri-Hustvedt ile evlidir. Çift yaklaşık 40 yıldır New York'da, Brooklyn'de yaşamaktadır.

Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından yazar/seckin-selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır.

2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında yazar/orhan-pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti.

Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir.

Ödülleri
2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat
--reklam--
Paul Auster Kitapları - Eserleri
Yanılsamalar Kitabı
Şimdi ve Burada: Mektuplar 2008-2011
Yükseklik Korkusu
Görünmeyen
Brooklyn Çılgınlıkları
Kış Günlüğü
Sunset Park
Cam Kent
Lulu Köprüde
Karanlıktaki Adam
Duvar Yazısı
Yazı Odasında Yolculuklar
New York Üçlemesi
Kehanet Gecesi
Köşeye Kıstırmak
Timbuktu
Cebi Delik
Duman - Surat Mosmor
Yalnızlığın Keşfi
Şans Müziği
Son Şeyler Ülkesinde
Leviathan
Kırmızı Defter
Ay Sarayı
Hayaletler
İç Dünyamdan Notlar
Kilitli Oda
Auggie Wren'in Noel Hikayesi
4 3 2 1
Cam Kent (Çizgi Roman)
Oracle Night
Kaybolmalar
--reklam--
Paul Auster Alıntıları - Sözleri
“…insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.” (Brooklyn Çılgınlıkları)
Sonunda, kendini kendi yapma sorumluluğunu yalnızca kendinin taşıdığını anlayacaktır. (Kehanet Gecesi)
"En sonunda beni duvarın önüne getirip tüfekleriyle bedenime nişan aldıklarında, onlardan isteyeceğim tek şey, göz bağımı çözmeleri olacak. Beni öldürecek adamları gözlerimle görmek hiç umrumda değil, ama gökyüzüne bir kez daha bakmak istiyorum." (Yazı Odasında Yolculuklar)
Yerden yükselip havada durmanın özel bir yetenek istediğine inanmıyorum aslında. Hepimizin içinde olan bir şey bu. Ama kendiniz olmaktan çıkmayı öğrenmelisiniz. (Yükseklik Korkusu)
Kimi düşünceler düşünülmeyecek kadar tehlikeli olabilirler ve onları aklınızın ucundan bile geçirmemek gerekir. (Leviathan)
Annen belki güzel değildi, belki klasik güzellik tanımına uymuyordu, ama bir salona girdiğinde bütün erkeklerin bakışını üzerine çekecek kadar alımlı ve çekiciydi. (Kış Günlüğü)
"Hiç tanımadığınız seyircilerin karşısına dikilip başka bir kişiliğe bürünmek cesur olmayı mı gerektirir, yoksa bu bir zorunluluk, bir seyredilme ihtiyacı mıdır ya da insana o işi yaptıran dürtü kendini tutabilme yetisinden yoksun olmak mıdır?" (Sunset Park)
Daha dikkatli olmayı öğrenmeliyim, diye düşündü, daha az güvenmeliyim herkese, insanlar iyi niyetlerini gösterinceye kadar onlardan her türlü kötülüğü beklemeliyim. Bu acıklı dersi çok daha gençken öğrenmiş olması gerektiğini fark etmişti, kendisini bekleyen güçlüklerle başa çıkabilmesi için daha katı olması ve bunu bir program içinde uygulaması gerekliydi. (Timbuktu)
Oturup çalışmalıydık, efendim, okumalıydık, bize bahşedilen kısacık zamanda yararlı bir şeyler yapmalıydık.  (Timbuktu)
"... dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım." (Karanlıktaki Adam)
Ne var ki, tahminlerle gerçekler her zaman örtüşmüyor ve bir şeyin olası görünmemesi hiç olmayacak anlamına gelmiyor. (Görünmeyen)
"Tam da palyaçonun dediği gibi, ağlayamadığımdan gülüyorum.." (Yalnızlığın Keşfi)
Sonsuza dek barış içindeyken, Tanrı’nın işi kalmayacak yanımızda. (Yalnızlığın Keşfi)
Birkaç yüzyıl önce, altmış yaş ihtiyarlık sayılırdı ve bir zamanlar hiçbirimiz otuzumuzu geçmeyi düşünmediğimize göre onun iki katı kadar yaşamak yarısı kadar kötü sayılmaz, öyle değil mi? (Görünmeyen)
Yaşam insanı hayal kırıklığına uğratıyor. (Karanlıktaki Adam)
Kitapları, yazıldıkları kadar üzerinde kafa yorarak ve kendimizi vererek okumalıyız. (Hayaletler)
Çünkü acı gerçek değişmiyor: Dünyada adaletten çok şiir var. (Görünmeyen)
Yerin altında kaldıktan sonra bir daha dünyaya asla aynı gözle bakamazsınız. (Yükseklik Korkusu)
Her şey olduğundan başka bir anlama geliyor; hiçbir şey taşıması gereken anlamı taşımıyordu. (Köşeye Kıstırmak)
Her gün yenidir ve ben, her gün yeniden doğarım. (Cam Kent (Çizgi Roman))

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/brooklyn-cilginliklari-paul-auster-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)