# Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?, Aykut Oğut kitap özeti - Kitap konusu ve incelemesi

> Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? kimin eseri? Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? kitabının yazarı kimdir? Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? konusu ve anafikri nedir? Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? kitabı ne anlatıyor? Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? kitabının yazarı Aykut Oğut kimdir? İşte Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bu-egolari-sisirsek-de-mi-saklasak-aykut-ogut-kitap-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-03T14:13:43+03:00
- Güncelleme: 2022-02-03T14:13:43+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/03/aykut-ogut-kimdir-aykut-ogut-kitaplari-ve-sozleri-143288.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aykut Oğut 
 Yazar: Esra Banguoğlu Oğut 
 Yayın Evi: Dharma Yayınları 
 İSBN: 6055598587 
 Sayfa Sayısı: 312 

Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mükemmel bir ilişki,

Mükemmel iş,

Mükemmel kazanç,

Mükemmel dostluklar,

Mükemmel aile ilişkileri,

Mükemmel bir hayat,

Aslında yoktur...

Varolan ilişkinize, işinize, kazancınıza, dostluklarınıza, aile ilişkilerinize, hayatınıza mükemmel bir bakış açısı vardır.Biz bu kitapta, 'kendi mükemmel' bakış açımızı paylaşıyoruz sizlerle. Bizim hayatımızı, tek kelimeyle, mükemmel hale getiren bakış açımızı.Hangilerine inanacağınız, hangilerini uygulayacağınız, hangilerine sırtınızı döneceğiniz, tamamen size kalmış.Teorilerden uzak, sadece yaşanmışlıkların paylaşıldığı yolculuğumuza, sizleri de davet ediyoruz.

Hoşgeldiniz.

Aykut & Esra

Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? Alıntıları - Sözleri
"Bu konularla ilgili tek bir kitap bile okuduysanız; çekim yasası, evrenin isteklerimizi gerçekleştirmesi, pozitif düşünce vs gibi kavramların ne olduğunu biliyorsunuzdur. AMA hala olmuyor... Çünkü "bilmek" ile "deneyimlemeyi" birbirine karıştırıyorsunuz. Birşeyi eğer deneyimlemediyseniz; size AİT olmaz. Sadece kuru bilgi olarak kalır kafanızın bir yerinde. Dondurma yemek gibi düşünün. Dondurmacıya gidiyorsunuz ve yepyeni bir çeşitten bahsediyorlar. Diyelim ki adı da "Yaz Serinliği." Hemen yanına içinde neler olduğunu da yazmışlar: Çikolata, nane, karamel, hindistan cevizi, fıstık. İstediğiniz kadar bilin içinde ne olduğunu, istediğiniz kadar ezberleyin malzemeleri; isterseniz gidin seminere katılın bu dondurmayla ilgili, dondurma kuantum seansı alın, dondurma sevgi çemberleri oluşturun, birbirinize dondurma enerjileri yollayın; HALA ne olduğu hakkında EN UFAK bir fikriniz bile yok. Çünkü deneyimlemediniz. Size ait değil. Sadece BİLGİ olarak duruyor. Onun tadına bakmanın, dilinizde hissettirdiği duygunun ne olduğunu tarif bile edemezsiniz."
"Evrende hepimizin istediği gibi varolabilmesi için yeterli yer var. Evren bu, belediye otobüsü değil. Çakışan isteklerimiz evrenin bile genişlemesini sağlar."
" Vizyonlamak ne demek? Oturup, gözlerini kapatıp, istediğin hayatı seyretmek... Sanki sinemada film izler gibi. Ama en önemlisi vizyonlama sayesinde "o iş gerçekten olsa" ne hissedersiniz, onu yakalamak. Sonra bu hayaline olan bağımlılığını kırmak üzerine çalışmaya başladık. Bu pozisyon olmazsa aynı deneyim başka türlü de gelebilirdi. Belki aynı şirketin yurt dışı ayağında çalışırdı. Belki bambaşka bir şirketten haberdar olur ve aynı şeyleri orada yaşardı. İşin bu kısmını düşünmek onun görevi değil. Olayın nasıl gerçekleşeceği tümüyle evrenin işi. Buna karıştığımız zaman hem panik, hem bir kısıtlılık, hem de otomatikman bir bağımlılık yaşıyoruz. Üstünde durması gereken iki şey vardı: 1-Netlik 2- Ismarladığı şeye ait olma hissini yaşamak.(Günde 17 saniye bile yeter bunun için!) Bağımlılık konusunda biraz zorlandı. Esas çalışmamız EVRENİN kaynaklarının kısıtlı olmadığına dair sohbetler, örnekler oldu. Kendinin istediği şeyleri hakettiğine dair çalışmalar yaptık. EVRENDE ÇARELER TÜKENMEZ."
Tıp ile ilgili kitap okumak sizi doktor yapmaz.
Kanunlarla ilgili kitap okumak sizi avukat yapmaz.
Yemek kitabı okumak sizi aşçı yapmaz.
Kişisel gelişim kitabı okumak sizin hayatınızı değiştirmez.

Sadece,KENDİ değişiminiz sırasında yanınıza yol arkadaşı olur.
"Neşeli halini her daim koruyamazsın! Her zaman koruman doğal değil ve aslında her zaman koruyabilmen sana hizmet edecek bir alan bile değil. Şöyle açıklamaya çalışayım; Eğer korku hissetme kapasitemiz varsa, endişe, üzüntü, kırgınlık, acı çekme kapasitemiz varsa -ki var- bunlar içimize boşuna koyulmadı. Bunlar HATALI ya da DEFOLU olduğumuzun göstergesi değil."
Sürekli kötü hikayeleri kendimize davet edip, bir de içimizde pekiştiriyorsak hayatımızın pekde istediğimiz gibi gitmemesi son derece doğal. İstediğimiz gibi gitmemesinin de sorumlusu biziz. Hayatımızın nereye gitmesi gerektiğine, nasıl olması gerektiğine, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kimse karar veremez. Hocamız Abraham'dan çok güzel bir cümle ile bitirmek istiyorum " O kadar özgür varlıklarsınız ki, kendinizi zincirlemeyi dahi seçebilirsiniz."
Endişe, negatif dua'dan başka hiçbir şey değildir.
İstemediğiniz bir hayatı yaşarken nasıl bir hayat istediğimiz gittikçe daha net bir hal almaya başlıyor.
"OLMAK(oldum bittim anlamında) kişisel gelişimin bir parçası değildir. Doğaya bakın. OLMUŞ bir şeyin bir sonraki adımı ÇÜRÜMEKTİR."
Hayalperest: İç dünyası, hissettikleri, inandıkları, dış dünyasına yansıttıkları ile AYNI OLMAYANdır.
Evrende hepimizin istediği gibi var olabilmesi için yeterli yer var. Evren bu,belediye otobüsü değil.
Ancak hayatınızın senaristinin siz olduğunuzu kabul ettiğiniz zaman, yani yaşadığınız şeyin sorumluluğunu hissettiğiniz, hayata karşı, kendinize karşı hissettiğiniz her şeyin sorumluluğunu aldığınızda, onu değiştirme gücünü elinizde tutabilirsiniz.
"Kulaktan dolma öğrendiğimiz o kadar çok kavram var ki, aslında ne demek olduklarını bile bilmiyoruz. Öğrencilere nasıl bir ilişki istersin diye sorduğumuzda; "iyi bir ilişki, mutlu olacağım bir ilişki, sevdiğim-sevileceğim bir ilişki diye" hazırlop cevaplar veriyorlar. Tamam MUTLU bir ilişki istiyorlar AMA mutluluk sizin için ne demek? Eğer mutlu olma kavramı sizin için karşınızdaki insanın size mutluluk getirmesi ise bu zaten imkansız ve hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir durum. O zaman sen öyle bir ilişkiye ulaşamayacağın için değil, sadece "mutluluk" kavramın evrenin işlemediği bir şekilde var olduğu için bir türlü istediğin ilişkiyi yaşayamıyorsun."
Hayatını gerçekten anlamış bir insan,hayatına dönüp baktığı zaman,yaşadığı her neyse onu sonsuza kadar tekrar,tekrar,tekrar,tekrar yaşamaktan mutluluk duyacak kişidir.
 ~Nietzsche
Çocuklarınıza korkmayı değil, korkunun içinden geçebilmeyi öğretin.

Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öncelikle kitabin adı ve kapak tasarimi falan dandik kişisel gelişim kitaplarından olduğunu düşündürmesin sakın!! Çekim yasası, bilincalti pozitif enerji frekans vs konulariyla ilgilenen okuyan herkes Aykut Oğut okumalı bence. Espirili sade bir dille kendi hayatindan örnekler üzerinden anlatiyor. Bu da daha iyi oturtuyor bu konuları. Bu kitapta da eşiyle birlikte okuyucularindan gelen sorulari yanitlayarak ilerlemişler. Benim aklıma yatmayan yani anlamadigim cevabini merak ettigim tüm sorular vardı açıkçası. Dinle ilgili cakisiyor mu diye merak ettigim konuda soruda vardi hatta. O anlamda ilerde kendimede alacağım bir kitap. Çünkü evet okudum ama bu kitaplari okuyup üstünden zaman gecince etkiside geçebiliyor. Hayatimiza oturtana kadar devam etmek gerekiyor. Günlük hayatta frekansımızı düşürecek etkenler fazla sayida şu siralar bide. Sonuç olarak tavsiye ederim benim umutlarimi yesertiyor bu konular heyecanlandiriyor. Bir gün workshoplarina katilmakta nasip olur belki Amerikada falan. (Büşra) 
Bu egoları şişirsek de mi saklasak ?: Aykut Oğut’un eşi Esra Banguoğlu Oğut ile birlikte yazdığı “soru-cevap” şeklinde bir kitap.Göze çarpan imla hataları rahatsız etse de okurken verdiği keyiften görmezden gelebiliyorsunuz.Sohpet tadında,samimi,akıcı,yine yine kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap.

-Her şey başlangıçta sadece DURUMDUR.
 Aynı durum yeterince tekrarlanırsa SORUN,
 Aynı sorun yeterince tekrarlanırsa KAOS olur.

-Kişinin kendi hakkında aldığı kararlar KİM olduğunu tarif edemez.
 KİM olduğunun tek bir tarifi vardır; Koskoca EVRENin bireyselleşmiş hali olmak.

-Evrende KÖTÜ bir şey yoktur.
 NEGATİF hissetmek kötü bir şey olsaydı, evren de var OLAMAZDI !

-Evrenin en dandik kuralı ;
Bir şeye MUHTAÇSAN, ASLA senin olamaz ! (Nevin Çelebi) 
Kişisel gelişim kitapları okurken genelde çok sıkılırım, biri oturmuş da saatlerce bana tavsiyede bulunuyor sanki yada daha doğrusu bana tavsiyede bulunması için sık sık birinin yanına gidiyormuşum gibime geliyor. Eğer beğenmezsem söylediklerini saygımdan kalkamam da... Aynen öyle hissediyorum, yarım da bırakılmıyor ama Aykut Oğut yaşadığı hikayeler üzerinden anlattığı için hal tam olarak böyle olmuyor. Olumlu düşünmenize katkısı olacak... (Veysiye Celen) 

Kitabın Yazarı Aykut Oğut Kimdir?
Merhabalar, ben Aykut Oğut ve evet farkındayım genelde kitaplarda bulunan Yazar Hakkında kısmı, sanki biri anlatıyormuş gibi yazılır. Ama ben sizinle sohbet ederek yazmayı tercih ettim.
Okumakta olduğunuz kitap ta, hayatımdan alınma birçok örneğe yer verdiğim için, yasam öykümü burada çok kısa anlatıp geçeceğim. 1971 yılında İstanbulda doğdum. Öz babam, ben daha üç aylıkken öldüğü için, hiç tanışma fırsatım olmadı. Annem ben 14 yaşımda iken dünya tatlısı bir adamla tekrar evlendi ve bir üvey babam oldu. Ben lisedeyken son derece gereksiz bir şekilde Ankaraya taşındık.

Lise sona gelince, hayalim olan mimarlık ya da elektronik mühendisliği için yeterince dershaneye gitmediğim ortaya çıktı. Beni aptal sanmalarını istemediğim için annemlere gerçeği söyledim. Yani üniversiteye hazırlık kursu paralarını özel bilardo derslerine verdiğimi
 O noktada çok iyi bilardo oynuyor olmam, annemin sinirini azaltmadı, ama gerçekten çok iyi oynuyordum.

Sınavı kazanamayacağımı anlayınca, ani bir manevra yapıp konservatuvar tiyatro bölümüne girmek istedim. Bizimkiler, torpille Kıbrıstaki bir okulda yer ayarlamaya çalışırken, ben tiyatro sınavlarına hazırlanmaya başladım. Çok iddialı girdim ve çok iddialı bir şekilde kazanamadım. Kazanamadığı m in ertesi günü, o zamanın bölüm başkanı olan sayın hocam Cüneyt Gökçerin kapısını çaldım ve Benim kadar yetenekli biri neden bu sınavı kazanamadı? dedim. Kendisi de bana Çok kilolusun canım ondan, dedi. Bu arada söylemeyi unuttum, o sıralarda yaklaşık 150 kilo idim. O yaz, tam otuz kilo verdim ve kış vakti gelip de okul açıldığında tekrar Cüneyt hocamın kapısını çaldım Hocam ben bütün bir yıl boyunca derslerinize girmek istiyorum, dedim. O anki ifadesini görmeliydiniz. Cüneyt hocamın derslerine misafir öğrenci olarak girmeye başladım. Ardından bütün hocalarla tek tek konuştum ve hepsinin derslerine girmeye başladım. Bir süre sonra, o yıl sınavı kazanmış öğrencilerden daha fazla ders almaya başlamıştım bile. Neyse, zar zor geçen iki yıldan sonra 1990 yılında, Ankara üniversitesinin oyunculuk bölümüne kapağı attım.

Okulda öğrencilik yaparken, aynı anda piyasada kendime bir yer edinme çabası içinde seslendirme yapmaktan, dizilerde oynamaktan, okulu ancak yedi yılda bitirebildim. Bugün karşılaştığım oyuncuların büyük bir kısmına O benim sınıf arkadaşım dediğim zaman insanlar çok şaşırıyor. Ee kolay mı yedi senede 7 ayrı sınıf mezun ettim.

1995 yılında annemi kaybettim. Diyebilirim ki, annem benim hayattaki en yakın arkadaşımdı. En yakın arkadaşımı, dostumu, annemi aynı anda kaybetmek hiç de kolay olmadı. Annemin ölümünden sonra o zamanlar adını koyamadığım garip bir değişim başladı bende. Son derece rahat bir hayatım olmasına rağmen, bir şeyler beni rahatsız etmeye başladı. Bir anda, elimde var olan şeyler artık beni tatmin etmemeye başladı ve ani bir kararla beni bekleyen şeyleri, kariyer, evlilik, daha lüks bîr hayat vs. bırakıp, Amerikaya yerleşmeye karar verdim. Karar verdiğim günden Amerikaya gitmek üzere uçağa binmem lam 13 ayım] aldı. Size bu yolculuğun hikâyesini bütün detayları ile kitabın içinde anlatacağım.

Şimdilik tek söyleyebileceğim şu: Ağustoslardan bir ağustos, arabamla sokaklarda Ben Amerikaya yerleşiyorum nidaları atarak dolaşırken, 3 Eylül günü Horida eyaletinin küçük bir kasabasında, Mobil benzin istasyonunda tuvaletleri temizlemek üzere işe başladım. Cebimde beş kuruş para yoktu ve ingilizce bilmiyordum.

Aykut Oğut Kitapları - Eserleri
Evrenden Torpilim Var
Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?
Aykut Oğut
Keşke Kadın Olsam
Artık Zenginim
Aşkbook

Aykut Oğut Alıntıları - Sözleri
Evren her istediğimizi gerçekleştirmek zorunda. Ona verilen görev bu. Hepimiz evrenden torpilliyiz. İstisnasız, yaptığımız her yayına uygun gerçekliği bize yaşatmak evrenin işi. (Evrenden Torpilim Var)
Gün içinde birlikte olduğunuz insanları çok iyi dinleyin. Cümleleri, davranışları, eylemleri, onların varoluş şekilleriyle ilgili bütün ipuçlarını size verecektir. (Artık Zenginim)
... sevmek ile ilişkide olmanın aynı şeyler olmadığını anladım. Birini sevmeye, onunla ilişkide olmadan da devam edebilirsiniz. (Aykut Oğut)
Sizi pozitif tutan her anınızda, "ANDA'" yaşıyorsunuz.
Geçmiş, gelecek, geniş zaman, sizin için negatif anlamını yitirdiğinde, sadece o AN var olanlarla tatmin olduğunuz, gülümsediğiniz, şükrettiğiniz her an, ANDA yaşıyorsunuz. (Evrenden Torpilim Var)
"Neşeli halini her daim koruyamazsın! Her zaman koruman doğal değil ve aslında her zaman koruyabilmen sana hizmet edecek bir alan bile değil. Şöyle açıklamaya çalışayım; Eğer korku hissetme kapasitemiz varsa, endişe, üzüntü, kırgınlık, acı çekme kapasitemiz varsa -ki var- bunlar içimize boşuna koyulmadı. Bunlar HATALI ya da DEFOLU olduğumuzun göstergesi değil." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Sakın unutmayın . Esas öğretmen kendiniz , esas öğreti sizsiniz ! (Evrenden Torpilim Var)
"Evrende hepimizin istediği gibi varolabilmesi için yeterli yer var. Evren bu, belediye otobüsü değil. Çakışan isteklerimiz evrenin bile genişlemesini sağlar." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Bana verilen en büyük hediye, kendim olabilme özgürlüğü. Bunu bile deneyimleyemeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var? (Keşke Kadın Olsam)

Evrende hepimizin istediği gibi var olabilmesi için yeterli yer var. Evren bu,belediye otobüsü değil. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Endişe, negatif dua'dan başka hiçbir şey değildir. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Bir masalın kahramanlarıyız. Her sayfasını kendi yazdığımız bir masalın. (Aykut Oğut)
Çözüm: Gülümse, odaklan, değiştir. (Evrenden Torpilim Var)
Eğer şu an bolluk-bereket içinde değilseniz, parayla kötü bir ilişkiniz, paraya dair kötü bir inancınız, varoluş şekliniz olduğu içindir. (Artık Zenginim)
Değerini onun gözlerinde,
Güzelliğini onun sözlerinde,
Özgürlüğünü onun kurallarında,
Varlığının anlamını, onun yaşamında arama.. (Keşke Kadın Olsam)
Kendinizi kare bir bahçenin içinde düşünün.4bir yanınız çiçeklerle çevrili.Tam ortada elinizde bir su hortumu ile duruyorsunuz.Hortumu sağa sola çeviremiyorsunuz.Siz ne tarafa dönerseniz hortum orayı suluyor.Bahçenin bir duvarında güller diğer duvarında limon ağaçları bir duvarında Karanfiller ve bir duvarında yabani otlar var.Şimdi siz bahçenizde yabani otları istemiyorsunuz diyelim ve habire otlara bakıp yani o tarafa dönüp "Of ya ne çirkin bu otlar bütün huzurumu kaçırıyorlar"deyip duruyorsunuz. Hatırlatmak isterim siz ne tarafa dönüyor sanız ucundan bol bol su akan hortum da o tarafa dönüyor.Ee şimdi bu durumda siz habire yabani otlara bakarsanız ne olacak?O tarafa döndüğünüz için bol bol su alacaklar ve gittikçe de büyüyecekler Halbuki siz sadece istediğiniz tarafa dönerseniz ve istemediğiniz tarafa hiç bakmazsanız bir süre sonra o yabani otlar ne olacak çürüyüp gidecek... (Aykut Oğut)
Sürekli kötü hikayeleri kendimize davet edip, bir de içimizde pekiştiriyorsak hayatımızın pekde istediğimiz gibi gitmemesi son derece doğal. İstediğimiz gibi gitmemesinin de sorumlusu biziz. Hayatımızın nereye gitmesi gerektiğine, nasıl olması gerektiğine, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kimse karar veremez. Hocamız Abraham'dan çok güzel bir cümle ile bitirmek istiyorum " O kadar özgür varlıklarsınız ki, kendinizi zincirlemeyi dahi seçebilirsiniz." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Hayalperest: İç dünyası, hissettikleri, inandıkları, dış dünyasına yansıttıkları ile AYNI OLMAYANdır. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)

İçinde bulunduğumuz duruma gülümseyebilmeniz lazım. "Gülümseyebilmenin" gerçek anlamı, içinde bulunduğunuz durumla barışık olmanız demektir. (Evrenden Torpilim Var)
“Öfke-korkunun maske takmış halidir.” (Artık Zenginim)
Tıp ile ilgili kitap okumak sizi doktor yapmaz.
Kanunlarla ilgili kitap okumak sizi avukat yapmaz.
Yemek kitabı okumak sizi aşçı yapmaz.
Kişisel gelişim kitabı okumak sizin hayatınızı değiştirmez.

Sadece,KENDİ değişiminiz sırasında yanınıza yol arkadaşı olur. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bu-egolari-sisirsek-de-mi-saklasak-aykut-ogut-kitap-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi)