# Bunlar da mı İnsan - Primo Levi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bunlar da mı İnsan kimin eseri? Bunlar da mı İnsan kitabının yazarı kimdir? Bunlar da mı İnsan konusu ve anafikri nedir? Bunlar da mı İnsan kitabı ne anlatıyor? Bunlar da mı İnsan PDF indirme linki var mı?  Bunlar da mı İnsan kitabının yazarı Primo Levi kimdir? İşte Bunlar da mı İnsan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/bunlar-da-mi-insan-primo-levi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-14T21:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-05-14T21:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/14/primo-levi-kimdir-primo-levi-kitaplari-ve-sozleri-222539.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Primo Levi 
 Çevirmen: Zeyyat Selimoğlu 
 Orijinal Adı: Se questo è un uomo (Auschwitz Trilogy #1) 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789755105253 
 Sayfa Sayısı: 248 
--reklam--
Bunlar da mı İnsan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1919’da Torino’da doğan ve kimya öğrenimi gören Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey İtalya’da faşizme karşı direnen arkadaşlarına katıldı. İtalyan yahudisi kimliğini saklamayınca önce Fissolo’daki toplama kampına, orada geçirdiği iki ayın ardından da, 1944’de, beraberindeki altı yüz elli kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı’na gönderildi. 24 yaşındaydı. O altı yüz elli kişi içinden hayatta kalmaya başaran yirmi kişiden biri oldu. Hayatının geri kalanında en büyük önceliği, insanüstü denilebilecek bir azimle, tüm gördüklerini, yaşadıklarını aktarmak, Nazilerin ölüm saçan deliliğinin, unutuşun karanlığında yok olmasına engel olmak oldu.

Bunlar da mı İnsan, Nazi zulmünün, toplama ve ölüm kampları cehenneminin, insanın insana uyguladığı akıl almaz fiziksel ve manevi şiddetin olağanüstü bir nesnellikle dile getirildiği bir metin ve yitip giden milyonlarca canın çığlığıdır. Ölüm saçan muktedirlere karşı inanılmaz bir yaşamı olumlama direnciyle dolu, eşi bulunmaz bir tanıklığın kitabıdır.

İnsana dair gerçekle yüzleşmek vicdanı sızlatır, can yakar, evet, ama unutmamak, unutturmamak da onuruyla yaşamak isteyen insanın önceliğidir.
--reklam--
Bunlar da mı İnsan Alıntıları - Sözleri
BUNLAR DA MI İNSAN
Siz ki güven içindesiniz
Sıcak evlerinizde,
Siz ki akşam eve döndüğünüzde
Sıcak yemek ve dost çehreler buluyorsunuz:
Düşünün bir, bir insan mıdır
Çamurda çalışan
Huzur bilmeyen
Yarım ekmek için mücadele veren
Bir evet ya da bir hayırla ölen kişi.
Düşünün bir, bir kadın mıdır,
Saçları, adı olmayan
Artık anımsama gücü olmayan
Gözleri boş ve bağrı soğuk
Kışın bir kurbağa gibi.
Bunların olduğunu düşünün:
Sizlere yöneltiyorum bu sözleri.
Onları yüreğinize kazıyın
Evinizdeyken, yolda yürürken,
Yatarken, kalkarken;
Çocuklarınıza yineleyin bu sözleri.
Yoksa, eviniz yıkılsın,
Hastalık dert olsun başınıza,
Çocuklarınız yüz çevirsin sizden.
İnsan, güttüğü niyeti en uygun çareye başvurarak izlemek zorundaydı. Bunda bir yanıldın mı, pişmanlık geliyordu ardından, bedelini pahalıya ödüyordun.
"Tam bir mutluluğu gerçekleştirmenin imkan dışı olduğunu er geç herkes öğrenir yaşadığı süre içinde; ne var ki madalyonun ters tarafını düşünen az insan vardır; tam bir mutsuzluğun da aynı kapıya dayandığını."
Dibe ulaştık artık, derindeyiz. Bundan daha derini olamaz, insan varlığının daha acıklı bir hali olamaz, düşünülemez.
Pikkolo denizlerde dolaşmış, ufkun kendi içine kapanması ne demektir bilir herhalde; tek bir çizgi halinde, özgür ve sade, ve sonra artık denizin kokusundan başka bir şey yok; tatlı, müthiş çarpıcı şeyler.
Yoklamada bulunmayan her kişiye karşı on kişi kurşuna dizilecekti.
Yüzlerimizi kim ayırabilir, yüzlerimizin birbirinden farklı olduğunu kim anlayabilir ki: Onlar için sadece "şey", çoğul değil, tekiliz.
Tam bir mutluluğu gerçekleştirmenin imkân dışı ol duğunu ergeç herkes öğrenir yaşadığı süre içinde, ne var ki, madalyanın ters tarafını düşünen az insan vardır: tam bir mutsuzluğun da aynı kapıya dayandığını. Her iki ucun gerçekleşmesine karşıkoyan ânlar aynı hamurdandır, bizim insan olmamızla ilgilidir ikisi de. Böylece, bu gerçekleşme işlemine karşıkoyan şey, bizim gelecek için beslediğimiz ve kimine yarın için umut, kimi ne umutsuzluk veren ve hep yetersiz kalan sezgimizdir. Her sevince, ama aynı zamanda da her acıya bir sınır koyan ölüm kesinliğidir bu karşıkoyan şey.
13 Aralık 1943’te faşist milis güçleri tarafından tutuklandım. Yirmi dört yaşındaydım o sıralarda, görüşüm kıt, deneyimim yok denecek kadar azdı. Dört yıldan fazladır ırkçılık yasaları tarafından itham edildiğim için, sanki kendi kendimden uzağa düşmüş, saklı kalmış, gölgeleşmiş uygarlık fikirleri, candan gençlik arkadaşlıkları, soluklaşmış kız yüzleriyle dolu, gerçek dünyadan oldukça uzaklaşmış, kendi iç dünyama kapanmak eğilimi içinde kalmıştım. Soyut, ölçülü bir devrimci ruha sahip bir kişiliğim olduğuna inanıyordum.
Ne var ki insan kendi yazgısı olunca mantıkla pek ilişki kuramıyor.
Çalışmayla uykudan uyanma arasında on dakikalık bir vaktim varsa, ben o vakti başka bir yerde kullanırım; kendi içime kapanırım bir güzel, bilanço yaparım, belki son defa gördüğüm gökyüzüne çeviririm gözlerimi, göğü seyrederim; yaşadığımdan
emin olmak ister, şu kısa ânın lüksünü tadarım kendimce.
İnsanoğlunu mahvetmek, onu yaratmak kadar güç.
Hiçbir şey düşünemiyor insan; hanidir ölmüşüz sanki.
Tam bir mutluluğu gerçekleştirmenin imkan dışı olduğunu ergeç herkes öğrenir yaşadığı süre içinde.
Ya ölüp gider, ya da hiçbir anı bırakmaksızın o yalnızlık içinde yiterler.
--reklam--
Bunlar da mı İnsan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

"İŞSİZLİĞİN BANA VERDİĞİ YETKİYE DAYANARAK"

Biraz uzun bir aradan sonra hepinize tekrar merhabalar MONÇİÇİLER ve iflah olmaz İŞSİZLER!!! Hemen kısa kesip doğrudan girizgah yapalım.. Evet yine sahaflardan alınan bir güzide kitapla daha karşınızdayız..İnsanlığı bitirmeye and içmiş bir nefret , yeryüzünde kurulan suni bir cehennem ve tesadüf eseri buraya savrulan bir adamdan bahsedeceğim sizlere.. Ama bunu yapabilmem , daha doğrusu sizin de okurken anlamlandırabilmeniz için bu akıl almaz nefreti, onu meşrulaştıran zihniyeti ve ona meşruiyet kazandıran halkı anlatmam lazım sizlere .. Olayların 2. dünya savaşı sırasında yaşandığı göz önüne alınırsa kısaca o günlere , o günün koşullarına uzanalım.. (bira - tuzlu fıstık , kah& - browni - çay - kurabiye losjistik desteğini alıp herkes elinin altına suni bir Batman ve Robin koalisyonu kursun .. hepinize afiyet olsun !! )

 - 2. Dünya savaşının fitilini ateşleyen antlaşma : "Versay" -

Alman hükümeti 1. Dünya savaşında bizim başımızı yaktığı gibi kendi başını da yakarak yenik çıkıp ağzının üzerine tokadı yiyip köşesine çekildiğinde, İtilaf devletleri hemen önüne Versay antlaşmasını dayadılar .. Şartlar çok ağırdı ..Daha önce elinde bulunan topraklar ve sömürgeleri elden gitmişti ..Antlaşmada tekrar savaşamaması ve etkisiz kalması adına sadece iç güvenlikten sorumlu olacak yüz bin askere izin verilmişti ordu hanesinin karşısında.O dönem için korkunç yüklü bir savaş tazminatı da dayatılan hükümler arasındaydı ..Bu tazminat ödenmez ise işgal devam edecekti..Kısacası ordusunu , ekonomisini ,kolunu bacağını budayıp biblo gibi müzelik etmişlerdi Almanya' yı (hemen ekleyelim : itilaf devletleri bu antlaşmayı Almanya' yı aşşağılamak adına eski bir tren vagonunda imzalatmışlardı .. Ama zamanı geldiğinde Hitler Fransa' ya Blitzkrieg'le (VER MEHTERİ!!) girecek, aynı vagonu hurdalıktan bulup çıkarttırıp Fransa' yı da içine sokmak suretiyle imzalatıp "HOROZU" döndürecek TAVUĞU ÖPTÜRECEKTİ) .. Yıllar yılları kovaladı ..Bozulan mali düzen , getirisi olan açlık ve sefalet yetmezmiş gibi 929- 939 arasında Büyük Buhran baş gösterdi ..Tabii Almanya kendi çapında önlemler almaya çalışmıştı..Bunlar arasında kısa vade ile akan kanı durduran ama sonrasında atardamara neşter vuran yanlışlar da yer almaktaydı.. Neydi bunlar ? Almanya yaşadığı buhranı aşmak için para basma yoluna gitmiş ama kısa süre sonra devasa boyutlara tırmanan HYPER ENFALSYONUN pençesine düşmüştü..Durum o kertede korkunç boyutlara vardı ki bir dönem fırına gidip bir (1) ekmek almak için 200 milyon mark ( HAYIR YANLIŞ OKUMADINIZ! ) ve BİR EL ARABASI gerekir oldu.. İtilaf devletleri ve kız evinde kına gecesinde (kına gecesi cidden cinnet bir olay yalnız YASAKLANSIN! =D ) çayda çıraya şahlanan Fransa herşeyi hesaba katmıştı ama Hitler' den ve önceleri sıkı bir marksist sonraları ise totoliter rejimin ağababası ve ilkin Hitlerin akıl hocası olacak Mussolini ' den haberleri yoktu o yıllarda .. Açlıkla cebelleşen Alman halkı çaresiz , DÜSELDORFLUYUZ KAZMA KÜREKTEN SORUMLUYUZ kıvamında dernekler kura dursun , yahudiler pek çok iş kolunda çeşme başını tutmuş atı almış Leipzig ' i geçmişlerdi..İşte bu ekonomik şartlar ve sosyolojik buhranlar ışığında Hitler galeyana gelmeye hazır halka kurtuluşu ve açlığın sebebi olarakta yahudileri gösterince küçük kıvılcım büyük orman yangınına dönüştü ve alevleri arkasına alan Hitler 64 milyon 999 bin 846 ( tam rakam vereyimde otoroite kabul edileyim =P ) kişinin öldüğü Dünya Turnesine start vermiş oldu ..Burda bir parantez açmak lazım .. Peki ama Yahudileri niçin özellikle seçmişlerdi ? Cevap gayet basit ; yahudiler yukarda belirttiğim gibi tüm iş kollarının başındalardı ve buna rağmen çalıştırdıkları ve sahip oldukları müesseselere yahudi harici yabancı unsurları almıyor , sermayenin de büyük yüzdesini ellerinde tutuyorlardı .. Velhasılkelam Çek Cumhuriyeti ve ardına Polonya işgalinden sonra , dev savaş sanayisinin çarklarını döndürmeye Alman halkının ekonomik gücü ve insan kaynakları yetmez oldu .. Almanya çok kısa sürede çok büyük savaş gücü elde etmek zorundaydı..Bunun sonucu olarak sıfır maliyetli bedava işgücü ile cehenneme tek yönlü bilet kesen toplama kampları devreye girdi .. Buraya kadar sanırım herşey alındı anlaşıldı TAMAM ?! Biramdan bir yudum alayım =)) Oh mis !! Kırt kurt iki de tuzlu fıstık ve devam ..

 - Buradan Ancak "BACADAN" Çıkabilirsin ... -

 "İŞTE TÜM DÜNYANIN GÖZLERİNİ DİKTİĞİ BU ÖLÜM GRUBU" olan (dünya kupası çekilişlerinde duyardım hep.. hususi bu tanımı kullanmak için günlerdir fırsat kolluyordum bugüne nasip oldu

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/bunlar-da-mi-insan-primo-levi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)