# Burada Kalmak - Sibel K. Türker Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Burada Kalmak kimin eseri? Burada Kalmak kitabının yazarı kimdir? Burada Kalmak konusu ve anafikri nedir? Burada Kalmak kitabı ne anlatıyor? Burada Kalmak PDF indirme linki var mı?  Burada Kalmak kitabının yazarı Sibel K. Türker kimdir? İşte Burada Kalmak kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/burada-kalmak-sibel-k-turker-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-11T14:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-05-11T14:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/11/sibel-k-turker-kimdir-sibel-k-turker-kitaplari-ve-sozleri-219691.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sibel K. Türker 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750737299 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Burada Kalmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öyle ya, dalgalar olduğuna göre bir deniz de olmalı. Hepimizin kendi şehrini kıyısına kurduğu bazen mavi ve dingin bazen tehditlerle dolu karanlık bir denizi olmalı. Herkesin kurtuluşunu ya da yıkımını bulacağı bir deniz. Acaba ölüm de oradan mı gelir?

Burada Kalmak, adından da anlaşılabileceği gibi, insanımızın bugün içinde bulunduğu ruh durumuna ışık tutan bir roman. Sibel K. Türker, her zamanki güzel Türkçesiyle, kahramanlarının iç dünyalarına yönelik bir kazıya girişiyor. Burada Kalmak’ın lise çağındaki anlatıcısı Kutlu, çevresindeki tüm kalabalığı gözlemliyor… Böylece ortaya hem bugünün Ankara’sının hem de tüm bozulmalara karşın burada kalmak isteyenlerle kaçıp kurtulmak arzusunda olanların bir manzarası çıkıyor.
--reklam--
Burada Kalmak Alıntıları - Sözleri
Kendime kimse tarafından bölünemeyecek hisler, düşünceler, yani kocaman bir özgürlük mü alsam?
"Aile bir çamurdur oğlum. İnsan onun içine doğar ve bir daha da temizlenemez."
İnsanın kaderini bilmesi hayattaki en kötü şeydir. Bilir ama kurtulamazsınız. Hatta ne kadar direnseniz, ne kadar çabalasanız da kaçınılmaz sona tıpış tıpış yürümekten başka çareniz de yoktur. Bir mahkum gibi.
"Geriye hiçbir şey kalmazmış... geriye boşluk kalırmış. Boşluk kalabilir mi ki?
Anne şefkati güneşin her gün doğacağını bilmek gibi bir şeydir.
Kimse beni dövmedi,ama acıyor. Acıyor işte...
“Hayatın bir kefesinde şanssızlık varsa bir kefesinde inanılmaz bir şans olması durumu ilginç değil mi?..”
Şu biz sözcüğü de her zaman bir hiçliği yamamak için söylenirdi.
"Yaşam ölüm tarafından belirlenmiş bir hikayedir buna katılıyorum ama..."
--reklam--
Burada Kalmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yaşasın Cumhuriyet: Sibel K. Türker'in Burada Kalmak kitabı ile geldim bu kez. Bir önceki kitapta olduğu gibi bu kitapta da Ankara'dayız
Nasıl denk geldiyse?

Kitabımızın başkarakteri 17 yaşında lise öğrencisi olan Kutlu.
Kutlu dedesi, babası ve ağabeyiyle yaşamakta.
Küçük yaşta annesini kaybeden bu Kutlu oğlumuz tam bir polyanna desem yeridir. Kendisini optimist (iyimser) olarak tanımlıyor zaten. Fransız dil filozofu Voltaire' nin Türk gençliği mübarek

Bir de kendisinden üç yaş büyük arkadaşı Erdem var ki tam bir pesimist. O da Italyan düşünür Machiavelli'nin Türk versiyonu
(Yazar bu benzetmeleri yaptığımı okusa ne der acaba?)
Yani Erdem de Kutlu'nun zıddı bir karakter. Onun da annesi yok. Aralarındaki tezatlığa rağmen onları birleştiren ortak nokta bu belki de....

Kutlu ve Erdem üzerinden annesuzlik hissi çok güzel anlatılmış. Kadının toplumdaki yerine ısrarla dikkat çekmiş yazar. Sürekli yemek, temizlik, düzen konularında anneye duyulan özlem dile getirilmiş. Sanki kadının toplumdaki yeri sadece annelik yapmakmış gibi!

Bir de apartmanda bir Suna teyzemiz var. Otoriter mi otoriter. Suna teyzeye Kutlu'nun dedesi Süheyl, Suna teyxenin kızı Melike'ye Kutlu'nun babası Fuat, Melike'nin kızı Oya'ya da Kutlu aşık. Sadece Kutlu'nun ağabeyi Kutsal açıkta kalmış.
O zaten araya karışmış bir İrlandalı.
Bu bağlamda kuşaktan kuşağa değişen insan ilişikleri ele alınmış.

Yazarın üslubunu Oğuz Atay'a benzettim ben. Yaptığı felsefeyi beğendim. Ayrıca yazarlık ve yazı türleri üzerine yaptığı yorumlar enfes. Mesela Irlandalı diye tabir ettiğim ağabey Kutsal bu bağlamda dildeki yabancılaşmayı temsil ediyor.
Evet, doğru anladınız.. Kitaptaki her karakter bir metafor aslında.

Dedim ya kitap Ankara'da geçiyor diye. Yazar bir kentin başkent olabilmesi için yeterli ve gerekli sosyal ve kültürel alt yapıya sahip olması gerektiğinden yana. Bu durumda eleştirisini yapan yazar ile aynı fikirdeyim ben de. Hep söylerim, maalesef Ankara başkent olmaya pek de uygun bir şehir değil.
Bence Ankara'nın tek güzel yanı Anıtkabir

Kitabımızın hikâyesi 2002 yılında geçiyor, O yıllarda baş gösteren Ankara'daki kentsel dönüşüme değinilmiş. Bu da yurtdışında yaşamasına rağmen Ankara'da yaşayanların kaderini etkileyen Melike üzerinden anlatılıyor. Annesi Suna teyze tabii ki bu duruma karşı. Dimdik ayakta ve direniyor.
Suna teyze Cumhuriyet, Melike ise 2002'den sonraki zihniyet

Dediğim üzere her karakter çok özel ve hepsi de bir kavramı ifade etmekte.
Gerçek ile rüya, geçmiş ile gelecek, kalmak ile gitmek, iyi ile kötü, sevgi ile nefret, inanç ile inançsızlık ve daha birçok zıt kavramın arasında gidip gelir insanoğlu. Önü sonu herkes bir yerde kalır.
Ben Suna teyzede kalmak istiyorum şahsen
Yaşasın Cumhuriyet
Bakalım siz okuduğunuzda nerede kalmak isteyeceksiniz.

Nerede kalırsanız kalın evvela sevgiyle kalın.
Çav bella. (Burcu Ekinci) 
Ankara...Baba memleketim...Hayatım boyunca ya üç ya dört kez gitmişliğim var,onlar da bahara yaza gelmiş...O dillere destan soğuğunu ,ayazını hep anlatırlar,dinlerim bu sefer de Sibel Türker'in kaleminden dinledim...
 Anlatıcımız Kutlu 16 yaşında ,onun annesiz 3 kuşak erkekle (alt katta dedesi,evde babası ve abisi) birlikte yaşantısı, annesizliğine ,derdinin dinlenilmeyişine ,biraz da kendi suskunluğuna rağmen içindeki masumiyetin, saflığın bozulmayışına şahit oluyorsunuz kitapta...
Başta dedim ya Ankara, bana hep soğuk,hep kasvetli gelmiştir bir parça, kendimi hiçbir zaman ait hissedememişim,işte o kasveti,yalnızlığı ,içine kapanışlığı içinize çeke çeke okuyorsunuz...Kalmakla gitmek arasındaki o ezeli rakabetin sorgulandığı,yazarın güzel ,edebi diliyle yazmış olduğu Burada Kalmak ,sizi de içinize çıkacağınız bir yolculuğa götürecek Kitapla kalın sevgili dostlar (Betül) 
Sibel K. Türker öyküden romana geçiş yapan yazarlarımızdan. Bu geçiş kesinlik kazandı mı bilmiyorum ama son öykü kitabının peşinden iki roman yayınladı. Genelde her iki türde de eser veren yazarlar ikisine de kıyamadıklarından olsa gerek bir öykü, bir roman sırasıyla gitmeye imtina ederler. Bu yüzden romanda karar kılınmış öyküden vazgeçilmiş hissine kapıldım.
 Lafı fazla uzatmadan Sibel K. Türker’in iki türde de güzel eserler verebilen yazarlardan olduğunu belirtip kitaba geçelim.
 Burada Kalmak’ın hikayesi lise ikinci sınıf öğrencisi Kutlu’nun yaşamını konu ediniyor. Anlatıcımız roman yazma uğraşı içinde üç mensubu bulunan ailenin en küçüğü Kutlu, kendi yaşam öyküsünü yazıyor.
 Kitap yalnız çevremize, dış dünyaya değil kıyafetlerimize, vücudumuza dahi yabancılaştığımız anlara yönelik Kutlu’nun yazdığı Edebiyat dersi ödeviyle başlıyor. Son sayfalara kadar da yaşama anlam arayan genç Kutlu’nun düşünü içinde buna benzeyen küçük felsefi dokunuşlar devam ediyor. Aidiyet duygusunun noksanlığı genç karakterimizi yaşadığı çevreyi aşırı sahiplenmeye kadar götürüyor. Bir anlamda yabancılaşmayı –daha fazla yabancılaşmadan, öteye gitmeden- burada kalarak çözüyor.
 Burada kalacağız; Ankara’da, Alman Mahallesinde.
 Kutlu kendini iyimser olarak tanımlıyor, tanımlamaya çalışıyor, bununla kalmayıp iyimser kalabilmek için çaba sarf ediyor. Kutsal ve Erdem gibi iki kötü ruhun varlığıyla anlatımın diyalektikle ilerleyebileceğini düşünüyorsunuz. Evet bazen buna ilişkin belirtiler izlek şeklinde görünse de yazarın üslubu tekniğe kendini yedirmiyor. Daima hakim unsur olarak kalıyor.
 İyimserliğin doğal sonucu neşeyi, yaşama sevincini çağrıştırırken Kutlu kendini keder yüklü bir insan olarak tarif ediyor. Fakat okuyucu keder ve hüznü gerek davranışlarında gerekse diyaloglarda yeterince hissetmiyor. Belki de dile getirmeden içinden yaptığı esprileri, yer yer ironik yaklaşımını kederi dağıtmak için kullanıyor şeklinde anlamlandırmalıyız. Bilmiyorum.
 Kitap geniş bir yaş aralığına hitap edebilecek düzeyde dolu. Çok fazla mekana, kahramana ihtiyaç duymadan derinleşebiliyor. (i. turan soyarslan) 
--reklam--
Burada Kalmak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sibel K. Türker - Burada Kalmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Burada Kalmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sibel K. Türker Kimdir?
Sibel K. Türker, 1968'de Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı seminerlerine katıldıktan sonra öykü yazmaya başladı. Şiirleri Sombahar dergisinde; denemeleri Radikal İki ve Milliyet Sanat'ta; öyküleri ise Hayalet Gemi ve Adam Öykü'de çıktı. Kalp Yazan ve Öykü Sersemi adlı ilk iki öykü kitabı Doğan Kitapçılık tarafından yayımlandı.
--reklam--
Sibel K. Türker Kitapları - Eserleri
Hayatı Sevme Hastalığı
Ağula
Burada Kalmak
Şair Öldü
Meryem'in Biricik Hayatı
Benim Bütün Günahlarım
Mecnun Kelebekler
Öykü Sersemi
Kalpyazan
Aşk'ın Kalplerimizdeki Mutat Yolculuğu
Öykü Sersemi
Şair Öldü
--reklam--
Sibel K. Türker Alıntıları - Sözleri
"Yanımda , bavulumda taşıdığım , gözüm gibi sakındığım tek bir anım bile yok. Çocukluğun , hayat denen güvenli kucakta bir saat oturmuşluğu , uykuya dalmışlığı yok." (Ağula)
"Bu ülkede vizyon yok, genişlik yok.Hep gerçek; yekpare çirkin Allahsız gerçek. Ne hayrını gördük ki?" (Ağula)
“…Çünkü hakikate ulaşmak zaman alırdı. Çünkü hakikatin katmanları deniz tarağı Ming’in kiler kadar kolay sayılmazdı.” (Meryem'in Biricik Hayatı)
Çok yaşa demeyeyim çocuğum, bilinçli yaşa. (Ağula)
Hiçbir şey dilemiyoruz, hiçbir şey öbür dünyadan;
Yalnız deniz üstünde bir ışık, deniz üstünde yalınayak bir ışık
ve uykuya dalmış karalar... (Kalpyazan)
"Korktukça gelir seni bulur," diyor odaya seğirterek. "Batıl gelir seni bulur..." (Hayatı Sevme Hastalığı)
İnsan sesinden uzakta,tek bir dalın ya da kuşun,yaprağın,hışırtının,belli belirsiz yaşamanın dokunulmazlığına sığınırdım. (Şair Öldü)
Bir parça akıl,ne bileyim derinlik,aşk,duygu,yetenek ısmarlayacağımız bedeli çoktan ödenmiş varlığımız bizi bekler,bizi kuşatır,sizi bırakmaz.Kendimize dair köleliğimiz çok eskidir insan azat edilme beklentisiyle doğar.... (Şair Öldü)
" İnsan, uzayın ve tarihin herhangi bir noktasında unutulmuş bir taştır. Kimse yerinden kaldıramaz onu, Tanrı bile..." (Öykü Sersemi)
Kimse beni dövmedi,ama acıyor. Acıyor işte... (Burada Kalmak)
"İşte seni sırf bunun için kabul ederim. Harf oyunlarına girme. Seni, orijinal yalnızlığın için takdir ederim." (Şair Öldü)
Fakat annenizin ani ölümü size şunu öğretir: ertesi günün olmadığını. Sadece onun için değil sizin için de olmayacağını. (Hayatı Sevme Hastalığı)
"Geriye hiçbir şey kalmazmış... geriye boşluk kalırmış. Boşluk kalabilir mi ki? (Burada Kalmak)
“İnsanlar aşağı yukarı birbirine benzer ve yazgıları da...” (Meryem'in Biricik Hayatı)
Hayat kendini yazdırıyorsa bunda ne aramak gerek?Önem ve hile.Azıcık hile.Çünkü hayat düzenbazdır (Şair Öldü)
Bir de tuhaf ama bütün bu sıkıntılarla yaşamak güzeldi. Baş ağrısı hissetmek nedense güzeldi. Of çekmek ve bununla dağları yerinden oynatamamak, insanın evrendeki etkisizliği harikuladeydi. (Benim Bütün Günahlarım)
Hayatın yükünü ayaklar mı yürek mi çekerdi acaba? Akılsız başın cezasını ayaklar çekerdi de, akılsız hayatların cezasını elbet yürekler göğüslenirdi. (Mecnun Kelebekler)
Sözle ölmüyordu İsmet. Sözle belki çok yaşlılar, kalbi, tansiyonu, astımı olanlar ölebilirdi. Bir de kitaba düşkün olan hassas ruhlar. (Mecnun Kelebekler)
"Kaderlerde,bahtlarda ve tenlerde sanki suç ve günahlar siyahta yuva yaparmış gibi aklık gözetiliyordu.Toplumun bu fikrisabit aklık duygusundan,bu amansız saplantısından içi bulanıyor ancak olan biteni biraz uzaktan izlemenin eğlencesiyle avunuyordu.Böyle akların içinde kara olmanın bir tadı vardı doğrusu.Ve berbat da bir sorumluluğu." (Mecnun Kelebekler)
İnsanlar ricadan filan değil yalnız emirden anlıyorlardı.Sindirilmis toplum. (Benim Bütün Günahlarım)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/burada-kalmak-sibel-k-turker-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)