# Bütün Oyunları - 1 - Bertolt Brecht Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Bütün Oyunları - 1 kimin eseri? Bütün Oyunları - 1 kitabının yazarı kimdir? Bütün Oyunları - 1 konusu ve anafikri nedir? Bütün Oyunları - 1 kitabı ne anlatıyor? Bütün Oyunları - 1 PDF indirme linki var mı?  Bütün Oyunları - 1 kitabının yazarı Bertolt Brecht kimdir? İşte Bütün Oyunları - 1 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/butun-oyunlari-1-bertolt-brecht-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-05T13:00:20+03:00
- Güncelleme: 2022-06-05T13:00:20+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/05/bertolt-brecht-kimdir-bertolt-brecht-kitaplari-ve-sozleri-239145.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Bertolt Brecht 
 Çevirmen: Yılmaz Onay 
 Yayın Evi: Agora Kitaplığı 
 İSBN: 9786051031729 
 Sayfa Sayısı: 642 
--reklam--
Bütün Oyunları - 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
- İncil
- Baal (1919 yazımı)
- Baal (1922 yazımı)
- Erkek Baal’in Yaşam Öyküsü
- Gecede Trampet Sesleri
- Düğün
- Dilenci veya Ölü Köpek
- Şeytan Kovma
- Karanlıkta Işık
- Balık Avı
- Ova
- Vahşi Ormanda
- Kentlerin Vahşi Ormanında
--reklam--
Bütün Oyunları - 1 Alıntıları - Sözleri
Ah, siz cennetten cehennemden kovulmuşlar!
Siz katiller, niye ana kucağında beklemediniz?
Niçindi çektiğiniz onca sıkıntılar?
Ana kucağında uyumak varken sessiz...
Ama her şey bir yana, bedenen hayat devam ederdi yine de en iyi niyetle, delikanlı, ne var ki senin ruhun felaket soylu bir kişilikti, ev hasarlıydı ve fareler batan gemiyi terk eder; sen yalnızca kendi alışkanlığının altında kalmışsın.
Bitmişsin sen, bırak anlatayım, az sonra kokacaksın, rüzgar sürer gider, her şey sürüp gider, senin kulübeni biliyorum ben, nerede olduğunu, yaşayanlar senin mülkünü gasp ediyorlar, sen de o mülkü zorda bıraktın yani, sırf kendi huzurunu istedin.
Düşünce şapka değildir ki her kafaya uydurulsun.
''Sevme kapasitesine sahip, sevilme yoksunluğundaki insanlar, kafalarında bir resim çizerler...
Çevrelerindekilerle sınarlar resimlerini...
Çevrelerinde de, sevme kapasitesine sahip, sevilme yoksunluğunda kişi varsa eğer, özveri başlar, resim cisme dönüşür...
Aşk derler adına...
İnsan denen sosyal yaratık, alemde yenileme yeteneği en yüksek olandır... Yerel ve düşünsel ayrılıklar girdi mi araya...
Aşk biter, resimle kalınır başbaşa... ''
İyi düşün, Andree!

 Son söyleyeceğini ilk söyleme!
Kimin vicdanı varsa kuşlar onun çatısına pislerler! Kim sabırlıysa akbabalar onu yer. Her şey bir kasılmadır.
Duyarsızlığın doruğuna erişmiş insanlık, altın dönemini kurmaya hazırlanıyor.
Başkalarının yapamadığını yapmaya cüret edince hazmedemiyorlar işte. Hele kendi yapamadıklarının iyi olduğunu gördüler mi, mutlaka acısını çıkarıyorlar.
Üstünde gökyüzü ve hiç yalnız değilsin.
bir kadın her şeyi verir size
Ama geçmiş olsun, artık yok hiçbir şeyi!
Duyarsızlığın doruğuna erişmiş insanlık, altın dönemini kurmaya hazırlanıyor.
Göğe şaşı bakılmaz!
Yazarlar! Kitap yazıp hayattan öçlerini alıyorlar. Hayat da değişerek öç alıyor.
--reklam--
Bütün Oyunları - 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
" Herkes kendi derisi içinde en iyidir ": Böyle yazar oyunlarının sahnelendiği sahnelerde. O tiyatro ustası, şiirler ve roman yazan, dolu dolu yaşayan, arı gibi, sanat dokuyan bir insan, güzel insan...

"Sanat, dünyayı yansıtan bir ayna değil, dünyanın onunla şekillendirildiği bir çekiçtir."

Dünyayı böyle görür. Bu kadar çok tiyatroyu bu yüzden mi yazmıştır. Sadece dünyayı şekillendirmek için çekiç olarak mı kullanmıştır tiyatroyu?
Elbet ki değil...

Bu kitabının 319. sayfasında "Gecede Trampet Sesleri" nin notlarında şöyle söyler.
" Oyunumun konusunu seçerken parasal kaygılar etkili olduğundan, kamunun ilgisi sebebiyle mutlaka bir aşk hikayesi bana zorunlu göründü. "
Çünkü toplumcu, sosyalist, marksist Brecht, bu oyunu maddiyatı düşünerek yazmıştır.
Çünkü toplumsal duyar, her zaman acı olaylarla kasılsa da , içe döndüğünde yine aşka, elbiselere, takılara, dedikodulara yönelecektir. Brecht de bunun farkındadır ve aşka da böylece oyunlarında yer vermiştir. Tabiki yine taşlayarak.

1920 ' li yıllarda Yeni Nesnelcilik edebiyatında büyük kentler ve o büyük kentlerin sorunsalıyla mücadele eden yada bizzat içinde debelenen karakterler belirir oyunlarında. Bu karakterler kendisiyle beraber karşı bireyci yazımı da yaratır. En belirgin olanları şüphesiz ki

" Baal, Kragler, Garga, Shlınk, Paduk, Balıkçı...

1- BAAL ,
Gerçek bir karakterdir aslında. Gece alemlerindeki bir berduş. Villon... Savruk yaşamın müzikalcisi, şiirler yazan derbeder. Bütün ömrü orospuların ve bıçkınların arasında, tavernalarda geçen bu adamın öyküsünü duyan Brect, onu Baal olarak tiyatrosuna kazandırır. Tabiki Villon ' u görememiştir aslında. Duyduğu kadarıyla. Tuvalete yazılan o kadar içten bir şiirle tanıtır ki bize onu Brecht, şöyleki;

Hayatta en sevdiğim yer, derdi Orge:
Yüz numaradır, yani heladır be!
Orada keyiflenirsin her yerden çok,
Çünkü tepende yıldızlar, dibinde bok.

Böyle şiirlerle toplum arasında bir yer edinir kendine Baal. Onu anlamak cidden zor iştir. Bütün Oyunları 1 Brecht'in ilk yazınımlarıdır ve bu yüzden biraz ham gelebilir.
Ama hamlığını değil, hamiliğini görün Brecht' in.

Velhasıl böyle ilginç tipler yer alır, serinin ilk kitabında. Severek okuyabileceğiniz bir eser. Kitabın boyutu biraz büyük, sayfa sayısı biraz fazla azametli gibi dursa da yazı boyutu çok güzel. Gözü yormadan okunabilir.

Aslında ağır bir roman okuyorsanız ya da yoğun günler yaşıyorsanız da kafa dinlemek için birebir. Ülkemizde hak ettiği değeri henüz göremese de tiyatro dünyanın en güzel uğraşlarından, izlenilerinden biridir diyorum Bütün Oyunları 2 yi okumak üzere elime alırken.

İzlemek veya okumak dileğiyle... (Metin Pir) 
Bertolt Brecht, Bütün Oyunlar Cilt 1: 11 kitaplık bu külliyatın ilk kitabı ile başlıyoruz. Bütün Oyunlar serisi hem Agora Kitaplığı hem de Mitos Boyut tarafından basıldı. Ben Mitos Boyut serisinin PDF halini edindim onu okuyorum. 11 tane oyun yer alıyor bu kitapta Brecht'in bu külliyatı üzerine pek az konuşulmuş o yüzden epik tiyatronun öncü ismi için okuduğum ciltlere inceleme yazmak istiyorum. Agora kitaplığı tarafından 11 ciltlik külliyatı yeniden basılmıştı. Geçen günlerde bir bakayım dedim çok uygun bir fiyata satılıyor kitaplar. Lakin her zaman olduğu gibi 11 kitabın sadece üç dört tanesi var onları alabildim. Okuma kültürümüzün yoksulluğunun sonucudur bu. Brecht gibi bir ismin oyun külliyatını bile bir arada bulamıyoruz..

Brecht'in çocukluk yılları katı bir dini eğitim ile geçmiştir. Anne ve Anneannesi onun çocukluk yıllarında İncil üzerine epey deyişler yapmışlardır. Bu kitapta da ilk oyunlari yer alıyor. İncil'e onlarca gönderme var çocukluk yıllarındaki dini esintiler buna neden olmaktadır. 16-21 yaşları arasında yazdığı oyunları içeriyor bu cilt. O yüzden çok yüksek bir beklentim yoktu. Geceden Trampet Sesleri oyununu diğerlerine nazaran daha çok beğendim. Kalan oyunlar genelde tek perdelik oyunlardı. Tarih, din ve mitoloji göndermeleri yer alıyor. Dipnotlar ve açıklamalar kitabın sonunda yer alıyor. Ve üç beş sayfa değil açıklama kısmı tam 110 sayfa. Ben çok faydalı buldum bu bölümü. Eserlerin oluşum süreci, gösterimi ve yankılarını anlamak için çok yararlı bilgiler yer alıyor. İlk metinden itibaren bir tarafta oyun bir tarafta açıklamalar-dipnotlar olacak şekilde okudum. Brecht önemsediğim bir isimdir. O yüzden yavaş yavaş bu 11 eserlik külliyatı bitireceğim. Sıralamada yukarı doğru çıktıkça çok daha deneyimli ve çok daha etkileyici bir Brecht olacağı kesin o yüzden okumayı düşünürseniz ilk başlarda biraz daha sabırlı olmanız gerekmektedir.

1. oyun, İncil:

Çok kısa bir oyundur. Brecht'in ilk eseridir. 1913 yılında yazılmıştır. Brecht henüz 15 yaşındadır. Babasp Katolik annesı Protestan olan Brecht dinsel açıdan karmaşık bir çocukluk geçirmiştir. Büyükannesi ona sürekli İncil'den bölümler okur, Annesi ise İncil'de geçen deyişleri sürekli evin içinde kullanır. Brecht de bu oyunda Katolikler tarafından kuşatılan bir Protestan kentinde geçen aile içi bir konuyu ele alır. 16. Yüzyılda Nederland'ın İspanyol-Katolik birliklerine karşı verdiği özgürlük mücadelesinden esinlenmiş olduğu yazılmaktadır. Eser içinde günlük hayatında olduğu gibi büyükbaba sürekli İncil'den bölümler okur. Aile üyeleri de İncil'de geçen deyişlere göndermeler yapar. Kısacık oyunda İncil'e 11 tane gönderme yapılmıştır.

2-3-4. Oyunlar BAAL

Bu oyun Brecht'in sürekli oynamalar yaptığı bir oyun. İlk yazımı 1918'de yapılmış ve sonrasında farklı yıllarda başka düzeltmeler yapılmış. Bu kitapta da üç farklı versiyonu yer alıyor. 1918'de Brecht, arkadaşı Caspar Neher'e şu haberi iletir: "XV. yüzyılda Bretagne'da katil, sokak soyguncusu ve balad şairi olan François Villon üstüne bir oyun yazmak istiyorum" O sıralar Villon'un yaşamı ve yapıtlarıyla Brecht çok ilgilenmişti, şiirlerinde de ondan esinlendiği hiç az değildir. Neher'e yazılan satırlar, Baal'e yönelik bir düşünsel ön adıma işarettir. Bu işaret, geniş anlamda Brecht'in üstünde uğraştığı, Villon'un, Rimbaud'nun, Verlain'in ve Frank Wedekind'in yaşam ve yapıtlarından meydana gelen edebi ve tematik malzemeyi göstermektedir; ki bir başka oyunun itkisi 1918 ilkbaharında ve yazında Baal'in ilk yazımını sağlayacaktır.
Baal aynı zamanda mitolojik bir figürdür. Baal lirik bir şair gibi gözükse de bazen sert söylemeleri olan bohem bir hayat süren bir karakter. Toplum kalıplarını kıran da bir şairdir. Kadın ve insan ilişkileri konusundaki söylemleri bize bunu ifade ediyor. Bu kitapta üç farklı yazımı var oyunun. Brecht'in kendisi de bu sürekli kurgu kırpmaları ve düzenleme işlerinden memnun olmadığını belirtiyor bazı mektuplarında. Ciddi anlamda metnin üç farklı tarihte yazılmış hallerini okuyunca siz de dikkat edeceksiniz metin gittikçe tatsız bir hale bürünmüş 1919 metni bana göre en başarılı olan metindir. En fazla ayrıntı, nüans bu metindedir o yüzden okunma süreci daha bir keyifli olmaktadır. İkinci metinde yani 1922 baskısında bazı kişiler ve onlarla olan diyaloglar metinden tamamen çıkarılacak. Anne figürü buna bir örnektir. Üçüncü metinde ise Baal'in edepsiz yaşamı çok daha fazla hafifletilmiş çünkü bu metin sahneye uyarlanacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Ama dediğim gibi favorim 1919 halidir. Tabii Brecht'in ilk oyunları bunlar cilt cilt ilerledikçe ustalığı daha da artacaktır. O yüzden gayet doğal olan yazar karmaşalarıdır bunlar...

5.Oyun, Gecede Trampet Sesleri:

Burada Rosa Luxemburg gömülü
Polonyalı bir Yahudi kadın
Alman işçilerinin öncü savaşçısı
Alman sömürücülerinin emriyle öldürüldü
Ezilenler, gömün ayrılıklarınızı!
Bertholt Brecht

Brecht bu eserinde 1919 Ocak çatışmaları ve Spartaküs oluşumunu konu edinmiştir.
15 Ocak 1919’da, sadece Almanya’nın değil dünya devrimci hareketinin iki öncü ismi, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht hunharca katledildi. Faili meçhul cinayetlerin en büyüklerindendir bunlar. Rosa devrimci hareketin çok önemli bir figürüdür. Onu hapishaneye sevk edecekleri bahanesiyle alırlar ve araca binmeden önce birkaç dipçik darbesiyle zarar verilir ona sonra bir teğmen onu silahla vuracak ve onu Landwehr Kanalı’na atacaklardı. Tam beş ay o nehirde kalacak Rosa'nın cesedi. Bulunacak ve bir arkadaşı tarafından teşhis edilecekti. Teşhis eden arkadaşı da Mathilde Jacop
1943'te Theresienstadt ölüm kampında Naziler tarafından öldürülecek... “Kızıl Rosa”, 13 Haziran 1919’da on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni ile toprağa verilir. Öldürülen bir öncü isim daha Karl Liebknecht, yaşamını verdiği düşünce ve eylemlerini şu sözlerle anlatıyordu: “Sıkı durun. Kaçmadık. Yenilmedik... Çünkü Spartaküs – ateş ve ruh demektir, yürek ve can demektir, proleter devrimin iradesi ve eylemi demektir. Çünkü Spartaküs zafer özlemini, sınıf-bilinçli proletaryanın mücadele azmini temsil etmektedir... bunlar elde edildiği zaman, biz ister yaşayalım, ister yaşamayalım, programımız yaşayacaktır ve kurtulan halkların dünyasına egemen olacaktır. Her şeye rağmen!”

İşte bu oyun o yılların perde arkası bir nevi Spartaküs olacaktı oyunun adı sonradan Brecht değiştirip Gecede Trampet Sesleri yapmıştır. Üç farklı gösterimi var komedi-dram-komedi olarak sergilenmiş. Zaten komedi ve dram arasında ufak bir çizgi var bana göre en büyük acılarımıza bile bazen kahkaha atarken akar gözyaşlarımız..

Almanya'nın Afrika sömürgelerinde görev yapan bir asker olan Kragler Birinci Dünya Savaşı'ndan önce oraya gitmiş geride nişanlısı kalmıştır. Dört yıl boyunca onu bekleyen Anna'ya ailesi Kragler'in öldüğünü kendi hayatını kurması gerektiğini daima söyleyerek onu evlendirme peşindedirler. Bu yeni evlilik arifesinde Afrika'da esir düşen Kragler kaçıp geri gelir. Geldiği tarih Ocak çatışmalarına denk gelir. Almanya İmparatorluğunun askerlerinin bazıları Spartaküs içinde görev alan devrimci askerler. Kragler de onlardan biri. Trampet Sesleri Spartaküs'ün ayak seslerini duyuruyor. Artık Kragler özel hayatının sorunlarını mı devrimi mi seçecek bu bocalama ve burjuva yaşamının yansıması ile harmanlayarak mükemmel bir tarihi kesit sunuyor bize Brecht. İncil ve Baal beni pek etkilemedi. Lakin bu oyunla benim tanıdığım Brecht vücut bulmuş oldu.

6.Oyun, Düğün:

Brecht'in tek perdelik oyunlarından biridir. Burjuva aile yapısına bir eleştiri metnidir. Beş aylık hamile bir gelin ve onun düğün gecesinin oyunudur. Geleneksel aile yapısına düğün mekanizmasına göndermeler yapar Brecht. Aile kurmak için bakire bir kadın ve kutsal bir düğün gerekir. Alman aile yapısı için halbuki büyük bozuklukları da vardır burjuva yaşamının August Bebel'in de dediği gibi. "Burjuva dünyasının cinsel yaşamının bir yanını evlilik, diğer yanını fuhuş oluşturur. Evlilik madalyonun düz tarafı, fuhuş ise ters tarafıdır." Sırf Burjuva geleneği sürsün diye aylar boyu ev kurma, döşeme sürmüş gelinin de karnı burnunda düğün gecesi düzenlenmiş mükemmel bir eleştiri metni. Oyunun sonunda bekarete verilen göstermelik önemi de eleştirir. Damat zaten hamile olan eşine ithafen kadeh kaldırırken şöyle diyecektir:

DAMAT: ..soyumuzu çoğaltmanın ilk gecesi bizi bekliyor! Mukaddes denen o iş.

7.Oyun, DİLENCİ veya ÖLÜ KÖPEK:

Arka arkaya tek perdelik oyunlar var. Bu oyun da öyle. Toplumun en üst statüsünde bulunan Kayzer ve en altta bulunan Dilenci arasında geçen bir metindir. Diyalog, espri ve felsefi söylemler içerir bu metin. Köpeği ölen bir dilencinin acısını unutmak için Kayzer ile olan diyaloglarını okuyacağız. Dilencinin Kayzer'in olumlu ve olumsuz özelliklerini sıraladığı paragraflar dikkat çekicidir. Sahnelenmek için uygun bir metin değildir çünkü çok kısa bir oyundur. Buna yönelik de eleştiri almış Brecht. Lakin her oyun sahnelenecek diye bir şey yok.

8.Oyun, Şeytan Kovma

Yine tek perdelik bir oyun. 1919 yılında yazılmıştır. Bozulmuş otoritenin, ailenin, kilisenin ve kamu ahlâkının bir eleştiri metnidir. İki gencin ilişkisi ve bu ilişkiye otorite temsilcilerinin gözlemleri ile gelişen bir metindir. Çok kısa bir oyundur. Brecht hayattayken bu eseri sahnelenmemiştir. Brecht öldükten sonra 1975 yılında Basel'de Yeni Devlet Tiyatrosunun açılışında sahnelenmiştir. Çok iddialı bir eser olarak tanıtılmış ve 3 günde 30 seans halinde sergilenmiştir. Diğer bir ifadeyle hayatta olmayan bir yazarın eseri sömürülmüş. Tabii ki iddia edildiği kadar iyi bir oyun değildir. Ama reklam kampanyası işe yaradı sonuçta. Yazarlar öldükten yıllar sonra arşivlerden oyunlarını bulup ticari amaçla eserin kaymağını yemek de aşağılık insanoğluna yakışır ancak...

9.Oyun, KARANLIKTA IŞIK:

Yine 1919 yılında yazılan tek perdelik bir oyundur. Brecht hayattayken oynanan bir oyun değildir. İlk kez 1969 yılında Essen Şehir Tiyatrosunda sergilenmiştir. Bu oyunda Brecht Kapitalist iş uygulamalarından biri olan "fuhuş" sektörü üzerine komedi türünde bir eleştiri getirmiştir. Bir sokak düşünün bir tarafta Genelev var. Karşı tarafta Anti-Genelev var. O nedir? Cinsel hastalıklar yoluyla bulaşan Bel soğukluğu, Ulkus Molle ve Frengi gibi hastalıklara karşı insanları bilinçlendirme derneği. Görünürdeki amacı Fuhuş'u ortadan kaldırmak. Lakin bu binada verilen eğitimler ücretli bir Frengi eğitimi 2.5 Mark...

Kapitalist düzende her şey birbine bağlıdır. Fuhuş olmadan onun yarattığı hastalıkları tedavi edecek merkezler olmaz ve ikisi para ile çalışıyor. Yani bu mekanizmanın bataklığı da tedavisi de insanın parasını sömürmeye yöneliktir. Genelev sahibi kadının gelip bunu dernek sahibinin aklına sokması buna işaret etmektedir.

Lakin bu oyun 1969 da oynandığı vakit güldürü seviyesi o kadar yüksek olmuş ki vermek istediği mesajlar etkisiz kalmış insanların bir kahkahasında sıkışıp kalmıştır. Her şeyin fazlası zarar deyimi de karşımıza çıkıyor böylece...

10.Oyun, BALIK AVI:

Bu oyun Homeros'un Odysseia'sındaki 8. Bölümde geçen bir olayla benzerlik oluşturur. Afrodite'nin kocası Hefaistos Afrodite'yi Ares ile zina halinde basar bir ağ içinde yakalar. Bu durumu gören diğer Tanrılar da kahkahayı basar. Bu oyunda da bu aldatma durumunu dinleyen diğer balıkçılar da kahkahayı basar. Aldatma ile dinsel duygusallık arasında bir hesaplaşmayı işliyor oyunda Brecht yine tek perdelik bir oyundur. Ve 1919 yılının sonbaharında yazılmıştır. Brecht öldükten sonra oynanan bir oyundur.

11.Oyun, Ova:

Knut Hamsun'un Zachäus öyküsünden esinlenerek yazdığı bir operadır. Tek perdeliktir. Knut Hamsun'un eserinde kadın figürü yok Brecht uyarlamaya kadın karakter eklemiş ve oyunu biraz zenginleştirmr yoluna gitmiştir. (Adem Yüce) 
--reklam--
Bütün Oyunları - 1 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bertolt Brecht - Bütün Oyunları - 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bütün Oyunları - 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bertolt Brecht Kimdir?
Bertolt Brecht, kısaca Bert Brecht. Asıl adı Eugen Berthold Friedrich Brecht (d.10 Şubat 1898 Augsburg - ö.14 Ağustos 1956 Berlin) 20. yüzyılın en etkili Alman şairi, oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni olarak nitelendirilir. Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir. Daha önce Erwin Piscator tarafından adı konulan epik tiyatronun, diğer bir deyişle "Diyalektik Tiyatro"nun kurucusudur. Brecht kendisini (Walter Benjamin'e söylediği gibi) "komünist" olarak tanımlar.
--reklam--
Bertolt Brecht Kitapları - Eserleri
Üç Kuruşluk Roman
Seçme Şiirler
Cesaret Ana ve Çocukları
Halkın Ekmeği
Kafkas Tebeşir Dairesi
Bay Keuner'in Öyküleri
Sezuan'ın İyi İnsanı
Üç Kuruşluk Opera
Aşk Şiirleri
Yarının Büyüklerine Şiirler
Galileo Galilei - Dostlar Tiyatrosu
Me-ti
Ya Hep Beraber Ya Da Hiçbirimiz
Aşk Hep Yeni Başlar
Saf Şiir Yoktur
Epik Tiyatro
Bütün Oyunları - 1
Bütün Şiirleri 2
Öğrenmenin Övgüsü
Tiyatro için Küçük Organon
Şvayk'ın Hitler'le Tarihi Karşılaşması
Bütün Oyunları - 7
Bütün Oyunları - 5
Bütün Oyunları - 2
Sofokles'in Antigone'si
Oyun Sanatı ve Dekor
Bütün Oyunları - 3
Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü
Faşizm Irkçılık Ayrımcılık Yazıları
Carrar Ana'nın Tüfekleri - Denize Giden Atlılar
Bütün Oyunları - 4
Sosyalizm İçin Yazılar
Turandot ve Aklayıcılar Kongresi
Bertolt Brecht'ten Öyküler
Faşizm Yazıları
Bütün Oyunları - 8
Bütün Oyunları - 6
Günlükler 2 (1941-1955)
Canavar
Julius Caesar
Anti-Faşist Şiir ve Faşizm
İki Mültecinin Konuşmaları
Brecht'in Güncesi
Günlükler I
Bütün Oyunları - 9
Bay Julius Caesar'ın İşleri
Makinaların Türküsü
Life of Galileo
Sanat Üzerine Yazılar
Sosyalist Gerçekçilik ve Toplum
Oyunculuk Sanatı ve Dekor
Bir Yolculuk Hikayesi
Ne Diye Ansınlar Adımı
100 Gedichte
War Primer
Dostlara Mektuplar
Deneysel Tiyatro-İki Oyun
Bütün Oyunları 11
A Respectable Wedding and Other One Act Plays
Radyo Kuramı ve Sinema Üzerine
The Threepenny Opera
Karanlık Zamanlar
Bütün Oyunları - Cilt 10
--reklam--
Bertolt Brecht Alıntıları - Sözleri
Otuz beş yaşındayım , soyluluk unvanım yok ,taşınmaz malım yok ,ticaretle hiç mi hiç uğraşmadım ..hiç kimseyi sömürmedim . (Saf Şiir Yoktur)
Yoksulların cesarete ihtiyaçları vardır. Neden? Çünkü onlar partiyi baştan kaybetmiştir. Onların durumunda biri için sabah erken kalkmak bile cesaret ister. Ya da savaş zamanı saban sürmek kolay mıdır? Hatta çocuk yapmaları bile onların cesur olduğunu gösterir çünkü hiçbir umutları yoktur bu dünyadan. (Cesaret Ana ve Çocukları)
Bir insana yapılacak en büyük iyilik ona iyilik sunmak değil, onun iyilik dilenecek hale gelmesine fırsat vermemekti. (Ya Hep Beraber Ya Da Hiçbirimiz)
Ağlama hiç, çünkü dünya bu hali ile
değmez gözlerinden akan yaşa. (Şvayk'ın Hitler'le Tarihi Karşılaşması)
Evet, bize deniyor ki bencil olmayın ve elinizde ne var ne yok paylaşın. İyi ama elimizde hiçbir şey yoksa ne olacak? (Cesaret Ana ve Çocukları)
Her yıl eylül ayında, okullar açılırken
Kenar mahallelerin kadınları Kırtasiyecilerde sıra olurlar
Ve defter kitap alırlar çocuklarına.
Umutsuzca bulup çıkarırlar son kuruşlarını
Eskimiş cüzdanlarından ve sızlanırlar Bilim ne kadar pahalı diye. Bilmezler oysa ne kadar kötüdür çocuklarına layık görülen bilim. (Yarının Büyüklerine Şiirler)
İnsanlar, başlarına gelen felaketlerde, kendileri dışında herkesi suçlarlar .. (Bertolt Brecht'ten Öyküler)
Heitler!Moskova ya ileri! (Şvayk'ın Hitler'le Tarihi Karşılaşması)
“Böyle gelmiş ama, böyle gitmez” (Galileo Galilei - Dostlar Tiyatrosu)
Düşünce şapka değildir ki her kafaya uydurulsun. (Bütün Oyunları - 1)
Sokakta yatarken evsiz barksızlar
Nasıl olur da
Adaletin sesi evlerden gelir? (Yarının Büyüklerine Şiirler)
Kimin konuştuğu,ne dediği pek önemli değil. Dil herkesin ortak malı ve insanların tek bir birlik haline gelmelerini engelleyen,bize ne kadar zararlı görünürse görünsün,dil farklılıkları değil,söz gücünün afaroz edilmesidir. Bir nesneyi görmenin,onu tanımlamanın bin yolu olduğunu,aşkı,kıvancı ve acıyı dile getirmenin bin yolu olduğunu,yaşam ağacının tek bir dalını bile kırmadan anlaşmanın bin yolu olduğunu biri söylemeye kalksa hemen ona deli derler. Dokunulmaz olduğunu bilmediği bir toplulukta yakınmaya ya da şakımaya kalkan kendi halindeki bir sesin söylediklerini ortaya koyan,yorumlayan,ona tercüme olan kim varsa delidir,yararsızdır,cehennemliktir. (Saf Şiir Yoktur)
“İnanç nerede bir asır boyunca oturduysa şimdi orada şüphe oturuyordur.” (Ya Hep Beraber Ya Da Hiçbirimiz)
Aş umduk, taş yedik. Mide zil, surat rezil. (Cesaret Ana ve Çocukları)
İKİNCİ AVUKAT
 Efendim, aşk nedir? İnsan niçin âşık olur?
Biri bir insan bulur ve ona Âşık olur.
Öteki ise âşık olmak ister ve Bunun için kendine bir insan arar. Böylece
Biri sevgilisine âşıkken öteki Aşkı sever. İşte ben birine kader derken Ötekine şehvet derim. (Bütün Oyunları - 5)
Kader kıstırmış onu dört duvar
Sözlerini bir duyan olur mu?
Ölünce nerede diye sorarsanız
Şaraplar içersiniz adına.
Ama yaşarken boş bakarsınız
Bir son verin artık acılarına (Bütün Oyunları - 2)
Yoksullar yurdundaki adam, öğren!
Hapishanedeki adam, öğren!
Mutfaktaki kadın, öğren!
Babalık, öğren!
Yönetimi kendi eline almak zorundasın.
Yersiz yurtsuz avare, ara bul okulu!
Soğuktan buz kesen, bilgi edin kendine!
At pençeni kitaba, açlıktan ölen:
Bir silahtır o.
Yönetimi kendi eline almak zorundasın. (Öğrenmenin Övgüsü)
.
iş köle olmamakta,
yoksa çalışmak zor değil.
. (Halkın Ekmeği)
Gözlüyorsan, bakıyorsan
Kendini de suçluyorsan
Vicdanın var derinde (Bütün Oyunları - 3)
Yelden korkma, Michel. Bu zavallı şeytanın zararı kendine. Bulutları sürükler durur, ama en çok da kendisi üşür. (Kafkas Tebeşir Dairesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/butun-oyunlari-1-bertolt-brecht-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)