# Buzlar Çözülmeden Tiyatro Oyununun Konusu ve Özeti - Kitap Konusu ve İncelemesi

> Buzlar Çözülmeden Tiyatro Oyununun Konusu ve Özeti öğrenciler ve okuyucular tarafından araştırılıyor. Buzlar Çözülmeden Tiyatro Oyununun Konusu ve Özeti - kitabının konusu, incelemesi, kısa ve uzun özetini sizin için derledik...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/buzlar-cozulmeden-tiyatro-oyununun-konusu-ve-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-01-15T18:22:22+03:00
- Güncelleme: 2022-01-16T19:49:00+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/01/beyaz-gemi-romaninin-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi-129474.jpg

Buzlar Çözülmeden, Cevat Fehmi Başkut'un yazdığı iki perdelik seyirlik oyundur.

Türk tiyatro tarihinde adı klasikler arasında geçen Buzlar Çözülmeden, 1965 yılında Cevat Fehmi Başkut tarafından kaleme alınan, Bengisu Gürbüzer Doğru tarafından ise yönetilen bir eser. Bugüne kadar birçok tiyatro topluluğunca sergilendi. Ayrıca, kitap halinde yayımlanan Buzlar Çözülmeden, özgün adıyla ve Deli Deli Küpeli adlarıyla sinema filmi olarak çevrildi.



Buzlar Çözülmeden Tiyatro Oyununun Konusu ve Özeti

Olaylar; ihtilal sonrası, Anadolu’da kardan yolları kapanmış bir kasaba merkezinde geçmektedir. Bir akıl hastanesindeki hastalar, idarecileri tımarhaneye tıkarak hastaneyi ele geçirir. Bir grup hasta, yakındaki kasabaya giderek kendilerini Ankara’dan gönderilen yeni kaymakam, jandarma kumandanı, sağlık müdürü, maarif müdürü, hâkim ve diğer memurlar olarak tanıtır; oradaki idarecileri de tımarhaneye atar. Halk, ihtilal karışıklığından dolayı durumdan şüphelenmez.

Kasaba merkeziyle vilayet arasındaki telefon ve telgraf hatlarını kesen akıl hastaları, yolların kapalı oluşundan da yararlanarak kasabayı kendilerince idare eder. Kasabada çok büyük ve önemli işler yapan bu yeni idareci ekibin lideri kaymakam, her iş için acele etmekte ve sürekli buzlar çözülmeden bütün işlerin bitmesi gerektiğini söylemektedir. Kaymakam ana yolların asfaltlanması, aşevi yapılması ve içme suyu getirilmesi için zenginlerden para toplar; bütün bu işlerde halkı çalıştırır.

Kasabada halk yoksuldur, eşraf tarafından sömürülmekte ve ezilmektedir. Yeni kaymakam, toprak ağalarının türlü zorbalık ve hilelerle el koyduğu ve o günün şartlarında çoğunu ekip biçemediği toprakları ihtiyaç sahiplerine dağıtarak halkın ekip biçmesini sağlar. Ekmek üretimindeki hilelerle halk sağlığını tehdit eden fırını kapatır. Karaborsa yapan esnaf, halkın ihtiyaç duyduğu gıda ve yakacak maddelerini kışın üç misline satmaktadır.



Karaborsacıları yakalayan yeni kaymakam, karaborsa yapılan malzemeleri halka bedavaya dağıtır.
Kendi düzenlerine karşı çıkanları dağda beslediği eşkıyaya öldürten eşraf, halkı sindirmiştir. Takip müfrezelerine bizzat kumanda eden kaymakam, dağlarda bir tek eşkıya bırakmaz hatta kolundan yaralanmasına rağmen istirahat etmeksizin canla başla çalışmaya devam eder.

İşlerine çomak sokulan eşraf, buzlar çözülüp de yollar açılınca vilayete “Kasabada isyan çıktı.” diye haber gönderir. Yeni kaymakam vekili kalabalık bir asker topluluğuyla kasabaya gelir ve her şey anlaşılır. Ellerinde sopalar, taşlar ve silahlarla binlerce kişinin Hükûmet Konağına yürüdüğünü öğrenen eşraf, kalabalığın akıl hastası olduğu anlaşılan kaymakamı linç etmek için geldiğini düşünerek sevinmektedir. “Deli kaymakamı isteriz!” diye bağıran halkın kaymakama destek için geldiği ve eşrafı linç etmek istediği anlaşılınca eşraf hapiste kalmayı tercih eder.

Kalabalığın temsilcisi olan Hatice’ye kaymakam vekilinin “Bir delinin halkı idare ettiği nerde görülmüş?” demesi üzerine Hatice “Şimdiye kadar bizi akıllılar idare etti de iyi mi oldu bey? Ko biraz da deliler idare etsinler.” diye cevap verir. Halkın temsilcisi Hatice’yi ikna etmek “Deli mi oldunuz siz? Bak hele bir deliye deli mi oldunuz dedirttin. (…) Şöhretimiz yoktur, mevkiimiz yoktur, nüfuzumuz yoktur… Canım ne uzağa gidiyorsun, adımız yoktur bizim, adımız. Topumuza deli der çıkarlar…” diyen kaymakama düşer.

Kaçtıkları hastaneye geri götürülmek için akıl hastalarının hepsi bir kamyona bindirilir. En son kaymakam, bir marş eşliğinde yürüyormuş gibi komut vererek sert asker adımları ile kapıdan çıkar.

Cevat Fehmi Başkut, Buzlar Çözülmeden

Komedi türünde yazılan Buzlar Çözülmeden adlı oyun iki kez sinemaya uyarlanmıştır. Bu oyunda yazar, ihtilal sonrası Anadolu’nun bir kasabasında yaşananları mizahi ve eleştirel bir tutumla yansıtmıştır:

Hah, işte, onun yerine bunu tâyin ettim.

Ne diyorsunuz, Deli Çavuşu mu?

KAYMAKAM TAHRİRAT KÂTİBİ

KAYMAKAM uydur. Sonra berbere gönder, bir eyi traş etsin.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/buzlar-cozulmeden-tiyatro-oyununun-konusu-ve-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi)