# Çağımızın Nevrotik Kişiliği - Karen Horney Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çağımızın Nevrotik Kişiliği kimin eseri? Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabının yazarı kimdir? Çağımızın Nevrotik Kişiliği konusu ve anafikri nedir? Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabı ne anlatıyor? Çağımızın Nevrotik Kişiliği PDF indirme linki var mı?  Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabının yazarı Karen Horney kimdir? İşte Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cagimizin-nevrotik-kisiligi-karen-horney-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-10T04:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-06-10T04:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/10/karen-horney-kimdir-karen-horney-kitaplari-ve-sozleri-242897.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Karen Horney 
 Çevirmen: Başak Kıcır 
 Orijinal Adı: Neurotic Personality of Our Time 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755706405 
 Sayfa Sayısı: 200 
--reklam--
Çağımızın Nevrotik Kişiliği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Psikolojik rahatsızlıklar bizi ebedi bir mahkumiyete mi sürükler? Nevrotik bireyin, rahatsızlığının farkına varması ve iyileşmeye yönelik adımlar atması imkansız mıdır? Psikanaliz, nevrozlara genellikle bireyi özgür iradeden, eyleme yetisinden ve gelecek hayallerinden mahrum bırakan ve köklerini yalnızca geçmişte arayan bir anlayışla yaklaşır. Karen Horney ise arzuları hem kamçılayan hem de tatmin etme olanaklarını sınırlayan nevrotik topluma odaklanarak bunlara yol açan ve besleyen etkenlerin çoğu zaman kültürel olduğunu ve üstesinden çevresel faktörlere yapılan müdahalelerle gelinebileceğini savunuyor.

Nevrotik bireyi modern kültürün “üvey evladı” olarak tanımlayan Horney, nevrozların temelinde yatan kaygının, toplumsal ilişkilere ve her insanın iç dünyasına egemen olan çatışmalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Freud ve sonraki kuşak psikanalistlerinin büyük bir çoğunluğu tarafından nevrozlara mahkum edilen birey, insani özgürleşmeye odaklanan Karen Horney tarafından hayata döndürülüyor.

Yazıldığı tarihten bu yana kendi çelişkileri ve açmazlarıyla yüzleşmek isteyen pek çok insan tarafından ilgiyle okunan ve tartışılan Çağımızın Nevrotik Kişiliği, toplumsal nevroz ve kaygıların büyüdüğü bugün, her zamankinden daha güncel.

Karen Horney, 1885'te Almanya'da doğdu. Tıp diplomasını 1913'te Berlin Üniversitesi'nde aldıktan sonra, 1914-18 yılları arasında Berlin-Lankwitz'de psikiyatri okudu; 1932'ye kadar Berlin Psikanaliz Enstitüsü'nde görev yaptı, ders verdi. Bu dönemde pek çok uluslararası psikanaliz konferansına katıldı.

Nazizmin yükselişiyle beraber, 1932'de ABD'ye taşındı, iki yıl Chicago Psikanaliz Enstitüsü'nde görev yaptıktan sonra 1934'ten 1941'e kadar New York Psikanaliz Enstitüsü'nde çalıştı. Amerikan Psikanaliz Enstitüsü'nün de kurucuları arasındadır. 1952'de ölene kadar ders vermeye, teori oluşturmaya, analiz yapmaya ve kitap yazmaya devam etmiştir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği’nin yanısıra önemli çalışmalarından Nevrozlar ve İnsan Gelişimi: Kendini Gerçekleştirme Mücadelesi (Türkçesi: Emre Erbatur, 2011) ve İçsel Çatışmalarımız (Türkçesi: Zeynep Koçak, 2012) da yayınevimiz tarafından yeni çevirileriyle yayımlanmıştır.
--reklam--
Çağımızın Nevrotik Kişiliği Alıntıları - Sözleri
Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir.
Aşırı koruyucu bir anne, çocuğunun mutluluğu adına her şeyi yaptığına inanabilir ancak çocuğun bağımsız gelişim ihtiyacını temelde umursamaz.
Nevrotik bir birey insanları “güçlü” ya da “zayıf olarak sınıflandırır; ilkine hayranlık besler, ikincisini hor görür.
... bütün insanlık için geçerli olan, normal psikoloji diye bir şeyin olmadığı.
Sonuçta kendi özdeğerlendirmesinde, muhteşem hissetmeyle işe yaramaz hissetme arasında salınır. Her an bir uçtan diğerine kayabilir. Kendi istisnai değerine en çok inandığını hissettiği sırada, herhangi onu ciddiye alırsa hayrete düşebilir. Kendini sefil ve mağdur hissettiği sırada herhangi biri onun yardıma ihtiyacı olduğunu düşünürse öfkeli hissedebilir. Onun hassasiyeti, bütün vücudu yara bere içinde ve en ufak bir dokunuşta irkilen bir kişi ile kıyaslanabilir. Kolayca incinmiş, küçümsenmiş, ihmal edilmiş, hiçe sayılmış hisseder ve orantılı kindar bir kırgınlıkla tepki verir.
Belli bir özgüven her türlü başarı için bir önkoşuldur.
Hırslar üzerinde bir gemleme işlevi gören kendini küçümsemenin derecesi, küçümsenen kapasitelerin genelde bireyin en hevesle başarı göstermek istediği arzular olmasıyla da ortaya konur. Kişinin hırsı entelektüel bir karakterdeyse akıl onun aracıdır ve dolayısıyla küçümsenir. Hırs erotik bir karakterdeyse görünüş ve cazibe onun araçlarıdır ve dolayısıyla küçümsenirler.
Nevrotik ebeveynler, genelde yaşamlarından hoşnutsuzluk duyar, tatmin edici duygusal ya da cinsel ilişkiden yoksun olurlar ve bu yüzden çocuklarını yaşamlarının sevgi nesnesi yapmaya eğilimlidirler. Duygusal yakınlık ihtiyaçlarını çocuklar üzerinden karşılarlar.
Aslında vicdan azabı çekmek değişmekten çok daha kolaydır.
Bize başarımızın derecesine göre kıymet verenler yalnızca başkaları değildir; kendimize dair değerlendirmelerimiz de ister istemez aynı kalıbı izler.
Psikanaliz literatürüne, kadınlarda iğdiş eğilimleri olarak görülen ve kaynağı penis hasetine dayandırılan şeylerin çoğu bana göre erkeklerin aşağılama isteğinin bir sonucudur.
Aşk, başka ne anlama gelirse gelsin, sevgiliye ve kişinin kendi duygularına boyun eğmesidir. Bir kişi, ister kadın ister erkek olsun, böyle bir boyun eğmeden ne kadar acizse aşk ilişkileri o kadar az tatmin edici olacaktır.
Aşırı hırsları onları çok fazla beklentiye yönlendirdiğinden başarılarında yetersiz kalırlar, bu nedenle kolayca cesaretleri kırılır ve hayal kırıklığına uğrarlar; hemen çabalarına son verir ve başka bir şeye başlarlar. Bir çok yetenekli kişi tüm yaşamları boyunca enerjilerini böyle boşa harcar. Çeşitli alanlarda bir şeyler başarmak için bir potansiyelleri vardır aslında ama bunların hepsiyle ilgilendikleri ve nihayetinde hepsinde hırslı oldukları için istikrarlı bir şekilde tek bir amacın peşinde koşmazlar; sonunda hiçbir şey başaramaz ve güzel yetilerinin ziyan olmasına izin verirler.
Tüm özsaygısı beğenilmeye dayanır, beğeni almazsa küçülüp hiçe döner.
Görünüşe bakılırsa, nevrotik olması muhtemel kişi kültürel olarak belirlenen zorlukları çoğunlukla çocukluk deneyimleri aracılığıyla hararetli bir biçimde deneyimlemiş ve sonuçta onları çözemeyen ya da ancak kişiliğinde büyük bir bedel ödemek pahasına çözmüş kişidir. Onu kültürümüzün üvey evladı olarak adlandırabiliriz.
--reklam--
Çağımızın Nevrotik Kişiliği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eser, kanaatime göre; kendisini tanımak isteyenlerin mutlaka ama mutlaka okuması gereken kitaplardandır. Tamamen nevrotik insan yapısını anlatması sebebiyle de konuya oldukça detaylı bir şekilde değinilmiş, nevrotik insan üzerine konunun esas sebeplerini irdeleyici geniş bir perspektiften bakılmıştır. Kitap tarzı gereği okuma esnasında her bir satırın önemli bilgi içerdiği bir üslupla derlenmiş. Kitabı dikkatli ve zamana yayılan bir şekilde okumak içeriğin anlaşılması adına gereklilik arz ediyor. Ama kesinlikle okunduğuna, verilen emeğe, gösterilen pür dikkate değiyor diyebilirim. Önemli, değerli bir eser.

İçeriğe değinecek olursak; kitap, nevrotik insanın ruhsal anatomisidir diyebiliriz. Bildiğiniz gibi korku ve kaygı farklı şeylerdir. Pekçok insan korkusuz yada korkularıyla yüzleşme cesaretine sahipken, insanın kaygılarıyla yüzleşmesi, aşması zordur. İnsanın aşamadığı kaygıları, çekinceleri zamanla kendisini mental anlamda yormakta ve zihinsel savunma mekanizmalarının hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. İşte bu savunma mekanizmaları bizim nevroz olarak bildiğimiz refleksi oluşturmaktadır. Tamamen hayatta kalma, başarılı olma, sevilme ve kabul edilme ihtiyacından doğan beklentilerimiz giderilmedikleri takdirde, bilinçaltımız bizi koruyacak reflektif davranışlar yaratmaktadır.

Eserde nevrotik karakter yapısının oluşması için gerekli şartlar ifade edilirken belki okuyuculardan bazıları da kendinden bir parça birşeyler bulacak ve kendi açmazlarının sebeplerini görebileceklerdir. O büyük güç istencinin, herkes tarafından beğenilme arzusunun altında yatan güçsüzlüğü ve çocuksu kaygıları hissedeceklerdir.

Eserle alakalı bir fikirin oluşması için, kitaptan oldukça değerli bazı satırbaşlarını sizlerle paylaşmak isterim:
Bir insan ancak sahip olduğu kültür kadar acı çeker... Entellektüel birikimi artan bireyin ruh hali nevrotikleşir... Nevrotik kendisini kendi önünde engel olarak görür... Nevrotik, herşey kontrolü altında olsun ister... Nevrotik insan sabırsız ve acelecidir, bilinmeyene tahammülü yoktur... Nevrotik bireyde asla doyuramadığı sınırsız bir sevilme ihtiyacı vardır... Nevrotikler için hiç tanımadıkları insanların yorumları ve beğenileri bile çok önemlidir... Nevrotik insan güven duygusunu tatmin etme amacıyla sürekli kendi varlığında bulunduğunu zannettiği zayıflıklarını tamamlamaya çalışır... Nevrotik güç peşindedir, ön planda olma peşindedir, para peşindedir, çünkü zayıflıkları ancak bu şekilde giderilebilir... Nevrotik bazen önde olma duygusunu tatmin etmek için kitaplara, çok bilgili olma yoluna da gidebilir, araştırmacı bir yapıya bürünür, kitap kurdu olabilir...

Başucu kitabı yapılabilecek bu kıymetli eseri tüm okuyuculara tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim. (Gökhan) 
Nevrotik kişilerin psikolojisini anlatan muhteşem bir eserdir. Son zamanlarda okuduğum ve beni çok etkileyen bir kitap oldu. Herkese kesinlikle önerebileceğim bir psikoloji kitabı olarak yazının bundan sonrası öneriden ziyade kendi yorumum olacaktır.
Freud'dan farklı olarak psikolojimizin çocukluk dışında kültür ile bağlantısını inceleyen Horney, nevrotiklerin karekterlerini inceler. Kaygıyı ve içimizdeki bilinçsiz düşmanlığın sebeplerini ve oluşturabilecekleri nevrotik tutumları konu alır. Kendi yorumum ise 'umrumda değil' diyerek sakladığımız kaygılarımızın ve insanlara karşı yarattığımız düşmanlık ile içsel çatışmalarımızın ışığını tutmuş bir kitap olduğudur ve nevrotik olsun olmasın kişisel hayatta acılarımızı umursamamış gibi yapmanın psikolojimizi ne kadar etkileyebileceğinin sebeplerini sunması nedeniyle önemli bir eserdir. Kişisel duygusal ihtiyaçlarımızdan kaçma durumu, bizi içinden çıkılamaz bir çelişkiye sokar. Her konuda kendime nevrotik demesemde ya da böyle bir amaçla okumasamda kişisel psikolojimde bazı incelemelere beni götürmüştür. Özellikle 'insan'ı anlamak açısından güncel ve kaliteli bir kitap olduğunu düşünmekteyim. (Gizem Kahraman) 
Kitap kendimize acaba ben de nevrotik miyim dedirtiyor gerçekten, belki öyle olduğumuz içindir.

 Öyleysek eğer bu hastalığın mahkumu değiliz öncelikle hastalığın bilincine varıp onunla yüzleşmemiz gerekecek işte kitap bize bu olanağı sağlıyor.
Nevrotik nedir günümüz değerlendirmesi nedir? Nevrotik hangi temeller üzerinden gelir? Hangi durumlarda nasıl tepki veririz konular ( kaygi-düşmanlık, duygusal yakınlık- yakınlık-cinselliğin rolü, güç- prestij-mülkiyet arayışı, rekabetçilik, acı çekme, kültür)üzerinden bazen kendi hastaları örneklemesinden faydalanarak çok güzel çıkarımlarla irdelemiş.

 Sonuç biz nevrotikler modern kültürün üvey evlatlarıyız. (YUNUS ERTAŞ) 
--reklam--
Çağımızın Nevrotik Kişiliği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karen Horney - Çağımızın Nevrotik Kişiliği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çağımızın Nevrotik Kişiliği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karen Horney Kimdir?
Alman asıllı ABD’li tıp doktoru. Yeni-Freudcu akımın öncülerindendir. 16 Eylül 1885’de Hamburg’da doğdu, 14 Aralık 1952’de New York’ta öldü. 1912’de Berlin Üniversi­tesinde tıp öğrenimini tamamladı. S.Freud’un izleyi­cilerinden psikanalist Kari Abraham’ın yanında eği­tim gördü. 1915’i izleyen yıllarda çeşitli Berlin hastanelerinde çalıştıktan sonra özel muayenehane açtı, bir yandan da Berlin Psikanaliz Enstitüsü’nde ders verdi. 1932’de ABD’ye gitti. İki yıl Chicago Psikanaliz Enstitüsü’nde yönetmen yardımcısı olarak çalıştıktan sonra 1934’de New York’a yerleşti. Freud’un psikana­liz kuramının yeterli olmadığını görerek kendi gibi düşünenlerle birlikte Psikanalizi Geliştirme Derneği ve Amerikan Psikanaliz Enstitüsü’nü kurdu ve ölene değin bu enstitünün başkanlığını yürüttü. Horney’nin ileri sürdüğü kişilik kuramı Fre­ud’un görüşlerinden kaynaklanır. Ne var ki hem psikanalitik kuramı toplumsal açıdan yetersiz bul­muş, hem de bir kadın olarak Freud’un görüşüne yenilikler getirmeyi amaçlamıştır.
--reklam--
Karen Horney Kitapları - Eserleri
Çağımızın Nevrotik Kişiliği
İçsel Çatışmalarımız
Kendi Kendine Psikanaliz
Nevrozlar ve İnsan Gelişimi
Kadın Psikolojisi
Ruhsal Çatışmalarımız
Psikanalizde Yeni Yollar
Kadının Ruhsal Yapısı
Gerçek İki Kişiyle Başlar
Son Dersler
--reklam--
Karen Horney Alıntıları - Sözleri
Cinsel sorunlar nevrotik kişilik yapısının nedeni değil sonucudur. (Psikanalizde Yeni Yollar)
Bütün bilimler ve değerlendirmeler gibi, kadınların ruhsal yapısı da şimdiye kadar hep erkeklerin bakış açısından ele alınmıştır. (Kadının Ruhsal Yapısı)
Nevrotik bir birey insanları “güçlü” ya da “zayıf olarak sınıflandırır; ilkine hayranlık besler, ikincisini hor görür. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
Çok açıkça görülmese de görkem arayışı en güçlü dürtüdür.￼ (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Freud'a göre bilinçaltının zamansızlığı kavramı, çocuklukta bastırılan korkuların ve arzuların ya da bütün deneyimlerin, bastırma nedeniyle bugünün sürekliliğinden koparıldığı, bireyin gelişimine katılmadığı ve sonraki deneyimlerden veya gelişmeden etkilenmediği anlamına gelir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
"İster totaliter bir ülkede yaşayın, ister özel nevrozunuzla yaşayın pek fark etmez.

Her ikisinde de bütün meselenin benliğin mümkün olduğu kadar acı verici bir biçimde yok edilmesi olduğu toplama kampında bulursunuz kendinizi." (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Bütün kültürümüz, bir erkek kültürüdür. Devlet, yasalar,ahlak, din ve bilim hep erkeklerin yaratısı olmuştur. (Kadının Ruhsal Yapısı)
Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
"Akıl ve mantığın fazlasıyla egemen olduğu bir sistemde, kişi duygularını kendisine içeriden ihanet eden ve bu yüzden kontrol altına alması gereken düşmanlar olarak görür. Bu şekilde huzura kavuşulabilse de, ancak bir mezarın huzurudur bu." (İçsel Çatışmalarımız)
Herhangi bir türden saldırganca , hatta kendini ortaya koyucu bir davranış bile ona bencilce gözükecektir. Bunu kendi içinde ayıplayacak ve başkalarının da ayıplayacağına inanacaktır. Ve bu tür bir ayiplanma riskini göze alamaz , çünkü öz-saygısı bütünüyle başkalarının onayına çok fazla bağlıdır. (Ruhsal Çatışmalarımız)
Yalıtkan tip, ne kadar az şey verdiğinin çoğunlukla farkında değildir ve kendisi için çok önemli olan, ancak dile getirilmeyen ve yaşanmayan duygularını eşine adadığına inanır. Coşkusal uzaklık yeterince güvence altına alındığı sürece, kalıcı bir bağlılığı korumaya sahip olabilir. Yoğun ama kısa süreli ilişkiler kurabilir, o, bu ilişkilerde birdenbire ortaya çıktığı gibi birdenbire de gözden kaybolur. Bu ilişkiler çabuk yıkılabilecek yapıdadır, birkaç etken yalıtkan tipin geri çekilmesini hızlandırabilir. (Ruhsal Çatışmalarımız)
Saldırılardan kaçmak, tavşanın tehlike karşısında uyguladığı stradejidir ve bu onun sahip olduğu tek stratejidir; belki de bunun yerine kavga etmeye karar veremezdi çünkü kısaca bunu yapabilmesini sağlayacak araçlardan yoksundur. (Kendi Kendine Psikanaliz)
Hem çocuk yaşta hem de yetişkin birçok kadın, sahip olduğu cinsiyet olgusu yüzünden, geçici ya da sürekli olarak acı çeker. Kadınların ruhsal yaşamlarındaki kadın oluşlarına karşı çıkmalarından kaynaklanan belirimlerin kökü, küçük bir kızdan erkeklik örgenine imrenmelerine kadar uzanır. Bu açıdan temelden eksik oluşun doğurduğu tatsız düşünce edilgin iğdiş edilme düşlemlerine yol açarken, etken düşlemler kayrılan erkeğe karşı kinci bir tutum sergiler. (Kadının Ruhsal Yapısı)
... bütün insanlık için geçerli olan, normal psikoloji diye bir şeyin olmadığı. (Çağımızın Nevrotik Kişiliği)
Nasıl vücut ısısının yükselmesi fiziksel bir rahatsızlığın işaretiyse tutarsızlıklar da çatışmanın kesin bir göstergesidir. (İçsel Çatışmalarımız)
Cennetin krallığı dışarıdan gelen işaretlerle gerçekleşmez.￼ (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
İnsanın haklı olduğuna duyduğu inanç, kendini sınamazını bastırır. (Nevrozlar ve İnsan Gelişimi)
Aşkın en büyük katili kıskançlıktır. (Gerçek İki Kişiyle Başlar)
Nevrotik eğilimler kişiyi kendine daha çok yabancılaştırır. Yapısının katılığıyla birlikte bu olgu özünde üretkenliğini zayıflatır. Çalışabilir, ama canlı yaratıcılık kaynağı olan gerçek kendiliğinden özü zorunlu olarak boğulur. Ayrıca yaşamından hoşnut olamaz, çünkü doyum fırsatları kısıtlıdır ve bu doyumlar da genellikle sadece geçici ve kısmidir. (Psikanalizde Yeni Yollar)
"... iyi evlilikler neden böylesine ender rastlanır birşeydir? Acaba evlilik kurumunun, insan varlığının bazı gerçekleriyle uzlaşamayacağı doğru olabilir mi? Yoksa evlilik, orta­dan kalkmak üzere olan bir yanılsama mıdır? Ya da özellikle çağ­daş insan onu ayakta tutabilme gücünden yoksun mudur? Kabul edemediğimiz başarısızlık, evlilik kurumunun kendisine mi aittir ya da bu, yürümeyeceğine inandığımız zamanki kendi başarısızlı­ğımız mıdır? Neden evlilik genellikle sevginin ölümü olmaktadır?
Kaçınılmaz bir yasaymış gibi bu duruma boyun eğmemiz mi gere­kiyor; ..." (Kadın Psikolojisi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cagimizin-nevrotik-kisiligi-karen-horney-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)