# Çanakkale Rüzgarı - Boreas - Solmaz Kamuran Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çanakkale Rüzgarı - Boreas kimin eseri? Çanakkale Rüzgarı - Boreas kitabının yazarı kimdir? Çanakkale Rüzgarı - Boreas konusu ve anafikri nedir? Çanakkale Rüzgarı - Boreas kitabı ne anlatıyor? Çanakkale Rüzgarı - Boreas PDF indirme linki var mı?  Çanakkale Rüzgarı - Boreas kitabının yazarı Solmaz Kamuran kimdir? İşte Çanakkale Rüzgarı - Boreas kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/canakkale-ruzgari-boreas-solmaz-kamuran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-10T00:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-04-10T00:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/10/solmaz-kamuran-kimdir-solmaz-kamuran-kitaplari-ve-sozleri-196930.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Solmaz Kamuran 
 Yayın Evi: İnkılâp Kitabevi 
 İSBN: 9789751025678
 
 Sayfa Sayısı: 253 
--reklam--
Çanakkale Rüzgarı - Boreas Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kiraze'nin yazarı bu kitabında kimlik sorunu çerçevesinde bir aşkı anlatırken, Atatürk'ün ölümünden sonra çalkanan Türkiye'den, Varlık Vergisi'ne, Auschwitz'den İstanbul'a kadar uzanıyor. Okur ise bu öyküde, yakın geçmişteki Çanakkale'nin Müslüman, Levanten, İngiliz, Fransız, İtalyan, Yahudi, Rum ve Ermenilerden oluşan kozmopolit yapısına tanık olurken, çok küçük yaşlardan itibaren kemanı ile çevresini büyüleyen Bedia'nın hüzünlü aşk dolu hikayesine eşlik ediyor. 
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Çanakkale Rüzgarı - Boreas Alıntıları - Sözleri
Aşkı muhtaç olduğun için değil, istediğin için yaşamalısın. Aşk o zaman gerçek olur. Gerisi sığınmadır, bir hayaldir ve kolaylıkla hayal kırıklığına dönüşür.
"İnsan birden fazla kişiyi sevebilir mi?"
"Sanırım sevebilir Beki. Ama her birini farklı zamanlarda, farklı farklı sever. Her aşkın rengi, tadı başkadır, çünkü aşk için iki kişi gerekir. Ve kişiler değişince aşkın tadı da, rengi de değişir. "
"Hayatın içindeydim bir zamanlar, şimdiyse onu sadece seyrediyorum." Ama yanılıyor, hayatın içinde nefes alan herkes hem oyuncu, hem de seyirci.
Aşk da uzun boylu gizlenemiyordu, yalan da... Gerçek en saf elmasıydı hayatın... Hele de zamanın değerini anlayanlarca...
Hiç sormadım. Bazen sormamak, hoşa gitmeyecek bir cevapla karşılaşmaktan çok daha iyidir.
Hettie valinin makam odasına girerken titriyordu, İçeri adımını attığında Mustafa Kemal hemen ayağa kalkıp onun eli ni öptü, "Enchantée Matmazel."

Hettie reverans yaptı, "Şeref verdiniz Paşam, heyecanımı mazur görün lütfen."

Buyrun lütfen, istirahat edin."

Hettie masanın önündeki koltuğa oturdu.

"İngilizsiniz değil mi Matmazel."

" Önce Canakkaleliyim Paşam, Türkiyeliyim, ondan sonra da İngiliz. "

Mustafa Kemal ayağa fırladı, "Duydunuz değil mi beyler, Matmazel'in sözlerini duydunuz. İşte çağdaş uygarlık budur.

Hanımefendi, Çanakkale ve Türkiye sizinle iftihar etmeli."

Teveccühünüz Paşam."

Mustafa Kemal'in beş arabalık konvoyu o gün saat üçte, geldiği gibi homurtular içinde, arkasında sapsarı bir toz bulutu bırakarak Çanakkale'den ayrıldı, on beş gün sonra da Hettie'ye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliği verildi.
"Senin bilmediğin bir şey var mı Francis?" Hettie uzanıp yaşlı adamın elini tuttu sevgiyle.
"Mutlaka vardır. İnsan yetmiş küsur yılını okuyp yazmakla da geçirse, dünyadan ayrılırken bilmedikleri, bildiklerinden kat be kat fazladır. Hayat, milyarlarca mucizeyle doludur. Bizler sadece bir kısmını görebiliriz bu mucizelerin."
--reklam--
Çanakkale Rüzgarı - Boreas İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın adı:Boreas Çanakkale Rüzgârı
Yazarın adı:Solmaz Kamuran
Okuyanın adı: Sıdıka Topal
Sayfa sayısı:253

Öyle bir rüzgâr eser ki Çanakkale'de birbirini seven iki genci savurur da savurur.

Kitabımızda bahisleri geçen gençlerimiz çocukluktan beri birbirlerini sever ama bir engel vardır ki öyle böyle değil kızımız müslüman oğlumuz yahudi Bedia ile Hazmana.

Bu arada savaş çıkar kızımızla oğlumuz kaçar ama kader ağlarını örmüştür gariplerim ayrı düşerler tabiki savaşta kavuşamazlar acaba sonrasında kavuşurlar mı işte bu yorum için muamma okunası bir kitap merak eden okuyabilir kavuşuyorlar mı kavşamıyorlar mı hep beraber öğrenelim...

Kitapla kalın (SIDIKA TOPAL) 
1923’te başlayıp 2005’te biten Çanakkaleli Bedia ile Hazmanay Kosbi’nin Çanakkale, İstanbul, Yunanistan, Almanya, İngiltere ve İsviçre’de geçen uzun aşk hikâyesi. (feyza bütün) 
--reklam--
Çanakkale Rüzgarı - Boreas PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Solmaz Kamuran - Çanakkale Rüzgarı - Boreas kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çanakkale Rüzgarı - Boreas PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Solmaz Kamuran Kimdir?
Solmaz Kamuran 1954'te İstanbul'da doğdu. Göztepe Taş Mektep'te, Kadıköy Maarif Koleji'nde, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde okudu. 11 yaşında TRT Çocuk Radyosu hikâye ödülünü kazandı. 17 yaşında, Yansıma Dergisi'nde imzasını gördü. On dört yıl diş hekimliği yaptıktan sonra kendini tamamen edebiyata verdi. Profesyonel yazı hayatına, televizyon için belgesel metinleri ve gazetelerde gezi yazılarıyla başladı. Türkiye'de büyük ilgi gören romanlarından "Kiraze" Yunanca, Macarca, Sırpça, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Kürtçe, Lehçe ve Bulgarca olarak yayınlandı.

Romanları:
Bir Levrek İskeleti,
Kiraze,
Minta,
Banka, 
Çanakkale Rüzgârı
Macar

Hikaye:
Bir kadın, bir erkek, bir levrek iskeleti

Anlatı:
Gecenin Yakamozu

Biyografi:
İpek böceği Cinayeti

Araştırma:
Devlet Çete Olmasın Dediğinizde

Ve çeviriler: Safiye Sultan Üçlemesi (Ann Chamberlin), Bir Hürrem Masalı (Colin Falconer), Erguvan Güzeli (William Stearns Davis), Bir Troia Şarkısı (Colleen Mccullough), Geceyarısı'nın Peşinde (Richard Zimler), Aşk Mutfağı- Çıldırtan Koku- Kızışma- Kabare (Lilly Prior), Bakir İntiharlar- Middlesex (Jeffrey Eugenides), Aynadaki Peçe (Ann Chamberlin)

Solmaz Kamuran aynı zamanda yazar Çetin Altan'ın kitaplarının da editörlüğünü yapmaktadır.
--reklam--
Solmaz Kamuran Kitapları - Eserleri
Kiraze
Minta
Çanakkale Rüzgarı - Boreas
Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar
Ceviz Ağacı
Macar
Bir Kadın Bir Erkek Bir Levrek İskeleti
Gecenin Yakamozu
Aşk Tutulması
Banka
Elmakurdu Rüyaları
İpek Böceği Cinayeti - Fotoğraflarla Çetin Altan'ın Yaşam Öyküsü
Devlet Çete Olmasın Dediğinizde
--reklam--
Solmaz Kamuran Alıntıları - Sözleri
Şu dünyâda zaten anlatılmamış ne var, eninde sonunda herkes,her şey birbirine benzer, tıpkı bizim gibi. (Macar)
"Bizi bizden koru Tanrım. " (Kiraze)
Çıkarlar söz konusu olunca her şey ne kadar da çabuk değişebiliyordu. (Kiraze)
Kuşlar ötüşüyordu, karanlığın kuşları… Ağustos ayının tembel mutluluğunun cıvıltısı değildi bu sesler, mutluluk simgesi değildi bu ötüşler. Şubat ayazında, alacakaranlıkta yeniden hayata meydan okumanın çığlığı… Yalnız kuşlar… Tıpkı benim gibi. (Bir Kadın Bir Erkek Bir Levrek İskeleti)
Zamanı unutmuştuk ve galiba mutluluk zamanı unutmaktı. (Macar)
Kötülük peşinde koşan kendi sonuna koşar. (Elmakurdu Rüyaları)
“Ama derler ya ‘bohçanın dört ucu asla bir araya gelmez . ‘ ille de bir şeyler eksiktir bizlere göre . Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var. İyilikler , kötülükler , güzellikler ,çirkinlikler ,zorluklar , kolaylıklar , acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır . Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor ... (Ceviz Ağacı)
...ayrılırken "Her şey para değil, dostum," dedi, "Her şey para değil."

Her şey nedir, diye düşündüm eve dönerken. Dağda otlayan keçi için her şey kayalık tepelerdi, balık için içinde yüzdüğü deniz, kuş için kanadıyla titrettiği gökyüzü, ya insan için? İnsana o tepeler, o gökyüzü, o deniz yetmiyordu. Başlangıçta anne için bebeğinin küçücük yüzünü gördüğü ilk an, bebek için küçücük yüzünü gömerek onun memesine iştahla yapıştığı andı her şey ama sonra... Çölde su, denizlerde ada her şeydi; susuzluktan yanana bir tas su derya gibiydi, selde sürüklenene bir ağaç dalı sanki bir ada. Kör için değneği, dilsiz için elleri, müzisyen için bestesi, şair için şiiri her şeydi. Mahpus için demirlerin arasından görünen uzaklardaki ıssız tepelerde başıboş yürümek, o ıssız tepelerde dolaşan çoban için uzaktan görünen şehir her şeydi. Yoksul için para, hasta için ilaç, âşıklar için vuslat her şeydi. Derviş için bir lokma, bir hırkaydı her şey, sultanlar içinse gördüğü ve görmediği ama sahibi olduğu engin mülktü, ama belki de o sadece ava gitmeyi, kırlarda avarelik etmeyi isterdi, ya başı, dişi, dizi ağrıdığında ne yapardı... Şu fânî dünyada her şeyin ne olduğu her an her fânî kul için değişebilirdi, her şey birden hiçbir şey olabilirdi. (Macar)
"Tarihi, imparatorlar yaratır ama onu geleceğe ancak tarihçiler kitaplarıyla taşır." (Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar)
"İnsanlar ikiye ayrılır, başkalarının deneyimlerinden yararlanarak kazanan akıllılar ve ille de kendi deneyimleriyle kazanacaklarına zannederek kaybeden aptallar..." (Kösem : İktidar Şerbeti Kan Kokar)
Giden hiçbir şey geçici değildir, giderken ille de iz bırakır. (Aşk Tutulması)
Kay hiçbir zaman T.J.'i'in kendisini sevdiği gibi onu sevememişti. Ama bunun için suçlanamazdı, sonuçta herkes karşısındakine ancak kendisinde olanı verebilirdi. Herkes kendisi kadar sevebilirdi. Kay da bu kadardı. (Minta)
Oysa hayatın tuhaf bir terazisi var; iyilikler, kötülükler, güzellikler, çirkinlikler, zorluklar, kolaylıklar, acı ve saadet nasılsa sonunda hep dengede kalır. Her şey tamamen mükemmel ya da kötü olmuyor. (Ceviz Ağacı)
Aşk merhamet değildir Nur, karışmak istemem ama sevgili olmak ve anne olmak farklı şeylerdir. İkisini karıştırmamak gerek. (Ceviz Ağacı)
Mutlu olmak için bir yığın mutsuzluğu, acıyı yaşıyordu insan; ağır, çok ağır bedeller ödüyordu ve sonra mutlu olduğunda o geçmişi hatırlayıp tekrar acı çekiyordu. Arada sırada kaşınan bir yanık izi, yağmur yağınca sızlayan eski bir kırık yeri gibiydi mutlu olmak. Salt mutlu olmak diye bir şey belki de yoktu. (Kiraze)
Sevdiğim bir yazar aşkı şöyle tarif etmiş:
“Aşk biriyle bakışmak değil, aynı yöne birlikte bakmaktır.” (Ceviz Ağacı)
Hettie valinin makam odasına girerken titriyordu, İçeri adımını attığında Mustafa Kemal hemen ayağa kalkıp onun eli ni öptü, "Enchantée Matmazel."

Hettie reverans yaptı, "Şeref verdiniz Paşam, heyecanımı mazur görün lütfen."

Buyrun lütfen, istirahat edin."

Hettie masanın önündeki koltuğa oturdu.

"İngilizsiniz değil mi Matmazel."

" Önce Canakkaleliyim Paşam, Türkiyeliyim, ondan sonra da İngiliz. "

Mustafa Kemal ayağa fırladı, "Duydunuz değil mi beyler, Matmazel'in sözlerini duydunuz. İşte çağdaş uygarlık budur.

Hanımefendi, Çanakkale ve Türkiye sizinle iftihar etmeli."

Teveccühünüz Paşam."

Mustafa Kemal'in beş arabalık konvoyu o gün saat üçte, geldiği gibi homurtular içinde, arkasında sapsarı bir toz bulutu bırakarak Çanakkale'den ayrıldı, on beş gün sonra da Hettie'ye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliği verildi. (Çanakkale Rüzgarı - Boreas)
Osmanlı vezirlerinden birinin nehir üstüne yaptırdığı köprünün üzerinden geçerken köprübaşında yazan yazıyı merak edip birine okutturduk. Şöyle diyordu adı bizce meçhul şair: "Hayat, krallarla yoksulların yolunun çakıştığı bir köprüdür." (Macar)
Şanssızdı, ama kimbilir belki de bir başkasına göre şanslı.. (Minta)
'Şeriat nedir, tarikat nedir ,hakikat nedir ?'diye sordum. Bana şöyle cevap verdi ,"Şeriat bu senindir o benim; tarikat,hem senindir hem benim; hakikat ise ne senindir, ne benim ."Ya marifet?" dedim .Gözlerimin içine baktı ,gülümsedi, "Yaratılanda Yaratan'ı görmektir ,"dedi. (Macar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/canakkale-ruzgari-boreas-solmaz-kamuran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)