# Cehennemlik - Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Cehennemlik kimin eseri? Cehennemlik kitabının yazarı kimdir? Cehennemlik konusu ve anafikri nedir? Cehennemlik kitabı ne anlatıyor? Cehennemlik PDF indirme linki var mı?  Cehennemlik kitabının yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar kimdir? İşte Cehennemlik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cehennemlik-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-10T08:00:24+03:00
- Güncelleme: 2022-05-10T08:00:24+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/10/huseyin-rahmi-gurpinar-kimdir-huseyin-rahmi-gurpinar-kitaplari-ve-sozleri-218626.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9789752897649 
 Sayfa Sayısı: 410 
--reklam--
Cehennemlik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk edebiyatında her zaman mizahi öğeleri ön plana çıkartmasıyla bilinen Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik adlı bu romanında okurlarını şaşırtacak ölçüde farklı bir tutum sergiliyor. Çözülmekte olan bir dönemin bireysel yaşamdaki yansımalarını ele alan Cehennemlik, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın keskin gözlemleriyle dokunmuş trajik bir eser. Kitaplarında hayatın çarpıklıklarını gülümseyerek ele alan, bu çarpıklıkların kökeninde çoğunlukla insan naturasını gören Gürpınar, belki de bir kereliğine bu çarpık yapıya gülümsemek yerine farklı bir yaklaşımla bakıyor.

Türk edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, aradan geçen bunca yıla karşın hâlâ sözünün tazeliğini koruyor. Onun kitapları hâlâ hayatımıza ayna tutuyor.
--reklam--
Cehennemlik Alıntıları - Sözleri
Bizi yaşatan ağır bir gaflettir.
Gençler ihtiyarlamayacağız, ihtiyarlar ölmeyeceğiz sanırlar.
Ölüm olduğu için doğmayı acı ve mânâsız bir zulüm bulur.
Allah'ım yarattıklarının kimisini pamuktan, kimisini çelikten yaratıyorsun.
Yavaş yavaş ortada ciddî okur yazar kimse kalmıyor. Yedi yaşında bir çocuk gazete okuyor, mektup yazıyor. Fakat hiç bir şey anlamıyor, ne herze yediğini bilmiyor.
Biz para verdikçe bunların sayısı her gün artıyor. Birbirine haber mi veriyorlar, ne yapıyorlar, ...
... ağladı mı? Onun çenesi durmaz. Kim bilir neler de söylemiştir?
Hay kalın kafalı mahlûk... Etrafımızda ölümü, ahireti hatırlatmayan acaba ne var?
Efendim kadın kısmı lafını bilmez ki...
Âlemi dünya böyledir. Ne kadar çalım eder isen insanın o kadar peşinden gelirler.
Dünya bir cifedir.
"Ölmezlik" ancak Allah'a mahsustur. Haniya Lokman?
Haniya Sokrat?
Ömrü boyunca nafakasının yeteceğinden fazla temin etmiş olan bir tok her fırsat gözüküşünde fazlalığını insafla görmeyerek yine kendi hesabına biriktirmeler yapar. Zahirelerini küflendirir, çürütür. Açları aklına getirmez, kimseye yedirmez.
İNSANLARIN bencilliğinin sonu yoktur.
Gönlünde bir aşk ideali vardı.
Bir gün bir taraftan onun çıkıvereceğini beklemekte, idi. Fakat bu hayal sevgilisi nereden ve nasıl çıkabilecekti? Onu bilmiyordu.
Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü...
--reklam--
Cehennemlik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sayfa sayısı normalde okuduğum kitaplara oranla bir tık daha kısa olmasına rağmen, bu kitap benim için epey uzunca sürdü. Yazıların bitişikliği, paragrafların uzunluğu ve nefes alacak yer olmaması okurken irrite ediyor açıkçası. Tabi bu baskısıyla ilgili bir durum. Kitapla ilgili fazla spoi vermek istemiyorum. Sadece kitabın ilk başlarında yani yaklaşık 50 sayfa kadar, oldukça yaşlı Hasan Ferruh efendi ve onun hastalık hastası mizacı anlatılıyor. Hasan Ferruh efendi büyük bir köşkte, genç karısı, hastalıklı görünen kızı, kızıyla evlendirmek amaçlı zamanında köle olarak satın aldığı genç bir adam, kız kardeşi, kız kardeşinin kızı ve oğlu, kız kardeşinin eşiyle birlikte yaşıyor. Kitabın ilk başlarında konu sadece Hasan Ferruh efendinin üzerinde dönecek hissi yaratıyor. Onun hastalık hastası mizacı, ölüm korkusu ve sürekli eve gidip gelen ermeni, Türk ve fransız doktorlarıyla aralarında geçen mani atışmaları yer alıyor. Sonradan köşkün diğer halkı romana dahil oluyor. Tam kitap sıkıcı hale gelmeye başlamışken, her şey yerli yerine oturuyor. Minnet borcu, ama buna rağmen engel olunamayan gönül meselesi, yaşlı ve kabul görmeye çalışan eşler, yaşlı bir kocaya sahip genç bir kadın ve genç bir erkekle birlikte olma isteği, umutsuz bir aşkla birbirlerini seven ve bu sevgiden haberleri olmayan bir başka iki genç, yaşlı kocasına boynuz takacağına dair yemin etmiş olan ve her şeyi göze alarak, çok istediği genç adamla birlikte olmak için her yolu deneyen orta yaşta bir kadın... Kitap ihanet, entrika, yalan ve sırlarla dolu bir kitap. Ancak sırların hepsi ortaya çıkıyor. Benim en üzüldüğüm konu sanırım Atıfet'in yaşadıkları oldu. Atıfet Hasan Ferruh efendinin ölen karısından olan kızı. Kitapta cılız, bücür, çirkin ve hastalıklı olarak tarif ediliyor. Pek kimse tarafından sevilmiyor. Babası dışında herkes ona acımasız davranıyor. Ancak o kadar zeki bir kız ki, bunu kitabın sonuna doğru anlıyoruz. Sürekli hakarete uğrayan, sürekli aşağılanan, fiziksel özellikleriyle sürekli dalga geçilen ve ihanete uğrayan Atıfet o kadar büyük bir fedakârlık yapıyor ki, her şeye rağmen çok büyük burukluk yaşatıyor. (Kapalı Mavi) 
"Seni yakacaklar benim yerime" diyen aşıklar romanı:): İnsan istemediği gönüle girer mi? Gönlün sahibi kollarını açıp ölüyorum, bitiyorum dese de "Sen elmayı seviyorsun diye elmanın seni sevmesi şart mı?" diyen Hikmet'in dizelerine döner işin. Gürpınar'ın eseri ben elmayı satın aldım ya sevecek ya bu diyardan gidecekten başlamış... Bu da binbir günahın, ahın, gözyaşının önünü açmış.

 İnsan yüreğinde sevginin bittiği yer cehennemmiş. Eserin adını hem bu sözle hem de karakterlerin yaptıklarından ötürü yakıştırabilirsiniz.Dallanıp budaklanan bir karakter kalabalığı yok.Bu yüzden bazı romanlarına göre daha akıcı bir eser olduğunu söylebilirim. Lâkin bazı bölümlerde müstehcen diyaloglara, detaylarına fazla yer verilmiş. (Bu yüzden +18 yaş okurlara tavsiye ederim; eserin yeni kapağından anlamayıp çoluğa çocuğa hediye etmeyiniz.:)) Zaten Gürpınar'ın eserlerindeki felsefi görüşlerini en az yirmi yaş ve üzerinin idrak edebileceği görüşündeyim. Konu içeriğiyle ilgili Gürpınar'ın tarzını bir daha, bir daha yazmak istemiyorum çarpık ilişkiler vesaire vesaire. Eski Türkçe'ye hakim değilseniz biraz yorabilir. Yeni basım almanızı tavsiye ederim ya da eski basımda sözlükten faydalanmanızı:)

Moliere'in Hastalık Hastası eserine benzer bir şekilde başlayan eser, komedi dram ve felsefenin harmonisi olarak size keyifli vakit geçirecek diyebilirim. (Verda) 
Büyük bir köşkte yaşayan birbirinden farklı iki ailenin fertlerinin hayatlarını ele almış bir kitap. Kadınların ve erkeklerin arasındaki yaş farklarının ve bu yaş farklılıklarından doğan çatışmaların bir şekilde, duygusal ve cinsel yakınlığa ulaşması kaleme alınmış. Çarpık ilişkilerin kitabı olmuş ama mizah katarak anlatılmış ve farklı bir boyut kazandırılmış. (Ayşenur Karaoğlu) 
--reklam--
Cehennemlik PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Cehennemlik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cehennemlik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Gulyabani
Efsuncu Baba
Mürebbiye
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
Şık
Şıpsevdi
Hazan Bülbülü
Melek Sanmıştım Şeytanı
Hakka Sığındık
Gulyabani - Gönül Ticareti
İki Hödüğün Seyahati
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Ben Deli miyim?
Cadı
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
Kadınlar Vaizi
Gönül Ticareti
İffet
Sevda Peşinde
Kesik Baş
Mürebbiye - Şeytan İşi
Şeytan İşi
Deli Filozof
Meyhanede Kadınlar
Dirilen İskelet
Kaderin Cilvesi
Utanmaz Adam
Nimetşinas
Tesadüf
Boşanmış Kadın
Hayattan Sayfalar
Öldüren Öpücük
Kokotlar Mektebi
Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
Mezarından Kalkan Şehit
Cehennemlik
Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
İnsan Önce Maymun muydu?
Acı Gülüş
Ölüler Yaşıyorlar mı?
Can Pazarı
Toraman
Metres
Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
Billur Kalp
Eşkıya İninde
Bir Sevda Denklemi
Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
Tünelden İlk Çıkış
Nimetşinas - Toraman
İmrenilecek Bir Ölüm
Namuslu Kokotlar
Kesik Baş - Utanmaz Adam
Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
Kadın Erkekleşince
Aşk Batağı
Namusla Açlık Meselesi
Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
Gulyabani
Eti Senin Kemiği Benim
Son Arzu - Tokuşan Kafalar
Gazetecilikte İlk Yazılarım
Tesadüf / Şeytan İşi
Gazetecilikte Son Yazılarım 3
Gazetecilikte Son Yazılarım 2
Şehirde Bir Şekavet
Tutuşmuş Gönüller
Son Arzu
Gazetecilikte Son Yazılarım 1
Muhabbet Tılsımı
Gazetecilikte Son Yazılarım 4
Mezarından Kalkan Şehit
Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
Salgından Allah'a Sığındık
Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
Çocuk Yüreklerde Gulyabani
Sanat ve Edebiyat
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın?
- Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
"Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir.

Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
-
"Bana bir kelime yalan söylemenin
ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
insan yasak edildiği şeye
şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
"Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
— Tayfur, yolumdan çekil...
— Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden

"Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
"Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cehennemlik-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)