# Çeviri Hikayeler - Nazım Hikmet Ran Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çeviri Hikayeler kimin eseri? Çeviri Hikayeler kitabının yazarı kimdir? Çeviri Hikayeler konusu ve anafikri nedir? Çeviri Hikayeler kitabı ne anlatıyor? Çeviri Hikayeler kitabının yazarı Nazım Hikmet Ran kimdir? İşte Çeviri Hikayeler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ceviri-hikayeler-nazim-hikmet-ran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-23T04:00:30+03:00
- Güncelleme: 2022-02-23T04:00:30+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/23/nazim-hikmet-ran-kimdir-nazim-hikmet-ran-kitaplari-ve-sozleri-159500.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nazım Hikmet Ran 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750804595 
 Sayfa Sayısı: 124 

Çeviri Hikayeler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nâzım Hikmet'in daha az bilinen bir yazarlık yönünü dışa vuruyor hikâyeliri ve masalları. Hikâyelerde, keskin bir gözlem gücü, keskin bir alayla birleşiyor ve çelişkilerin gülünçlüğü sergileniyor. Alabildiğine doğal bir güldürü ustasıyla karşılaşıyoruz bu hikâyelerin çoğunda. Şiirin büyük ustası, bazı masallarda çocuk dünyasının o sınır tanımaz hayalgücünü ayaklandırırken, bazı masallarında gelenekselden çağdaş bir yorum çıkartıyor, çağdaşla gelenekseli kaynaştıran bir anlatım dili kullanarak. İster doğrudan çocukların hedeflendiği masallar olsun ister daha çok yetişkinlere seslenenler.. Bu masallarda zengin bir anlatı dünyası sizi bekliyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" masallar ve hikâyelerle tamamlanıyor.
 

Çeviri Hikayeler Alıntıları - Sözleri
Dünyada en büyük kuvvet para kuvvetidir, derler. Laf. Saçma.
Bu ölümlü dünyada, paradan daha kuvvetli neler var da, iki gözüm neler var.
Hareket edenler insanlar değil, insanların gölgeleriydi sanki...
Herkes yazarsa okuyacak adam kalmaz...
Yalnızlığımın içinde bir dosta ihtiyacım var.
Dişlerim birbirine çarpıyordu; hani, sözüm meclisten dışarı, kuyruğunda dişleriyle pire arayan ite dönmüştüm.
Aşk için kabil olmayan hiçbir şey yoktur.
Gelelim siyaset modalarına... En başta muhalefet modası... Bana öyle geliyor ki, modaların en anlaşılmazı budur... Saplı çanta taşıma, saç kesme, güneşte yanma, bunun yanında haltetmiş... Öyle de çabuk değişiyor ki, mübarek.
Bugün saç kesmek moda... Kes... Yarın uzunu moda oldu mu, takma bir saç alıp takıver... Halbuki paran olmazsa, saçın uzayacak diye bekle dur bakalım... Tam saçın gene uzar, haydi gene kısa saç modası .. Velhasıl fukara hatunlar için saç modasını günü gününe takip etmek mümkün değildir iki gözüm.
Avrupa'da saatler çok ucuzmuş, diyorlar. Yani ya ki oralarda, hemen hemen, insan bir saati bedavadan alabilirmiş. Eğer bizim para ile hesap edersen, Avrupa'da bir saat 48 kuruş mu neymiş?.. Gördün mü işin alasını... Bizde 48 kuruşa yelkovan alamazsın alimallah! Alsan da işlemez, takılır kalır aldığın yelkovan...
Vakit, öyle önemli bir rol oynamaya başlamış ki hayatımızda, saatiniz bir çeyrek geç kalsa, bir çeyrek ileri gitse hemen onu saatçiye götürürsünüz. Kendi varlığınızla, geriye kalan bütün bir beşeriyetin varlığı arasında bu kadarcık bir ayrılığa bile dayanamazsınız.
Kendi varlığınızla, geriye kalan bütün beşeriyetin varlığı arasında bu kadarcık bir ayrılığa bile dayanamazsınız...
Bana kalırsa, Nuri Niyazi Beyefendi dostumuzun, bu sefer zayıflayacağı muhakkaktır. Ama merdivenler dolayısıyla değil. Apartman satın alıp, hasutların, açgözlülerin, Babıâli serserilerinin ağızlarına düşmekle iğne ipliğe dönecektir...
Mükemmel bir mayıs sabahı bahçenin sıralarından birinde oturuyordum. Etrafta renklerle, kokularla ve ışıklarla kımıldanan baharı seyre dalmıştım. Bahçede sevgililer birbirlerine sokularak dolaşıyor, ağaçların arkasında kayboluyorlardı. Kalbim, bayıltıcı ve esrarlı bir içkiyle dolu billur bir kadeh gibiydi...
Hâlâ, şu zencileri hatırlamadın mı be yahu! Amma ettin ha?! Canım efendim, hani her şeyimizden memnun kaldılardı da, yalnız: "Sokaklarda yürümek, biraz müşkülce, kalabalıkta boyuna insanın ayağına basıyorlar!" diye bir ufacık şikâyette bulunmuşlardı... Hatırladın mı?.. Âlâ...
Hareket edenler insanlar değil, insanların gölgeleriydi sanki...

Çeviri Hikayeler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nâzım Hikmet'in Rus yazarlardan çevirdiği küçük hikayeler . Yer adları ve kişiler Türkçeye uyarlanmış. Keyifli bir kitap. Osmanlıca deyimler dipnot olarak günümüz türkçesine çevrilmiş. Kısa kısa hikayelerden oluşuyor. (İstiklâl soysal) 
Kitap; yazar/Nazim-Hikmet-Ran 'ın 1931 yılında Yeni Gün Gazetesinde çevirisi yaptığı ve yayımladığı çoğunluğu yazar/mihail-zoscenko 'ya ait hikayelerden oluşuyor. Bu kitap sayesinde yazar/mihail-zoscenko ile tanışmış oldum. Toplamda 40 hikayenin yer aldığı, okuyanı güldüren ve düşündüren bir eser.

Kitaptaki hikayeler okuru güldürmekle beraber Rusya halkının yaşam biçimi ve kültürü hakkında da bilgi edinmek mümkün. Köylüsünden şehirlisine kadar insanların yaşam tarzlarına, geçim sıkıntılarına ve daha birçok sosyal soruna eleştirel bir tavırla yaklaşıyor. yazar/Aziz-Nesin hikayeleri sevenlerin zevkle okuyabileceği bir kitap.

Orijinalliğini koruması adına tamamen yazar/Nazim-Hikmet-Ran çeviri aslına sadık kalınmış. Eski kelimelerde biraz zorlandım ancak fazla eski kelime olmadığından dolayı kolay okunuyor. Bir kitap için çevirinin etkisi elbette çok büyük ama kitabın kendisi de önemli. Bu sebeple hikayelerin yazarı yazar/mihail-zoscenko 'yu da es geçmemek gerekir. Hikaye severlere şiddetle tavsiye ediyorum. Gülerken düşünmek istiyorsanız kesinlikle doğru adrestesiniz. (DUA) 
Nazım Hikmet'in Hikayeleri...: Nazım Hikmet'in kaleminden okuduğum ilk eser oluyor. Kendisini mektupları ve şiirleriyle biliriz genelde ve ben de bir farklılık olsun dedim ve kütüphanemde bulmuşken çevirdiği hikayelerin toplandığı eseri okuyayım dedim. İçinde kısa kısa onlarca hikaye bulunmakta ve biraz da eleştiriler içermekte.
Bu tarzı bana Aziz Nesin'i anımsattı doğrusu. Aziz Nesin gibi o da eleştirilerini mizahi bir dille süsleyip bize sunuyor. Benim için pek fena olmayan eserlerdendi. Şimdi Nazım Hikmet'i okuma zamanı :) (Berkant) 

Kitabın Yazarı Nazım Hikmet Ran Kimdir?
Nâzım Hikmet Ran ya da Türkiye'den ayrıldıktan sonraki soyadı ile Nâzım Hikmet Borzecki (15 Ocak 1902; Selanik, Osmanlı İmparatorluğu - 3 Haziran 1963; Moskova, SSCB), Türk şair ve yazardır.

Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir.

Komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiş; Türkiye'de 11 ayrı davadan yargılanarak İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yatmıştır. 1951 yılında Türkiye'den ayrılması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmış; bu karar ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihinde iptal edilmiştir.

1963 yılında Moskova'da kalp krizinden hayatını kaybetmiştir. Mezarı Moskova'dadır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nâzım_Hikmet

Nazım Hikmet Ran Kitapları - Eserleri
Büyük İnsanlık
Nazım İle Piraye
835 Satır
Benerci Kendini Niçin Öldürdü?
Yatar Bursa Kalesinde
Kuvâyi Milliye

Memleketimden İnsan Manzaraları
Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar
Piraye'ye Mektuplar
Bütün Şiirleri
Yazılar 1
Yazılar 3
Kan Konuşmaz

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni
Yeşil Elmalar
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Henüz Vakit Varken Gülüm
İlk Şiirler
Son Şiirleri
Demokles'in Kılıcı

Bir Ölü Evi & Ocak Başında
Enayi
Sanat Ve Edebiyat Üstüne
Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar
Şehrime Ulaşamadan Bitirirken Yolumu...
Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden
Yazılar 2

Sevdalı Bulut Masalı
Ferhad ile Şirin
Kuvayi Milliye (Çizgi Roman)
Nazım Hikmet Şiirleri 2: Mapusluk Zor Zanaat
Yaşamak Seni Sevmek Gibi
Nazım Hikmet Şiirleri 4: Gurbet Ölümden Beter
Nazım Hikmet Şiirleri 3: Sevda Ateşten Gömlek

Nazım Hikmet Şiirleri 6 : Herkes Kendi Payına Ölür
Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet
Sana Tütün ve Tespih Yolluyorum
Yazılar 4
Yazılar 5
Hikayeler
Kadınların İsyanı

Yusuf İle Menofis
Masallar
La Fontaine'den Masallar
Çeviri Hikayeler
Yazılar 6
Yeni Şiirler (1951 - 1959)
Tavı Gelmişti Demirin

Fatma, Ali ve Diğerleri
Üç Şiir
İt Ürür Kervan Yürür
Seçme Şiirler
Sarayda
Şeyh Bedrettin Destanı
Sabahat

Das schönste Meer ist das noch nicht befahrene Liebesgedichte
Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle
Taranta Babu'ya Mektuplar
Öteki Defterler
Beyazıt Meydanındaki Ölü
Unutulan Adam
Sonuna Kadar Kavga

Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy
Tüm Eserleri 1 - Şiirler 1
Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2
Tüm Eserleri 3 - Şiirler 3
Tüm Eserleri 4 - Şiirler 4
Tüm Eserleri 5 - Şiirler 5
Tüm Eserleri 6 - Şiirler 6

Kuvayi Milliye Destanı
Keloğlan
Tüm Eserleri 7 - Şiirler 7
Hasretle - Nazım Hikmet Mektupları
Memleketimden İnsan Manzaraları 1
Memleketimden İnsan Manzaraları 2
Memleketimden İnsan Manzaraları 3

Memleketimden İnsan Manzaraları 4
Kurtuluş Savaşı Destanı
Memleketimden İnsan Manzaraları 5
Dört Hapishaneden
Rubailer
Sürekli Bir Bahar
Güzel Günler Göreceğiz

Kafatası
Yel Üfürdü Su Götürdü
Bursa Cezaevinden Va-Nu'lara Mektuplar
Yaylamıza Kiraz Vakti
Kuvayi Milliye
İnek
Kerem Gibi

Nazım Hikmet’in Açlık Grevi (Tıpkı Basım İçerikler)
El Yazmalarında ve Basılı Kitaplarda Saman Sarısı
Sovyet Demokrasisi
Jokond ile Si - Ya - U
Alman Faşizmi ve Irkçılığı
Gece Gelen Telgraf
1 + 1= Bir

Nazım Hikmet Şiirleri: 1
Şu 1941 Yılında
Yaşamaya Dair
Saat 21-22 Şiirleri
Orman Cücelerinin Sergüzeşti
Büyük Taarruz
Aydınlıkçı şair, aydınlıkçı yazar Nazım Hikmet

Faşizm Sınıflar ve Emperyalizm
Seçilmiş Əsərləri
Güneşi İçenlerin Türküsü

Nazım Hikmet Ran Alıntıları - Sözleri
Bizim İstiklal Marşın'da aksayan bir taraf var,
Bilmem ki, nasıl anlatsam,
Akif inanmış adam,
Fakat onun, ben,
İnandıklarının hepsine inanmıyorum.
Mesela, bakın:
"Gelecektir sana vadettiği günler Hakk'ın"
Hayır,
Gelecek günler için
Gökten ayet inmedi bize.
Bir şarkı istiyorum
Zaferden sonrasına dair.
Kim bilir belki yarın (Kuvayi Milliye Destanı)
Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne, allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.. (Güzel Günler Göreceğiz)
"Kim bilir ;
Masalınızın kahramanı, başka bir hikayenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. (Yaşamak Seni Sevmek Gibi)
Yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... (Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle)
Büyümez ölü çocuklar... (Henüz Vakit Varken Gülüm)
"Sen daha çok hikâyeler dinlersin ama, artık sana hikâye anlatacak bulursan!.." (Ferhad ile Şirin)

" Bırak ay gitsin sen kal bu gece... " (Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden)
Yolunda pusuya yattıklarını
arkadan çelme attıklarını
 bilerek
 yürümek…
Yürümek
yürekten
gülerek
 yürümek… (Yazılar 6)
...yolsuzluğun da türlü türlüsü vardır. (Yazılar 3)
İnsanların başlarında kalpak,
yüreklerinde keder,
yüreklerinde müthiş bir ümit vardı. (Kuvayi Milliye Destanı)
Bir insan bir vazife alırsa, bu vazife küçük ve ehemmiyetsiz de olsa, onunla öteki vazifeler arasındaki bağı unutmamalı ve ben işimi yapıyorum ya, işimden gayrisi beni alakadar etmez, banane dememelidir. Çünkü her iş, başka işle bağlıdır. (Hikayeler)
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. (Büyük İnsanlık)
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin
(demeğe de dilim varmıyor ama)
kabahatın çoğu senin canım kardeşim. (Nazım Hikmet Şiirleri: 1)

Fotoğrafınızı pek yakında beklerim. Sıhhatiniz nasıldır ? Ateşiniz devam ediyor mu ? Oraları çok mu soğuk ? Herhalde odanızda soba vardır.
Burada havalar birkaç gündür lodos. Denizde beyaz köpükler... ağaçlarda beyaz çiçekler... (S. Berksoy) (Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy)
Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. (Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet)
Hem anlatsana bana:
 nasıl oluyor da çıldırmıyoruz
 öleceğimizi bildiğimiz halde?
Yoksa ben ölmem gibi mi geliyor insana. (Yatar Bursa Kalesinde)
-Mayakovski’nin kitaplarından en çok hoşunuza gidenler hangileridir?

+ Sevgilinin gözlerini mi, yoksa burnunu mu seviyorsun sorusunu nasıl yanıtlamalı? Mayakovski’yi tepeden tırnağa severim ben.￼ (Yazılar 6)
“Onlar paranın sahibi değil, para onların sahibi. “ (Memleketimden İnsan Manzaraları)
"Yaşamak güzel şey be kardeşim." (Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim)
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde. (Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ceviri-hikayeler-nazim-hikmet-ran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)