# Çınar Ağacı - Arif Akpınar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çınar Ağacı kimin eseri? Çınar Ağacı kitabının yazarı kimdir? Çınar Ağacı konusu ve anafikri nedir? Çınar Ağacı kitabı ne anlatıyor? Çınar Ağacı PDF indirme linki var mı?  Çınar Ağacı kitabının yazarı Arif Akpınar kimdir? İşte Çınar Ağacı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cinar-agaci-arif-akpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-30T05:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-05-30T05:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/30/arif-akpinar-kimdir-arif-akpinar-kitaplari-ve-sozleri-234062.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Arif Akpınar 
 Yayın Evi: Muştu Yayınları 
 İSBN: 9786055468651 
 Sayfa Sayısı: 146 
--reklam--
Çınar Ağacı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Vefa temalı hikâyelerden oluşan kitaptaki özgün anlatım aynı zamanda Anadolu insanının hayata ve olaylara bakışını, insancıllığını yansıtıyor.

Usta kalem Arif Akpınar imzalı kitap seviye olarak gençlere hitap etse de bu konuya ilgi duyan herkesi sarıp sarmalıyor. Bizim öz kültürümüz olan vefayı bu hikâyelerle okuduktan sonra herkesin kendi vefa anlayışını gözden geçirip kendisinin ne kadar vefalı olduğunu sorgulayacağını düşünüyoruz. Neticede vefa bizim iklimimizin bir gülü...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Çınar Ağacı Alıntıları - Sözleri
Sabır ilk vurgunu yediğin anda gösterdiğin tavrın
Neden hayatın renkleri hep böyle soluk?
Yarını düşünmek bile istemiyordu. Anlık mutluluklar peşindeydi artık.
Aslında herkesin bir manevi hastalığı mutlaka var. Günahlarımız hastalıklarımızın delili.
Suçlanan çocuklar sonra neden suçlandıklarını değil de hep çarptırıldıkları cezayı hatırlarmış.
İçinde özlem olmayan gönül; meyvesiz kuru bir ağaç gibi, köpüksüz kahve gibi, gizemsiz çöl gibi...
"İnsan, iyiliğin kölesidir."
--reklam--
Çınar Ağacı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Arif Akpınar tarafından yazılan ve içerisinde vefayı en iyi şekilde tanımlayan birden fazla hikaye barındıran, farklı hikayelerin birleşiminden oluşan bir hikaye kitabıdır.
Okurken insanın içini ısıtan, üzen, sevindiren türde farklı hikayelerden oluşması, okuyucuyu derinden etkilemekte ve farklı duyguları her sayfa geçişinde hissettirmektedir. Kitapta bulunan bu nadir özellik sayesinde okuyucunun sıkılması neredeyse imkansız bir hal alırken, kitabı bitirme süreci ise bir o kadar kısalmıştır.
Kitap da bulunan hikayeler tamamen vefayla ilgili olmakla birlikte okuyucuyu içerisine çeken bir özelliğe de sahiptir. Okuyucu kitap içerisinde göz gezdirirken, hikaye de bulunan ana karakterin yerine kendini koyabilir, o karakterin yaşadığı olaya karşı tepki gösterebilir hatta o karakterin yerine göz yaşı dahi dökebilmektedir.
Farklı duyguları tatmak ve vefanın bir insan üzerinde ne denli etkili olduğunu anlamak için bu kitap bir kılavuz niteliğindedir. İyi okumalar…
-Emirhan TANKOŞ (İnsanca Akademi) 
Baya sürikleyici ve bağımlılık yapan çok ta kalın olmayan bir kitap okumanızı tavsiye ederim eğer boş bir gününüz olursa 1 günde bile bitebilir iyi günler (Merdo) 
Merhaba kitap kurtlarım
Yüzünüzden gülücükler elinizden kitapçıklar eksik olmasın inşallah
Bugün nasılsınız sizi bilmem ama ben bomba gibiyim ve bomba gibi bir kitapla karşınızdayım efendim Yengemden ödünç aldığım bir gece de bitirdiğim Arif AKPINARIN Çınar ağacı kitabı ile geldim bugün İlk defa okuduğum ve yazım tarzına hayran kaldığım bir yazar. Kitabın içerisinde Okuyucuyu sıkmadan yazılmış 15 tane vefa hikayeleri var. Her biri birbirinden kıymetli bu hikayeleri okurken bazen gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz dikkat edin Okuduktan sonra da kendinizi sorgulayacağınıza eminim hepinizin Kendine sorması gereken en büyük sorulardan biri BEN VEFALI MIYIM?

Okuyanlar yada okumak isteyenlerden yorum bekliyorum ve bol Kitaplı günler diliyorum (Nazmiye aydın) 
--reklam--
Çınar Ağacı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Arif Akpınar - Çınar Ağacı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çınar Ağacı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Arif Akpınar Kimdir?
1966 yılında Gölbaşı'nda doğdu. İlk ve orta öretimini Harmanlı İlköğretim okulunda, orta öğretimini Mersin Gazi Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Atatürk Üniversitesi K.K. Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı.Gaziantep, Adapazarı, Mersin ve Giresun illerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. Ahmet Alperen, Fatmanur ve Muzaffer Ensar'ın babası. Zehra Akpınar'ın eşi.
--reklam--
Arif Akpınar Kitapları - Eserleri
Gül Devrine Seyahat
Kardan Kanatlar
Sarıkamış Hikayeleri
Çınar Ağacı
Bir Hilal Uğruna
Çanakkale İçinde
Cephede Bayram
Uçurtmamı Vurdular
Çağı Aydınlatan Nur Bediüzzaman
Peygamber Sevdalıları
Gurbet Yolcusu
Geç Olmadan
Çanakkale'de Efsane Fenerbahçeliler
Anadolunun Sırrı
Çılgın Efe
Namludaki Formalar
Hastalıklara Pozitif Bakış
--reklam--
Arif Akpınar Alıntıları - Sözleri
"Dünyadan giderken mal, seninle gelmez.Dostlar gelir gelirler ama onlar da mezar taşına kadar. Ölüm gününde dost, hal diliyle der ki: "Sana buraya kadar yoldaşım, bundan öteye gidemem. Bundan ötesinde insana amellerinden başka yardım edecek dost yoktur." Bundandır ki en vefalı yoldaş, yapılan hayırlı işlerdir. (Gurbet Yolcusu)
Bir iyilik bin can kurtarır. (Gurbet Yolcusu)
Hakk gibi dost
İman gibi kuvvet
Gaflet gibi acı yoktur. (Ahmet Akpınar) (Gurbet Yolcusu)
"İnsan, iyiliğin kölesidir." (Çınar Ağacı)
"...Acının içinden geçen ırmak mı daha hüzünlü akar, içinden acı geçen ırmak mı ?..." (Çanakkale'de Efsane Fenerbahçeliler)
Allah zorlukları kullarını yarattıktan sonra yaratmıştır. Dolayısıyla yarattığı hiçbir zorluk,kuluna yüklediği donanımı aşacak cinsten değildir.
O yaratıp dünyaya gönderdiği ve en şerefli kıldığı insanı aciz yaratmamıştır. (Kardan Kanatlar)
Umutsuzluk gitmiş, geriye sadece umut kalmıştı. (Gurbet Yolcusu)
Umutlar buz tutar mıydı? Umutlar buz tutuyor, buz oluyordu işte. Nice umutlar Allahüekber Dağları'nda buz olup kalakalıyordu öylece. (Sarıkamış Hikayeleri)
Neden hayatın renkleri hep böyle soluk? (Çınar Ağacı)
İçinde özlem olmayan gönül; meyvesiz kuru bir ağaç gibi, köpüksüz kahve gibi, gizemsiz çöl gibi... (Çınar Ağacı)
Allahüekber kar dağı,
Mübarek şehit yatağı,
Allahüekber'de söndü,
Doksan bin evin ocağı. (Sarıkamış Hikayeleri)
Şafak, ana rahmi; sabah, çocukluk; öğle, gençlik; ikindi, olgunluk; akşam, yaşlılığa adım; gece, yaşlılık ve ölüm... Bir de mevsimler var sonra... İlkbaharı gençlik, yazı olgunluk, sonbaharı yaşlılık, kışı ölüm...
Kısaca her şey onu tarif edip onu işaret ediyor.
İşte ömür! (Gurbet Yolcusu)
Dünyalık aşklar, vatan aşkına engel değildi. (Kardan Kanatlar)
Allah yarattığı her bir nesneye kendini tanıttıracak bir sır koymuştur.
Allah yarattığı bu en şerefli varlığı başı boş bırakmaz.
Her bir varlığa nakşettiği sırrı insanın çözmesini ister. (Kardan Kanatlar)
Suçlanan çocuklar sonra neden suçlandıklarını değil de hep çarptırıldıkları cezayı hatırlarmış. (Çınar Ağacı)
Sevmek; anlamak, bilmek, tanımak ve paylaşmakla olur... (Gül Devrine Seyahat)
“O alemi o kadar karanlıklı , o kadar dehşetli gördüm ki en derin kalbimden feryat ettim. ‘EYVAH!’ dedim.” (Gül Devrine Seyahat)
Birden kendimi her nesnenin yerini koymaya karar verdim. Bırakın önemsenmeyen bir insanın yerine koymayı, taşın, toprağın, ağacın hatta bilumum hayvanatın yerine koydum kendimi. Yani, empati yaptım. Sonra üzerime umursamadan basıp geçtiğimiz çiçeğin, koklayıp bir kenara fırlattığımız gülün yerine koydum. Üzerine basılıp geçilen çiçeğin, koklanıp atılan gülün, uçarken vurulan bir kuşun, deli diye burun kıvırdığımız yalnız insanların hayatı ne kadar da dramatikti. Öyle ya aslında he varlığın bir hayatı vardı.Ve her varlık fark edilmeyi bekliyordu belki de. Belki de başkalarının ve başka varlıkların varlığını fark edemediğimiz için çirkinleşiyordu hayatımız. (Gurbet Yolcusu)
"Ey biçare hasta! Merak etme,sabret. Senin hastalığın sana dert değil ki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük karlarla meyvedar ediyor.
Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Evet, hastalıkla geçen bir ömür, Allah'tan şekva etmemek şartıyla, mü'min için ibadet sayıldığına salih rivayetler vardır.
Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azim bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile ebedi daimi bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve afiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, ahiretini unutturur. Hastalık ise birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan." İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, beki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir." (Gurbet Yolcusu)
Umutlar buz tutar mıydı? Umutlar buz tutuyor, buz oluyordu işte. (Sarıkamış Hikayeleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cinar-agaci-arif-akpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)