# Cinnet Mustatili - Necip Fazıl Kısakürek Kitap özeti, konusu ve incelemesi - PDF indir

> Cinnet Mustatili kimin eseri? Cinnet Mustatili kitabının yazarı kimdir? Cinnet Mustatili konusu ve anafikri nedir? Cinnet Mustatili kitabı ne anlatıyor? Cinnet Mustatili PDF indirme linki var mı?  Cinnet Mustatili kitabının yazarı Necip Fazıl Kısakürek kimdir? İşte Cinnet Mustatili kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cinnet-mustatili-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi-pdf-indir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T02:00:35+03:00
- Güncelleme: 2022-03-20T18:20:00+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/necip-fazil-kisakurek-kimdir-necip-fazil-kisakurek-kitaplari-ve-sozleri-177258.jpg

Kitap Künyesi

Yazar: Necip Fazıl Kısakürek

Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları

İSBN: 9789758180103

Sayfa Sayısı: 304

--reklam--

Cinnet Mustatili Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir ansiklopediye geçmiş ifadeyle, "hapisleri üniversite yıllarından çok olan" Necip Fazıl, 1943'den başlayarak 1947-1950-1951-1952-1957-1959 ve 1960 senelerinde cezaevine girdi. Son mahkûmiyet kararı ise vefatı sebebiyle infaz edilemedi.

1955'de "Yılanlı Kuyudan" ismiyle yayınlanmış olan eser, hapishane günlerinin, "büyük sanatkâr"a has, derin ve duyarlı bir iç hayat üzerindeki müthiş tesirini yansıtan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.

--reklam--

Cinnet Mustatili Alıntıları - Sözleri


Tek noktaya dalmış, içimin mahşer gürültüsünü dinliyorum.

"Bu ne iç hapishane ki, dışımı da bu hale getirdi? Yoksa dışımdaki hapishanenin, haddine mi düşmüş, içimi bu hale getirebilmesi.."

Bütün ömrümde, <çare> mefhumunun insandan bu kadar uzaklaşabileceğini hayal edememiştim.

".. Öyle mi, bizi hapise attıktan sonra mı delil arayacaklar? Delil de, biz zindana girdikten sonra üzerimizden mi tedarik edilecek?

Boyuna namaz kılıyorum. Hayatta tek gâyenin, secde ede ede alnını yaralamaktan başka birşey olmadığını anlıyorum.

Tasavvuf büyükleri : " Yaş ağaçlar gibi haykıra haykıra, sızlana sızlana yanma ; kuru ağaçlar gibi, sessiz ve şikayetsiz, çatırtısız ve patırtısız, yan! "demişler...

Tepeden inme, habersiz gelen facialar mı daha tesirlidir;şuurla, adım adım, biline biline gelenler mi? Ayırdedemiyorum!...

Allah var; fakat bizim ondan, yalnız sorulduğu zaman haberimiz var!..

"Biz birçok şeyi bildiğimizi sanırız; halbuki en bilmediklerimiz bildiklerimizdir."

Müslümanlar!... Daha doğrusu kendisini Müslüman sananlar! Size hitap ediyorum! Bir velinin, kendisini sahabilere eş gören müritlerine verdiği karşılığı biliyor musunuz? <--- Ben nasıl Sahabilere eş olabilirim ki, siz onları görseydiniz divane derdiniz; onlar da sizi görselerdi Müslüman demezlerdi. > İşte bu halimizdir ki, düşmanlarımıza bu kuvveti veriyor! Onların değil, Müslüman olamayışımızın mahkumuyuz!

Geçiyorum, geçiyorum... Küçükleri veya orta boyluları bırakalım da dev cüsseli çileye bakalım.

"Dile gelmez sözlerin ifadesi gözyaşı..."

Şehrin üstüne yağmur yağıyor, kalbimin üstüne yağar gibi...

Bu, gelecek günler hesabına muhtaç olduğum ruh bünyesinin tuğlalarını pişirmek için yaşadığım bir fırın hayatı...Yanmaya, sadece pişmeye çalışmalıyım!


--reklam--

Cinnet Mustatili İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Cinnet mustatili, hamamla kantin arasındaki sed yolun, bahçesini meydana, gülünç fıskiyeye ve müdüriyete karşı çizdiği ince uzun şerittri; tam 71 adımdır ve yegane uzlet berzahıdır” Hatırat, Necip Fazıl'ın hapishane notlarından oluşan bir eser. kitabı alırken çok farklı bir beklentiye girmiştim, okuduktan sonra kocaman boşluğa bakarak "Ah!" dedim, hem de ne Ah... Necip Fazılın hayatını merak edenler için güzel bir öneri olur. En azından fikriyatı değiştikten sonra nelere maruz kaldı, yazdığı için neler yaşadı, özgürce kendini ifade etmesine müsaade edilmediğinde ne gibi muamelelere maruz kaldı, tüm bu soruların cevabını bulabilirsiniz. Necip Fazıl eserlerini okurken ilk sıralarda ele alınması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 'O ve Ben' de benim için Necip Fazıl zihniyetini anlamak için önemli idi, bu eseri de o eser kadar mühim ve ilklerde okunması gerekenlerden. Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla “Sultan-üş Şuara” (Şairlerin Sultanı) unvanına layık görülen ve edebiyat camiasında Üstad olarak kabul görmüş Necip Fazıl'ın 12 Aralık 1952’de Din Propagandası suçlaması ile hapse gönderildiği andan itibaren yazdığı hatıralarından oluşan bu eser derin acılar barındırıyor. Okurken bu acıyı derinden yüreğinizde hissediyorsunuz, bazı anlarda onunla birlikte göz yaşlarınıza hakim olamıyor ve uykusuz geceler geçiriyorsunuz. Yaşadığı dönemde başına gelenler olağan bir durum olarak karşılansa da, olmayan bir suç ile hapiste tutulmak, alıkonulmak, düşüncelerine ket vurulmaya çalışılan birinin derin acısı ile sarsılıyor ruhunuzda bedeniniz de. Ve korku... Korkunun insanlardaki derin izlerine bir kez daha şahit oluyorsunuz. Din ile hemhal olan biri hakkında konuşmak, dini konuşmak insanları tedirgin ettiği için kimsenin yakınen konuşmaya cesaret edemediği bir dönemde yaşamaya çalışmak, inandığı bir dini yaşayamamak, inandığı davası hakkında yazılar kaleme alamamak... İnsan düşününce dahi sığamıyor bir kalıba, birde o hali yaşamak var. Hapishanede yaşadıkları, maruz kaldığı kısıtlamaları en ağır suçlulara dahi uygulanmıyor oluşu çok ağır. Üstad bu ağırlık altında kalmaya mecbur bırakılıyor. Hakkında çok fazla dava açılıyor, tutukluluk kararları ve yeniden beraat... koca koca boşluk ve psikolojik yorgunluk... Necip Fazıl hakkında ilgi edinilebilecek değerli bir eser. İstanbul/Üsküdar Cezaevi, Ankara Cezaevi, Malatya Cezaevi.... sonraki süreçlerde kısa da olsa tutuklu kaldığı zamanlar... bu zamanlardan derlenen hatıraları... (Betül Zeyrek)

Gerçek Kitapseverler Ailesi - Eylül Okumaları: İnstagram üzerinden bir araya geldiğimiz Gerçek Kitapseverler Ailesinin kıymetli fertleri ile bu ay Necip Fazıl Kısakürek’in Cinnet Mustatili eserini okuduk. Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla “Sultan-üş Şuara” (Şairlerin Sultanı) unvanına layık görülen ve edebiyat camiasında Üstad olarak kabul görmüş olup izinden nice yazarın, şaiirin gittiği kıymetli değerimiz Necip Fazıl Kısakürek’in 12 Aralık 1952’de Din Propagandası suçlaması ile hapse gönderildiği andan itibaren yazdığı; acı dolu anılar, hapishane hayatının görünmeyen yüzü, gözyaşı ile dolu hüzünlü günlerini anlattığı bu kıymetli şaheseri sizlere takdim etmekten onu duyuyorum. Bulunduğu dönemi ele alırsak, din düşmanlığının hat safhada olduğu, ezanın Türkçe okunduğu, Allah diyenin başının derde girdiği bir dönem. Bu mihvalde bakacak olursak herkesin korktuğu bir dönemde dik bir duruş sergileyerek İslam davasını sırtlanan ve korkusuzca mücadele eden Üstad bizler için kıymet verilmesi gereken ve eserleri okunması gereken bir şahsiyettir. Üstad ile sürekli uğraşılmış, davalar açılmış ve defalarca hapis hayatına mahküm edilmiştir. Hayatının toplamda 10.5 yılı hapishanelerde geçmiştir. Bu eserinde o hapishane anlarını her açıdan görmekle kalmayıp onunla uğraştıkları konulara dair Üstadın kendisinden detaylı bilgiler ediniyoruz. Hapishanede kendisine uygulanan öyle kısıtlamalar var ki, katillere hırsızlara uygulanmıyor. Üstad’ı tanımak ve anlamak adına kesinlikle okunması gereken bir şaheser. Edebi anlamda dolu dolu olduğu gibi dönem hakkında da nice bilgiler vermektedir. Son olarak kitabın ismi ile ilgili sayfa 84 deki şu ifadeyi aktarmak istiyorum: “Cinnet mustatili, hamamla kantin arasındaki sed yolun, bahçesini meydana, gülünç fıskiyeye ve müdüriyete karşı çizdiği ince uzun şerittri; tam 71 adımdır ve yegane uzlet berzahıdır” (Hilalin Gölgesindeki Adam)

. "Bana göstermeyin yüzlerinizi! Şu dakikada sizi sevmiyorum! Yine sizin için, şimdilik sizi sevmemeye karar verdim." (zaimoğlu mehmet)

--reklam--

Cinnet Mustatili PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Necip Fazıl Kısakürek - Cinnet Mustatili kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cinnet Mustatili PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?

Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

 

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

 

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.

--reklam--

Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri


Çile

Çöle İnen Nur

Bir Adam Yaratmak

O ve Ben

Reis Bey

Aynadaki Yalan

İmân ve Aksiyon

Son Devrin Din Mazlumları

Kafa Kağıdı

Hikayelerim

Tohum

İdeolocya Örgüsü

Sabır Taşı

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu

Doğru Yolun Sapık Kolları

Yunus Emre

Cinnet Mustatili

Ahşap Konak

Mümin - Kâfir

Dünya Bir İnkılap Bekliyor

Sahte Kahramanlar

Hazreti Ali

Abdülhamid Han

Bâbıâli

Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık

İbrahim Ethem

Ulu Hakan

Esselam

Peygamber Halkası

Para

Siyah Pelerinli Adam

Tasavvuf Bahçeleri

Kanlı Sarık

Canım İstanbul

Parmaksız Salih

Mukaddes Emanet

İman ve İslâm Atlası

Püf Noktası

Hesaplaşma

Müdafaalarım

Yeniçeri

Bediüzzaman Said Nursi

Künye

Nur Harmanı

Tanrı Kulundan Dinlediklerim

Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar

İstanbula Hasret

Vatan Dostu Sultan Vahidüddin

Türkiye'nin Manzarası

Öfke ve Hiciv

Deprem

Veliler Ordusundan 333

Rabıta-i Şerife

At'a Senfoni

Ufuk çizgisi

Başbuğ Velilerden 33

Dininizi Öğreniniz

Hac

Reşahat

İhtilal

Benim Gözümde Menderes

Moskof

Mektubat

Hitabeler

Konuşmalar

Vatan Şairi Namık Kemal

Katibim

En Kötü Patron

Yahudilik - Masonluk - Dönmelik

Gönül Nimetleri

Edebiyat Mahkemeleri

Villa Semer

Hücum ve Polemik

Rapor 1/2

Nasreddin Hoca

Çerçeve 1

Şiirlerim

Namık Kemal

Başmakalelerim 1

Cinnet Mustatili

Tiyatro ve Tesiri

Büyük Doğu Cemiyeti

Rapor 5/6

Çerçeve 2

Rapor 3/4

Rapor 11/13

Rapor 7/8

Dil ve Edebiyat

Rapor 9/10

Çerçeve 3

Vesikalar Konuşuyor

Hadiselerin Muhasebesi 1

Başmakalelerim 2

Senaryo Romanlarım (kod38)

Büyük Kapı

Necip Fazıl Bibliyografyası

Savaş Yazıları 1

Rapor 7/9

Çerçeve 4

Başmakalelerim 3

Rapor 4/6

Savaş Yazıları 2

Çerçeve 6

Hadiselerin Muhasebesi 3

Hadiselerin Muhasebesi 2

Rapor 1/3

Çerçeve 5

Ruh Burkuntularından Hikayeler

101 Hadis

Aynadaki Yalan

Para

İki Hitabe

Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7

Ben ve Ötesi

Necip Fazıl Kısakürek

Altun Halka

Tiyatro Eserleri 1-2-3

Yolumuz Halimiz Çaremiz

Hikayelerim

Tanrı Kulundan Dinlediklerim

Büyük Doğu Dergisi Sayı:83

Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet

Seçilmiş Əsərləri

Büyük Kapı - Ek -


--reklam--

Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri


Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)

Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın İki gözün iki çeşmeymiş Saçına ak düşmüş, Kahırdan elin yüzün buruşmuş, Gözlerin yolda kalmış Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim, Bugün yaşıyanlardanım, Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)

Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)

Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor; Mekanı bir satıh, zamanı vehim. Bütün bir kainat muşamba dekor Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)

Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)

İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)

Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)

"Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir." Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan. İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)

Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)

İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)

Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri... Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)

İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)

“Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)

Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)

Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)

“Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)

- Ne o Selma, ağlıyor musun? - Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)

Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)

- Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola! Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)

Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş: Sağ elimde Adnan var!.. Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı... Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın... Elveda Adnan Bey! İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!.. Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cinnet-mustatili-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi-pdf-indir)