# Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız - Alain de Botton Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kimin eseri? Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kitabının yazarı kimdir? Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız konusu ve anafikri nedir? Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kitabı ne anlatıyor? Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız PDF indirme linki var mı?  Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kitabının yazarı Alain de Botton kimdir? İşte Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cinsellige-nasil-farkli-yaklasiriz-alain-de-botton-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-10T22:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-04-10T22:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/10/alain-de-botton-kimdir-alain-de-botton-kitaplari-ve-sozleri-197509.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Alain de Botton 
 Çevirmen: Zeynep Bizer 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755706061 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Cinsellik hakkında fazla düşünmüyoruz; daha doğrusu yanlış yönde düşünüyoruz. 

Alain de Botton bu özenli ve son derece dürüst kitapta, özel ve heyecan verici -yine de kafa karıştırıcı ve zor- bir deneyimi, cinselliği konu ediniyor. Konu cinselliğe gelince pek azımız normal olduğunu hisseder ve nasıl olmamız gerektiği çok nadiren gerçeklikle örtüşür. Bu kitap, 21. yüzyıl cinselliğinin yazgısının sevgi ile arzu, macera ile bağlılık arasında denge kuran bir eylem olmak olduğunu iddia ediyor. Şehvetten fetişizme, aldatmadan pornografiye pek çok konuya değinen Alain de Botton modern cinselliğin çelişkilerini açık bir biçimde ortaya koyarken, yaşadığımız ve yaşamadığımız cinsellik üzerinde daha derinlemesine ve bilgece düşünmemize yardım edecek bakış açıları ve teselliler sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız Alıntıları - Sözleri
İçinde yaşadığımız kültür rahatsız edici bir görüş birliği içinde ilişkideki en önemli sorunun 'doğru' kişiyi bulmak olduğunu savunurken gerçek bir insanı —kesinlikle doğru olmayan kişiyi— sevmeyi öğrenmenin zorluklarından hiç söz etmez.
İnsanlar sevdiklerine arzu duyamazlar, arzu duyduklarını da sevemezler.
Seks yapmanın tek yolu, âşıkmış gibi davranmak olduğu sürece ba­zılarımız yalan söyleyip âşık pozuna bürünmeye devam edecektir.
‘Evlilik bir türlü tam olarak düzeltilemeyen bir yatak çarşafı gibidir: Onun bir kenarını çekip düzeltmeye çalışmak, öteki taraflarını kırıştırıp bozmaktan başka bir işe yaramaz.’
Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğu­muzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimse­riz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız.
Şimdiye kadar hiçbir toplum, bizimki kadar evlilik kurumuna ümit bağlamadı ve kaçınılmaz bir sonuç olarak da bizimki kadar hayal kırıklığına uğramadı.
‘Her birey kendi bedensel, zihinsel ve ruh­sal sağlığının bekçisidir.’
John Stuart Mill
Seks, herkesin çocukluktan beri bildiği pis ile temiz arasındaki cezalandırıcı ikilikten bizi geçici olarak kurtarır. Sevişmek, benliğimizin görünürde en pis olan yönlerine kendilerini gerçekleştirmeleri iznini verip onları daha önce hiç yaşamadıkları bir değerle donatarak bizi arındırır.
Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğu­muzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimse­riz.
... üniformaları erotik kılan, simgesi oldukları mantıklı kontrol düşüncesi ile fantezide bile olsa dizginlenemez bir biçimde yaratmayı başardıkları cinsel tutku arasındaki uçurumdur; tutkunun mantığı kısa bir anlığına da olsa yenme becerisinde yatar tüm erotizm.
‘Gerçek özgürlük, kendi iyiliğimiz için kendi belirlediğimiz şekilde hareket etmektir, ancak bu sırada başkalarını kendi iyilikleri için hareket etme hakkından ya da çabasından mahrum etmememiz gerekir. Her birey kendi bedensel, zihinsel ve ruhsal sağlığının bekçisidir.’
Seksin verdiği acıyı bile kucaklamamız gerekir, çünkü bu acı olmadan ne sanatı ne de müziği bu kadar iyi anlayabilirdik. Schubert'in Lieder'i ya da Natalie Merchant'ın Ophelia’sı, Bergman'ın Bir Evlilikten Manzaralar'ı ya da Nabokov'un Lolita'sı bize bu kadar çok şey söylemeyebilirdi. Şiddetli ıstırapla tanışmamış olurduk ve bu yüzden de çok fazla sertleşir ve kendimize daha az gülmeye başlardık.
Cinselliğin mantıklı benliklerimizi rahatsız ettiği anları genellikle erotik anlar olarak tanımlarız.
Aslında internetin tamamı bir anlamda pornografiktir: İnternet, içimizde karşı koyma gücünün olmadığı bir heyecanı sürekli sunan bir araçtır, bizi gerçek gereksinimlerimizi hiçbir biçimde karşılamayan yollara sürükleyen ayartıcı bir güçtür.
--reklam--
Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlkin site beni taşlamadan bu kitabı bitirdiğim için ve bangır bangır yaptığım paylaşımlardan dolayı kendimi tebrik ediyorum.
Maalesef günlük hayatımızda aşamadığımız gerçek durumlar, sanal dünyada da pek aşılmış değil henüz.
Kendinizi aşağılık gibi mi hissediyorsunuz ya da cinsellik hakkında çok şey bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Bu kitap sizi cinsellik konusunda olması gerektiği gibi düşünmeye teşvik eden bir kitap.
Daha önce söylediğim gibi Botton ne kadar kişisel gelişimci gibi görülse bile benim için öyle değil. -Kişisel gelişim kitaplarını tasvip etmeyen bir okuyucu olarak söylüyorum bunu.-
-Meli, -malı cümleleri o kadar az ve o kadar bilimsel verilere dayanan açıklamaları var ki bu onu kişisel gelişimci olarak görmemek için bir sebep oluyor.
Bazı yerlerine özellikle katılmadığımı söylemem gerek. Özellikle şu aldatmayla ilgili bölüm beni epey bir şaşırttı ama bir yerde de gerçekleri yazdığını belirtmem gerek.
Herkese ufakta olsa bir şey katacağını düşünüyorum bu kitabın. Özellikle partneriniz var ise bu durumun ikinizin hayrına olacağını bilin.
İyi okumalar, tabi size değil bir arkadaşınıza... (Kereviz) 
Cin-Sel: Cinsellik konusunda özgün yorumlar okumak isteyenler es geçmesin bu kitabı. Çok sürükleyici ve öğretici. Aydınlatıcı ve ufuk açıcı. Zeynep Bizer çok iyi çevirmiş. Özellikle cinsel reddedilme ve pornografi bölümleri çarpıcı geldi bana. Sel Yayınları yazarın tüm kitaplarını ülkemizde basan yayınevi. Başucu kitabınız olabilir. Konuyla ilgilenenlere hararetle öneririm bu kitabın okunmasını. (Mert Özdemir) 
Loş aydınlatılmış bir barda, Alain de Botton ve kendinize favori içkinizi söyleyip - Kama Sutra'nın gerçekliği, Natalie Portman'ın mı Scarlett Johansson'un mu güzel olduğu, biri sizi reddettiğinde haykırarak ağlamadan önce durup düşünmemiz gerekenler, partnerimizden sıkıldığımızda başkalarının saçları ve bileklerine bakmadan önce bu durumu nasıl düzeltebileceğimizle ilgili konular üzerine lezzetli bir sohbete girebileceğiniz muhteşem bir kitap..

Eğer bir gün saç ektirmeye karar verirse Alain de Botton'un fotoğrafını duvara asacağım, bu adam bir dahi dostum.

https://cdn.newsapi.com.au/image/v1/264261822242ce1db40868f22d48ccf1?width=1024 (julien) 
--reklam--
Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı  yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
Felsefenin Tesellisi
Aşk Üzerine
Statü Endişesi
Aşk Dersleri
Mutluluğun Mimarisi
Görmek ve Fark Etmek
Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
Romantik Hareket
Ateistler İçin Din
Seyahat Sanatı
Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
Öp ve Anlat
Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
Haberler
Havaalanında Bir Hafta
Terapi Olarak Sanat
Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
"Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğu­muzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimse­riz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
" Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı."
 -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
İyi düşünceler kitapların içinde hap­sedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
"Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur.

Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
"Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cinsellige-nasil-farkli-yaklasiriz-alain-de-botton-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)